EROL GÜNGÖR VE TÜRK-TATAR CEDİTÇİLERİ “İSLAMCI” MIDIR?

Ряд причин вынуждает Турцию приступить к новой антитеррористической операции на севере Сирии

Paşinyan ve sözcü’lerine!

TRUMP YÖNETİMİN YENİ AFRİKA STRATEJİSİ DEĞERLENDİRİLMESİ

Balkan Jeopolitiğine ilgi artınca Fetö askeri güçlerini Makedonya’da topladı!

Gündem 11 Aralık 2017
442

Fetönün bir ordusu var mı? Hem ordusu hem de bu orduyu donatacak silah fabrikası bile var! 7 Şubat 2017’de Fetö’nün Güney Afrika’nın Pretoria şehrinde bulunan Milkor Zırhlı Araçlar firmasını satın aldığını duyurmuştum. Milkor şirketi geçen yıl N4/Panzer adlı silah üreticisi firmayı da bünyesine katarak adını Milkor Zırhlı Araçlar olarak değiştirmişti. Milkor Zırhlı Araçlar firması Ulusal Konvansiyonel Silah Kontrol Komitesi NCACC’ye kayıtlı değil. Milkor silah fabrikasının üretim ağında silahlandırılabilir zırhlı araçlar, her türlü mühimmat, uzun namlulu otomatik silahlar, bomba atar, mayın hatta elektronik savaş sistemleri bile bulunuyor. Silah şirketi alan firari ve Fetö davasından aranan Türk vatandaşı FETÖ üyeleri, Kimse Yok Mu Derneği üzerinden Afrika ülkelerine yardım gerekçesiyle topladığı 54 milyon lirayı sermaye yapmışlar. Fetö’nün silah fabrikası satın alması, örgütün Türkiye sınırları dışında kendi ordusunu kurduğunu ve ordunun silah ihtiyacını bu silah fabrikası tarafından karşılayacağını gösteriyor. Darbe girişiminin ardından 9’u general olmak üzere 300 civarında rütbeli asker firar etmişti. Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından “firar” eden üst rütbeli subayların arasında iki tümamiral, 4 tuğamiral ve bir tuğgeneralin bulunduğu anlaşılmıştı.
Ocak 2017’de Alman medyası ülkedeki NATO üslerinde görev yapan yaklaşık 40 Türk askeri personelin, Almanya’ya iltica başvurusunda bulunduğunu bildirmişti. Nato/Gladyo yapılanmasının Türkiye ayağını oluşturan unsurlardan FETÖ mensuplarının, 50 yıllık gizli örgütlenme ve sızma becerileri nedeniyle, bulundukları ülkelerde teşkilatlanma tecrübelerini kullanarak her türlü yapılanmaya gidebilecekleri tecrübeyle sabit. Örgütün kendine özgü haberleşme yöntemi ve araçları mevcut. Bu çerçevede 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, Türk devletinin geri dönün ve teslim olun çağrılarına rağmen, Güney Afrika’da kalmaya devam eden FETÖcü iş adamlarının Pretoria şehrinde bulunan Milkor Zırhlı Araçlar firmasını satın alması gerçekten dikkat çekici. Yurt dışındaki Fetöcüler kendi kolonileri oluşturuyor. Kendi şirketleri üzerinden kendi imparatorluklarını kuruyorlar. Tabi ki Türkiye’de hiçbir şey onlar için eskisi gibi olmayacak. Yurt dışına kaçan veya yurtdışındaki mevcut görevlerinden istifa edip geri dönmeyen, bulundukları ülkelere iltica eden Fetöcü askerler kendi ordularını kuruyor, kendi firmalarının ürettikleri silahlarla donanıyor. Kiminle savaşacaklar dersiniz? Ta kalkıp ta Güney Afrika’dan Türkiye’ye harp ilan edecekleri yok! Muhtemelen kurdukları orduyla, Afrika’da paralı askerlik yapacaklar.(1)
Fetöcüler şimdi bu silahlı güçlerine Balkan ordusunu ekledi. Birkaç gün önce emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, “Çok güvenilir kaynaklardan bir bilgi aldım. Bu darbenin içerisinde olan kişilerin Makedonya ve Kosava’da uluslararası istihbarat örgütleriyle bir örgütlenme içerisinde oldukları ve ülkemizde bir kargaşa yaratma amacıyla bu darbenin etkilerini sürdürmek istiyorlar” açıklamasında bulundu.(2) Makedonya Fetönün Balkan yapılanmasında anahtar ülke. Çünkü Makedonya eğitim, ulaşım, ticaret, sağlık ve turizm alanlarında FETÖ ile irtibatlı firmaların faaliyet gösterdiği bir ülke. Bu sebeplerle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’den kaçmak için yollar arayan FETÖ mensupları, Batı Balkanların giriş kapısı konumundaki Makedonya’yı da tercih ediyor. 1990 sonrası FETÖ ile irtibatlı okul, dernek, gazete, sivil toplum kuruluşu gibi oluşumları barındıran Makedonya, darbe girişimi sonrası da FETÖ mensuplarının uğrak yerleri arasında. İki ülke arasındaki vize muafiyetini amaçları için kullanan örgüt mensupları, serbestçe giriş yaptıkları Makedonya’da oturma ve çalışma izni alabiliyor. Turist olarak vizesiz 90 gün kalınabilen ülkede, bu süreyi uzatmak isteyen FETÖ mensupları, şirket kurma, bir şirkete ortak olma veya okul kaydı gibi yöntemleri kullanarak, oturma izni ve çalışma hakkını kolayca elde edebiliyor. FETÖ mensupları başkent Üsküp başta olmak üzere Gostivar, Manastır ve Ohri şehirleri ile kayak merkeziyle ünlü Mavrova bölgesinde ev kiralıyor, rahatça ticaret yapıyor. Örgüt üyeleri, yerleşim yeri olarak ise kendilerini deşifre etmemek için Türk ve Arnavut vatandaşlarının yaşadığı bölgelerden uzakta kalarak, Makedonların çoğunlukta bulunduğu kesimleri tercih ediyor.(3)
AB İstatistik Kurumu Eurostat verilerine göre; Makedonya, Arnavutluk ve Sırbistan ile birlikte, Avrupa’nın en yoksul ülkelerinden. Makedonya’da iş bulamayan halk, son zamanlarda değeri yükselen Bulgaristan pasaportu almak için uğraşıyor. Bulgaristan pasaportunu alan her kişi, Bulgarcayı kendi dili olarak kabul ettiğini gösteren belgeyi imzalamak zorunda.(4) Makedonlar Bulgarlara gösterdiği toleransı Yunanlılara göstermiyor. 1991’de Yugoslavya’dan bağımsızlığını ilan edince Makedonya Cumhuriyeti adını alan ülke, Yunanistan’ın hemen Makedonya’nın güneyindeki aynı adlı bölgesinin adını ‘çaldığı’ gerekçesiyle Yunan politikacıların ve halkının tepkisini çekmişti. Yunanistan, uzun zamandır çoğunluğu Slav kökenli Makedonya’yı, Helen kültürünün birçok önemli unsurunu kendine mal etmeye çabalamakla suçluyor. Makedonya bayrağında Yunan güneşinin kullanılması ve başkent Üsküp havaalanına Büyük İskender’in adının verilmesi bunların başında geliyor. İsim krizi, Yunanistan’ın Makedonya’nın hem Avrupa Birliğine hem de NATO’ya üyeliğini veto etmesine neden oldu.(5) Makedonya’daki Türkiye sermayeli yatırımların tutarı 1,2 milyar avroya, toplam çalışan sayısı da 5 bin kişiye ulaştı. Ülkede bankacılık, sağlık, inşaat, tarım, tekstil, eğitim ve daha birçok farklı sektörde Türk yatırımı bulunuyor.(6) Makedonya’da FETÖ iltisaklı 9 okul var
Jeopolitik ilgi, Balkanlar’a geri dönüyor. Her küresel güç ikili anlaşmalarla Balkanlarda üs edinmenin peşinde. Makedonya iç savaşın eşiğinde. Balkanlar’daki milliyetçiliğin “kendi başına bir varlığı” yok. Balkanlara özgü postmodern milliyetçilik toplumsal ve ekonomik koşulların bir ifadesi görülüyor. Balkanlar’daki siyasi ve toplumsal kriz, bölgede başka bir savaş tehdidini yükseltecek şekilde, Yugoslavya’nın ardılı devletlerarasındaki çatışmaları körüklüyor. Tüm bölge, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından ve 1990’larda ABD ile Almanya’nın körüklediği Yugoslavya iç savaşından bu yana sürekli olarak ciddi bir kriz girdabına kapılmış gibi.(7) KFOR [NATO birliklerinden oluşan Kosova Gücü] askerlerinin yerleştirildiği Kosova, fiilen Batılı devletlerin himayesi altında. Sırbistan’da güvenliğin en büyük tehlikesi olarak görülen Kosova için ülkede özel tim oluşturma kararı alındı.
Özel tim; Sırp ordusunun, tüm tehdit ve tehlikeler karşısında Sırp vatandaşlarını korumak için hazır olacak. Sırp yetkililer; Sırbistan’ın güvenliği açısından en büyük tehlikenin, Kosova’nın çözümlenmemiş statüsü ve tek taraflı bağımsızlığını ilan etmesinin teşkil ettiğine inanıyor. Kosova kuzeyi Sırbistan tarafından “kurulu bir bomba” olarak değerlendiriliyor.(8) Son gelişmelere bakılırsa bir başka kurulu bomba Makedonya’da. Ergenekon ve Balyoz davalarında 4 yıl 10 ay cezaevinde kaldıktan sonra beraat eden Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski askeri savcısı olan emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, yurtdışına kaçan FETÖ’cü askerlerin suikast timi oluşturduklarını ve yeni bir hazırlık içinde olduklarını ileri sürdü. FETÖ’cülerin Makedonya’da bir çiftlik aldıklarını söyleyen Üçok “Malum istihbarat örgütlerinin kontrolünde olan FETÖ’nün suikast timleri Makedonya’da 60 DÖNÜM çiftlik satın aldı.
Bu çiftlikte kimler yok ki, eski SAT (Su Altı Taarruz ve Su Altı Savunma), MAK (Muharebe Arama Kurtarma), TAK (Kürdistan Özgürlük Şahinleri- Kürtçe: Teyrêbazê Azadiya Kurdistan) timlerinin firarileri, UÇK (Kosova Kurtuluş Ordusu) artıkları, paralı askerler ve Profesyoneller.” bilgisini verdi.(9) Ahmet Zeki Üçok’un sözünü ettiği yapılanmanın geçmişi 14.12.2012’de Makedonya hükümetinin, yabancı yatırımı teşvik amacıyla, 40 bin euroluk gayrimenkul alan yabancılara bir yıllık oturum izni, 400 bin euro değerinde yatırım yapana da vatandaşlık vereceğini açıklamasına dayanıyor. Dönemin Makedonya Başbakanı Gruevski, Türk şirketleri ülkesine davet etmiş, “Türk işadamlarına inanılmaz teşvikler hazırladık. Gelir vergisi oranı sıfır ve işadamları metrekaresi 1 Euro’dan arsa alabiliyor” demişti. (10)
Türkiye’nin 11 Eylülü 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında özellikle Balkan ülkelerinde terör örgütü Fetö faaliyetlerinde herhangi bir aksamanın olmadığı ortada. Türkiye’nin Balkan ülkelerine yönelik taleplerini ve stratejini gözden geçirmesi gerektiği gibi, bu ülkelerde Fetö’yle mücadelede gereken hassasiyeti göstermeyen personelini geri çekmesi ve Fetö’yle mücadele edebilecek inanç ve kabiliyette personeli buralarda ivedilikle istihdam etmesi gerekiyor. Özellikle; insan yetiştirmek, Türkiye’yi tanıtarak, Türkiye’ye ve Türk insanına dost kılmak gayesiyle kurulan Maarif Vakfı’nın şimdiye kadar Balkan ülkelerinde kayda değer bir faaliyetinin olmamasına ne demeli?
17/6/2016’da yürürlüğe giren Türkiye Maarif Vakfı Kanunu’nun amacı; yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burslar vermek, okullar, eğitim kurumları ve yurtlar gibi tesisler açmak, yurt içi de dâhil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirmek, bilimsel araştırmalar ve araştırma-geliştirme çalışmaları yapmak, yayınlar yapmak ve metotlar geliştirmek ve faaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütmek için merkezi İstanbul’da olan Türkiye Maarif Vakfının kurulması ve işleyişine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Maarif Vakfı, ihtiyaç halinde faaliyetlerini, özel hukuk tüzel kişiliğine haiz şirketler kurarak veya devralarak gerçekleştirebilecek. Vakıf, yurt içi ve yurt dışında iktisadi işletme veya sermaye şirketi kurabilecek, devralabilecek ve bunlara ortak olabilecek bir tüzüğe sahip değil mi? Fetö Türkiye Maarif Vakfı’nın yurtdışında önünü kesmek için Maarif Koleji adı altında yeni yapılanmaya gidiyor. İlk hedef alanı ise ne yazık ki Balkan coğrafyası. Türk hariciyesi, Türk milli eğitimi tüm bunları bilmiyor olabilir mi?
Bakınız:
1- http://kafkassam.com/afrikada-feto-ordusu-kuruluyor.html
2- http://www.haber7.com/guncel/haber/2490921-darbeciler-o-iki-balkan-ulkesinde-orgutleniyor
3- http://www.konyayenigun.com/dunya/fetoculer-kacmak-icin-makedonyayi-kullaniyor-h136648.html
4- https://tr.sputniknews.com/avrupa/201709211030251572-makedonya-bulgaristan-uyruk-degisimi/
5- http://amerikabulteni.com/2015/12/17/makedonyadan-yunanistana-zeytin-dali-adimizi-degistirmeye-haziriz/
6- http://aa.com.tr/tr/dunya/turk-girisimciler-makedonyada-5-bin-kisiye-istihdam-sagliyor/985105
7- Markus Salzmann/ 30 Mart 2017 / Batı Balkanlar’da savaş tehdidi artıyor/ http://www.wsws.org/tr/articles/2017/03/30/wart-m30.html
8- http://www.dunyabulteni.net/balkanlar/413027/sirbistan-kosovaya-karsi-ozel-tim-kuracak
9- http://odatv.com/fetonun-suikast-timleri-hangi-ciftlikte-hazirlik-yapiyor-0912171200.html
10- https://www.emlaktasondakika.com/haber/yurtdisi/makedonyada-40-bin-euroluk-gayrimenkul-alana-bir-yillik-oturum-izni/42301
Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39

Yorumlar