Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Bağdat’tan dönen yanlış

Gündem 12 Ocak 2017
514

Başbakan Binali Yıldırım, 6-8 Ocak 2017 tarihinde Bağdat ve Erbil ziyaretinde bulundu. Burada birbirinden farklı iki önemli ziyaret var. Bu nedenle biz de önce Bağdat ziyaretini bir diğer yazımızda ise Erbil ziyaretini değerlendireceğiz. Binali Yıldırım, iktidara geldiğinde komşu ülkeler başta olmak üzere ilişkilerin bozuk olduğu bütün ülkelerle tekrar iyi ilişkiler kurulacağını söylemişti. Bu çerçevede yapılan Irak seyahatinin ne kadar başarılı olduğunu ve sonuçlarını zaman içinde göreceğiz.***Bu kritik seyahatin yapılması bile tek başına önemli ve faydalıdır. Türkiye-Irak arasındaki sorunlar ve sorun çıkartan konular aslında temeli olmayan, gereksiz, fiktif ikinci veya üçüncü derece sorunlardır. Her iki ülke yönetiminin sorunları tırmandıran ve büyüten üslupları ve davranışları nedeniyle ilişkiler kötüleşmiş ve her iki halkın ve devletin çıkarları heba edilmiştir. İki ülke arasında toprak ve etnik gibi radikal ciddi bir sorun yoktur. Her iki ülke de geçmişte birbirlerine karşı saygılı olmuştur. Türkiye, 1980-1989 yılları arasında İran-Irak savaşında tarafsız kaldığı için her iki ülkeyle de dengeli ve dostane ilişkileri olmuştur. Kerkük petrol boru hattı da iki ülkeyi ekonomik olarak bağlamıştır. İki ülkenin ticareti 2012 yılına kadar, Türkiye’nin lehine 10 milyar doları geçmiştir. Ancak, 2010 yılından itibaren Arap Baharı olaylarıyla birlikte Türkiye’nin ilişkileri ilginç bir şekilde Irak dahil olmak üzere bütün ülkelerle bozulmuştur.*** İki ülke arasındaki sorunları şu şekilde maddeleyebiliriz:1- Başika Türk askeri kampı sorunu, bilindiği gibi Haziran 2014 tarihinde IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi nedeniyle, Kuzey Irak Kürt yönetiminin isteği üzerine Aralık 2015 tarihinde 1200 Türk subayı peşmergeleri eğitmek üzere Musul’a 10 Km. mesafede Başika kasabasında askeri bir üs kurarak eğitime başlamıştır. Hatta o zaman eğitilen peşmergeler arasında PKK militanlarının olduğu dedikodusu yapılmış ama AKP iktidarı bu söylentileri dikkate almamış ve eğitime devam etmiştir. Musul’un IŞİD’den alınması için 63 ülkeli bir koalisyon varken Bağdat yönetimi ABD ve İran’ın baskısı ile Türkiye’nin Başika kampını boşaltmasını istemiş ve IŞİD’e karşı Türk askerlerinin görev almasını kabul etmemiştir. Bunun nedeni ABD bölgede Türkiye’yi istememektedir, diğer nedenler ise, Sünni Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık Haşimi’ye 30 Temmuz 2011 tarihinde Türkiye’de oturma izni verilmesi ve Irak’a iade edilmemesidir. Irak Başbakanı radikal, El Maliki bu olay üzerine, Türkiye’ye karşı dostça olmayan tavır içine girmiştir. Hatta, zamanın Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uçağına Irak semalarına girme izini vermeyerek bakanın tekrar Türkiye’ye dönmesine neden olmuştur.2- PKK’nın Irak topraklarında barınmaması isteğidir.3- Kuzey Irak petrolünün Türkiye üzerinden geçişinde Irak merkezi hükümetinin dışlandığı ve zarara uğratıldığı şikayeti4- Türkiye’nin Musul’da IŞİD’e karşı savaşma isteği,5- Türkiye ticari ilişkilerin eskiden olduğu gibi olması isteğidir, günümüzde iki ülke ticareti, merkezi hükümetle bitmiş gibi, ticaret, sadece Kuzey Irak üzerinden yapılmaktadır. Zaman içinde ziyaretin sonuçlarını göreceğiz ama yapılmış olması bile önemlidir. Eski Başbakan El Maliki radikal İslamcı ve İran yanlısıydı. Bugünkü Başbakan Haydar El Abadi İran ile ilişkilerini dengeli götürmekle birlikte Batı yanlısıdır. Kabinede 9 İngiliz vatandaşı bakan vardır. ABD, İngiltere ve İsrail’in desteği arkasındadır. Fransa Devlet Başkanı François Hollande, 2-3 Ocak’ta Irak’a resmi bir ziyarette bulunmuştur. Fransız gazeteciler ve politologlar ziyaretin nedeninin Irak’ın onarımı ve alt yapısı için harcanacak yaklaşık 500 milyar dolardan pay alma olarak değerlendirmişlerdir. Yani onların derdi, Sünni veya Şii mezheplerinin hangisi daha hızlı cennete gönderir tartışmasının dışındadır. Darısı Orta Doğu’yu yönetenlerin başına. NOT: 15 Ocak Pazar günü saat 14-16 arası Ankara kitap fuarında Kripto Yayınevi standında kitaplarımı imzalayacağım. İlgilenen okurlarıma duyururum. Kaynak: Bağdat’tan dönen yanlış –
Haydar ÇAKMAK

Yorumlar