Lavrovun Ankara ziyareti

Kazakistan’da Ermeniler protesto ediliyor: Karaganda şehri ayağa kalktı!

Genelkurmay başkanı Riyad’da ordu Suriye’de!

Ermenistanı bekleyen tehlike

AZERBAYCAN KAMUOYU VE OLASI MÜZAKERE ?

Gündem 28 Eylül 2020
188

Sovyetler birliği dağıldıktan sonra çiçeği burnunda yeni cumhuriyetlerin arasında bir tek Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlık süreci kanlı ve acılı oldu. 20 Ocak olayları olarak bilinen Sovyetler ordusunun tanklarla Bakü’ye girmesi ve sivil insanları katletmesi çok eskilerden başlamış olan Azerbaycan Türk topraklarının işgali için başlamış uzun soluklu senaryonun başka bir aşamasıydı.
Azerbaycan Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra bu tiyatronun son perdesi olarak nitelendirebileceğimiz esas aşamaya gelinmişti. Tarihi Türk topraklarına yerleştirilen ve toprak sahibi kılınan Ermeni’ler Rus ordusunun doğrudan yardımıyla Azerbaycan’ın Karabağ ve yedi başka bölgesini işgal ederek bilinçli ve sistematik etnik temizlik yaparak ikinci dünya muharebesinden bu yana eşine zor rastlanan vahşet ve soykırım yapmaya başladı. Azerbaycan yerli sivil ve silahsız Türk ahalisi göçe zorlanarak işgal edilen bölgelerde demografik yapı değiştirilmeğe başlandı. Resmi rakamlara göre bir milyondan fazla sivil Azerbaycan Türkü yuvasından ve vatanından oldu.
Yeni kurulan Azerbaycan devleti iç kavgalarla boğuşurken Ermeni çeteleri ordu kisvesi altında yüz kızartıcı ne kadar savaş suçu varsa işgal bölgelerinde, köylerde ve yerleşim yerlerinde sivil halka yönelik hem de dünyanın gözü önünde gerçekleştirdi. 3 yıl sonra Karabağ savaşının sonunda ateşkes ilan edikdi ve filen Azerbaycan Türk topraklarının yüzde yirmisi Ermeni güçlerinin eline geçti. Birleşmiş milletler güvenlik konseyinin Ermenistan yönetiminin işgalci olduğunu tasdik eden 4 kararına rağmen işgal devleti uluslararası hukuki bağlayıcılığı olduğu halde uymadığı gibi son 27 yıl işgal döneminde sürekli olarak Azerbaycan sınırında Türk topraklarına pervasızca ateş açarak tacizde bulunmuştur.
Azerbaycan devleti 1992 yılından itibaren Avropa güvenlik ve iş birliği teşkilatı tarafından Karabağ meselesi için kurmuş olduğu Agit Minsk grubunda hep müzakere masasında iyi niyetle bulunmuş ve işgal altındaki topraklarını barışçıl yöntemlerle kurtarmaktan yana olmuştur. Fakat 30 yıla yaklaşan bu ateşkes süresinde hem Azerbaycan devleti ve elbette kamuoyu Agit Minsk grubunun Azerbaycan’a zaman kaybettirmekten başka her hangi bir işlevinin olmadığını geç olsa bile anlamış görünüyor.
Ermenistan tarafından işgal edilmiş toprakların askeri güçle geri alınması yönünde Azerbaycan’da özellikle genç nesil tarafından yaranan kamuoyu ve baskı 2020 yılında had safhaya çıkmıştır.
Azerbaycan Kamuoyu nasıl oluştu?
Bu kadar güçlü kamuoyunun oluşmasında kuşkusuz üç önemli nedeni sayabiliriz. Birincisi son dönemlerde Ermenistan silahlı güçlerinin pervasızca Azerbaycan sınırlarını taciz ve ihlal etmesidir. Sadece birkaç ay önce işgal edilmiş bölge dışında oldukça uzak olan bölge sayılan Tovuz sınırına saldırarak içinde bir Azerbaycanlı generalinde bulunduğu 13 Azerbaycan askerinin şehit edilmesi Azerbaycan kamuoyunun sabrını taşıran olay olarak nitelendirilebilir.
İkinci neden ise Güney Azerbaycan’da son 30 yıldan bu yana Azerbaycan Cumhuriyetinin bağımsızlığı ile güçlenen Türk milli bilinci ve Güney Azerbaycan Türkünde oluşan Karabağ hassasiyetinin artmasıdır.
Bilindiği üzere Güney Azerbaycan’da bağımsız Kuzey Azerbaycan’a Karabağ ve işgal altında olan Türk topraklarının kurtarılması yönünde kayıtsız şartsız çok büyük bir destek var. Güneyden gelen bu destek kuzeyde de ister istemez özgüven oluşturmakta ve vatan topraklarının kurtarılması için manevi ve gerekirse insani destek niteliğindedir.
Üçüncü önemli etken son yıllarda Türkiye Cumhuriyetinin bölgede önemli stratejik hamleler yapması ve dik duruşu sergilemesi ve aynı zamanda askeri teknoloji olarak bölgede söz sahibi olmasıdır. Türkiye Akdeniz, Karadeniz ve Libya’da yürüttüğü stratejik atılımları sürekli dünya gündeminde. Aynı zamanda tarihsel olarak Azerbaycan Devleti ile müttefiklikten öte kardeş gibi hareket eden Türkiye geniş çaplı askeri-istihbari iş birliği sonucu olarak Azerbaycan kamuoyunda ciddi özgüven oluşmuştur. Özellikle Tovuz saldırısından sonra Türkiye-Azerbaycan ortak tatbikatı bu konuda en bariz örnek sayılmaktadır.
Hal böyle olunca her anlamda güçsüz olan Ermenistan dün itibariyle yaptığı saldırı Azerbaycan, Türkiye ve Güney Azerbaycan kamuoyunda geniş çaplı tepkilere neden olurken Azerbaycan devleti bu fırsattan yararlanarak işgal altında olan toprakların bir kısmını(7 köy) çatışmanın ilk saatlerinde işgalden kurtararak oluşan özgüveni ikiye katlamış oldu. Uluslararası hukuka uygun olarak meşru müdafaa hakkını kullanan Azerbaycan Devleti istikrarlı ve akılcı bir askeri harekat yürüttüğünün yanı sıra dün akşamdan itibaren diplomatik temaslara başladığı ve uluslararası arenada haklı davasını anlatmaya başladığı gelen haberler arasındadır.
30 yıllık başarısız bir müzakere serüveninin sonunda ne Azerbaycan Devleti nede kamuoyunda her hangi bir olası ateşkes ve ya müzakere konusu şimdilik tartışılmamaktadır. Fakat ilerleyen zamanda olası bir müzakerede kuşkusuz Azerbaycan devletinin eli daha güçlü olacağı kesindir.

Celal RUŞEN
KAFKASSAM İRAN UZMANI

Yorumlar