Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

ASTARHAN HANLIĞI (1502-1556)

Gündem 8 Haziran 2018
220

Altınorda Devleti’nin yıkılmasının ardından kurulan hanlıklardan bir tanesi de Astarhan Hanlığı’dır. Hanlıkla aynı ismi taşıyan Astarhan şehri ise tarihi kaynaklarda farklı biçimlerde zikredilmiştir. Bunun sebebi, önemli ticaret yollarının kavşak noktasında bulunmasıdır. Türkistan ile Güneydoğu Rusya bozkırları arasında doğal bir kavşak noktası olması sebebiyle yüzyıllar boyunca doğudan batıya göç eden Türk kavimlerinin uğrak yeri idi. Bulgarlar, Hazarlar, Peçenekler, Kuman-Kıpçaklar çeşitli dönemlerde bölgeye hâkim olmuşlardır. Moğol istilası ile birlikte ise Altınorda Devleti’nin hâkimiyetine girmiştir.
Bu şehrin ne zaman kurulduğunu tespit etmek mümkün değildir ancak XI-XII. Yüzyıllarda şehrin mevcut olduğu ve köklü bir geçmişe sahip olduğu kesindir. Muhtelif kara ve suyollarının kesiştiği verimli bir arazide kurulan Astarhan şehri bu açıdan çok önemli idi.
Altınorda Devleti zamanında da ehemmiyetini koruyan bu şehir, XIV. Yüzyılın ikinci yarısında Hacı Çerkes isimli bir asilzadenin idaresinde bulunmakta idi. Bir süre sonra Astarhan’ın önemi, Saray şehri ile alternatif hale gelmişti. Bu şehirlerin en büyük talihsizliği, Timur tarafından 1395-1396’da tahrip edilmesi idi.
1502 tarihine kadar Astarhan şehrinden bağımsız bir teşekkül olarak söz edilmemektedir. Altınorda Devleti’nin yıkılışından sonra kurulmuş, Abdülkerim bin Mahmud da (1502-1514) Astarhan Hanlığı’nın ilk hâkimi olmuştur.
Astarhan Hanlığı ile ilgili önemli mevzulardan bir tanesi, Kırım Hanı Mehmed Giray’ın, Kazan Hanı olan kardeşi Sahip Giray ile ittifak yapıp Moskova’ya saldırması olmuştur. Bu olayın Astarhan Hanlığı ile alakası ise şudur ki; bunu fırsat bilen Astarhanlılar Kırım’ı yağmalamışlardır. Bunun üzerine Mehmed Giray, Astarhan ahalisini cezalandırmak için yola çıkmış fakat 1523 tarihinde Nogaylar tarafından öldürülmüştür. Nogaylar’ın sık sık taraf değiştirdiklerini ve Rus tesirinde de kaldıklarını hatıra getirirsek, bu durumun oluşmasında Rusların tesirini görmemek mümkün değildir. Astarhan Hanlığı’nda istikrarsızlığa sebep olan en önemli sebep ise sık sık Han değişmesidir.
Kırım Hanlığı ile olan bir diğer kriz ise, Kırım Hanı Sahip Giray’ın Astarhan’a sahip olmak için sefer düzenlemesi ve Astarhan halkını da tutsak edip Kırım’a götürmesi ile çıkmıştı. Osmanlı Devleti ise bu durumu hiç hoş karşılamamış, bunun üzerine halk, Astarhan’a geri gönderilmişti. Osmanlı Devleti’nin hanlıklardan tamamen kopuk bir tutum içerisinde olmadığı, mevcut olaylardan haberdar oldukları bu olay üzerine anlaşılmaktadır.
1552 yılında Kazan Hanlığı’na son veren Rus Çarı IV. (Korkunç) Ivan, ilerleyişini sürdürerek 1556 tarihinde de Astarhan Hanlığı’nı kesin olarak işgal etmişti. Astarhan Hanlığı, varlığını 54 yıl yarı bağımlı-istikrarsız bir biçimde sürdürmüştü. Stratejik konumundan ötürü Kırım-Osmanlı Devleti-Moskova ve hatta Nogayların da tesiri hanlık üzerinde görülmekteydi. Anlaşılacağı üzere paylaşılamayan ve elde edilmeye çalışılan bir bölge idi. Rusya’nın işgalinden sonra Osman Devleti ve Kırım Hanlığı, Astarhan’ı kurtarmak amacı ile sefer düzenlemişler fakat bu teşebbüs olumlu sonuçlanmamıştı.
Astarhan Hanlığı’nın kurumları ve yönetim tarzı Altınorda Devleti’nden tevarüs etmişti. Sahip olduğu arazi bakımından diğer hanlıklara oranla daha küçüktü. Kurulduğu sahanın ticari önemi de hiç kaybolmamıştı. Türkistan, İran, Doğu Avrupa, Kafkasya ve hatta İskandinavya’yı birbirine bağlayan mühim kara ve suyollarının kavşak noktasında bulunması, hanlığı önemli bir cazibe merkezi haline getirmişti. Astarhan, büyük bir küresel pazardı. Türkiye ve İran’dan Astarhan’a ipek, kumaş, atlas, halı, mücevherat, ok, yay ve kılıç; Rusya’dan ise kürk, tahta, gem, kâğıt ve bıçak gibi ürünler geliyordu. Öte yandan Astarhan şehri hac farizası için Mekke’ye giden hacıların önemli menzillerinden biriydi. Dolayısıyla bu özelliği de hanlık ekonomisini olumlu yönde etkilemekte idi.
Kaynak: Serkan Acar, “Astarhan Hanlığı”, Doğu Avrupa Türk Tarihi, Editörler: Osman Karatay-Serkan Acar, Kitabevi Yayınları, İstanbul 2015.
AYBİKE GÜZAY

Yorumlar