Asif Nerimanlı: İran’daki Protestoların Önceki Eylemlerden Farkları ve Rejimin Çöküş İhtimali
İran’daki mevcut protestoları daha önce gerçekleşen kitlesel eylemlerden ayıran ve rejimin çöküşüne yol açabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlar şunlardır:
a) Rejim değişikliği planları/girişimleri her zaman gündemde olsa da, iki temel faktör olan iç zemin ve dış destek şu an hiç olmadığı kadar güçlü görünmektedir.
b) Rejimin, dış destek faktörü karşısında konumunu güçlendirebilecek gerçek müttefikleri kalmamıştır.
c) Protestoların temelinde sosyo-ekonomik sorunların yatması, dindarlar dahil toplumun tüm kesimlerinin rejime karşı çıkmasına neden olmaktadır: Farklı etnik grupların rejim sonrası planları farklı olsa da, şu anki hedefleri ortaktır.
ç) Protestolar, İran’da olayların gidişatına yön veren üç ana merkezde birden yaşanmaktadır: Tahran, Meşhed ve Tebriz. d) Rejim içindeki monolitik yapı (bütünlük) zayıflamıştır; Pezeşkiyan’ın çağrıları ve rejimin Haşdi Şabi ile Hizbullah’tan destek kuvvet getirdiği yönündeki bilgiler bunun somut örnekleridir.
Bu bağlamda, rejimin ülke kontrolünü yeniden sağlama ihtimali zayıflamaktadır. Olayların iki ana senaryo üzerinden gelişeceği tahmin edilebilir:
Suriye Senaryosu: İç Savaş Olasılığı
Rejimin kontrolü kaybetmemek için sonuna kadar direnmek istediği görülmektedir. Bilgilere göre, protestoculara karşı savaşmak üzere Hizbullah üyeleri ve Irak’tan milis güçleri ülkeye getirilmiştir. Bu durum, protestolara yönelik silahlı müdahalenin genişleyeceği ve protestocuların da silah kullanımının kitleselleşeceği anlamına gelir. Esad’ın direnmesi sonucu Suriye’de başlayan iç savaş senaryosu İran’da da tekrarlanabilir; ancak bunun uzun süreli olması pek mümkün görünmemektedir. Suriye’de Esad’ın uzun süre direnebilmesi dış faktörlerden (Rusya ve İran desteği) kaynaklanıyordu. İran rejiminin ise uzun süreli direnişini sağlayacak gerçek müttefikleri yoktur:
* Çin: Siyasi destek verse de pratik bir müdahaleden kaçınacaktır.
* Rusya: Pratik destek verme imkanları kısıtlanmıştır; Moskova, İran meselesini Washington ile yapacağı bir “pazarlıkta” koz olarak kullanmaya çalışacaktır.
Irak Senaryosu: Merkezi Otoritenin Zayıf Olduğu Bir İran
İran’ın parçalanma planları mevcuttur ancak rejim sonrası dönemde bunun kısa sürede gerçekleşmesi, bölge kontrolünün zorluğu ve jeopolitik çatışma riskleri nedeniyle dış aktörlerin işine gelmeyebilir. İran için Irak senaryosunun (zayıf merkezi hükümet ve özerk cumhuriyetler) planlanması ihtimal dahilindedir. Kürtler üzerinden kurulan oyunlar da bu planın olasılığını güçlendirmektedir.
Güney Azerbaycan ve Türkiye/Azerbaycan İçin Kritik Nokta
Bizim için asıl mesele, rejim sonrası süreçte Güney Azerbaycan’daki milli mücadelenin en azından “güçlü bir özerklik” ile sonuçlanmasını sağlamaktır. Çünkü rejimi devirmek isteyen dış aktörlerin, Kürtlere verdikleri desteği Azerbaycan Türklerine verip vermeyecekleri şüphelidir.
Aynı zamanda, Güney Azerbaycan’da demografik yapının Kürtler lehine değiştirilmesine yönelik adımlar ve onların toprak iddiaları (Kürdistan Demokrat Partisi’nin bildirisinde geçen “Maku’dan Loristan’a kadar, bir millet, bir ülke” ifadesiyle Güney Azerbaycan’ın Batı Azerbaycan ve Loristan eyaletlerine hak iddia etmesi) büyük riskler yaratmaktadır. Bu bakımdan, Tebriz’in geleceğinde Bakü’nün (ve dolaylı olarak Ankara’nın) rolü belirleyici olacaktır.



Yorum gönder