Nazim Cafersoy: Moskva görüşü haqqında ilkin qısa təəsüratım

Türk-Rus İlişkilerinin Krizi: Jeopolitik Rekabetin Sonucu

The Sovietization of Azerbaijan The South Caucasus in the Triangle of Russia, Turkey, and Iran, 1920-1922

Milli Harekatçılar Birliği 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA MESAJI

ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ VE ARAP İSLAMCILIĞININ SONU!

Gündem 22 Haziran 2017
572

1950’lerde başlayan ve Arapları birleşik bir ulus yapmayı hedefleyen Sosyalist-Seküler Arap milliyetçiliği Saddam ve Esad ile birlikte tarihin çöplüğüne atılmış ve çökmüştür! Yine sömürge sonrası dönemde başlayan ve Arapları dinsel formda birleştirmeyi amaçlayan İslamcilik hareketleride kendini yenileyemediği ve yeni dünya şartlarıa uygun bir teorik ve pratik geliştiremediği için gerileme dönemine girmiş ve Iran ve Şia İslamcılığı dışındaki Sünni İslamcilik neredeyse çökmüştür!
İran ve Şia İslamcılığının hala diri olması yeni dünya düzenine ayak uydurduğu veya yenilediği için değil tarihsel bir protestoyu temsil ettiği ve buradan beslendiği için yaşamaktadır. Bir nevi Arap Şia İslamcılığı Saddam’ın yıkılması ile birlikte kadim çoğrafyasında yeniden hayat bulmakta ve tarih sahnesine çıkmaktadır.
Araplar İslam ile birlikte bir millet haline gelmiş gibi görünüp 200 yıl kadar bir şekide birlik içinde yaşamış, daha sonra siyasi egemenliklerini Türkler’e kaptırmış bir kavmdır. 11 y.y. Siyasi egemenliği Türklere bırakan Araplar o tarihten bu yana bir daha millet haline gelememişlerdir. 20 y.y. ulus devletler ve milliyetçilik çağını iskalamışlar ve zamanın ruhuna uygun devlet yada devletler inşa edememişlerdir. Bu durum yakın ve orta vadede de aynen devam edecektir. Bir Arap aydınlanması söz konusu değildir.
İbrahim Dilmaç

Yorumlar