YEMEN SORUNU VE ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN ELE ALINIŞI

İran ve Rusya’nın Ortak Türk Dünyası Projesi Yürürlüğe Giriyor

Erdoğan, Esad ile barışmaya mı hazırlanıyor?

Türkiye’de Arap sermayesi efsanesi

Ankara/Moskova/Tahran ve Şam’ın İdlip mutabakatı!

Gündem 18 Eylül 2018
265

Başkanların Tahran zirvesi sonrasında çatışmasızlık bölgesi İdlib’e yönelik kamuoyuna yönelik deklorasyonuna yansımayan mutabakatları bölgede çatışma riskini artıran gelişme görülmüştü. Birde buna Suriye rejim ordusunun İdlib’i kuşatması eklenince savaş tamtamlarının sesi duyulmaya başladı. Bu süreç Moskova ve Ankara arasında ilişkileri gerginleştirebilir hatta iki ülkeyi savaşın eşiğine getirebilir gibi ihtimalleri gündeme taşımıştı. Oysa Tahran zirvesi öncesinde 6 Eylül 2018 günlü
“Tahran zirvesinden Türkiye’nin Misakı Milli sınırlarının onaylanması kararı mı çıkacak?” sorusuna cevap aradığım yazımda, Doğrusunu söylemek gerekirse Türkiye’yi İdlib’ten çok Membiç’teki ABD’nin başını çektiği koalisyon destekli PKK/YPG/ SDGnin rahatsız ettiğini, Tahran Zirvesinden çıkacak kararın Türkiye’nin Misakı Milli sınırlarını onaylayan bir karar olacağını belirtmiştim. Bölgedeki askeri hareketlilik, tribünlere yönelik Putin’in açıklamalarına aldananlar , aceleci davranarak “dananın kuyruğu koptu, Türkiye hapı yuttu” gibi absurd analizlerini paylaştı. Sonuç ortada. ABDnin gönüllü kalemşorlerinin gözardı ettikleri, Türk akımı ve Akkuyu santrali projelerinin Türk Rus ilişkilerinin sigortas olduğunu unutmalarıydı.
Rusya başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Soçi’deki İdlib zirvesinin ardından ‘silahsız bölge’ anlaşması açıklandı. Buna göre Suriye’nin İdlib kentinde hükümet ile silahlı muhalif örgütlerin elindeki kesimler arasında silahtan arındırılmış bir bölge kurulması kararlaştırıldı.Anlaşmaya göre, 15 Ekim’de kurulacak bölge, 15-20 kilometrelik alanı kapsayacak. Bütün silahlı muhaliflerin bu bölgeden çekilmesi öngörülüyor. Uzlaşma kapsamında tank, roket fırlatma sistemleri dahil olmak üzere muhaliflerin kullandığı tüm ağır silahlar da 10 Ekim’e kadar oluşturulacak bu tampon bölge dışına çıkarılacak. Askerden arındırılmış 15-20 km genişliğindeki
bölgede Türk ve Rus güçleri devriye gezecek.

Anlaşmaya varılan bir diğer konu da Suriye hükümeti açısından kritik önem taşıyan ve İdlib eyaleti üzerinden geçen Halep-Lazkiye ve Halep-Hama otoyollarının da trafiğe yeniden açılması. Anlaşmayla birlikte İdlib sorunu ötelendi.İran yönetimi Erdoğan ile Putin’in İdlib anlaşmasını memnuniyetle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YPG’yi kastederek Suriye’nin geleceğine yönelik tehdidin İdlib’den ziyade Fırat’ın doğusundan kaynaklandığını söylemesiyle, 15 Ekim’den sonra Türkiye’nin; Fırat’ın doğusu ve Menbiç’te ABD’nin verdiği sözleri tutması hususunda yoğunlaşacağını gösteriyor. Suriye Ordusu da İdlip’teki sorunun çözümünden sonra ABD’nin 2016’da Ürdün ve Irak sınırları yakınındaki çöllük bölge kurduğu Tanf’ta ki askeri üsse yönelecektir. Çünkü bu üste Megavir el Tavra savaşçıları Amerikan askerleri tarafından eğitiliyor ve Suriye rejimine karşı terör eylemlerini buradan yürütüyor. Bu üssün stratejik önemi de Şam-Bağdat karayolu yakınlarını kontrol eden coğrafi konumda bulunması. ABD birlikleri burada kuş uçurtmuyor, karayolunu kullanmaya ve üsse yaklaşmaya çalışanlara derhal ateş açıyor. Bu gelişmelerin bana hatırlattığı fıkrayı sizlerle paylaşayım; Salomon büyük bir ekonomik sıkıntı geçirmektedir.Çareyi Mişon’dan borç istemekte bulur.Zaten işleri de evleri de aynı sokakta ve karşı karşıya olan Mişon, Salomon’a borç vermeyi kabul eder ama en geç 1 ay sonra parayı geri vermesini şart koşar. Salomon da kabul eder.
Günler çabucak geçer ancak Salomon’un işleri bir türlü istediği gibi gitmez. Borcu ödemesine 1 hafta kalmıştır ancak ödemesi mümkün görünmemektedir. Geceleri yatağında dönüp durmakta, uyku bile uyuyamamakta, sabahı zor etmektedir.Salomon’un bu huzursuzluğunu gören eşi, Salomon’a sorar;
– Bey bey, ne oldu, neden uyuyamıyorsun, neden bu kadar huzursuzsun?
O ana kadar durumu eşine söyleyemeyen Salomon durumu anlatır.
– Parayı Mişon’a en geç üç gün içinde ödemek zorundayım ve malesef hiç param yok, ben ne yapacağım yandım…
Eşi; “Bunun için mi bir haftadır uyku uyumuyordun, düşündüğün şeye bak” diyerek, gecenin kör kandilinde pencereyi açar ve hemen karşıda uyuyan Mişon’ların duyabileceği kadar bağırır;
“Mişşşşooooon, Mişooooon, Salomon var ya… Sana olan borcunu ödeyemeyecek !!! ”
” Haydi yat bey şimdi o düşünsün…” Kıssadan hisse; bundan sonrasını Amerika ve ortakları düşünsün!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar