KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Anar Asadli: Türkiye aracılığı ile Tiflis Barış Anlaşması yapılsın

Anar Asadli: Türkiye aracılığı ile Tiflis Barış Anlaşması yapılsın

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 6 dk okuma süresi
40 0

ABD’nin ünlü “Foreign Policy” dergisi Azerbaycan ve Ermenistan arasında yeniden çatışma çıkacağı ihtimali hakkında yazmış. Güney Kafkasya’da yeni siyasi oluşumdan bahseden amerikan eksperlerin öngörüleri şöyledir: Azerbaycan ve Ermenistan arasında yeni kaçınılmaz savaş kısa sürecek olsa da, 2020 yılındaki 44 günlük savaşdan daha az dramatik sonuçlanmayacak.
İki yıldır, ısrarla “biz ne yapmalıyız?” diyoruz.
Dağlık Karabağ sorunu 44 günlük savaşın Azerbaycan’ın zaferinden sonra da tam bitmedi. Azerbaycan’ın savaşdaki zaferi ve üstünlüğü bu defa çatışmayı küresel platforma daha farklı şekilde taşıdı. Aslında şöyle diyelim, çatışmada maşa rolünü Ermenistan oynasa da, karşı tarafın Rusya olması gerçeği, artık Rusiya’nın “gizli” oyunculuktan çıkarak, açık şekilde sahaya inişi uluslararası müdahelenin yönünü değiştirdi. Rusya düne kadar Ermenistan’ı silahlandırıp, üstümüze salsa da, bu sefer Azerbaycan Ermenistan’ı savaşta yenerek, kaybettiği topraklarını geri alırken “barış gücü” adı ile müdahele etti. Ve 2 yıldır Brüksel formatını engellemeye çalışıyor, şimdilik istediğini alabiliyor. Ama şimdilik…

Nedir, Rusya’nın istediği?!
Barış anlaşması olmasın, Kafkasya kan, çatışma içinde olsun. Buradaki halklar bir birine karşı soykırımlar gerçekleştirsin, normal insani ve komşuluk ilişkileri sıfırlansın, kazandıkları sadece silaha harcansın, eğitime, bilime para ayıramasınlar, gelişemesinler, güç olamasınlar. Gelişemesinler ki, demokratik toplumdan mahrum olsunlar. Çünki demokrasi toplumların gelişiminde nefes kadar önemlidir. Demokratik gelişim sürecinden geri kalmış halklar yabancı tehditler karşısında duruş getiremezler.
Nihayet küresel sebep – bu coğrafyanın en kudretli ülkesi Türkiye bölgeye giremesin, bu halkların sevgisini kazanamasın.
Diğer taraftan, Ukayna’daki yenilgiyi Kafkasya’da telafi etsin. Dağlık Karabağ’da ikinci “Donbass” oluştursun. Bunun için gerekirse, İran’ı da Kafkasya’ya müdahele için hazır duruma getirsin. Hatta yıllarca yetiştirdiği ve arka planda tuttuğu yeni oyuncularını piyasaya çıkarmakla becerebildiği kadar barış sürecini engellesin.
Kremlin’in Vardanyan’ı Karabağ’a göndermesi fiilen hem Paşinyan’ı devirmek, hem de mümkün bütün senaryolarda hazırlığının elden çıkmamasını sağlamaktır.
Bizim ise artık tek bir yolumuz var: Türkiye’nin açık şekilde diplomatik müdahelesi. Bu işin başka yolu yok!
Türkiye bugün Karabağ’da ortak askeri Gözetim Merkezi olarak zaten sahadadır. Masada da olması şarttır ve gerçekliktir. Türkiye’nin NATO’nun Kafkasya’daki ganatörü olarak bu iş bölgeye en yakın devletin Türkiye’nin üzerine düşmektedir.

Türkiye’nin Ermenistan’la, özellikle Paşinyan hükümeti ile ikili müzakereleri hızlandırması şuan en önemli konudur. Artık sınırların kapalı kalması yeni siyasi oluşumda o kadar da ciddi fayda sağlamıyor. Bu konu da ayrıca tartışılmalıdır.
Barışa giden yoldaki her türlü engelin kaldırılması gerekir.
Ermenistan’ın bugün Rusya’nın pençesinden kurtulma çabaları artık gerçekçi çizgiler taşımaktadır. Şöyle ki, Paşinyan Kollektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı’nın (KTMT) tatbikatlarına ev sahipliği yapmaktan kaçınıyor, Rusya-Beyaz Rusya ittifakına dahil olmayı gayri-resmi yollardan reddediyor. Rusya barış güçlerinin yerine “BM barış güçleri gelsin”, – diyor. Biz Kafkasya’da Rusya’sız gelecek kurmak için bu durumdan bir fırsat gibi yararlanabiliriz. Sınırların açılması Batı’ya dayanan Paşinyan’a Türkiye-Azerbaycan müttefikliğine daha sıcak bakması için yeni ufuklar açabilir. Bu yüzden Avrupa Birliği’nin de desteğini alarak, Türkiye Kafkasya’da bir barış anlaşmasına, hatta Tiflis Barış Anlaşması’na kadar varabilir.

Neden Tiflis?
Öncelikle barış anlaşması Kafkasya’nın başkentlerinden birinde imzalansın.
İkinci, Gürcistan’da halkların beraber yaşama (Azerbaycan’lılarla Ermeni’lerin) modelini örnek alabiliriz.
Üçüncü, Gürcistan hem Türkiye, hem Azerbaycan ile derin stratejik ilişkiler içerisindedir, Ermenistan’la da aynı dine mensuptur ve uzun yıllar, bölgede dostluk, komşuluk ilişkilerini sürdürmektedir.

Üç Güney Kafkasya ülkesinin dünyaya açılımı ve gelişimi günümuzde sadece Türkiye yapabilir. Büyük Britanya, İsrail ve Pakistan’ın da Azerbaycan’a karşı dostça yaklaşımında Türkiye faktörünün rolü özellikle belirtilmelidir. Avrupa’nın enerji teminatının güvenliğini de Türkiye bölgenin sınırındaki NATO devleti olarak üstlenebilir. Bugün gündemin önemli konusu baş mimarının Azerbaycan olduğu yeni bir Kafkasya’yı Türkiye’nin inşa etmesidir. Tiflis Barış Anlaşması siyasi kuruluşlar arasında, toplumda ciddi şekilde masaya yatırılmalı ve halk sürece hazırlanmalı. Bizim bugün istediğimiz filli olarak Azerbaycan topraklarında barış gücü adı altında geçici olarak yerleşmiş Rus ordusunu buradan çıkarmaktır. Bunun yolu da Ermenistan’ı bir an önce barışa çekmekdir. O barışa ki, imza atmazsa, Ermenistan toplumunun da mahvına sebep olacak.

Anar Asadli
Azerbaycan Yükseliş Partisi Genel Başkanı

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir