Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Amerika Suudi ilişkileri çıkmazda!

Gündem 18 Mayıs 2016
1.960

Amerika Suudi ilişkileri çıkmazda!
ömür
İslamcı camiada birazda sol esintiyle Suudi Arabistan’a Suudi Amerika demek oldukça yaygındı ve bu kavramı kullanıp yaygınlaştırmakta İran sempatizanları oldukça radikal tutum içerisindeydi. Çünkü İran’da bazı muhafazakâr gruplar ve Devrim Muhafızları da Suudi Arabistan’la iyi ilişkiler kurmanın 1979 İran Devrimi’nin kurucu lideri Humeyni’nin öğretilerine ters olduğunu söylüyorlardı.
İran İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Humeyni’nin Suudi yönetimini tekfir ettiği ve devrilmesi gerektiğini defalarca tekrarladığı için onlara göre, Suudi yönetimi bütün kötülüklerin kaynağıydı. Aslında bu Suudi Amerika nitelendirmesi, Kral Abdülaziz İbn-i el-Suud ve ABD Başkanı Franklin Roosevelt tarafından ortak olarak kurulan ABD ortaklı Suudi Arabistan’ın ulusal petrol ve doğalgaz şirketi Saudi Aramco (Arapça: أرامكو السعودية, Aramko es-Saudiyye) veya resmi adıyla Saudi Arabian Oil Company’den hareketle yapılmıştı.
“Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz. Tirmizi, Kıyamet, 53, no: 2507; Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/315, no: 2778; bk. Keşfu’l-Hafa, 2/265” hadisi gereğince İran’ın kınadığı başına geldi ve Suudilerine yerine şimdi kendileri geçti. İran’ın ABD müttefikliğinden dolayı Suudi Amerika dediği ülkenin günümüzde ABD ile ilişkileri oldukça sorunlu. İran rejiminin ABD karşıtı söylemlerine bakılırsa Nükleer anlaşmaya rağmen ABD ile anlaşmazlıkları devam ediyor. Ancak ABD’nin Yemen, Irak ve Suriye’de, İran’ın her türlü askeri faaliyetlerine ses çıkarmamasına bakılırsa ABD’nin NATO müttefiki Türkiye ve ekonomik partneri Suudi Arabistan ile değil İran ile iş tuttuğu söylenebilir.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ‘katil‘ diye niteleyen Türkiye’de ki İslamcıların kitaplarını elinden düşürmedikleri Amerikalı filozof ve dilbilimci Prof. Dr. Noam Chomsky, şimdi de Suudilerin defterini dürüyor. Rus göçmeni İbranice öğretmeni William Chomsky’nin oğlu, 1940 ile 1945 yılları arasında New York şehrinin anarşist-sosyalist Yahudi entelektüel cemaatinin çalışmalarıyla haşır neşir olan ve Arap-Yahudi işbirliği için çalışmak üzere İsrail’e göç etmeyi planlayan ABD’li düşünür Noam Chomsky, Arabistan’ın, radikalizmin ana kaynağı olduğunu belirterek Suudilerin, Amerika’nın yakın bir müttefiki olduğunu, terör ve radikal grupların finansının temini konusunda temel rol ifa ettiğini, muhtelif dini medreselerde tahsil gören tebliğciler vasıtasıyla kendi şiddet ve terör yanlısı siyasetlerini tüm dünyaya yaymaya çalıştıklarını söylüyor.
Amerikan sistemi her cepheden İran’ı kutsadığı gibi Suudileri de yerin dibine sokmayı ihmal etmiyor. ABD’nin Suudilere saldırısını bunlarla sınırlı sanmayın. ABD yönetimi Suudileri 11 Eylül saldırılarını finans etmekle suçluyor. 11 Eylül inceleme komisyonunun on yıl kadar önce yazdığı raporun 28 sayfası saldırılarda Suudi hükümetinin oynadığı olası rolle ilgili ayrıntılara sahip. İşte bu nedenle ABD Senatosu, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerinin Suudi Arabistan’a dava açmasına imkân tanıyan yasa tasarını onayladı. Bir Demokrat ve bir Cumhuriyetçi senatör tarafından hazırlanan yasa tasarısı Senato’daki oylamaya katılanların tamamının oylarıyla geçti.
Tasarı, 11 Eylül saldırılarında ölen kişilerin ailelerinin saldırılarda Suudi yöneticilerin rolü olabileceği gerekçesiyle ABD mahkemelerinde dava açabilmesine imkân tanıyor. ABD’de 1976 yılında çıkarılan bir yasa, başka ülkeler hakkında Amerikan mahkemelerinde dava açılmasını engelliyor. Senato’dan bugün geçen tasarı, 1976 yılına ait yasanın konuyla ilgili bölümünde istisnalar yapılmasına imkân veriyor. Tasarı gündeme geldiğinde Suudi Arabistan yönetimi tepki göstermiş, Kongre üyelerini ABD’de bulunan 750 milyar dolar değerindeki varlıklarını satmakla tehdit etmişti.
Suudilerin yeni müttefiki İsrail olunca ABD ile sataşmayı göze alıyorlar mı? diye düşünüyor olabilirsiniz. Çünkü İsrail-ABD ilişkilerinin düzeyi herkesin malûmu. İsrail Ortadoğu’da adeta yavru Amerika. Zaten Panama belgelerine göre Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, İsrail Başbakanı Bünyamin Netanyahu’ya seçim çalışmalarında kullanması için 80 milyon yollamış! Bu demek ki ABD nezdinde Suudilerin şefaatçisi Yahudi lobisi. İyi de buna rağmen ABD neden Suudi Arabistan’ın façasını bozuyor?
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar