Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

Putin Merkel görüşmesi

Almanlar kaçıyor Macarlar İslam Merkezi açıyor!

Gündem 3 Nisan 2017
836

Aslında durum tamda bu değil! Ne Almanlar İslam’dan kaçıyor ne de Macarlar fevc fevc İslam’a koşuyor? Ancak Almanya’da radikal İslamcı grupların IŞİD bağlantısı ve Türkiye ile yaşanılan politik gerilimler, Alman hükümetini bazı yasal düzenlemelere zorluyor gibi. Bu çerçevede 2012’de Almanya İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich ‘İslam Almanya’ya ait değildir’ dediğinde ortalık karışmış, Yeşiller ve Müslümanlar Merkez Konseyi tarafından sert bir dille eleştirilmişti. Hans-Peter Friedrich’e göre ‘İslam Almanya’nın bir parçasıdır ifadesine tarihi hiçbir kanıt bulunmuyor’du. Onun bu sözlerinin Alman Cumhurbaşkanı Wulff’un Ekim 2010’da ‘İslam da Almanya’ya aittir’ düşüncesiyle ters düştüğü uzun süre tartışılmıştı. Friedrich, Müslümanların da bu ülkenin vatandaşları olduğunu, ancak Almanya’da yaşamak isteyenlerin uyum sağlamak ve Almanca öğrenmek zorunda olduklarında ısrarını sürdürmüştü. Turcophobia ve İslamofobi’nin Avrupa’da tavan yapmasıyla; Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nden (CDU) bazı politikacılar İslam diniyle ilgili özel bir yasa hazırlanmasını talep etti.

Bu talep edilen yeni düzenlemeyle, çıkarılacak bir İslam Yasası ile Almanya’daki Müslümanların hak ve sorumluluklarına yeni bir hukuki temel oluşturulabilecek. Geçtiğimiz yıl Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Almanya’da yaşayan Türk kökenlilere Almanya’ya bağlı olmaları (sadakat) çağrısında bulunması Turcophobia ve İslamofobi’nin sonucuydu. Ancak bu rahatsızlığın temelinde; Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları ile Almanya’da faaliyet gösteren dernek ve vakıfların, Türkiye’nin çıkarlarını ön planda tutan söylem ve davranışları mevcuttu. Nitekim Merkel’in ağzından öğrenme imkânı bulduğumuz bu rahatsızlık, Türk kökenlilerin Türkiye’deki politik tartışmaları Almanya’ya taşımalarından kaynaklanıyordu. Turcophobia ve İslamofobi Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslüman toplumların kılık ve kıyafetlerine yönelik bazı kısıtlamaları tetiklemişti. (Bkz. http://www.kafkassam.com/avrupa-turklerini-zor-gunler-bekliyor.html ) Bu gelişmelerden sonra bizlere de ‘kendim ettim kendim buldum! Türküsünü çağırmak kaldı!

Almanya cephesinin resmi bu. Macaristan Asyatik genleri nedeniyle kendisini Avrupa’nın ortasında bozkırın atlısı görüyor. Turancı bir dış politikası var. Avrupalı olmadıklarını biliyorlar lakin Asyalı kökleri de çok eski ve neredeyse unutulmuş gitmiş. Macarlarla ilgili çocukluğumdan zihnimde kalan kültürel izler beni, Ferenç Molnar tarafından yazılan ve ilk baskısı 1906 yılında yayımlanan bir çocuk kitabı, Pal Sokağı Çocukları’na (A Pál utcai fiúk) götürüyor. Roman, 20. yüzyılın başında hızla gelişen Budapeşte’de, oyun sahalarını, Kızıl Gömlekliler denen zengin çocuklarından korumaya çalışan yoksul çocukların mücadelesini anlatıyordu. Çocuk kahraman Nemeçek’in adını aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen halen hatırlayabiliyorum. Yine Bahattin Özkişi’nin Köse Kadı’sı da Macarlarla Osmanlıların yakınlaşma çabalarını, Osmanlı’nın Macarları; Lehlerden Almanlardan koparma siyasetini anlatıyordu. Şimdilerde görüşlerini beğenmesem de Kadir Mısıroğlu’nun Sovyet İşgaline karşı direnişini anlattığı Macar İhtilali’de unutamadığım kitaplar arasında ve bu okumalarım ilkokul ve lise yılların kapsıyordu. Sovyet İşgaline direnişini canıyla ödeyen Imre Nagy’in gerçek adının Emre Naci olabileceğini düşünmüştüm. Belki de öyleydi!

Macarlar Türkiyat alanında önemli araştırmalar yaptı ve önemli isimler yetiştirdi. II. Abdulhamid’in şahsi dostu Wambery bunlardan biriydi. Derviş kılığında Orta Asya’yı dolaşan bu Macar Yahudi’sinin, 12 dili konuşup yazabildiğini Siyonizm’in ünlü lideri Theodor Herzl söylemişti. Anadolu’da ilk türkü derlemelerini yapan Bela Bartok; Türk halk edebiyatının Batı ülkelerine tanıtılmasında öncülük eden Ignác Kúnos, Macar değil miydi? Bu listeyi uzatmak mümkün. Macaristan Avrupa Birliği ve Rusya arasındaki sıkışmışlığı Türkiye üzerinden çözmek derdinde. Ancak Avrupa karşıtlığı yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve aşırı sağcılık üzerinden götürülüyor ve biraz yön değiştirmiş gibi. Macaristan’da yapılan kamuoyu araştırmalarını bu değişimi ve yönelişi ortaya koyuyor. Birkaç gün önce Macar İslam Cemiyeti’nin başkent Budapeşte’de yeni kültür merkezi, ABD’nin Budapeşte Büyükelçiliği Maslahatgüzarı David Kostelacnik’in katılımıyla açıldı. Macaristan’da devlet nezdinde Müslümanların resmi temsilcisi konumunda olan Macar İslam Cemiyeti’nin Budapeşte’deki yeni kültür merkezinin açılışına, İnsan Kaynakları Bakanlığının temsilcisi ve Macaristan’da görevli bazı ülke diplomatları katıldı.

Programda konuşan ABD’nin Budapeşte Büyükelçiliği Maslahatgüzarı David Kostelacnik, Budapeşte’de yeni bir İslam Kültür Merkezi’nin açılmasının önemli olduğunu belirterek, “Bu önemli açılışta ABD Büyükelçiliğini ve halkını burada temsil etmekten şeref duyuyorum. Önceki Büyükelçimiz Colleen Bell, Macar İslam Cemiyeti’ne büyük önem veriyordu ve çok iyi bir işbirliğine sahipti. Biz, bu işbirliğinin güçlenerek devam etmesini umuyoruz.” şeklinde konuştu. Macaristan’daki Müslümanların çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını, ABD Büyükelçiliğinin ise Macar İslam Cemiyeti ile dayanışma içinde olduğuna dikkati çeken Kostelacnik, “Macaristan’da Müslümanların başlangıçtan beri toplumun bir parçası olmasına rağmen çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını biliyorum. Başörtülü bir kadın sokakta dikkat çekiyor ve sözlü ya da fiziki saldırıya uğrama ihtimali olduğunu biliyorum. Benzer şekilde Müslüman bir erkek de sebepsiz bir şekilde şüphe uyandırabiliyor.” dedi. Macar İslam Cemiyeti Başkanı Zoltan Bolek ise Budapeşte’de belediye tarafından 1915 yılında başkentte cami yapılması için karar aldığını, bugün açılışı yapılan merkezde kültürel etkinliklerinin yanı sıra mescit olarak da faaliyet göstereceğini söyledi. (Bkz. http://www.dunyabulteni.net/avrupa/397184/macaristanda-yeni-islam-kultur-merkezi-acildi -http://www.turkmeneligazetesi.com/2017/03/31/macaristanda-yeni-islam-kultur-merkezi-acildi/ )

Macaristan İslam Cemiyetinin kuruluşu 1931’e uzanıyor. 1931’de Müslüman olup Hacı Abdülkerim adını alan, birkaç kez hacca giden, Doğu Bilimci Yahudi asıllı Prof. Gyula Germanus ( Julius Germanus /1884-1979) Çağdaş Macar Müslümanların öncüsü kabul edilir. Çok sayıda kitap ve makale yayınlayan Prof. Gyula Germanus’un en son görevi Budapeşte Üniversitesi Arapça Araştırmalar şefliği idi. 1958-1966 yıllarında milletvekilliği yapmıştır. Germanus, 1903′te İstanbul’da hukuk okumuş, İttihat-Terakki’ye katıldığı için tutuklanmış. Çanakkale’de Türk Kızılay’ı ile çalışmış, yaralanıp İngilizlere esir düşmüş. ‘Türk Devrimi’ makalesi nedeniyle Atatürk tarafından Türkiye’ye davet edilmiş, Bengal, Şam, Bağdat ve Kahire’de ders vermiş. 1979′da öldüğünde Müslüman geleneklerine göre defnedilen bu öncü Müslümanın; Macaristan’da İslâm’ı yaymak için giriştiği yayıncılık çabası, cemiyetin kurulmasına zemin hazırlamıştır. (Bkz. http://www.bektasialevi.org/2016/05/18/gulbaba-macaristan-budapestede-bir-tarih-ve-destan/ ) Sosyalist dönem boyunca bazı Arap ülkelerinin sosyalizme sempati duymaları sayesinde Macarlar Arap Müslümanları tanısalar da, yaklaşık 40 yıl ülkede İslâmiyet’ten söz edilmemiştir. Sovyetler’in dağılmasından sonra 1990’larda çıkarılan yasalarla Müslümanlar da bazı hak ve özgürlüklere kavuşmuşlardır. Bu arada bizzat hükümet, İslâm ülkeleri ile ticari ilişkileri geliştirmede bir vasıta gözüyle baktığı Macar İslâm Cemiyeti’ni 1988’de yeniden faaliyete geçirir. Cemiyetin en önemli hedeflerinden birisi, Macaristan’da yeni bir cami inşa etmektir.

Macar İslam Cemiyeti’nin başkanı Zoltan Bolek, Macaristan’da İslamofobi’ye dikkat çeken bir isim. Müslüman bir aktivist. 1992 – 1996 arasında Yugoslavya savaşı süresince Sırplarla savaşan Boşnak ve Hırvatlara sürekli ilaç-gıda yardımı düzenlenmesiyle hatırlanıyor. Irak, Endonezya, Pakistan, Suriye, Gazze Şeridi ve Libya’lı mazlumlar ve mülteciler için yardım organizasyonları yaptığı gibi, adı geçen ülkelerde İnsan hakları ihlallerini protesto faaliyetlerine katıldığı biliniyor. Zoltan Bolek, FETÖ okullarının Macaristan’da yasaklanması için faaliyet gösteren birisi. Türkiye’nin Macar Müslümanlara yönelik, Macaristan’da bazı faaliyetleri var. Macar Müslümanlar, ev sohbetleriyle başladıkları toplantılarına Türk-Macar Kültür Merkezi ve Mevlana Kültür Merkezi adı altında iki dernekle devam ediyor.

Bu merkezlerde sohbetler yapılıyor, seminerler ve çeşitli etkinlikler düzenleniyor. 27 Mayıs 2015’te Macaristan hükümeti tarafından ülkede yaşayan Müslümanların resmi temsilcisi olarak kabul edilen Macar İslam Cemiyeti, Türkiye tarafından Budapeşte’de cami yapılması planına destek veriyor. Yaklaşık 30 bin Müslüman’ın yaşadığı Macaristan’da sürekli açık cami bulunmuyor. Ülkedeki Müslümanlar arasında Macar kökenlilerin oranı 3-5 bin civarında ve sayıları genelde Müslüman kökenli insanlarla yapılan evlilikler ve bu evliliklerden doğan çocuklar vasıtasıyla artıyor. Geçtiğimiz yıl Birleşik Arap Emirlikleri’nin yardımlarıyla Macaristan’ın ikinci büyük kenti Debrecen’de Müslümanların ibadetlerini yerine getirebilmeleri için mescit açıldı.

Budapeşte’de ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı David Kostelacnik’ın katılımıyla açılan İslam Kültür Merkezi’nin şimdilik finansörü bilinmiyor. Macar İslam Cemiyeti’nin bu kültür merkezinin açılmasını karşılayabilecek maddi gücünün bulunmadığı ortada. Türkiye’nin merkezin açılışına ne tür katkı sunduğu da meçhul. Geriye iki ihtimal kalıyor ya ABD masrafları Körfez ülkelerinden birine yıktı ya da bugünlerde Macaristan’da çok tartışılan ve tepki alan George Soros üstlendi. Neden George Soros? Çünkü Macaristan’da yüzlerce gösterici, Macar asıllı Yahudi Amerikalı milyarder George Soros tarafından finanse edilen Orta Avrupa Üniversitesi’ni (CEU) hedef alan yasal değişiklikleri protesto etmek için başkent Budapeşte’de yürüyüşler düzenliyor. Orta Avrupa Üniversitesi’ni açan Soros, İSLAM Kültür Merkezinin finansını da üstlenmiş olabilir. Macaristan kaynaklı İslam ihracına aman dikkat, işin içinden Yahudiler ve CIA çıkabilir!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar