Ali Zulfuqaroğlu: Maduro’nun Kaçırılmasıyla Halk Aşağılandı
“ABD tarafından Venezuela’ya karşı atılan bu adım, uluslararası hukukun tam anlamıyla iflası demektir ve aslında günümüz jeopolitik şartları göz önüne alındığında şaşırtıcı değildir.”
Bu sözleri, Adalet, Hukuk, Demokrasi (AHD) Partisi Yönetim Kurulu Üyesi ve siyasi yorumcu Ali Zülfüqaroğlu, Venezuela’da yaşanan gerilimi değerlendirirken Metbuat.az’a yaptığı açıklamada dile getirdi. Zülfüqaroğlu, dünya halkları olarak İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya düzeninin tamamen çöküş sürecini izlediğimizi belirtti:
“Bugüne kadar devletlerarası ilişkileri, başta BM olmak üzere, küresel finans sisteminin türev yapıları olan uluslararası kuruluşlar düzenliyordu. Ancak petrodolar sisteminin doğal çöküş süreci, jeopolitik yıkımlara yol açtı. Uluslararası kuruluşlar, devletlerarası ilişkilerin düzenlenmesinde belirleyici bir etkiye sahipti; çünkü bunun garantörü olan ABD, küresel finans sisteminin önemli gücü FED’in arkasındaki bankalar, yani uluslararası kuruluşları oluşturan güçler tarafından yönetiliyordu. Yani ABD hükümetleri kural olarak bu bankalar tarafından şekillendiriliyor ve böylece ABD, diğer devletlere karşı bir silahlı güç olarak kullanılıyordu. Hiçbir ABD başkanı da doğal olarak bu bankaların çıkarlarına karşı çıkamazdı; Kennedy örneği buna misal gösterilebilir.
Ancak Trump ve temsil ettiği güç, dünyayı milli devletlerin yönetmesi gerektiğine inanıyor. Elbette burada adil bir sistemden bahsedilmiyor; yani güçlü devletlerin çıkarları öncelikli olmalı, dünya düzenini küresel finans kurumları değil, devletler belirlemelidir. Bununla birlikte, ABD aracılığıyla uluslararası kuruluşların etkili bir mekanizma olarak faaliyet gösterdiği dönem geride kaldı. Artık küresel emperyalizmin çıkarlarının yerini, güçlü devletlerin emperyal çıkarları alıyor. Bu açıdan bir devletin diğerine karşı saldırı eylemi, terör gruplarını kullanması veya herhangi bir yasadışı adım atması beklenmedik bir durum değildir ve bu süreç önümüzdeki yıllarda daha da genişleyecektir.”
Halkın Onuru ve Kaos Riski
Zülfüqaroğlu, Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasıyla aslında bütün bir halkın aşağılandığını vurguladı:
“Ancak ABD’nin bu adımı, her şeyin bir anda Washington’un lehine değişeceği anlamına gelmiyor. Burada netleşmesi gereken unsurlar var. Örneğin; Venezuela hükümeti içinde stratejik mevki tutan ve ciddi nüfuz sahibi kişiler ABD’ye destek verdi mi? Bunlardan biri şu an başkanlık görevlerini yürüten kişidir. Halkın ikiye bölünme ihtimali var mı? Yani bundan sonraki süreçte Venezuela halkının yarısı bu durumu kabullenmeyebilir mi? Karşı hamle olarak iç savaş ihtimali var mı ya da uzun süreli bir kaosa mı sebebiyet verilecek? Tüm bu detaylar Venezuela’nın gelecekteki akıbetini belirleyecektir. Venezuela’da çıkarları olan devletler, durumu tersine çevirmeye çalışabilirler; tabii eğer BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri arasında önceden bir anlaşma yoksa.
Diğer taraftan Washington bu adıma biraz da şundan cesaret etti: Genel olarak Güney Amerika halklarının düşüncesini ideolojik değerler şekillendirmiyor. Halk Maduro’dan memnun olmayabilir ama Venezuela’ya karşı atılan bu adım, her şeyden önce bir bütün olarak halkın aşağılanmasıdır ve bir toplum için hiç de hoş bir manzara değildir.”



Yorum gönder