Ahvaz saldırısı ve 88. kuruluş yıldönümünde Suudi Arabistan!

Rus uzman: Aliyev ve Nazarbayev SSCB’nin başına geçseydi ülke dağılmazdı

İranı ahvazda kim vurdu ?

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

Ali Rıza Demircan’ın Atatürk ile İlgili İmalarına Dair

Gündem 14 Mayıs 2017
581

Ali Rıza Demircan, Atatürk’e ve annesine hakaret ve iftira edenlere cevap veren bazı siyasilere, tarihçilere, Başbakan’ın savcıları göreve çağırmasına içerlemiş ve bir yazı yazmış. Hem de “gelişen olaylara İslami bakan” (!!!) bir sitede yazmış. Şu İslami bakmayı (!!!) bir biz beceremedik. Halhuki biz yazardan sadece insani bakmasını bekliyoruz. Sayın Demircan’ın yazısı kaş yapayım derken göz çıkarmak veya sirkatini söylemek kabilinden olmuş. Yazısının başında Atatürk’ün materyalistliği ve inkarcılığını ima eden yazara göre, inkar ve materyalistliği konusunu gündeme getirenlere bu kadar tepki verilmemişken şimdi son söylenenlere niye bu kadar tepki gösterildiğine şaşırmış gözüküyor(!!!) Demircan, yazısında dini delillerle güya Atatürk’e hakaret edenlerin yanlış yaptığını söylüyor ama bunlara şiddetle karşı çıkanları da ayıplamayı unutmuyor. Tabir caizse iftira konusunun değil iftira etmenin yanlışlığı üzerinde duruyor. Üstelik kendisinin yazısındaki üsluba itiraz edenleri de haram işlemekle suçluyor. Biz yazardan, her önüne gelene “haram işliyorsunuz” diye suçlayacağına, bu ve başka yazılarındaki tarafgir üslup ve muhakeme noksanlıklarına, ince ve kalın imalarına dönüp bir kez daha bakmasını tavsiye ediyoruz. Daha önceki yazılarında da tarihteki Diyanet başkanlarını “bizden” ve “bizden” olmayan diye sınıflayan bu yazar ve piyasadaki türdeşleri bunu her zaman yapıyorlar. Bir devletin kurucusuna apaçık hakaret eden, iftira eden ve böyle hassas bir dönemde milleti tahrik eden, kutuplaştırmaya çalışan birilerine, aşırıya kaçarak, itiraz eden siyasetçilere, tarihçilere çok ağır konuşmuşlar diyebilirsiniz. Doğrudur, her iki tarzın da İslam’da yeri yoktur. Ama durup dururken tarihi değerlere hakaret ve iftira ederseniz, insan fıtratıdır, çok sinirlenip, doğru olmasa bile, aşırıya kaçanlar olabilir. Yani etkiye tepkidir. Üstelik bu kadar aşağılık iftira sıradan insanlara da yapılmıyor. Bu ülkenin kurucusuna yapılıyor. Kaldı ki, sayın Demircan, bunlar iftiradır, doğru değildir bile diyemediği gibi Atatürk’ün inkar ve materyalistliğinden dem vurmaya çalışıyor. Tabir caizse mızrağının ucuna Kuran-ı Kerim yaprağını takanlar arasına o da katılıyor. Tipik siyasal İslamcı refleksidir bu. Kendi gözlerindeki kütüğü görmezler başkalarının, özellikle de Osmanlı son dönemi ve Cumhuriyet dönemindeki kendileri gibi düşünmeyenlerin gözlerindeki saman çöpünü devamlı sakız gibi çiğnerler. Sonra en iyi Müslüman görüntüsü verir ve güya ortalığı yatıştırmaya çalışma görüntüsüyle temel mantık kaidelerinden yoksun tezlerini böyle sözde “İslami bakan” sitelerde piyasaya sürerler. Güya Ehl-i Sünnet geleneğinden geldiklerini iddia ederler ama milletin ibadetiyle, sevabıyla, günahıyla uğraşıp dururlar, kültürel Müslüman tabirine karşı çıkarlar. Ellerinde imanometre gezip dururlar. Halbuki çok iyi bilirler ki, bir kişi Müslümanım diyorsa Müslümandır. Elbette Atatürk dahil tarihteki bütün siyasi liderlerin küçük büyük hataları olmuştur. Kimse kutsanamaz. Ama kimseye de iftira edilemez. Allah bizleri bu tür akıl sahiplerinden korusun.
İbrahim Maraş

Yorumlar