Azərbaycana qarşı təxribata yol verilib

Nagorno-Karabakh: BBC visits Azerbaijan’s side of frontline

Qarabağ münaqişəsi Ermənistan üçün daha ağır yükə çevrilir

Karabakh: the view from Georgia

AKDENİZ İÇİN KARALAR-HAKLAR-AKLAR

Gündem 10 Ağustos 2020
356

Sevr ile bölgede emperyal sistem üzerinden istedikleri yönetimleri oluşturan ve devamlı kaos ve kriz üzerinden beslenerek bölgeyi yönetenler için kendi kuyularını kendi elleri ile kazdıkları Lübnan
patlaması yüz yıllık sonlarının başladığı süreçtir.
Ortadoğu ile dünya yeniden şekillenme ve yeni yönetim biçimleri ile Ortadoğu ülkelerinde hakim olacak sistemlerin geçmişten günümüze neler getirip götüreceğini göreceğimiz Lübnan patlaması ile yeni yolların belirlendiği bir dönem daha açılmış görülmektedir.
Bölgemizde sürekli olarak İran üzerinden hedeflerine ulaşmak isteyen emperyalist devletler , İsrail ve bölgesel birleşikleri ile yeni dünya düzeninde toplumsal bazlı güçlenme odaklarını yok etmek üzerine kurdukları yapılar üzerinden kültürel ve benlik politikaları oluşturarak geçmişi değil geleceği devamlı olarak çizme gayreti ile hareket etmeleri, tarihini unutanların gelecekleri olmayacağını da göremediklerini bir kez daha göstermeye devam etmektedirler.
Dünya enerji kaynaklarının ve deniz üzerinden ticaretin dünyadaki en stratejik bölgesi olan bölgemizde kendi planladıkları yeni düzeni kurmak isteyenlerin karşılarına

çıkanlara karşı yıldırma politikaları ile cevap verenlerin halkların bilinçlenmesinin önüne geçemedikleri ve bilgi çağında bütün yaptıkları baskı ve güç odaklı hukuk tanımaz davranış biçimi içinde olduklarıdır.
Pandemi ile ülkeler uğraşırken dahi bölgemizdeki emellerinden vazgeçmeyen emperyalist güçlerin karşısına çıkan ve buna dur deme cesaretini gösterenlerin dün olduğu gibi bu günde üzerlerine hem kendi iç politikalarında hem de dış politikalar üzerinden baskı ve caydırıcı güç kullanmaya devam ettikleri bir zaman dilimi içinde cesareti ile karşı koyanların seslerinin yükseldiği dönem başlamıştır.
Fransa’nın bütün Ortadoğu’da ABD ve onun çöpçü balıkları ile beraber hareket etme tarzı son çırpınışları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Destek verdikleri terör örgütü PKK/YPG terör örgütüne yeni alanlar kazandırma çabalarının Türkiye’nin yaptığı Suriye’deki müdahaleleri ile Akdeniz’e inme hayallerinin önüne geçilmesinden sonra bu hayalini Lübnan toprakları üzerinden gerçekleştirme planlarını uygulamak isteyecektir.
Suriye’nin Golan Tepelerini uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak İsrail’e veren ABD, yeni hedefinde Lübnan patlaması sonrası İsrail için yeni alanlar kazandırma içinde olmasıdır.
Fransanın bölgedeki yönetimsel gücü ile kaos ve krizlerle Suriye’den sonra zaten savaş ve iç savaştan yeni çıkmış olan Lübnan’ı tekrar karıştırmak ve Türkiye seslerinin bölgedeki etkisini kırmak üzerinedir.

Fransa Devletinin kolonyal politikaları ile şimdiye kadar yönetimlerde dahil olmak üzere toplumları aşağılayan ve sadece kendisinin varlığından söz ettiren politikalarının sonunun geldiği dönemdeyiz. Türkiye’ye karşı attığı adımların altında yatan en önemli sebep budur.
Türkiye bütün Ortadoğu halkları için yeniden kendi benliği bulma ve devlet olma adımlarının atılması cesaretini veren ülke konumundadır.
Sykes/Picot ile oluşturulan paylaşımın neticesi ile şimdiye kadar istediklerini elde edenlerin bilinçlenen ülke halkları için artık yapacakları yeni bir şey kalmamıştır.
İsrailin korumacılığı ile ön plana çıkan kürenin etrafında ABD destekli birleşen ülkelerin , bu gün hem Irak,Suriye,Libya ile diğer bölgelerde etkinlik oranlarının azalması ile ülke yönetimlerini kayıp etme başlangıç kıvılcımları görülmeye başlanmıştır.
Ortadoğunun kaderini değiştirmek isteyenlerin Körfez savaşları ve Irak ile ulaşmak istedikleri Suriye’de vekalet devlet kurma istekleri ile ayakta kalabilmeleri Lübnan patlaması ile daha çok tehlikeye girmiştir.
15 Temmuz ile Türkiye’de yapmak istediklerini elde edemeyenler o gün Ortadoğunun kaderinin değiştiğini daha göremedikleri ortadadır.
Lübnan patlaması ile kolonyal devletlerin en sevilmeyi Fransa’da kendini açığa vermiştir.

İran üzerinden bölgede kalma sebebi sayan ülkelerin , bölgedeki gelişmelere göre dikkat etme noktası İran için gözükmektedir.
Ermenistan üzerinden Türkiye’nin gücünü kırmak isteyenler ile birlikte olanlar görmedikleri en önemli nokta kendi sonlarını hazırladıklarıdır.
Ortadoğunun kaderin ancak ve ancak bilinçli kendi toplumları verecektir.
Kolonyal ülkelere hizmet eden Ortadoğu yönetimleri bunu gördükleri için devamlı olarak Türkiye’yi hedef göstermekte ve atığı adımlardan rahatsızlık duymaktadırlar.
Türkiye seslerinin Ortadoğu ülkelerinin sokaklarında duyulması ile oluşan rahatsızlıklar bundan sonra Türkiye karşıtı vekalet destekli eylemlere dönüşerek cevap verecekleri bir yapı ile Türkiye karşılaşacaktır.Ancak unuttukları tek nokta Türkiye sömüren değil paylaşan ülke olduğudur.
Bir Kuşak Yol Projesi ile bölgede büyük yatırımları olan ve İran ile yaptığı son stratejik anlaşmalarla yerini dahada sağlamlaştıran Çin bölgede yeni etkin güç olarak yerini almaya hazırlanırken kolonyal devletlerin bildiklerinden geri kalmamaları çok manidardır.
Çin’in bölgeye daha güçlü olarak hemde ekonomik yatırımları ile gelmesi AB ve ABD için büyük pazar kayıpları ile enerji ve ticaret yollarındaki hakimiyetinin sona ermesi anlamı taşır ki bu durum ABD ve AB için sonun en önemli başlangıçı olarak ortaya çıkmasını sağlar.

Azerbaycan saldırısı geniş açıdan bakıldığından Çin için büyük tehdit olarak görülmelidir.Türkiye ve Azerbaycan’ı kayıp etmek istemiyorlarsa Ermenistan’a işgal ettiği toprakları terk etmesini sağlamalıdırlar.
Lübnan saldırısı ile Doğu Akdeniz’de Türkiye etkinliğinin önüne geçmek isteyenler aslında İsrail için güvenlik duvarlarını yok etmişlerdir.Bölgeye yayılacak olan toplumsal eylemler İsrail dahil olmak üzere bir çok ülkeye yayılacaktır.Kolonyal devletlere ve onların destekçilerine karşı yapılacak bu eylemler ile bölgede bir çok olaylar meydana gelmesi öngörülebilmektedir.
Mısır ile Yunanistan üzerinden Türkiye’ karşı imzalatılan sözde MEB anlaşması Mısır Devletinin hak kaybına neden olurken Yunanistan lehine olması ile Sisi yönetimi için içeride yeni toplumsal olayların başlamasıdır.
Akdeniz hakların kazanılması ,adaletin yerini dünya üzerinde bulmasını sağlayacak yeni dünya düzeninin adıdır.
AKLAR: Ortadoğunun Masum Halkları
KARALAR:Kolonyal Devletleri
HAKLAR:Bilinçlenme ve kolonyal sisteme dur diyebilme cesaretini ifade etmektedir.

Dr.Mehmet BOZKUŞ
Siyaset Bilimci

Yorumlar