KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Ahmet Arslan: UKRAYNA SAVAŞI BATI BLOKU İÇİN KARADELİĞE DÖNÜŞÜYOR

Ahmet Arslan: UKRAYNA SAVAŞI BATI BLOKU İÇİN KARADELİĞE DÖNÜŞÜYOR

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
4 0
ahmet aslan

Ukrayna Savası sağlanan silah, mühimmat ve teçhizat ile mali destek bakımından Batı Bloku için karadeliğe dönmeye başladı.

Daha önce verdiklerinin yanı sıra ABD ilaveten bin Obüs, 300 adet de Çok Namlulu Roketatar (ÇNRA) sistemi gönderecekmiş.

Savaşın birinci ayından sonra Ukrayna’nın Batının sağladığı askeri destekle önce savaşı dengeleyeceği, arkasından da Rus Ordusunu püskürteceği tahmin ediliyordu. Nitekim Nisan ayından itibaren öyle da oldu. Kiev’in banliyölerine kadar gelen Rus Ordusu püskürtüldü. Şimdi savaş Doğu Cephesinde iki ordu açısından da adeta “horoz dövüşüne” dönmüş durumda. Güneyde de Rusya’nın bazı kazanımları sözkonusu.

Savaşın ilk başlarında Batı kamuoyunda Ukrayna’ya yönelik bir sempati ve “yoğun bir destek coşkusu” vardı. Savaş uzadıkça bu destek ve sempati sönümlenmeye başladı. Hatta Ukrayna’daki Batılı gazeteciler bile bölgeyi terk ederek, çok daha düşük yoğunluklu çatışmaların yaşandığı Afganistan ve Suriye’ye geçtiler. Uluslararası basın kuruluşları artık haberleri bölgedeki yerel gazetecilerden alıyor. Batı kamuoyunun bölgeye olan ilgisi oldukça azalmış durumda.

Özellikle ABD ve İngiltere’nin askeri desteğinin zirve yaptığı süreçte güdümlü füzeler gibi bazı kritik mühimmat açısından her iki ülke de stokların azalmaya başladığına ilişkin haberler yayınlanmıştı. Polonya dışında diğer Batılı ülkelerin sembolik olmanın ötesinde kayda değer bir destekleri olmadığı için stok durumları bilinmiyor. Polonya ise silah ve teçhizat bakımından “orta ölçekli” bir ülke olduğu için daha fazla stoka sahip olamaz.

Savaşın başında dünya kamuoyunda oluşan sempati ve “destek coşkusunu” Ukraynalı siyasetçiler ve ordu bürokrasisi de fark ettiği için bunun namütenahi olacağını sandılar. Sağlanan siyasi, askeri ve mali destek de tabir yerindeyse biraz “hor kullanıldı.”

Savaşın birinci ayından itibaren elde edilen başarılar “Rusya’nın kısa bir süre içinde yenileceği” izlenimi Batı Bloku tarafından sağlanan askeri ve mali yardımların “külfet” olarak algılanmamasına sebep oldu. “Kavgada yumruk sayılmaz” hesabı herkes adeta “zafer sarhoşu” oldu ve yardımlar devam etmeye başladı.

Fakat artık son bir aydır savaş kilitlendi. Ukrayna Ordusu yeni başarılar elde edemediği gibi Doğu Cephesinde bazı küçük yerleşim birimlerini kaybetmeye başladı. Buna rağmen silah ve cephane ihtiyacının devam etmesi ise kaçınılmaz.

Son dönemde teyit edilmese de Ukrayna Ordusunun bazı taktik askeri malzemelerin sıkıntısını çektiği belirtiliyor. Güdümlü füze, uçaksavar, obüs ve tank mühimmatı kullanımında askeri birliklere kota getirildiği teyitsiz iddialar arasında.

Savaşın ne zaman sonuçlanacağı belli değil. Ukrayna’nın ihtiyacı olan silah, mühimmat ve teçhizat Batılı savunma sanayi sistemi tarafından bir süre daha sağlanabilir ama karşılıksız olan bu desteği eski coşkuyla sürdürülebilmesi mümkün değil.

Batı kamuoyunun Ukrayna’ya savaşın başındaki sempatisi olmadığı gibi. Savaştan dolayı özellikle enerji ve gıda ürünlerindeki tedarik sorunlarının giderek artması Ukrayna için bir handikaba dönüşecek gibi.

Batı kamuoyu 2. Dünya Savaşından itibaren kendi coğrafyasında hiç savaş yaşamadı. Ülkelerinin başka coğrafyalarda girdiği savaşlara ise “bilgisayar oyunu gibi” baktı. Ama savaş uzayıp, kendi günlük hayatlarını etkilemeye başladığı anda da sesini sürekli yükseltti.

Ukrayna savaşın uzadığı her gün için kullanacağı askeri ve mali her türlü kaynağı dışarıdan verilen desteklerle temin etmek zorunda.

Destek veren ülkelerin kamuoylarında eski sempatinin kalmadığı, silah tedarikçisi ülkelerin de stoklarının eridiği bu aşamayla birlikte bundan sonraki sürecin nasıl evrileceği doğrusu merak konusu.

Silah ve cephane ihtiyacı bakımından Rusya’nın durumunun ise daha sıkıntılı olduğu iddia ediliyor ve başka bir yazının konusu. Elindeki etkili ve taktik askeri malzemelerin tükendiği, 70 ve 80’li yıllarda Kızıl Meydan’daki resmî törenlerde gördüğümüz bir TIR’ın zor taşıdığı apartman büyüklüğündeki “son kullanım tarihi geçmiş” füzeleri kullandığı ileri sürülüyor.

Ahmet Arslan Kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.