KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Adil es-Salimi: Tahran, Washington’a doğrudan müzakere kapılarını kapattı

Adil es-Salimi: Tahran, Washington’a doğrudan müzakere kapılarını kapattı

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
104 0

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ile doğrudan müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Müzakere olasılığına kapıyı kapattı. Ancak açıklamada bu hafta sonu, müzakere masasına dönülebilecek bir tarih belirleme sözü verdi. Bu söz, bu ayın sonunda müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin öncekilerden daha net bir adım teşkil ediyor.

Şarkul Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzahe, 1 Kasım’da haftalık toplantısında yaptığı açıklamada, İran ile ABD arasında uzun süredir herhangi bir görüşme gerçekleşmediğini söyledi. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Mayıs 2018’de bazı görüşmeler yapıldığını belirten Hatibzade “Daha sonra herhangi bir temas veya görüşme olmadı” dedi. Hatibzade, ülkesinin, Washington’ın nükleer anlaşmadan çekilerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2231 sayılı kararını ‘ihlal ettiği’ yönündeki tavrını yinelediği açıklamasını şöyle sürdürdü:

“ABD, anlaşmayı bozmak ve İran’a uluslararası yaptırımlar uygulamak için her türlü çabayı gösterdi. Bu gerçek değişmediği müddetçe İran ve ABD arasında herhangi bir şekilde ve çerçevede temas olmayacaktır. Amerikalılardan yeterince şey duyduk.”

Said Hatibzahe, açıklamasının devamında Biden yönetiminin ‘medyadaki tavrının aksine, yeni yaptırımların uygulanmasına yol açan ve önceki yaptırımları geri getiren azami baskı politikasını sürdürdüğünü’ de vurguladı.

Viyana’da altı tur süren nükleer müzakereler, İran tarafından 20 Haziran’da durdurulmuştu. Tahran yönetimi, aşırı muhafazakâr Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin seçimleri kazanmasının ardından, kasım ayı sonunda müzakere masasına döneceğini duyurdu. Hatibzade yeni hükümetin istikrarı sağlandıktan ve gerekli çalışmaların yapılmasının ardından, müttefiklerden tavsiyelerin alındığını söyledi. Görüşmelerin koordinatörü ile istişarelerde bulunulması sonrasında kasım sonundan önce yaptırımların kaldırılması için müzakerelerin başlayacağını duyurdu. Sözcü, başta Çin olmak üzere müttefiklerle istişarelerin önemi nedeniyle geçen hafta kesin tarihin belirlenmediğini söyledi. Hatibzade, “Biz ve Pekin yakın istişarelerde bulunduk. Brüksel’de ise İran’ın Çin dahil tüm taraflarla istişare etmek istemesi dolayısıyla kesin tarihi belirtmedik. Son tarih bu hafta onaylanacak” diye konuştu.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Müdürü Rafael Grossi’nin ziyaret tarihine ilişkin net bir yorumda bulunmayan Hatibzade topu İran Atom Enerjisi Kurumu’nun (İAEK) oyun sahasına attı. Sözcü şu ifadeleri kullandı:

“UAEA ile ilişkilerimiz profesyoneldir. İran, UAEA ile iletişim halindedir. Grossi’nin ziyareti, İAEK tarafından kesinleşirse, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüşmeye sahne olacak. Bu konuda bir engel yok.”

Ancak 1 Kasım’da akşam saatlerinde Abdullahiyan’ın koronavirüse yakalandığı ve karantinaya girdiği belirtildi.

Dört Batı ülkesi (ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya), geçen cumartesi günü Roma’da düzenlenen G20 Zirvesi’nin oturum aralarında yapılan toplantılarda Tahran’ın programıyla ilgili ‘büyük ve artan endişelerini’ dile getirdiler.

Said Hatibzade, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirtti. AFP’ye göre Hatibzade, “Açıklamada belirtilenin aksine zenginleştirilmiş uranyum üretimi barışçıl amaçlarla kullanılmaktadır” ifadesini kullandı.

Hatibzade, geçen haftalarda olduğu gibi gazetecilerin İran ve Suudi Arabistan arasındaki görüşmeler hakkındaki sorularına maruz kaldı. Sözcü açıklamasında yalnızca, ‘görüşmelerin ciddi ve şeffaf olduğunu’ söylemekle yetinirken İran’ın Körfez- Lübnan ilişkilerindeki krize dair tutumuna ilişkin bir soruya da “İran ve Suudi Arabistan arasındaki görüşmeler ikili ve bölgesel. Herhangi bir tarafla dostlarımız hakkında konuşmayacağız” yanıtını verdi.

CENTCOM’dan açıklama

Bu hafta başlarında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Hava Kuvvetleri’nin ‘Rockwell B-1 Lancer’ bombardıman uçağı tarafından yönetilen müttefik savaş uçaklarının bölge suları üzerinde beş saat boyunca bir hava devriyesi yaptığını duyurdu.

Hatibzade konuya ilişkin ABD bombardıman uçaklarının Ortadoğu’ya dönüşünü önemsemedi. “Bu konuyu dikkatle takip ediyoruz. Bu uçuşlar sadece renksiz ve tatsız bir geçit törenidir. Bundan daha fazla üzerinde durulmasını hak etmiyor” ifadesini kullandı. dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, nükleer silah üretimine giden yolu kesmek için İran topraklarının derinliklerine saldırılar başlatma beklentisiyle İsrail ordusuna 1,5 milyar dolarlık bir bütçe tahsisi yapılması meselesine de değindi. Said Hatibzade, “Siyonist oluşum İran’ın yeteneklerini çok iyi biliyor ve kendi sınırlı yeteneklerinin de farkında. İran’ın şaka yapmayacağını veya güvenliğinden taviz vermeyeceğini biliyorlar” dedi.

ABD’li yetkililer son zamanlarda, ülkelerinin, bölgedeki müttefikleriyle iş birliği dahilinde, diplomatik sürecin başarısız olması halinde İran ile ilgili ‘başka seçenekler’ üzerinde çalışacağını yineliyor. Tahran’ın kendisine karşı askeri harekatın bu ‘diğer seçenekler’ arasında olabileceğine inanıp inanmadığı sorusuna yanıt veren Hatibzade, “ABD, tek seçeneğinin devletlerin haklarına saygı göstermek olduğunu diğer tüm taraflardan daha iyi biliyor” diyerek İran’ın ‘askeri ve güvenlik yeteneklerine güven duyduğunu’ vurguladı.

İran-Çin görüşmeleri

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri de Çinli mevkidaşı Ma Zhaoxu ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “İran ve Çin, ABD yaptırımlarının yasa dışılığı konusunda ortak bir tutuma sahip” dedi. İranlı yetkili, Çin’in olumlu duruşuna övgüde bulunurken, iki tarafın ‘İranlı şahıslara ve kuruluşlara ve üçüncü taraflara yönelik yaptırımları kaldırmayı ve yaptırımların tekrarlanmamasını sağlamayı’ ele aldığını kaydetti.

Diğer yandan reformist gazeteciler, yeni hükümetin dış politikaya yaklaşımına yönelik eleştirilerini sürdürdü. ‘Arman Meli’ gazetesi, hükümeti ‘şeffaf bir dış politika stratejisi sunmamakla’ eleştirdi. İran’a yönelik uluslararası eleştirilere yol açan nükleer müzakerelere ilişkin karar almadaki ‘gecikme ve ertelemeye’ de eleştiride bulundu.

Uluslararası İlişkiler Analisti Biro Müctehidzade duruma dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hükümette nükleer müzakereler konusunda ciddi bir kararlılık görmüyorum. Diğer yandan müzakere ekibi de yeterince yaratıcı değil. Yeni hükümetin dış politikasında önceki hükümete göre bir değişiklik yok. Bu durum, sadece yeni hükümeti ilgilendirmiyor. İslam Cumhuriyeti’ndeki tüm hükümetler de bu yolu takip ediyor.”

Adil es-SalimiŞarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.