KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Adil es-Salimi: Reisi hükümeti iç savaş veriyor

Adil es-Salimi: Reisi hükümeti iç savaş veriyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 8 dk okuma süresi
65 0

İran’da Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi hükümeti, 2015 nükleer anlaşmasıyla ilgili Viyana görüşmelerinin yeniden başlamasıyla, resmi anlatısını desteklemek için bir iç savaş veriyor. Devlet medyası ise eski hükümetten miras kalan imajdan sıyrılmak için yeni hükümetin masadaki taleplerine bağlılığını yoğunlaştırmakta ısrar ediyor. Ancak aynı zamanda hükümet çevreleri, yaptırımlar sonucunda hükümetin ekonomik açığının bir sonucu olarak ciddi yaşamsal zorluklardan şikâyet eden İran sokaklarına bunu pazarlamada, müzakerelerin başarılı olmayacağı ihtimalini gündeme getiriyor.

Hükümetin sözcüsü sayılan ‘İran’ gazetesi, baş makalesinde, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin ‘nükleer anlaşmaya geri dönmek için herhangi bir aciliyet göstermediğini ve aylarca süren duraksamadan sonra dolaylı müzakerelerin başlayıp altı turun sonunda sonuçsuz şekilde sona erdiğini’ yazdı. Gazete, “ABD, ciddi müzakereler için gerekli siyasi iradeyi gösterirse uygun zamanda bir anlaşmaya varılabilir. Aksi takdirde müzakereler sonuçsuz kalabilir ve yeni uluslararası ve bölgesel koşullarla karşı karşıya kalırız” ifadelerine yer verdi.

Gazete, ABD yönetimi karşısında iki senaryo bulunduğuna dikkati çekerken, bu senaryoların ilkinin, ‘nükleer anlaşmanın uygulanmasına geri dönüş’ ve ‘yaptırımların kaldırılması ve geri çekilme konusunda güvence verilmesi’ hususlarında İran taleplerinin karşılanması olduğunu belirtti. Gazete ayrıca, ABD yönetimini ‘yaptırımların kaldırılmasını engellemek’ ve ‘nükleer anlaşmanın siyasi olduğunu ileri sürerek güvence vermeyi reddetmek’ ile suçladı. Gazeteye göre anlaşmanın yeniden canlandırılması, bu iki talebe bağlı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan da geçtiğimiz Pazartesi günü bu durumu dile getirdi.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde gazete, petrol fiyatlarının düşeceğini ve istikrarsızlıktan kaynaklanan bölgesel gerginliklerin azalacağını tahmin ediyor. Gazeteye göre bu durum, İran ve Körfez’deki komşuları da dahil olmak üzere bölgesel etkileşimi sağlayacak ve bölgesel istikrarı artıracak. İsrail ise bunu, istikrarsızlaştırma ve kriz yaratma politikasına karşı olarak görecek.

İkinci seçenek ise müzakerelerin başarısız olması. Bu çerçevede “Yaptırımlar, eskiden olduğu gibi etkisiz olacak ve ABD, bunların etkili olmasını beklememeli” diyen gazete, “Bu hamlenin devamı, Demokratların gücünde ciddi bir düşüşe, bölgesel ve uluslararası düzeyde etki ve güçlerinin aşınmasına yol açacaktır” ifadelerini içerdi. Bölgesel düzeyde bu durumun, ‘güvensizliğe ve silahlanma yarışının başlamasına’ yol açması bekleniyor. Uluslararası düzeyde ise Washington ile Moskova ve Pekin arasındaki anlaşmazlıkların daha da kötüleşmesi ve bunun da ‘yaptırımların etkisini ciddi şekilde zayıflatması’ bekleniyor. Ancak diğer taraftan İsrail’in bu durumu, memnuniyetle karşılayacağı ve bunu, ABD’deki nüfuzunun kanıtı olarak nitelendireceği belirtildi.

Gazete, üçüncü bir seçenek olarak ‘geçici bir anlaşmaya’ dikkati çekerken, Tahran’ın ‘yaptırımları kaldırmadan herhangi bir anlaşmayı umursamadığına’ dikkati çekti. Aynı şekilde gazetede, “ABD ayrıca, yaptırımları geçici bir anlaşma çerçevesinde kaldırmaya hazır değil. Nihai anlaşmada ele alınmasını talep edecek. Bu da bu seçeneği pratikte olası kılmıyor” ifadelerine yer verildi. Birinci ve ikinci seçeneğe gelince gazete, ilk seçeneğin ‘ABD’nin takip edebileceği tek seçenek’ olduğunu belirtirken, “ABD yönetimi, müzakereler için geç kaldığı zaman ikinci seçeneği denedi” dedi.

İran gazetesinin baş makalesi, ‘Viyana’dan altıncı geçiş’ müzakerelerinin yeniden başladığına dair bir başlık altında geldi. Başlık, Abdullahiyan’ın eski hükümet dönemindeki altı turun sayfasının çevrildiğine dair ifadelerine atıfta bulundu.

Önceki turların geride bırakılmasının önemli olduğu belirtilen gazetede, “ABD, nükleer anlaşmayı İran karşıtı talepler için bir platform olarak kullandı. Joe Biden, kampanyasında nükleer anlaşmayı güçlendirmek, genişletmek ve ülkemizden bölgesel ve güvenlik (füze) ayrıcalıkları elde etmek istediğini söyledi” ifadelerine yer verildi. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın, İran’ın balistik ve bölgesel füze faaliyetlerini ele almak da dahil olmak üzere anlaşmanın uzatılması ve güçlendirilmesine ilişkin önceki açıklamalarından alıntı yapıldı.

Gazeteye göre eski baş müzakereci Abbas Arakçi’nin müzakere ettiği altı tur, nükleer anlaşmadaki kısıtlamaları genişletmek, füze programını ve bölgesel sorunları ele almak’ da dahil, nükleer anlaşma dışına çıkan ABD talepleriyle karşılaştı.

Öte yandan ‘Jahane Sanat’ gazetesi ise, mevcut hükümetin, önceki hükümetin faaliyetlerini sabote etme girişimlerini eleştirdi. Gazete, “Dışişleri Bakanı, 28 Aralık’ta müzakerelerin adının değiştirileceğini ve altı turun adının silineceğini belirtti” açıklamalarını aktardı.

Gazeteye göre Dışişleri Bakanlığı’ndaki bakan ve yardımcılarından oluşan ekibin ve nükleer anlaşmanın tüm muhaliflerinin ‘davranış ve tavırları’, eski diplomatik ekibin stratejisinin bir parçası. Bu davranış ve tavırlar, reformlara karşı çıkan vatandaşları ve mevcut akımın toplumsal tabanını ajitasyona uğratmak istediklerini gösteriyor. Gazetede ayrıca, “Önceki müzakerelerin özüne inen analizler ve haberler nasıl olursa olsun İran vatandaşlarının, müzakere sürecinde aktif olan herhangi bir diplomatik grup veya siyasi kanadı önemsemediği unutulmamalıdır. İranlıların, şüphesiz müzakerelerle ve ‘Abdullahiyan’ın mı, Bakıri’nin mi, Zarif’in mi yoksa Arakçi’nin mi ABD’li ve Avrupalı liderlerle müzakere edeceği’ konusunda hiçbir sorunu yok. Vatandaşların karşılaştığı güçlükler, yaptırımların ve sonuçlarının omuzlarından kalkması ve diğer ülke vatandaşları gibi kaygı duymadan normal hayatlarına devam etmeleriyle ilgilidir” denildi.

Aynı şekilde ‘Arman Meli’ gazetesi ise, baş makalede hükümet ve yandaşlarının, her şeyin yerli yerinde olduğu algısına sahip olduklarını, ancak önceki hükümetin bunu yapmak istemediğini belirtti. Gazetede, “Hepimiz daha güçlü bir konumla müzakere etmek istiyoruz. Ama bu güçlü konum, toplumun olağanüstü baskılara maruz kalmasını gerektiriyor. Toplum, herhangi bir baskıya katlanabilseydi ve baskılardan etkilenmeseydi, Batılıların her türlü cezayı vereceğini söyleyebilirdik. Yolumuza devam ediyoruz, ama şu anda insanlara bundan daha fazla baskı yapılamaz” ifadelerine yer verildi.
Adil es-Salimi

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.