Türkləri Avropadan qovmaq planı

Ankara saldırısının kritik soruları

“Avropa referendumu bəhanə gətirib”

İSRAİL İRANI VURARSA, İRAN DA…

Açık Rapor; Oded Yinon

Gündem 3 Eylül 2019
1.033

İsrail Dış İşlerinde uzun süre stratejik uzman olarak çalışan Oded Yinon, 1980’lerde İsrail için “Milli Strateji” başlığı adı altında bir rapor yayınlamıştır. Raporu yazma amacı, Ortadoğu olmak üzere bütün Müslüman ülkelerini parçalayarak sınırlarının yeniden çizilmesi gerektiğini, İsrail için Ortadoğu’yu ve dünyayı güvenli bir konuma getirmeyi ve İsrail’i daha da büyük bir devlet haline getirmeyi amaçladığını açıkladı.
Oded Yinon 1982’de Kivunim’de (Enformasyon Dairesinin İbranice Yayın Organı) bir rapor yayınlamıştır. Rapora göre, “…Orta doğu bölgesi, her biri birbirine düşman azınlıklardan ve etnik gruplardan oluşturulmuş 19 devlete bölünmüştür. Dolayısıyla her Müslüman Arap devleti içten etnik ve mezhepsel bölünme tehdidi altındadır. Sosyolojik anlamda Suriye milleti ya da Irak milleti gibi bir millet olgusu yoktur. Bu devletlerin sınırları içinde farklı dini ve etnik gruplar vardır. Irak Suriye’den daha güçlüdür. Yakın gelecekte İsrail için en büyük tehdit Irak’ın gücüdür. Bizim için Irak’ın bölünmesi, Suriye’nin bölünmesinden daha önemlidir.” demiştir.
İsrail, stratejilerini Irak’ın Ortadoğu’daki konumuna ve çalışmalarına göre geliştirdi. Çünkü Irak’ı Ortadoğu’da bir tehlike olarak gördüler ve Irak’ı Kürtler, Şiiler ve Müslümanlar olarak 3’e bölünmesini planladılar.
Yinon, 1991 Körfez Savaşından sonra Irak’ın durumunu şu sözlerle açıklamıştır: “Irak zengin petrol ve doğal gaz kaynakları, etnik ve mezhepsel farklılıklarıyla İsrail için sağlam bir hedef olmaya adaydır. İsrail için Irak’ın bölünmesi Suriye’nin bölünmesinden çok daha önemlidir. Irak, çoğunluğun Şii, yönetici azınlığın ise Sünni olmasına karşı özde komşularından farklı olmayan bir ülkedir. Nüfusun % 65’nin iktidara hiçbir katılımı yoktur. İktidar %20’lik bir seçkin Baas partisinin elindedir. Irak-İran savaşı Irak’ı parçalanmaya götürecek güç kayıplarına ve çökmesine sebep olacaktır. Ayrıca Irak’ın kuzeyinde büyük bir Kürt nüfusu vardır. Yönetimin ordu üzerindeki hakimiyetini ve petrol gelirini kaybettiği takdir de, Irak’ın geleceği Lübnan’ın geleceğinden farksız olacaktır. İktidar %20 Sünni grubun elindedir. Irak etnik ve mezhepsel olarak parçalanacaktır; kuzeyde bir Kürt Devleti, ortada bir Sünni ve güneyde Şii devleti… İktidardaki güçlü askeri rejim dışında Suriye’nin, temelde Lübnan’dan hiçbir farkı yoktur. Suriye’nin, kıyısında bir Alevi devleti, Halep bölgesinde bir Sünni devletine bölünmesi kaçınılmazdır” (Skakak, 2004:4).
Yinon planına göre amaç Müslüman devletleri parçalamak ve bu devletleri zayıflatmaktı. Siyonist gruplar, Yinon Planı çerçevesinde bu amaca uygun olarak “Büyük İsrail” projesini gerçekleştirmeyi hedefliyorlardı. Donald Trump’ın, ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması da İsrail yerleşim yerlerinin genişlemesine ve “Büyük İsrail” projesinin uygulanması için kolaylık sağlamış oldu.
Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünü fırsat bilen Fransa ve İngiltere, bilinçli olarak Ortadoğu bölgesindeki devletleri mezhepsel gruplarına göre birbirleri ile çatışmasını sağlamak için 19 bölgeye ayırmış ve şu an yaşanan çatışmaların zeminini oluşturmuştur. Bu ülkelerin çoğu bağımsızlıklarını başka ülkelerin yardımlarıyla elde etmiştir. Bağımsızlıklarını elde eden ülkeler, bir devletin yönetilmesi için gerekli bilgilere sahip değillerdi ve devletin yönetimini Avrupa’da eğitim gören seçkin sınıflardan olan insanlar üstlendirmişlerdi. (Hourani, 2000, 466)
Yinon raporuna göre, Ortadoğu’nun azınlık ve etnik gruplardan meydana gelen yapısı birbirleriyle çatışmaya ve parçalanmaya çok müsait olduğunu ileri sürüyor ve Müslüman Arap devletlerinin her an bir iç savaş ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. (Shakak, 2004:5)

Dönemimizde yaşanan sorunları 100 yıl önce o dönemin İstanbul Milletvekili olan Hüseyin Rauf Bey şöyle öngörmüştür; “..İngiltere Hükümeti, bir kararı yüz sene için verir ve yüz sene bu kararı husule getirmek için çalışıyor. İngiltere Hükümeti harbi umumide milli mücadelemizde ve sulh müzakeratı esnasında muhtelif kanaatlerle bunu izhar etmiştir. Türkiye Halkı ile İngiltere silahla dokuz sene uğraşmış yenememiştir. Fakat doksan bir sene daha olduğunu kabul etmemiz lazımdır… Alem olarak İngiliz diyoruz. Fakat diğerlerini de bu siyasete mürevviç ve taraftar bilelim. Efendiler İngilizlerin bu noktada bir kere içimize girdikten ve Türklüğü birbirinden ayırdıktan sonra tahminlerine göre ayrıca Türklük içinde de mezhep ihtilafı çıkararak, Şiilik ve Sünnilik ihtilafı çıkararak Türklüğü içinden ikiye ayıracaktır. Tehlikenin biri, çok mühimi de budur efendiler..”
Irak bugün 3’e bölünmüş bir durumda karşımıza çıkıyor çünkü kuzeyinde Kürt Devletini, güneyinde Şii Devletini ve orta kısmında da Sünnileri barındırıyor. Bu durumun sebebi olarak Ortadoğu politikası izleyen ülkeleri seçebiliriz (ABD ve İngiltere). 1982’de yazılan Yinon raporunda da Irak ve Suriye’yi bölme hedeflerinin yüz yıl önceden planlanmış bir hedef olduğunu açıkça görebiliriz.
Raporda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Mısır’dır. Aslında İsrail ve Mısır arasında 1978’de Camp David barış anlaşması imzalanmıştı. Fakat raporun bu anlaşma adı altında yürüteceği farklı stratejik planları var. İsrail’in amacı, Mısırı çekilmeye zorlayıp Sina Yarımadasını işgal etmektir. İsrail bu amacını gizli tutmamış ve hatta İsrail Savunma Bakanlığında görev yapan David Irvi’in açıklamasıyla da pekiştirmiştir. Irvi’nin açıklaması ise şöyledir; “Camp David bir ateşkesti, savaş ihtimali her zaman gündemdedir”.
Oded Yinon raporu kendini belli ettiği çerçeve de yorumlanmıştır ve yorumlar aslında raporun masum bir rapor olmadığını, stratejiye dayandığını belirtmekte ve Ortadoğu’nun konum açısından olan şansını ele geçirmeye çalışmaktadır.
İsrail parlamentosu 2018 Temmuz ayında Yahudi Ulus Devleti hakkında bir yasayı kabul etmişti. Yasaya göre; İsrail tüm dünyada Yahudilerin anavatanı olarak kabul edildi. Kendi kaderlerini tayin hakkı sadece Yahudilere ait kaldı. Arapça resmi dil statüsünden kaldırıldı. Bu yasa, Filistinliler için olumlu hiçbir madde barındırmamaktadır. Rapora ve günümüze kadar yaşanılan Ortadoğu olaylarına baktığımızda bundan karlı çıkan bir İsrail görüyoruz. Ortadoğu’nun ise bugüne kadar sakin kaldığı hiçbir an olmamıştır. Gerek savaş, gerek katliam gerekse baskı, göç gibi akıl almaz olayları fazlasıyla yaşamış bir bölgedir. Ortadoğu bölgesinde sadece iç değil dış politikalarda çok önemlidir. Tabi ki yaşanılan şeyler göz önünde bulundurulduğunda Ortadoğu’nun dış politika yapabilmesi dış faktörlerden bilgi edinebilmesi zor fakat imkansız değildir.
KAYNAK:
Acar, Ünal, ODED YİNON’UN “İSRAİL İÇİN BİR STRATEJİ RAPORU”NUN DEĞERLENDİRİLMESİ
http://www.pau.edu.tr/zyilmaz/tr/sayfa/israilin-ortadogu-projesinde-neler-var
https://www.davamizkudus.org/kudus/arsiv-dosyalar/oded-yinon-plani-kanli-strateji/
İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 4.sınıf öğrencisi
Kafkassam Stajyeri Ebru ÇELİK

Yorumlar