KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Abdullah BUKSUR: Son Gelişmeler Işığında Türk Birliği ve İran

Abdullah BUKSUR: Son Gelişmeler Işığında Türk Birliği ve İran

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
26 0

Gelinen noktada, “Türkiye, Çin Seddinden Adriyatik’e, oradan sahra Afrikasına uzanan medeniyet coğrafyamız da büyük sofrasını kurabilir mi?” Sorusuna bütün dünya cevap aranıyor.
Türkiye öncelikli olarak Türk devletlerini bir araya getirme çabaları, buna Rusya’nın karşı olduğu hatta “bir öğrencinin Türkçe öğrenmesi, kültür sanat ve spor faaliyetlerinden biz neden rahatsız olalım” “Türkiye’nin, Türk Birliği Hedefi yok” diyerek bunun konuşulmasına bile tahammülünün olmadığını ortaya koyuyor.
Ancak bunu sadece Rusya mı istemiyor? Hayır. Bu birlikten en büyük rahatsızlık duyan İran adlı ülkedir. Bunun en büyük nedeni nüfus yapısından kaynaklanmaktadır. İran Platosun da yaşayan insanların en büyük gurubu Türklerdir.
Jeopolitik durum gereği Türkiye ne kadar güçlü olursa olsun, Rusya, Çin ve İran beraberliğine tek başına karşı duramaz. Ancak Türkiye dış politikasını doğru kurgularsa İsrail, İngiltere gibi ülkelerle işbirliğine gidebilir mi? Son zamanlarda raporlar yayınlanan Doğu Türkistan küresel mekanizmalar üzerinden mücadele yürütülmesi önemlidir.
“Türkiye Türkistan coğrafyasın da olan kardeşleri ile bir araya gelme gayreti olduğu, yapılan çalışmalarda görünüyor. “ diyen raporlar ne kadar gerçeği yansıtıyor. Fransa Devleti adına konuşan Makron “Türkiye Kuzey Kafkasya ya yerleşerek Türk Birliği kurmak istiyor.”
Tahran Karabağ savaşında bölgede üçüncü bir gücü bölgede istemediklerini defalarca açıklamasına rağmen, Türkiye ve Azerbaycan’ın kararlı tutumuyla susmak zorunda kalmıştı. Daha sonra “Türkiye bazı terör guruplarını bölgeye göndermiştir yalanını uydursa da bir sonuç alamamıştır. Şimdi ise Azerbaycan sınırında yaptıkları tatbikatla ilgili yaptıkları konuşmada, “beş bin roketle Bakü yü yerle bir edebileceklerini, coğrafyadan silebileceklerini” içeren bir dil kullanmaya başlamıştır.
Tahran şimdiye kadar dini siyasallaştırarak, iktidarları için 40 milyon Azerbaycan Türk‘ü üzerinde bir otorite kurmak için araçsallaştırmıştır. Şimdi bu politikanın sonuna gelinmiştir. Tahran yönetiminin Azerbaycan Türklerinin vatan topraklarını geri alma mücadelesine taraf olmak bir yana, Hıristiyan Ermenistan’ı desteklemeyi seçmiş, bu tercihinde ısrarcı olduğunu şu ana kadar yaptıklarıyla ortaya koymuştur.
Türkiye’nin yeni Jeopolitik gereği Rusya, Çin, beraberliğine İran beraberliğine karşı tek başına duramayacağı açıktır. Türkiye böyle bir ittifaka, sınırlı gücü ile karşı durmayı başarabilir mi? Rusya Türk mallarına çok yüksek uygulamakta. Dünya da yaşanan değişim, Türk Birliğini daha önemli hale gelmiştir. Doğu – Batı kampından farklı olarak üçüncü bir kamp olarak Türk birliği ortaya çıkabilir mi? Türkiye’nin oluşturulmuş gündem de figüran olmayı kabul edecek mi? Türkiye’nin ekonomik, askeri ve politik anlamda kapasitesi kendi projesini hayata geçirmeye gücü yeter mi?
İran Azerbaycan sınırında yaptığı Hayber Askeri tatbikatı ile Pers hayali yeniden depreştiği görünüyor. İran 900 yıl Türklerin hakimiyetinde kalmıştır. 1923 yılında Şahla, 1979 da ise Şia temelli yönetimine geçiyor. Bu rejim ABD ve İsrail ile kapı arkası ilişkiler sürdürdüğü zaman, zaman ortaya çıkıyor. İran, dini lideri Ali Hamaney, ülkesinin Azerbaycan sınırı yakınında askeri tatbikat düzenleme kararını savunurken, bu saldırgan tutumlarını İran’ın düşmanı Azerbaycan ile İsrail arasındaki yakınlaşmayla ilişkilendiriyorlar.
Hamaney, “Yabancı orduların kendi çıkarlarını korumak için bölgedeki askeri varlığına izin verilmemelidir” diyerek, isim vermeden İran’ın İsrail le rekabete bağlı askeri tatbikatlara başlayacağını belirterek, kuzeybatısındaki bölge ülkelerine değindi. Hamaney, Ortadoğu’da yabancı güçlerin varlığının ‘yıkım kaynağı’ olduğunu belirterek, komşu ülkeleri bağımsız kalmaya ve birlik olmaya davet etti.
İran, Azerbaycan’ın, Ermenistan’la girdiği savaşta kazanımlar elde etmesine yardımcı olan insansız hava araçları ve diğer yüksek teknolojili silahlar satan İsrail ile ilişkilerinden endişe ettiğini; İran Kara Kuvvetleri Komutanlığı, ülkenin kuzeybatısında Azerbaycan sınırına yakın bir bölgede askeri tatbikat düzenliyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İran’ın daha önce sınırda düzenlediği tatbikatlara gösterdiği tepkinin ardından gelmesi dikkati çekti.
İran Tuğgenerali Kiyomers Haydari, “İyi komşuluk ilişkilerine saygı duyuyoruz ancak bölgede Siyonist rejim unsurlarının ve DEAŞ’dan kalma teröristlerin varlığına müsamaha göstermeyeceğiz” ifadeleri izah edilemez niteliktedir.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Anadolu Ajansı’na (AA) röportaj veren Aliyev, İran’ın Azerbaycan sınırına yakın askeri tatbikat yapmasını şaşırtıcı bulduğunu söyledi. Tatbikatın egemen haklarını olduğunu da sözlerini ekleyen Aliyev, “Neden şimdi ve neden bizim sınırımızda?” sorularını sordu.
Son gelişmeler Azerbaycan üzerinde İran etkinliği kırılınca, iç karışıklığı planladığı açıktır. Türkiye – Pakistan – Azerbaycan tatbikatı, İran’ı rahatsız etti. Ama adını böyle koyamadı. Bunun adını İsrail Azerbaycan yakınlaşması koydular.
(BM) Birleşmiş Milletler projesi olan, Avrupa Birliği tarafından finansa ettiği “Otto Kara Mayınlarını Temizleme” anlaşması çerçevesinde sınırda ki mayınları temizlenmeye başladı. Suriye de sınırdaki kara mayınları temizlendikten sonra neler olduğu ortada.
Görünen o ki, olayların sonun da İran rejiminde Türkler etkin olacaktır. Seçme ve seçilme özgürlüğünün uluslararası standartlarda seçim yapılması halin de Türkler iktidar olacaktır. O zaman İran Türk Birliği içinde yer alacaktır.


Dr. Abdullah BUKSUR
İnsan Hakları Experti

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.