KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Türkiye
  4. »
  5. Abdulhakim Günaydın: Taleplerin yerine getirilmesi S-400’e bağlı

Abdulhakim Günaydın: Taleplerin yerine getirilmesi S-400’e bağlı

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 10 dk okuma süresi
70 0

“Görüşmede daha çok F-16’lar gündeme geldi. F-16’ların elimizdekilerin modernizasyonu veyahut da yeni F-16’lar verilmesi konusu gündemimize geldi. Bu konuyla ilgili de Sayın Biden’ın olumlu yaklaşımını gördüğüm gibi, olayın bir diğer boyutu da malum, Temsilciler Meclisi olsun, Senato olsun dedik ki artık her iki tarafta da sizin ağırlığınız var, biz sizden gerekli bu noktada ihtimamı bekliyoruz.”

Bu sözler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait.

Erdoğan, bu sözleri G20 Liderler Zirvesi sonrası düzenlediği basın açıklamasında söyledi.

Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden görüşmesinde bazı konular gündeme geldi ama masadaki soruların hangilerinin çözüleceği netlik kazanmadı.

İki ülke arasında son yıllarda büyük kriz yaşanıyor. Zaman zaman karşılıklı açıklamalarla zirve yapan gerginliğin birçok nedeni var.

Türkiye birçok defa istemesine rağmen ABD, hava savunma sistemi Patriot vermedi.

Türkiye de bunun üzerine Rusya’dan S-400 aldı. Fakat S-400’ler aktifleştirilmedi. Şu anda hangarda bekletildiği belirtiliyor.

S-400’lerin alınması ABD tarafından “kırmızı çizgi” olarak görüldü.

NATO üyesi bir ülkenin, ittifakın silah sistemlerine zarar vereceği iddiasında ısrar ederek S-400’ün kurulmasını istemiyor ABD.

Türkiye ise geçmişte bir NATO üyesi olan Yunanistan’ın S-300 aldığını hatırlatarak sorunun büyütülmemesini istiyor.

Gerginlik Türkiye’nin yıllardır bir parçası olduğu F-35 projesinden çıkartılmasına kadar gitti.

ABD, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımları uyguladığı gibi Ankara’nın F-35 için ödediği bir milyar 400 milyon doların nasıl ödeneceğine dair de bir açıklama yapmadı.

Sadece bu da değil. Ayrıca ABD, Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen yıllardır Suriye’deki Kürtlere silah desteğinde bulunuyor.

ABD’de deva eden Halkbank davası da kriz konularından biri masada olarak duruyor.

Bütün bu sorunlara çözüm bulunmamışken bir de ABD’nin aralıklarla insan hak ve özgürlükleri konusundaki çağrısı da Ankara ile ilişkilerin gerilmesine neden oluyor.

Erdoğan açıklamasında 10’larca yıllık olduğu ifade edilen F-35 projesine pek değinmese de görüşmede F-16’lar ve kitleri için “yeşil ışık” yakıldığı ifade edildi.

Ancak Beyaz Saray, kriz konularının Temsilciler Meclisi ve Senato ayağı olduğu vurgusu yaptı.

Yani sorunların “yasal süreç” içerisinde o da ancak çözüm adresi olarak gösterilen kurumlarından alınacak kararlarla çözülebileceği ifade edildi.

Türkiye’nin F-35’ler için ödediği bir milyar 400 milyon doları iade edilecek mi?

Talep edilen F-16 modernizasyon kitleri veya savaş uçakları verilecek mi?

ABD Senatosu’nda Türkiye karşıtı çok fazla senatöre rağmen, Ankara’nın talep ettiği silah ve savaş uçakların satışına onay çıkar mı?

Askeri ve uluslararası ilişkiler uzmanları konuyu Independent Türkçe’ye değerlendirdi.

“Hiçbir sorun için somut bir çözüm ortaya konmadı”

Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, görüşmeden somut bir sonucun çıkmadığı görüşünde.

İki liderin görüşmesinin sadece siyasi açıdan bir yumuşama yarattığını kaydeden Kuloğlu, “Bunun dışında bir gelişme olmadığı kanaatindeyim” dedi.

Türkiye-ABD ilişkilerinin iyi olmadığını, elçiler krizinden sonra daha da gerildiğine değinen Kuloğlu, “Diplomatik çözüm bulmak suretiyle mesele biraz yumuşayınca ikili görüşme gerçekleşti. Yoksa yumuşama olmasaydı görüşme gerçekleşmeyebilirdi. Ama sorunlar itibariyle baktığımız zaman hiçbir sorun için somut bir çözüm ortaya konmadı” diye konuştu.

“Özellikle Suriye’nin kuzeyindeki terör devleti oluşumu ve ABD’nin PKK/PYD’ye vermiş olduğu destekte herhangi bir gelişme olmadı” diyen Kuloğlu, “ABD’nin bu destekten vazgeçtiğini düşünmüyorum. Türkiye’nin ve Suriye Milli Ordusu’nun kontrol ettiği bölgelere karşı yapılan terör saldırıları devam ettiğinden Ankara’nın bir operasyon yapma durumu vardı. Operasyonun yapılıp yapılmayacağı, ne zaman ve nasıl yapılacağı hususunda kesin bir durum ortaya çıkmadı” ifadelerine yer verdi.

“F-16’ların modernizasyonu onaylanabilir”

“Uçak konusuna gelince F-35 programına geri dönüş herhalde olmayacak” yorumu yapan Kuloğlu, çünkü ifadelerden bunun anlaşıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Aslında F-16’larda iki konu var. Birincisi yeni 40 F-16 uçak almak. İkincisi ise 80 uçağın modernizasyonu. Bu konuda da ‘komisyonlar çalışacak ve bir sonuca varılacak’ diye söylendi. Yani iş komisyona havale edildi. 40 tane yeni uçağın onaylayacağı hususunda pek emin değilim ama belki tamamen ilişkileri koparmamak için 80 tane uçağın modernizasyona tabi tutulması konusunda bir çalışma yapılabilir. Bu gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum.”

“Ankara Batı kampından yana kesin bir tavır koymadan ABD adım atmaz”

Esenyurt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sait Yılmaz da Kuloğlu’yla benzer görüşte.

Prof. Dr. Yılmaz, iki ülke ilişkilerinin iki kapsamda ele alınması gerektiğine dikkati çekti.

Her ne kadar görüşme yapılsa da ABD’nin küresel ölçekte dünyaya bakışının Türkiye’den ayrı tutulamayacağını ifade eden Yılmaz, “ABD bu yeni yönetimiyle özellikle stratejik-jeopolitik açıdan Çin ve Rusya’yı hedef alan bir anlayışta. Bu kamplaşmasında da müttefiklerini kendisinin yanında olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırıyor. Yani arada ülkeler bırakmıyor” dedi.

Meseleye bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin Batı kampından yana kesin bir tavır koymadan ABD’nin Ankara’nın istediği adımları atacağını düşünmediğini aktaran Yılmaz, “Yani bu daha çok bir kutupta yer alma konusu ve Türkiye’nin Rusya ile olan yakınlaşması ve S-400 alması gibi… Bunlar Batı ittifakının kabul etmeyeceği sorunlar olarak ortaya çıkıyor. Türkiye bu konuda kesin bir tavır almadan meselelerde bir gelişme olacağını zannetmiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“İpe un serpmekten farklı bir şey değildir”

Türkiye’nin ABD’den istediği F-35, F-16 veya silahlarının alabilmesi için bir süreç gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu süreçte komite çalışmaları hazırlıyor ve bunu kongreye sunuyor. Eğer kongreden 30 gün içerisinde bir ses çıkmazsa bu kabul ediliyor ama Türkiye’nin bugünkü ilişkileri bakımından gerek Rum gerekse de Ermeni lobisi ya da diğer lobiler buna itiraz edeceklerdir. Kongreden de bir gelişme olacağını düşünmüyorum. Zaten Amerikalıların da özellikle bu işin kongreye ya da iç sürece atıf yapmalarının nedeni ‘bu konu bizden çok onların vereceği karar bağlı’ şeklindedir. Dolayısıyla bu süreçte her ne kadar bir yakınlaşma gibi gözükse de aslında ipe un sermekten farklı bir şey değildir. Bu konularda Türkiye’ye Batı’nın istediği o genel adımları atmadığı sürece ne kongreden ne de diğer yerlerden çok önemli bir taviz alacağını zannetmiyorum.”

“F-16’lar ile ilgili bir uzlaşı var gibi gözüküyor”

Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Poyraz Gürson ise NATO müttefiki ve stratejik ortağı olan Türkiye’nin hava savunması için F-16’ların çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

Gurson’a göre ABD, Türkiye’yi tekrar F-35 projesine dahil etme ihtimali var. F-16’larla ilgili de bir uzlaşıya varılmış gözüküyor.

“ABD’nin Türkiye’ye ihtiyacı var”

Prof. Dr. Gürson’un, “ABD Senatosu Savunma Komisyonu, F-16’ların satışına veya modernizasyonuna onay verir mi?” sorusuna yanıtı şöyle oldu?

Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüştü. Bir anlamda partnerlerine güven vermeye çalışıyor. Evet, ABD’de Rum lobiler etkili ama onay çıkacağını düşünüyorum. Çünkü ABD yönetiminde şu anda müesses nizam ve stratejik aklın devrede olduğunu görüyoruz. Daha önce hep duygusal kararlar alınıyordu. Şu anda jeopolitik konuma istinaden uzak doğuda güç biriktiren ABD’nin, sadık müttefiki Türkiye’nin stratejik işbirliğine ihtiyacı var. Fransa’ya da herkese de ihtiyacı var. Bundan dolayı herkese havuç uzatıyor.
Abdulhakim Günaydın www.independentturkish.com

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.