KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. ABD Tahran’a yaptırım uygulanmasını aktif olarak tartışıyorlar

ABD Tahran’a yaptırım uygulanmasını aktif olarak tartışıyorlar

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 11 dk okuma süresi
4 0

İran’ın nükleer programı endişe verici bir ilerleme kaydederken, ABD’li yetkililer, nükleer anlaşmanın canlandırılması hedefiyle yeniden müzakerelerin yapılmasının istenen sonuçlara yol açacağı karşısında derin bir şüpheye sahip. Bilgili kaynaklara göre, ABD’li yetkililer Tahran’a yaptırım uygulanmasını aktif olarak tartışıyorlar.

Bu iddia, ABD’nin Tahran’ın askeri insansız hava aracı programını hedef alan yeni yaptırımlar uyguladığı ve bunun üzerine Tahran’ın Washington’ı nükleer anlaşma konusunda “çelişkili” hareket etmekle suçladığı bir zamanda geldi.

İran Devrim Muhafızları’na yönelik yeni yaptırımların biraz zaman aşımına uğradığını bildiren CNN, mevcut durumda nasıl hareket edileceği ve İran üzerindeki baskının ne kadar artırılacağı konusunda yönetim içinde devam eden bir tartışma olduğunu ileri sürdü.

ABD Hazine Bakanlığı yaptırımların, Devrim Muhafızları tarafından yürütülen İHA programını bölgesel istikrara yönelik tehdit oluşturduğu gerekçesiyle geldiğini kaydetti.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, Twitter’da yaptığı açıklamada, “Tehdit oluşturan tüm İran faaliyetlerine ve onları destekleyenlere karşı koymada tamamen kararlıyız” dedi.

Bakanlığın açıklamasında, İran Devrim Muhafızlarının İHA ve SİHA’larının Hizbullah, Hamas ve Husilerin yanısıra Etiyopya ile Tigray bölgesindeki krizi tetiklemek için kullanıldığı bildirildi. Hazine Bakanlığı, İran Devrim Muhafızlarını, uluslararası denizcilik ve ABD kuvvetlerine saldırılar düzenlemek için savaş uçağı kullanmakla suçladı.

Söz konusu yaptırımlar, İran Devrim Muhafızları İHA programını denetleyen ve programın planlama, ekipman ve eğitim departmanına liderlik eden Said Ağacani’nin yanı sıra Nisan 2019’da ABD tarafından terör listesine alınan Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Araştırma ve Kendi Kendine Yeterlilik Cihad Örgütü Başkanı Abdullah Mehrabi’ye de uzandı.

Geçen hafta ABD’li yetkililer İran’ı Suriye’deki bir ABD üssüne İHA saldırısı düzenlemekle suçladı. Yetkililere göre, ABD İran’ın saldırı ortamını hazırlayıp teşvik ettiğine, ancak insansız hava araçlarının İran’dan fırlatılmadığına inanıyor.

İran medyasının aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade, “Yeni yaptırımların uygulanması, nükleer anlaşmaya dönme niyetinden bahseden ve yaptırım uygulamaya devam eden Beyaz Saray’ın tamamen çelişkili davranışını yansıtıyor” dedi.

ABD merkezli Associated Press (AP) Devrim Muhafızları’nın hava cephaneliğine yönelik Amerikan hamlesinin ardından, Başkan Joe Biden ve Avrupalı müttefiklerin, Tahran’a yaptırım uygulamak için alternatif planlar geliştirmek için bir strateji üzerinde tartıştığını bildirdi. ABD’nin bu adımı İran’ın silaha yakın seviyelerde uranyumu zenginleştirmeye devam ettiği önemli bir zamanda diplomatik bir çözüm için Tahran’a baskı yaptığı sırada geldi.

Avrupa Birliği ve Batılı ülkeler, 2015 anlaşmasını canlandırmayı amaçlayan Viyana müzakerelerini Tahran’da muhafazakar bir cumhurbaşkanının seçilmesinin ardından rayına oturtmak için aralıksız çaba gösteriyorlar. Bu bağlamda, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Peter Stano, önceki gün, İran ile dünya güçleri arasında Viyana’daki nükleer anlaşmayı canlandırmak üzere müzakerelerin yeniden başlatılması için bir tarih belirleme girişimlerinin olduğunu duyurdu.

Müzakereler Kasım ayı sonunda Viyana’da yeniden başlayacak

İran’ın nükleer baş müzakerecisi Ali Bakıri, Çarşamba günü yaptığı açıklamada Brüksel’deki görüşmelerin ardından müzakerelerin Kasım ayı sonunda Viyana’da yeniden başlayacağını söyledi.

Reuters haber ajansının aktardığı habere göre, Stano gazetecilere verdiği demeçte, İran ve Avrupa Birliği’nin Brüksel’deki toplantısının “verimli” olduğunu ve “Viyana’da müzakereleri sürdürmek için ilerlemenin yollarını belirlemeye yardımcı olduğunu” söyledi.

Stano ayrıca nükleer müzakerelerin yeniden Viyana’da başlaması için en kısa sürede bir tarih belirlemek adına İran ve nükleer anlaşmaya imza atan diğer ülkeler dahil olmak üzere diğer ortaklarla işbirliği yaptıklarını kaydetti.

Tahran, Viyana’daki nükleer müzakerelerin yaklaşmakta olan turu sırasında ABD ile doğrudan görüşme yapmayı planlamıyor. İranlı haber sitelerinin aktardığına göre Bakıri, Moskova’ya gitmeden önce yaptığı açıklamada, “Gelecek ay yapılacak müzakereler şimdilik sadece 4+1 grubuyla (nükleer anlaşmada kalan ülkeler) devam edecek” dedi.

Bakıri ve Rus mevkidaşı Sergey Ryabkov, müzakereleri canlandırmak için, özellikle ABD yaptırımlarının kaldırılmasıyla ilgili son gelişmeleri gözden geçirdi.

İran’ın müzakerelere geri dönmeyi kabul etmesi ile Reisi hükümetinin destekçilerinin müzakere yaklaşımını değiştirme ve müzakerelerin yerini Viyana’dan Brüksel’e taşıma ısrarı aynı zamana denk geldi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu Başkanı Mücteba Zünnur, İran’ın “müzakereler için yeni koşullara sahip olduğunu ve ülkesinin Batılıların nükleer anlaşmayı bir daha ihlal etmemeleri ve verilen sözleri tutmamaları için yeni ve ciddi garantiler talep ettiğini belirtti.

Zünnur, Mehr haber ajansına yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İran nükleer anlaşmadaki yeni koşulları kabul etmeyecek. İran nükleer anlaşmanın bedelini ödedi ve anlaşmadan payına düşeni almalı. ABD ve Avrupa’nın anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirme zamanı geldi. Yaptırımların kaldırılması için İran’ın şartlarını kabul etme konusunda taviz vererek Viyana görüşmelerinde bir atılım yapmalılar.”

Fars Haber Ajansı’nın aktardığı habere göre, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Kerec şehri temsilcisi Muhammed Mehdi Huseyni Hamdani, konuya ilişkin şunları söyledi: “Nükleer müzakerelerin yerini “değiştirmek”, “ABD’ye bu müzakerelerde rol oynamak için güç kullanamayacağını gösteren bir tür savaş ve pozisyon ilanıdır. İran bu tedbirle ABD’ye anlaşmanın bir üyesi ve herhangi bir konuda karar alıcı pozisyonda olmadığını açık ve kesin olarak söylüyor. İran taahhütlerin terk edilmemesi konusunda tekrar tekrar garanti istiyor. İran’ın yaptırımların kaldırılması ve ticari ilişkilerin normalleştirilmesi talebi karşılanmalıdır. Diplomatik aygıt bu yolu iyi izliyor.”

İran Meclisi Enerji Komitesi Başkanı Feridun Abbasi, dün İntihab haber sitesinde yayınlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Müzakerelerin durduğu yerden başlayıp aynı yaklaşımla sürmesi gerektiğine inanmıyoruz. Bir önceki hükümetin teorisi gerilimi azaltmaktı, ancak Reisi hükümeti direniş teorisini benimsiyor. Bu teorinin kökenine göre, güçlü olmalıyız ve tehditlerden, savaş hayaletinden veya Amerikalı yetkililerin sunduğu diğer seçeneklerden korkmamalıyız. Baskı yoluyla taviz koparamazlar, bu yüzden meselenin yakın zamanda lehimize çevrileceğini düşünüyorum.”

Abbasi, müzakerelerin 20 Haziran’da altıncı turun sonunda ulaştığı noktadan devam etmesi kararına Rusya’nın zımni muhalefetini şu sözlerle yorumladı: “Rusya’nın kendi programı var, çıkarlarına göre uluslararası etkinliklere katılıyor, pozisyonu var ve buna göre müzakerelere devam edebilir.”

Eski parlamentodaki Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Başkanı Haşmetullah Falahat Biyşah ise reformist gazete Arman’a yaptığı açıklamada, nükleer dosyadaki çoklu oyuncu olgusu hakkında uyarıda bulundu. Biyşah, “Nükleer dosyadaki çoklu oyuncu olgusu, anlaşmanın iki ana tarafı olan ABD ve İran’ın nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmadaki gecikmelerinin sonucu. Avrupa Birliği ve Rusya’ya güvenmede dikkatli olunmalı. Biden göreve geldikten sonra Tahran ve Washington müzakerelere yeni oyuncuların eklenmesine izin vermemeye çalıştı. Viyana’da iki taraf arasındaki dolaylı müzakerelerde yüzde 90’lık bir anlaşmaya varılmıştı. Bir anlaşmaya varılamaması “yeni oyunculara kapı aralıyor ve eski oyunculara çıkarlarını yeniden tanımlama fırsatı veriyor.”

Önceki yönetimde dış politikanın en önde gelen destekçilerinden biri olan Falahat Biyşah, mevcut hükümetin yanlış yönde olduğunu ve Brüksel ve Moskova’nın hatalı yönde olduğunu ileri sürdü.

Falahat Biyşah, “Trump’ın nükleer anlaşmadan geri çekilme deneyimi, Avrupa ülkelerinin İran’a gıda ve ilaç ithalatı konusunda bile Instex finans kanalını etkinleştiremediğini kanıtladı. Rusya ise aracılar vasıtasıyla en az 100 bin varil ihracatını reddetti. Bu, İran’ı ekonomik yaptırımların en kötü koşullarına soktu. Trump’ın nükleer anlaşmadan ayrılışı, anlaşmanın geri kalan üyelerinin kitlesel aktörler (figüran) olduğunu kanıtladı. İran şu anda nükleer anlaşmanın figüranlarıyla müzakere ediyor” değerlendirmelerinde bulundu.

Eski İranlı yetkili, anlaşmayı Güvenlik Konseyi’ne havale ederek Biden’ın nükleer anlaşmada öngörülen “Geri Döndürme Mekanizması”na başvurma olasılığını küçümseyerek Biden yönetiminin stratejisinin Çin Denizi’nde Çin, Doğu Avrupa’da ise Rusya ile rekabet etmeye odaklandığına dikkati çekti.

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir