İran’da Dolar Darbe Bahanesi Mi, Ekonomik Çöküntü Mü?

Türkiyədə yeni dönəm: Konstitusiya islahatları ölkəyə nə verəcək?

Avrasya Ekonomik Birliği

“Muharrem”-“Recep” qovğası – Türk seçicisi iki seçim arasında

ABD: SURİYE’DE EL-TENF ÜSSÜ

Gündem 22 Kasım 2019
77

El-Tenf askeri üssü Bağdat-Şam karayolu üzerinde ABD için hayati bir konumda. ABD bu üs vasıtasıyla İran ve desteklediği milis güçlerin eleman ve silah sevkiyatı engelliyor.
ABD’nin Rusya ile anlaşarak Suriye’nin güneyindeki bu üssün etrafında her yönde 55 km’lik bir çatışmasızlık bölgesi oluşturarak bu bölgeye giren tüm askeri güçler için ‘vur’ emri verdiği biliniyor.
Esad ve İranlı milisler zaman zaman ABD’nin ciddiyetini ölçmek için bu bölgeye girdikleri zaman sert karşılık görüyorlar. Hatta son zamanlarda olduğu gibi ya açıktan İsrail Ordusu hava gücü ya da “kimliği belirsiz” ABD-İsrail Ordusunun hedefi oluyorlar.
ABD’yi buradan çıkartmak için Esad ve Rusya uluslararası kamuoyuna El-Tenf’in 20 km güneyindeki Rukban Mülteci Kampında bulunanların bu üs yüzünden dönemediğini iddia ediyor.
ABD için bu IŞİD’in varlığının da bulunmadığı bu alana tutkusu nedir peki?
Görünürde Petrol kuyuları ve doğalgaz tesislerinin (Suriye’nin petrol ve doğalgazının yüzde 90’ının bulunduğu Fırat’ın doğu bölgesi) yakınlarındaki özel askeri şirketlerde çalışanların korunması amacıyla ABD bu üs’te ısrarcı olsa dahi bu kuyuların kontrolünün herhangi bir anlaşma yapmadan Şam’a geçmesini önlemek amacıyla Irak sınırındaki askeri üslerini de petrol kuyularına yakın bölgelere taşıyor.
El-Tenf üssü Irak, Suriye-Ürdün sınırında yer alıyor. 2016 yılında buraya yerleşen ABD, Suriye’deki diğer eğit-donat programlarını sonlandırsa da ya da başka kisveler altında sürdürse de burada halen ‘muhalif’ “Devrimci Komando Ordusu”nu eğitmeye devam ediyor. Askeri üs’te daimi olarak en az 200 asker barınıyor.
Amerika’nın buradaki varlığı Rusya-Esad rejimi ve İran varlığının Suriye’de ve güneydoğusundaki varlığını dengelemeye çalışıyor.
İran, Suriye’nin güneyinde Tahran’dan Irak’a, Lübnan’a Hizbullah’a nefes borusu olacak Akdeniz hattı için uzun bir süre ısrarlı davransa da bölgede artık rahat hareket edemiyor.
2017’de ve 2018’deki gibi bölgeye kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırılarda, ABD, Esad rejimi, IŞİD ya da İranlı milisler bu bölgeye yaklaştığında, havadan bombalamaktan da çekinmiyor.
Üs içerisinde Esad rejimine karşı eğitilen muhalif güçlerden ‘Mugavir Tuvra’ grubu var. Bu grup buradaki eğitimlerinin yanı sıra Güney Asya’daki Amerikan askeri üslerinde başka çeşitli eğitimler alıyorlar.
El-Tenf üssü iddia edilen varlık sebebinin aksine İran’ın faaliyetlerini durdurmakta aciz kalıyor. Amerika örneğin Deyr Ez Zor’daki gibi sessiz sedasız düzenlediği “kimliği belirsiz” drone/SİHA saldırılarını buradan düzenliyor.
Hava pistleriyle aynı zamanda bir drone/SİHA Operasyon merkezi haline getirilen bu üs ile geniş bir coğrafyayı gözetleyebilen ABD, Suriye ile ilgili istihbarat ve yerel kaynaklar ile ilişkilerini buradan sürdürüyor.
El-Tenf üssünü en önemli kılan bir başka özellik ise ABD’nin YPG yapısı dışında tek bağlantı kurduğu silahlı grupların bölgede bulunması ve halende eğitmesidir.
Bir anlamda ‘Silahlı Suriyeli muhalifler’ ile buluşabildiği ve diğerlerinden(YPG/SDG) ayrı tuttuğu bir üs konumunda.
El-Tenf üssü aynı zamanda İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nin Tel Aviv kontrolünde kalmasının da hem askeri hem de politik olarak garanti belgesi konumunda da bulunuyor.
Golan Tepeleri barındırdığı Akdeniz’a kadar uzanan yer altı ve üstü su kaynakları sebebiyle hem Suriye gene İsrail için hayati öneme sahip. Gene yer altında keşfedilen petrol yatakları sebebiyle bölge başkentlerinin bir gözü hep burada kalıyor.
El-Tenf üssü askeri manadaki varlığı dışında aynı zamanda İran, Irak, Suriye ve Lübnan’ın ortak bir ekonomik Pazar oluşturmasını da engelliyor. Esad rejiminin ekonomik olarak ticaret yolu olarak kullandığı El-Tenf üzerindeki hat sık sık saldırılara maruz kalıyor. ABD aynı zamanda bu üs üzerindeki varlığı ile Şam üzerinde ekonomik bir baskı kurma şansına da sahip oluyor.
Şam rejimi ekonomik ambargo ve yaptırımlar altında inlerken Şeddadi-Musul karayolundaki Rabia sınır geçişi, Suriye/Elbukemal ve El-Kaim/Irak geçişlerinden nefes almaya çalışıyor. Irak/El Velid ve El-Tenf üzerinden Suriye’nin kuzey doğusunu kontrol etmekte rahat.
İran özellikle Suriye’ye yurt dışından getirdikleri yabancı savaşçıları, Lübnan’a göndermek istedikleri silahları hava yolu ile nakletmeyi tercih etse de bu oldukça pahalıya mal oluyor. Bu sebeple her ne kadar hem ABD’nin hem de İsrail’in hava bombardımanlarına rağmen kara yolunda bu güney lojistik hattını hayatta tutmaya çalışıyor.Bugüne kadar hem Esad rejimi hem de Rusya ya da İran’ın resmi açıklamalarına bakıldığında Suriye’deki Amerikan varlığının sadece El-Tenf üssü işaret edilerek “işgalci” olarak vurgulandığı dikkat çekiyor.
Türkiye kamuoyunda ülkenin kuzeyinde genelleme yapılarak konuşulan ABD varlığına bu bahsettiğim taraflar tarafından El-Tenf üssü üzerinden suçlama getirilebiliyor. Zira üssün varlığı diğerlerine nazaran kalıcı konumda ve hem Şam, Tahran, Moskova, Bağdat için hayati derecede tehdit oluşturuyor.Diğer ABD üsleri ile kıyaslandığında pekte ABD’nin ‘kalıcı olmadığına’ dair izler taşısa da bugünlerde farklı planlamalara ev sahipliği yapıyor.Derme çatma toprak binaların ağırlığını oluşturduğu bu üste Amerikan yönetimi ‘petrol odaklı’ yeni stratejisi gereği yeni arayışlar içerisinde. Bu üste eğittiği ‘Suriyeli muhalifleri’ aynı zamanda Arap bölgelerinde güvenlik gücü olarak kullanmayı değerlendiriyor. Türkiye’nin düzenlediği harekat ile zor durumda kalan ABD yönetimi YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu SDG yapısını ayırmayı düşünüyor.
Bu çatı altındaki silahlı grupları El-Tenf’teki silahlı güçlerle, aşiretlerle harmanlayarak yeni bir askeri çatı oluşturarak hem tekrar Suriye’de oyun kurucu olmayı ve petrol alanlarındaki varlığını anlaşma ile garanti altına alana kadar bu sistemi sürdürmeyi tasarlıyor.Bir dönem sonra petrol alanlarının güvenliği sağlandığında YPG de dahil hiç kimsenin bu bölgelere girmesinin de engelleneceğini ön görmek yerinde olacaktır. El-Tenf üssü ABD’nin Suriye’deki yeni ‘Arap ve petrol stratejisinin merkezi konumunda olacak.
İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Bölümü Öğrencisi ve Kafkassam Stajyeri Şeyda Ceylan

Yorumlar