The Nagorno-Karabakh conflict is too dangerous for the U.S. to ignore

Şah İsmail’in toprakları

GAZETELERDE TULÛAT TİYATROSU: STAKANCI MURAT-SİBİRYALI FATİH VE SELEFİ FETVACIBAŞI STAR WARS NURETTİN

Ankara, Moskova ve Tahran: Yeni Bölgesel Kompleksi mi?

ABD DÜNYA MI DÜNYA ABD Mİ

Gündem 27 Mayıs 2020
310

SSCB’nin yıkılması ile kendinin yaşaması ve otoritesinin devamı için devamlı düşman oluşturan,sorunlu bölgeler yaratarak varlığını gösteren,kominizimden sonra ilk olarak yeşil düşmanı kendine seçen ABD dünyada üretim ve işgücü uculuğu nedeni ile kendi eli ile yarattığı ve kontrol ettiği Kızıl Çinle yoluna nasıl devam edeceğinin kararlarını kendi şirketleri olan küresel yapılar üzerinde uygulamaya geçirmek istemesi, AB’nin tutumlarına karşı yeni partnerler arayışında olduğu bu dönemde dünya yeni finansal sistem arayışlarında ve ABD finans sistemine karşı yol almak istemektedir.
Ortadoğunun göbeğinde kurdurulmuş olan İsrail Devleti 2020 yılına İsrail, 6,772,000 Yahudi ve 1,916,000 Arap vatandaşı ile girdi. Ülke nüfusunun yüzde 4,9’unu teşkil eden 448 bin kişi ise istatistiklerde ‘diğer’ olarak sınıflandı. ‘Diğer’in içinde ülkeye eski SSCB’den göç etmiş Yahudi olmayan Rus kökenliler dahil Hıristiyan azınlık var.
2019 yılında İsrail’de 177 bin bebek doğdu. Bebeklerin annelerinin yüzde 74’ü Yahudi asıllı iken, yüzde 22,3’ü Arap asıllı idi. 2019’da İsrail nüfus artışının yaklaşık beşte biri; 34 bin ise ülkeye yeni göç eden kişilerden geldi. Yaklaşık dokuz milyon üzeri nüfusa sahip bir devlet ABD ‘de nasıl bu kadar etkin olabiliyor?

Dünyanın her ülkesinin gücü ölçüsünde lobi faaliyetlerinin oluşması için milyonlarca dolar vererek kendine taraftar edinmeye çalıştığı Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerinden oluşan lobisel yapılar üzerinden bile para kazanan bir ülke sistemi sahip ABD
Kendi çıkarları karşısında oluşan her tehdite karşı önceden planlanan oyun şekilleri ile devamlı var olmak üzerinde kurulu bir devlet anlayışı ile yoluna devam edecek mi?
Dünya savaşlarından sonra sistemi kuran ve düşmanlar yaratan ve yıkan 11 Eylül ile kendine düşman yaratmak ve yaşamak için terör örgütleri üzerinden düşman yaratan yıllarca beraber NATO’da yol yürüdüğü Müttefiklerini, terör örgütlerine değişen ve onları destekleyen ABD , ağırlığı bir gramı bile bulmayan virüs karşısında nasıl bir sistemsel çöküntü yaşamaktadır.
Bütün uluslararası sistemi finansa eden ve ve kuruluşları yöneten ABD, kendisi için lobi oluşturamadığı uluslararası örgütleri mi ,var ki bu durumlara geldi. Kendisi için lobi oluşturmayan bir yapının sonu mu geliyor soruları sıkça sorulmaya başladığı dönemdeyiz.
Ortadoğu’da Filistin topraklarında (arz-ı mevûd) , milletlerarası yahudi örgütlerinin uzun ve mücadeleli politikası sonucu resmî adı Medinat Yisrael 1948 yılında kurulmuştur. Arap Devletleri ile yaptığı dört savaşla topraklarını genişleten ve bu gün dahil buna devam eden Suriye’nin Golan tepelerini uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak önce işgal eden sonra ABD Başkanı Trump tarafından imzaladığı bir belge ile İsrail Devletine veren ve sözde Kudüs şehrinin tamamı işgal eden bir ülke.

ABD üzerinde bu kadar etkin olabiliyor ve istediğini elde etme cesaretini göstere bilmektedir.
Ortadoğu ; insanlığın doğuş merkezi, semavi dinlerin merkezi,dünya ticaretinin can damarı, aynı zamanda dün olduğu gibi bu günde insanlığın haklarının gasp edildiği demokrasi yönetimlerinin bulunmadığı, Osmanlı İmparatorluğu sonrası bir türlü huzura kavuşmayan,bir bölgenin içinde küçücük devlet.
ABD kendi içinde kendisine hakim olamayan ,ancak dış politikada her şeye hakim olmak isteyen yapısının,nasıl düzeltme yoluna gideceğini görmeli içeriye hakim olamayan ABD,bu kadar borç ve sosyal sistemindeki çöküntünün etkisinin bütün dünyayı etkiliyeceğini,bunun içinde içeride ekonomisini yeniden güçlendirmek sosyal sisteminde ortaya çıkan, bütün dünyanın bilinmeyen yüzünü daha net görmeye başladığı ABD, prestijini dış politika üzerinden örtmeye çalışmaya devam edeceği görülmektedir.
Ortadoğudan,Uzakdoğuya ve kendi bölgesi Latin Amerika ülkelerine karşı yeni yaptırımlar ve yönetimler oluşturma gayreti içinde bunu uygulamak istediği görülmektedir.
Basra Körfezinde, İran üzerinden radikal terör örgütlerine kadar mücadelede devam etmek isterken virüsle beraber kendine yeni yandaşlar bulma gerekliliğinin ortaya çıktığını görmektedir.
Kürenin etrafında birleştirdiği ülkelerin virüsle beraber ortaya çıkan ekonomik gelişmelerden ,enerji fiyatlarının olumsuz etkilenmesi ve kendi enerji üreticilerinin iflas noktasına gelmesinin etkilerini karşılamakta zorluklarla karşı karşıya olduğudur.

ABD Başkanlık seçimlerinin dünyanın geleceğini nasıl etkileyeceğinin tartışılmaya başladığı virüs sonra dünya düzeninde ABD kayıp ettiği müttefiklerine yeniden ihtiyaç duyacağı görülmektedir.
ABD’nin çoklu yönetimsel hakimiyet yapısının sonunun gelmesinde etkin olduğu görülmekte olup çoklu ideolojik fikir üretiminden tekli karar ve uygulama merkezine geçişine ihtiyacı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Dünya finans sistemi ile her noktayı kontrol etmeye devam etmesi, ülkeleri kontrol etme yöntemini kimseye bırakmak istemeyen ABD,dünyadaki açık ve gizli yönetimsel partnerleri ile uyguladığı müdahale sistemi yerine önce kendi içini analiz ederek düzeltmeli sonra dünyaya yolunda devam etmek istiyorsa örnek olmalı ve çifte standart uygulamlardan vazgeçmelidir.
Çin üzerinden dünya ticaretine müdahale ederek ekonomileri etkileme yolunu seçmesi kendi ekonomiside dahil olmak üzere bir çok ülkenin ekonomisini olumsuz olarak etkilemiş ancak çözüm yolu üretmek yoluna gitmemiştir.
Virüs göstermiştir ki tekli üretim ve ucuz iş gücü nedeni ile tercih edilen Çin kendileri için hem ekonomik ,hemde küresel bir güç olarak karşılarına çıkma yoluna girmesi ile oluşan tehlike karşısında geç kalmış olduklarıdır.
Çin Devleti kendi iç yönetime katı uygulama sistemi ile hakim bir ülke olarak yoluna devam etmekte olup,yönetimsel olarak güçlü irade göstermektedir.

ABD kendi iç sorunlarına baktığımızda;
Eyaletler içindeki farklılıklar
Merkezi hükümete karşı ekonomik bağımsızlık isteyen eyaletler
Sağlık sistemindeki sıkıntılar
Sınıfsal farklılıklar
Irkçılık
Gelir sistemindeki adaletsiz yapılanma
Silahlı Kuvvetlerindeki içsel çekişmeler
İç ve Dış yönetimsel kurumlarındaki çekişmeler
Kendi başına buyruk uygulamaları yöneten kurumlar Küresel şirketler tarafından ekonomik rant sağlanan siyasi mekanizmalar
Halkının sorunlarını meclis gündemine getirmeyen ve çözüm üretmeyen siyasi sistem
Güvenlik harcamaları
Finans sisteminin içeriye olumlu yansımaması
Kurumlar arası çekişmeler
Dinsel akımların siyasete etkisi
Dünyanın her yerinde oluşan ABD karşıtlığı
Uluslararası kurumlardaki etkisinin ortaya çıkması
Düşmanı yaratanında, savaştıranında ,kendisinin olmasının ortaya çıkması
Ülkeler üzerinde uyguladığı güce dayalı baskı
Dünya yönetimleri için oluşturdukları sistemlerin sonunun yaklaşması ve yeni sistem üretememe
Kendi çıkarlarını üstün tutarak müttefiklerini arkadan vurma Kültürel birliktelik yoksunluğu,
Tarikatsal yapıların artarak devam etmesi,güçlenmeye başlaması ve hukuk tanımaz uygulamalara başlamaları, Kapitalist sistem içindeki renkli zengin dünyanın gerçekle ilgisinin olmadığı bilincinin kendi halkında oluşturduğu negatif etkiler,

Toplumsal kaos ve endişe
Hesaplaşma
İç çekişmelerin sınıfsal olarak yayılması
Üstünlük anlayışının kayıp olma korkusu
ABD’nin rakipsiz kalması,
Dünyaya hegemonyasını kabul ettirebileceği bir “öteki” bulamaması
Uygulamak istediği “kontrollü kaos” projesinin meydana getirdiği bumerang etkisi,
Terör örgütlerine destek vermek
Ülkeleri tehdit unsuru olarak savaş sistemlerini değiştirmek ve vekalet savaşlarını başlatmak
Bugünkü çalkantılı ve iç düşman, beka tartışmasını gündeme taşımış durumda. “Siyasi çekişmeler içindeki Demokrat-Küreselciler, Cumhuriyetçilere karşı başlattıkları hareketler ile çok büyük başarı elde ettikleri ortadadır.” (R.U.)
ABD, iki kutuplu dünya düzeninden sonra ortaya çıkan orantısız tek kutuplu dünyanın Amerikan karşıtlığının sert gerçekliğiyle daha fazla karşılaştığı bir ortamda ,virüsle beraber sosyal yapılardaki yetersizliklerinde ortaya çıkması ile beraber ettiğini bulma, dönemine girmiş durumdadır.
Dr.Mehmet BOZKUŞ
Siyaset Bilimci [email protected]

Yorumlar