ABD-TALİBAN MÜZAKERELERİ SONUÇ VERECEK Mİ?

Haşdi Şabi ve Hizbullah

Abhazya Cumhurbaşkanı Adayı Kendisinin Zehirlendiğini İddia Ediyor

21 мая 1864 года, или сохранится ли Российская Федерация

31 Mart seçimlerine Azerbaycan’dan bakış

Azerbaycan, Gündem 30 Mart 2019
111

Yeni Azerbaycan Partisi Gence milletvekili, Milli Meclis’ın sağlık komisyonu başkan yardımcısı Musa Guliyev kafkassama yaptığı açıklamada

Azerbaycan’da da 31 Mart seçimlerinin ilgiyle izlendiğini söyledi. Sayın Guliyev Azerbaycan’da herkesin kendilerine dost ve kardeş ülke olan Türkiye’de yine de demokrasinin, istikrarın ve özgüvenin zafer çalacağına inandığını belirtti. Türkiye’nin yıllardır özgürlük, insn hakları, demokrasi konusunda ciddi anlamda yol katettiğini söyleyen Azerbaycanlı milletvekili bu ülkede halkın değerlerinden üstün başka hiçbir şeyin olmadığını da sözlerine ekledi: ‘‘Biz buna cani- dilden inanıyoruz ve inanıyoruz ki, bu seçimler halkın istediği gibi sonuçlanacaktır. Ben Azerbaycan parlamentosunun delegesi olarak Türkiye’de birkaç kez Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini izledim ve hemen her seçimde nasıl dürüst, adil bir seçim gerçekleştirildiğine tanık oldum. Bu seçimlerde de Türk halkının doğru seçim edeceğine cani – dilden inanıyorum ve kendisini yönetecek yerel yönetimini belirleyecektir. Önceden tahminde bulunmak belki de biraz politik etiketten uzak kalabilir, ama bizim düşüncemiz şudur ki, yaklaşık yirmi yıldır Türkiye’nin düzgün yolda yürümesine kılavuzluk yapan, ülkeyi güçlendiren, milleti bir arada tutmasını bilen ve ülkeyi yerel ve ulusal bazda yeni başarılara taşıyacak olan Adalet ve Kalkınma Partisi bu seçimden de zaferle çıkacaktır. Ve AK Parti’nin zaferi tüm Türkiye halkının zaferi olacak diye düşünüyorum. Bu zaferin sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda tüm Türk dünyasına başarılar getireceğine varlığımızla inanıyoruz ve bu genel anlamda Türk dünyasının arzusudur. Güçlü Türkiye aynı zamanda güçlü Azerbaycan demektir.’’
NATO uzmanı Faruk Mammadov,

Kafkassama yaptığı açıklamada bugün Türkiye’nin sadece kendisi adına değil, aynı zamanda gerek Avrupa, gerekse de Ortadoğu için önemli bir savaş mücadelesi verdiğini söyledi. Faruk Mammadov bu yüzden 31 Mart seçimlerinin sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda NATO ülkeleri başta olmakla Ortadoğu,Güney Kafkasya ve civar bölgelerin kaderini de etkileyeceğini özellikle vurguladı. Bu nedenlerden dolayı seçimde iktidar partisinin, yani Türkiye devletinin kazanmasının öneminin altını çizen NATO uzmanı tersi durumda Türkiye’de istikrarın ve gelişimin tehlikeye gireceğini sözlerine ekledi: ‘’Şuan beş milyondan fazla mültecinin kendi topraklarında güvenliğini sağlayarak ona yaşam kapısı açan Türkiye devleti Beka ve Milli Güvenlik sorunuyla karşı ksarşıya şuan. Bir yanda Uluslararası ilişkilerde ve hukukta mevcut olan kaotik durum, diğer yanda BM’nin kural ve yasalarının çalışmaması ortadayken Türkiye’nin kendi istikrarını koruması şartdır. Herkes de biliyor ki, Türkiye’yi gelişmekten ve güçlenmekten sadece bir yolla alıkoymak mümkündür: o da iç huzuru bozarak mevcut iktidarın siyasal gücünü zayıflatmak. Bununsa en önemli yolu seçime müdahele ederek insanları seçim öncesi sosyal medya aracılığıyla çeşitli algı operasyonlarıyla yanıltarak seçimi ve onun sonuçlarını küçük düşürmektir. Son onsekiz yıl içinde Türkiye Uluslararası ilişkilerde ve hukukta, aynı zamanda diplomasi alanında dünyanın ilk yirmiliğinde bulunan supergüç devletlerinden birtanesidir. Bu da hiç kuşkusuz bazı dış güçler oldukça rahatsız ediyor ve bu rahatsızlıklarını da kimi zaman gizli, saklı, kimi zaman da açık ve net belli ediyorlar. Onların asıl amacı Türkiye’nin iktidar partisiyle beraber Türkiye devletini de zayıflatarak bağımsız bir devletten güçsüz ve yıkılmağa hazır Devlete dönüştürmektir. Bu süreç önceleri çok yavaş gidiyordu, şimdiyse daha açık ve güçlü bir propoganda haline geldi. Bir NATO ülkesinin tüm bunları yaşaması da aynı kurum için de oldukça tehlikelidir, zira eğer Türkiye zeifleyecek olursak, o zaman NATo’nun kaderi de tehlikeye girecektir. Tüm bunları göz önünde bulundurursak şunu gösteryor ki, Türkiye iktidarı ve seçimde kurmuş olduğu ittifaka dahil olmuş partiyle her beraber seçmilerde aktiflik sergilemeli ve Batı başta olmakla tüm Avrupa bu sürecde Türkiye devletinin ve Hakimiyyetinin yanında olmalıdır. Onlar unutmasınlar ki. Türkiye büyük bir Barajdır, eğer Türkiye’de istikrarsızlık,kaos,savaş ve ya buna benzer durumlar olursa en büyük sıkıntıyı Avrupa ve NATO yaşayacaktır. Zira eğer Baraj partlarsa altında kalacak olan Türkiye değil, onlardır. Başta Amerika olmakla Avropa” Birliği de düşünmelidir ki, bir NATO ülkesini korumak zaten kendilerini korumak anlamına gelmektir!’’
Siyaset bilimci Ceyhun Ahmetli “Bir millet iki dövlet” olduğumuz için Türkiye’de gelişmekte olan politik süreçleri kendi ülkelerinde gelişiyormuscasina izlediklerini belirtti.
Kafkassamda verdiği demecinde Ahmetli bunun hiç kuşkusuz iki devlet arasında çok sıcak ilişkilerden kaynaklandığına vurgu yaparak Azerbaycan Cumhurbaşkanı sayın İlham Aliyev’in çok veciz bir cumlesi ile demecini sürdürdü: “Türkiye güçlendikçe biz de güçleniyoruz.” “Sanırım, bu veciz cümle her bir Azerbaycanlı’nın Türkiye’de gelişen politik süreçle ilgili bakışlarını belirlemekte. AK Parti iktidarının döneminde Azerbaycan-Türkiye stratejik ittifakı gün geçtikçe iyice gelişerek adeta doruk noktasına ulaştı. Bugün her iki ülke bölgenin kaderini belirleyen başlıbaşına birer aktör haline geldiler. Geçtiğimiz yıl Bakü’de gerçekleştirilen askeri törenlerde iki ülkenin devlet başkanlarının ve askeri yetkililerinin omuz omuza vermesi bütün dünyaya verilmiş kardeşlik mesajıydı. Tabii ki, Azerbaycan halkı olarak bu münasebetlerin devamlı olmasından yanayız. 31 Mart secimlerde Türkiye’de demokrasinin tekrar tekrar zafer kazanacağından eminligimizi vurgulamak istiyorum. Kanımca, bu zafer sadede Ak Parti’nin değil, aynı zamanda Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin daha bir zaferi olarak tarihe geçecektir. Gururverici bir durumdur ki, bölgenin kaderini belirleyen konularda artık Türkiye devletinin de çıkarları gözönünde bulunduruluyor. Tüm bu başarıların arasındaysa hiç kuşkusuz ciddi anlamda bir siyasi irade mevcuttur. Azerbaycan halkı olarak kardeş Türkiye devletinin bu secimlerden de alnının akıyla çıkarak başarılarını sürdüreceğinden eminiz.

”Azerbaycan’da bulunan Ak Parti genel başkanı Tural Abbaslı Türkiye’de her seçimi hem Azerbaycan toplumunun bir ferdi, aynı zamanda siyasi partiler olarak dikkatle izlediklerini söyledi. Ak Parti başkanı Kafkassama verdiği demecinde Türkiye ve Azerbaycan’ın birbirileri ile tarihsel, dinsel, kültürel bağları olan iki devlet olduklarını ve bu iki devlette gelişen olumlu ya da olumsuz olayların direk birbirini etkilediğini belirtti. Her zaman söyledikleri bir slogana bugün de sadık olduklarına vurgu yapan Ak Parti başkanı “Güçlü Türkiye, güçlü Azerbaycan” sözünün her daim kabul görmesi, Türkiye’nin güçlü olması ve gelişimini hızla sürdürmesi için şuanki iktidarın, yani AK Parti’nin iktidarda kalmasının şart olduğunu sözlerine ekledi: ‘‘Zira, biz bundan önceki partilerin ve hükumetlerin Türkiye’yi nasıl zor duruma soktuklarını hep gördük ve analiz ettik. O yüzdendir ki, biz Azerbaycan’da kurulmuş AK Parti olarak her seçimde ve her dönemde AK Parti’nin yanında olduk, inşallah bundan sonra da olacağız. 31 Mart’ta kardeş ülkede gerçekleşecek belediye seçimleri de Türkiye’nin kaderinde önemli bir yere sahip olacaktır. Herkese belli olduğu üzere, Türkiye’de belediyeler yüksek potansiyele sahipler ve bu potansiyeller AK Parti gibi sağlam ve halkını seven bir politik gücün elinde olmalıdır diye düşünüyorum. İlk önce AK Parti ve MHP’ye, onların kurdukları Cumhur ittifakına partimiz adından başarı ve zafer diliyorum. İnanıyorum ki, İstanbul, Ankara, İzmir,Antalya. Trabzon, Konya ve diğer büyük şehirler başta olmakla Cumhur ittifakı Türkiye’nin tüm coğrafyalarında zafer kazanacak. Böyle bir zafer Türkiye’nin dünyadakı dostlarına sevinc, düşmanlarınaysa keder kısmet edecektir. Dualarımız ve desteğimiz AK Parti, MHP ve Cumhur ittifakıyladır, inşaALLAH. ‘’

Yorumlar