Rus basının “Akkuyu casusu” iddiası: Akkuyu projesinde tuhaf şeyler de oluyordu

LAVROV BMT-NİN 4 QƏTNAMƏSİNİ ƏSAS SAYMIR

Fransız-Alman Ortaklığı Derinleşiyor

Trump-Putin Temmuz ayı görüşmesinde Afganistan’a ortak müdahalemi görüşülecek

Zbigniew Kazimierz Brzezinski’nin ardından!

Gündem 6 Haziran 2017
376

1 İkinci dünya savaşı yıllarında doğan ve babasının diplomat olması hasebiyle ülke ülke dolaşan bir babanın oğludur. Rusya, Almanya ve son olarak Kanada’da babası görev yaparken Nazilerin Polonya’yı işgal etmesi sonucu bir daha Polonya’ya dönmeyen Brezanly’li Brezezinsky liseyi Montreal’de bitirmiştir. (http://coolopolis.blogspot.co.uk/2007/02/zbigniew-brzezinskis-montreal.html) Mcgill Üniversitesinde Sovyet milletleri üzerine master tezini verdi. Doktora için Harvard üniversitesine gitti. Ekim devrimi, Lenin ve Stalin üzerine çalışmalar yaptı. 1953’te Merle Fainsod ile birlikte doktorasını tamamladı. Münih’te ‘özgür avrupa’ radyosunun Polonya masası başı jan-Nowak Jezioranski ile tanıştığında yıl 1956’ydı. Totalitarizm kavramını Sovyetlere uygulanması üzerine çalışmalar yürüttü.. 1959 da Harward da profesör olarak çalışıyor iken Eisenhower ve Dulle nin Rollback politikasını eleştirdi ve bu politikanın Doğu Avrupa’yı Rusya’nın kucağına iteceğini savundu. Bu tezini aslında 1956 yılında Doğu Avrupa’da iken incelediği ve gördüğü bölgedeki anti Sovyet direnişlerine dayandırıyordu. 1960 ABD seçimlerinde ABD başkan adayı Kennedy’nin önemli danışmanlarından biriydi. (Ferrukh Mir, Half truth Peace in Afghanistan is Key to Global Peace, İuniverce, İnc Bloomington,2011,s40,42)Ses getiren ilk makalesini 1961 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımladı. Amerika’nın uzun dönem Avrupa’daki politikalarına şekil verecek nitelikte tespitlere yer vermişti. Dış işleri camiasında büyük ses getirdi. Makalesinde doğu Avrupa’daki Amerikan politikalarını tartışarak bölgedeki izlenimleri ile birlikte Amerika’nın politikalarına eleştiriler getirmiş o dönemde Arnavutluk’un Rusya’dan ziyade Çin’i tercih ettiğini diğer bölgelerde Rusların etkin olduğu görüşünü savundu. Avrupa’da kuşak çatışmalarının ortaya çıkmaya başladığını, Genç komünist kuşaklar arasında fanatik olmayan ve daha reformist Marksist-Leninist reform kavramlarının oluştuğundan bahsetti. Bu noktada ABD’nin daha barışçıl angajmanlar uygulaması düşüncesini öne sürdü. Dogu Avrupa halklarının kendi haklarını savunmasına ABD’nin yardım etmesi ve halkların kendi kaderlerinin tayin etmeleri hususunda ABD’nin her daim arkalarında olması gerekliliğini savundu. Sovyetler Birliği, “burjuva milliyetçiler” tarafından “öznel” düşman olarak kontrol ettiği komünist olmayan devletlerin ekonomik kalkınmasını desteklemektedir” sözü ile Sovyetler birliğinin bölge politikasını kendisi açısından özetledi. Doğu Avrupa’ya da benzer bir tavır takınmalıyız” sözü aslında bölgedeki uygulanması gereken ekonomik politikayı özetledi. ABD’nin Doğu Avrupa ülkeleri ile gayri resmi düzeyde ilişkiler kurmasını savundu. Batı Almanya’nın Doğu Almanya’yı tamamen reddetmesi konusunu olumlu karşılamayan ve diplomatik ilişkiler konusundaki katı tutumun yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini ön plana koydu. Hallstein doktrinin Sovyet uydusu olarak nitelendirdiği ülkelerde uygulanması gerekliliğinden bahsetti. Doğu Avrupa ülkeleri ile batı Avrupa’daki Amerikan müttefiklerinin ekonomik ve kültürel ortaklıklara teşvik edilmesi gerekliliğini savundu. Bu davetler reddedilse de en azından kapının tamamen kapatılmamasına işaret olabileceğini ve halklarda bir duyarlılık yaratılmasına yarar sağlayacağından bahsetti. Sovyetler Birliğinin özgür seçim ve özgür basın taahhütlerini yerine…Makalesi aslında bir uluslararası ilişkiler hocasının bölgede izlenimleri gibi görünse de Avrupa’nın neredeyse yarım asırlık sürecinin nasıl olması gerektiğini tayin eden bir metin gibiydi. O dönemde birer S.S.C.B ülkesi olan bugünkü Avrupa Birliği ülkelerinin gelecekte Avrupa Birliğine nasıl entegre olabileceği ve bu konuda ABD’nin ne gibi çalışmalar yürütmesi konusunda yol gösterici bir metin hazırlamıştı. 1964 ABD seçimlerinde Başkan Lyndon’nun yanında yer aldı,1965 te dış işleri bakanlığında planlama konseyine atandı. Kendisini iyi bir sivil toplum destekçisi olarak tanımlıyordu. 1967 yılında başkan Johnson’un Vietnam savaşını genişletmesini protesto ederek istifa etti. ( https://www.nytimes.com/2017/05/26/us/zbigniew-brzezinski-dead-national-security-adviser-to-carter.html?_r=0) 1970’de “İki yaş arası; Amerika’nın teknolojik dönemdeki rolü” adlı kitabını yayımladı. Kitabını beş ana kısımda tanımlayan Brezinitski; birinci kısımda bilimsel ve teknolojik etkilerden bahsetti. Amerikan devrimi ve Amerikan teknolojik devrimine değindi, ikinci kısımda ideolojileri, insanlığın siyasal görünümü ve küreselleşme içerisindeki yerini konu etti. Üçüncü kısımda komünizmin modernite ile sorunlarını ve Sovyetler Birliğini inceledi. Dördüncü bölümde Amerikan halkını; dünya için bir kobay ve öncü bir millet olarak tanımlamış ve bu konuya değindi. Beşinci bölümde ise bunların hepsini değerlendirip Amerika için genel önermelerde bulunduğundan söz etti. ( Zbigniew K. Brzezinski , Between Two Ages: America’s Role in the Technetronic Era, Greenwood Press, 1982)Bu kitabın yayımlanmasından sonra Rockefeller’la üçlü komisyonun kurucuları arasında yer aldı. Amerika’da başkan danışmanları seçilirken sadece sadakat değil bilgelik ve entelüajansına bakılarak seçilen kişilerdir. Özellikle dışişleri ve ekonomi alanındaki danışmanların bilgi birikimlerinin muhalif kesimlerce de kabul edilmiş olması en önemli noktadır zira bu ekip için bütçe senatodan ve meclisten geçecektir. Danışman konusunda uzun ve büyük sıkıntılar yaşandığı dönemde 1975 yılında Carter Brezezinski’yi danışman olarak seçti.(https://www.theatlantic.com/magazine/archive/1988/11/lost-in-transition/307120/) Carter’ın dış ilişkilerde Brzezinski neredeyse öğretmeni gibiydi. Brzezinski Sovyet Birliğinin gücünün kısıtlanmasının çok önemli olduğunu sürekli savundu. Sovyetler agresif güç oyunları ile uğraşırken Brzezinski Sovyetlerin davranışlarına cezai yaptırımlar uygulanması konusunda fikirlerini öne sürdü. O yıllarda Kissinger’ın aksine Brzezinski Sovyetlere karşı çıkmanın yenidünyanın gerekleri olarak gördü. Hatta Ruslara karşı Çin Abd işbirliğini bile dillendirdi. Sovyetlere karşı diplomatik olarak saldırı düzenlemekten kaçınılmaması önerisini her zaman sıcak tuttu. Brzezinskye göre aslında üçüncü dünya politikası Abd ile Sovyetler arasında servetin ve iktidarın tayin ve eşitleme arenasıydı. Bu noktada ise Abd dostlarının Sovyet tarafına geçmemesi çok önemliydi. Ortadoğu’da ve Angola’daki olaylarda baskıcı dayatmanın Sovyetleri cesaretlendirdiğini savundu.1979 yılında Andrew Young istifa ettiğinde Carter Brzezinski’nin fikirlerine tamamen odaklanmıştı. İran’da Şah’ın devrilmesi Sovyetlerin Afganistan’ı işgali Brzezinskinin Birleşik Devletlerin Sovyet politikası konusundaki fikirlerini güçlendirdi. (Seyom Brown, The Faces of Power,Third Edition,Columbia University PressNew york,2015 s,298-310,)1979 yılında Sovyetlere karşı mücadele veren Afganlılara; Biliyoruz ve bu konuda tanrıya inancımız tamdır ki sizler burada başarıya ulaşacaksınız. Bir gün evlerinize, camilerinize geri döneceksiniz çünkü tanrı sizinledir, demişti. ( https://www.youtube.com/watch?v=d4lf0RT72iw) 26 Mart 1979 da Camp David sözleşmesi olarak bilinen ve İsrail ile Mısır arasında imzalan anlaşmanın temel arabulucusuydu. ( https://www.cia.gov/library/readingroom/docs/1978-08-31c.pdf) Bu olaylar yaşanırken ilginç bir olay meydana geldi. 9 Kasım 1979 yılında gecenin bir yarısında Brezezinskinin telefonu çaldı. Pentagonda görevli bir personel yanlışlıkla bir programı sisteme yüklemesi sonucu ABD, Sovyetlere karşı nükleer savaş konumuna geçti. Olay halktan uzak tutulmaya çalışılsa da Sovyet dış ilerinin uyarısına kadar durum uzadı. Brzezinksy yarım saat içinde herkesin ölü olacağını düşünerek eşini uyandırma gereğini duymadığını daha sonra bir röportajında söylemişti. (http://nsarchive.gwu.edu/nukevault/ebb371/).1985’te Reagan’a danışmanlık yaptı. 1989’da “Lenin’in Mirası Büyük başarısızlık: Yirminci Yüzyılda Komünizmin Doğuşu ve Ölümü” adlı kitabını yayımladı. Kitabın birinci bölümünde Lenin, Stalin ve Brejneve yer verdi. Leninizm’i iktidara komplo olarak değerlendiren Brezezinski Stalin’in işlediği suçlar konusunda Lenin’i kitabında suçladı. Brejnev’i ise durgun Stalinist olarak tanımladı. İkinci bölümde Sovyet reformistlerini inceldi. Gorbaçov’u ekonomik reformun ötesinde olduğunu ve birçok siyasi saldırıya açık olarak tanımladı. Komünizmin Sovyetlerde çürüyüp giden bir sistem olduğundan bahsetti. Komünizmin artık sadece Sovyet, Çin ve doğu Avrupa da değil tüm dünyada gözden düştüğünden bahsetti. Sovyetlerdeki komünizmi “Komünist totalitarizm, Komünist otoriterlik, Post-komünist otoriterlik ve Post komünist çoğulculuk” olarak sırasıyla tanımlayan Brzezinski post komünist otoriterlikten sonra Sovyetlerin milliyetçi bir akıma yöneleceğini iddia etti. Sovyetlerin bu sıkıntılardan çıkmayacağını ve çökeceğini iddia etti. (Zbigniew K. Brzezinski ,The Grand Failure: The Birth and Death of Communism in the Twentieth Century,Mart 1990)1997 yılında “Geostrategy for Eurasia “ makalesini Foreign Affairs dergisinde yayımladı. ( http://www.jstor.org/stable/20048199) buradaki fikirlerini ülkemizde de okuyucuların dikkatini çeken “The Grand Chessboard: American Primacy and Its Geostrategic Imperatives” “Büyük santraç tahtası”nı yayımladı. Kitabın Türkçe‘si kitapçılarda mevcuttur. (Zbigniew Brzezinski, The Grand Chessboard: American Primacy And Its Geostrategic Imperatives, ,Basic Books ,New York,2007) Clinton yönetimini Bosna’ya müdahalede konusunda uyardı. Çeçenistan’daki savaşta Çeçenlere yardım edilmesi konusunda tavsiyede bulundu. Çeçenlerin kendi kaderlerini tayin etmesinin çok önemli olduğunu vurguladı ve hem Rusya için hem Çeçenistan için en iyi çözümün Çeçenistan’ın bağımsızlığı olduğunu söyledi (http://www.nytimes.com/1999/11/19/opinion/russia-would-gain-by-losing-chechnya.html) 1999 da NATO’nun Bosna’daki Sırp işgalcilerine karşı bombardımanına destek çıktı. (https://charlierose.com/videos/22250). ABD’nin Irak’a müdahalesine karşı çıktı. Teröre karşı savaşın mantıklı bir çözüm olmadığını savundu. http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2007/03/23/AR2007032301613.html 10 Ekim 2007 de Bush’a İsrail Filistin meselesinde Barış konferansında konusunda Hem İsraillilerin hem Filistinlilerin gündelik hayatlarını kapsayacak şekilde bir plan ortaya koyulmalıdır şeklinde maddelerden içeren bir mektubu gönderen ekibin içeresindeydi. ( http://www.nybooks.com/articles/2007/11/08/failure-risks-devastating-consequences/).2007 yılında “ikinci şans’ kitabında 40 lı yıllardan Clinton döneminde kadarki ABD dış politikasının değerlendirmesini yaptığı, Bush yönetimine ciddi eleştirilerde bulundu, ‘yeni muhafazakârlık’ kavramının nasıl bir öfke politikası haline geldiğinden bahsetti. Bush’un Irak müdahalesini değerlendirdi. Irak müdahalesinin yarım kaldığını ve ABD’nin bölgede İngilizlerden kalma bir emperyalist mücadelenin tacını devraldığını ve İsrail yandaşı olarak görünmeye başladığını söyledi. Clinton dönemi fazla etkili olmadığı konusunda eleştirdi. Clinton yönetimini, döneminde çıkan birçok uluslararası krize müdahale konusunda isteksiz olarak tanımladı. ABD halkını son yıllarda maddiyata ve refahına aşır düşkün, dünyaya aşırı ilgisiz olarak tanımladı. (Z. Brzezinski, Second Chance: Three American Presidents and the Crisis of American Superpower ,New York: Basic Books, 2007). Brzezinski, 2011 yılında Libya’ya NATO müdahalesini ve Kaddafi’nin öldürülmesi olayını “ahlaki ve siyasi açıdan şüpheli” olarak tanımladı. (Grace Baumgarten,Cannat Be Silinced,Chapter five,climate change or global Warming, WestBowPress,2016) 2014 yılında Rusya’nın Ukrayna ilişkileri konusunda “batı ve NATO cevap vermeye hazır olmalıdır” şeklinde beyanıyla Rusya konusundaki görüşlerini açık şekilde ortaya koydu.( https://www.washingtonpost.com/opinions/zbigniew-brzezinski-after-putins-aggression-in-ukraine-the-west-must-be-ready-to-respond/2014/03/03/25b3f928-a2f5-11e3-84d4-e59b1709222c_story.html?utm_term=.55b16dc30405) Brzezinski hakkında aslında ne kitapları ne de kendisinin icraatları bu kadar değil ama elimden geldiğince özet geçmeye çalıştığım ve önemli gördüğüm noktaları size aktarmaya çalıştım. Yarım asır boyunca ABD’nin Doğu Avrupa ve Rusya siyasetini kurucusu ve politika yapıcısı Brzezinski 26 mayıs 2017 de öldü. Cenazesinin 9 Haziran günü devlet töreniyle yapılması bekleniyor. Ömer GÖK

Yorumlar