İran’dan Türkiye’ye Sorun İhracı: Afgan Göçmenler

FARKLI SİYASAL YAPILARA SAHİP DEVLETLERİN DIŞ POLİTİKA YAPIM SÜRECİNDE SİYASAL YAPILARININ ETKİSİ BASKINDIR

Dünyada nümunəvi bir Azərbaycan-Gürcüstan -Ermənistan üçlük dövləti yarada bilərik

Ermenistan’da Sarkisyan’ın istifası nasıl okunmalı ve bölgeyi nasıl etkiler?

Varna’da AB-Türkiye Görüşmeleri

Gündem, Türkiye 26 Mart 2018
62

Beklentilere Cevap Verebilecek mi?
1 Ocak 2018 itibariyle Bulgaristan’ın AB Konsey Dönem Başkanlığı’nı devralması ile Şubat ayından itibaren Türkiye ile ilişkiler yeniden AB gündemine taşındı. Bulgaristan’ın Varna kentinde bugün akşam saat 19.00 civarında başlayan görüşme her iki taraf için de ortak çıkarların gözetilmesi kapsamında olumlu mesajlarla başladı. Ancak, 22-23 Mart 2018 tarihinde Brüksel’de toplanan Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi’nde Türkiye’nin Kıbrıs’ta, İtalyan menşeli Eni Şirketi’nin petrol ve doğalgaz arama-tarama faaliyetini durdurmasını kınayan bir mesaj verdi. Görüşmelerin Afrin Harekâtı’ndan ziyade bu konu üzerinde yoğunlaşacağı algısı daha ağır basmakta. Bu görüşmelere dair Jean-Claude Juncker ve Tusk görüşme öncesi sorun teşkil edecek konulara vurgu yapmıştı. Ancak görünen o ki, Türkiye’nin Afrin Operasyonu’nun hukuki zemininin genel geçer olmaması ve argümanlarının gerçekliği AB’yi bu konuda ısrarcı olmamaya sevk edecektir. Başka bir deyişle bugün Varna’da konuşulacak olan en önemli konu Kıbrıs olmaya aday görünmektedir. Ancak AB’nin Kıbrıs’ta iki halkın varlığı ve özellikle KKTC’nin self determinasyon hakkı sorununu göz ardı edip hala mevcutta hukuken var olan KKTC’nin görmezden gelmesi ile üzerinde yoğunlaştığı enerji kaynakları sorununu da hukuki açıdan boşa düşürecek nitelikte olacaktır.
Bilindiği üzere Kıbrıs, KKTC’nin bir devlet olduğu gerçeği göz ardı edilerek tek bir devlet niteliğinde AB üyeliğini almış durumdadır. Dolayısıyla görüşmeye konu olacağı düşünülen enerji araştırma faaliyetlerinin engellenmesine yönelik Türkiye, 2-3-8 ve 9. bölge olarak bilinen deniz alanlarında KKTC’nin alan ihlalinin söz konusu olması doğrultusunda harekete geçmişti. Görünen o ki, deniz yetki alanları tartışması mevcuda yapılan görüşmelerde bir çözüme ulaştırılacak kadar düşük yoğunluklu bir konu olarak taraflar açısından değerlendirilmemektedir.
Z. Deniz ALTINSOY / KAFKASSAM Uzmanı

Yorumlar