TRAMPLA PUTİNİN GÖRÜŞÜNDƏN HANSI NƏTİCƏ ÇIXDI?

Azerbaycan’ın büyük muallimi Prof. Dr. Penah Halilov!

Rus gazeteci: Erdoğan Trump-Putin görüşmesine başarılar diledi!

ATİB Başkanı Yangın: 15 Temmuz hainlerini lanetliyoruz!

Türkiye’nin BAE’den feci intikamı MİT Somali’de 9 milyon dolar ele geçirdi!

Gündem 9 Nisan 2018
228


Birçoğumuz Somali’yi yönetmenliğini Ridley Scott’ın yaptığı 2001 yapımı Kara Şahin Düştü (Black Hawk Down) savaş filminden biliriz. 1993’te Birleşmiş Milletler Barış Gücü birkaç Amerikan askerini Somali’ye gönderir. Operasyonda terslik olur ve kapana kısılırlar. 18 saatlik destek ekip bekleyişleri onlara çok şey öğretir. Filmin konusu kısaca bu. O süreçte Korgeneral Çevik Bir 1993-1994 arasında Somali Birleşmiş Milletler Barış Gücü Komutanlığı’nda (UNUSOM-II) görev yapmıştı. Türk askeri yeniden Somali’de. Ama bu sefer kendi adına. Ağustos 2017’de ‘Gölge CIA’ olarak bilinen Stratfor, Türkiye’nin Somali’de kurduğu üssün faaliyete geçmesinin BAE ile yaşanan çıkar çatışmasını alevlendireceğine dikkat çekmiş, iki ülkenin de askeri araçlarla erişimini genişlettiğini ve sermayelerinin benzer projelere göz diktiğini belirtmişti. Stratfor analizinde “Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri askeri ve ekonomik bağlarını Ortadoğu ve Doğu Afrika’da geliştirdikçe, askeri ve ekonomik rekabetleri de yoğunlaşacak gibi görünüyor” ifadelerine yer vermişti. Türk şirketlerinin Somali’de özellikle ulaşım altyapısı projelerine ilgi gösterdiğine değinen Stratfor, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) sermayesinin de benzer eğilimleri gösterdiği anımsatmış: “Somali’de bunu yapmak isteyen tek ülke Türkiye değil, BAE de benzer sözleşmelerin peşinde. Hem Türkiye hem BAE, Somali’nin, dünyanın belli başlı nakliye güzergâhlarının bir kısmında yer aldığının farkındalar ve limanlar ile diğer ulaşım altyapılarını oluşturma fırsatları görüyorlar. Bu faktörler ile Somali hükümetinin dış yardıma ihtiyacı BAE için de ülkeyi mantıklı bir hedef haline getiriyor. Örneğin, SKA Air & Logistics, Mogadişu havalimanını işletiyor ve diğer BAE şirketleri Kismayo liman ve havalimanı imarı için yarıştılar.” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Ankara ile Abu Dabi arasındaki çekişmenin Somali ile sınırlı olmadığına ve Körfez krizinde Türkiye’nin Katar’ın yanında saf tutarak bu ülkeye asker konuşlandırdığına dikkat çeken Stratfor, “Katar’daki konuşlanma hala erken döneminde fakat bazı Türk yetkililer asker sayısın 3 bine erişebileceğini ve savaş uçakları ile savaş gemilerinin de dahil edilebileceğini öngörüyor. Eğer öyle olursa Türkiye, Basra Körfezi’nde dikkate değer bir savaş kabiliyetine sahip olacaktır” analizini yapmıştı. BAE yönetimi de son dönemde askeri araçlar ile erişimini artırma stratejisine hız vermiş durumda. Bab’ül Mendep boğazı yakınlarında BAE geçen yıl birkaç kalıcı askeri üs inşa etmeye başladı. “Yemen’deki çatışmalar bu çabaların belirgin itici bir gücü oldu” diyen Stratfor, üslerin sayıları ve kalıcı doğasının, BAE’nin kısa vadeli bir askeri operasyona kıyasla, uzun vadeli jeopolitik bir pozisyona daha fazla odaklandığına işaret etmişti.(1) Stratfor medyumlarının öngördüğü gibi Somali’ye bir süredir insani yardım yapan ve ekonomik destek veren Türkiye’nin bu ülkede açtığı askeri eğitim kampı ile Afrika Boynuzu stratejisi yeni bir boyuta geçti.
Türk Havayolları’nın Afrika merkezli olmayan tek havayolu şirketi olarak Mogadişu’ya uçuşları ile başkentte inşa edilen yeni havalimanı terminali, hastane ve bir takım diğer kamu projeleri, Türkiye’nin Somali’ye ilgisinin somut örneklerinden. Bir süre önce Somali’de inşa edilen askeri tesis, Türkiye sınırları dışında şu ana kadar kurulan en büyük askeri üs. Katar krizinde Türkiye’nin bu ülkeye verdiği desteği Somali’de bir başka askeri üs ile derinleştirmesi, bölgedeki hedefleri ile ilgili birçok spekülasyona yol açtı. Yaklaşık 50 milyon dolara mal olan ve 400 hektarlık bir alanı kaplayan kampa 22 Ağustos 2017’de bir Türk birliği sevk edildi. Mogadişu’daki kampa yönelik Ankara’nın temel amacının, Somali güvenlik güçlerinin terörle mücadele görevlerinde muharip kapasitelerini desteklemek olsa da ileride askeri istihbarat faaliyetinden özel kuvvetler çalışmalarına kadar stratejik açılım imkânları sağlamaya yönelik olduğu söylenebilir. İşte tam da bu dediğimiz konuyu gerçekleştirmek için Şubat 2018’de Hüseyin Osman Hüseyin, Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Birimi’ne yeni başkan atandı.
Bu süreçte Somali’de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Mogadişu yönetimine yönelik baskıyı artıran terör eylemlerine hız verdi. Somalili Senatör Abdi Hassan Awale’e suikast düzenlenmesi bunlardan biriydi. Abdi Hassan Awale 3 Şubat 2018’de yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri istihbaratının kendisine ve Somalili eski bir emniyet müdürüne suikast girişiminde bulunduğunu gündeme taşıdı. Olay nasıl gerçekleşmişti? Somali’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin eğittiği 50 kişilik bir ekip, 30 Aralık 2017’de Senatör Abdi Hassan Awale’nin evine baskın düzenlemiş, ölen ya da yaralananın olmadığı saldırı sonrası baskını düzenleyen 50 kişi gözaltına alınmıştı. Birleşik Arap Emirliklerinin eğittiği askerlerin vukuatı Somalili Senatöre suikast düzenlemekle kalmadı. Mogadişu yönetiminin kulağına kar suyu kaçıran bir başka çatışma daha gerçekleşmişti. Somali’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin eğittiği Somali ordusu içerisindeki bir grup asker ile Somali Ulusal İstihbarat Servisi (NISA) personeli arasında çıkan çatışmada biri sivil iki kişi hayatını kaybetmiş, yedi kişi de yaralanmıştı. Mogadişu’daki Eş-Şebab terör örgütünün olası intihar saldırılarını önlemek için kentteki birçok geçiş noktasını kontrol eden NISA, BAE tarafından eğitilen Somali ordusu içerisindeki bir grup askerin bu bölgeden geçmek isterken tarafından durdurmuş ve iki grup arasında çatışma çıkmıştı.
Mogadişu’daki Türk askeri üssü 30 Eylül 2017’de açıldı. Somali yetkililerine göre, Türkiye 10 bin kadar askeri, üste eğitmeyi planlıyor. Eğitim alan ilk grup 23 Aralık’ta mezun olurken, ikinci grubun eğitimleri devam ediyor. TSK Somali birliklerini eğitmekle kalmıyor yanı zamanda silahlandırıyor. BM ambargosu nedeniyle Somali belirli ağır silahları ithal edemiyor. Türk hükümeti başkent Mogadişu’daki Türk askeri eğitim kampından mezun olan Somali ordusundan bir birliğini teçhizatlandırdı. 400’ün üzerinde askere, Somali’ye kısmi BM ambargosu altında izin verilen hafif silahlar ve makineli tüfekler verildi. Somali’ye verilen silahların Türk yapımı MPT-76. Türk askerleri Somali subay ve astsubayları El Kaide bağlantılı radikal terör örgütü El karşı mücadele edebilmeleri için eğitiyor.(2)
Geçtiğimiz ay Somali hükümetinin aldığı bir başka karar da Somali Limanlar ve Deniz Taşımacılığı Bakanlığının, Somali Bölgesel Hükümeti ile DP World Liman şirketi arasında yapılan ve önümüzdeki 30 sene için stratejik Berire limanının idaresini Dubai şirketine veren anlaşmayı tanımadığını açıklaması olmuştu.(3) Somali gibi fakir bir Afrika ülkesinin bu kararı alması öyle kolay değil. Çünkü DP World; altı kıtada 40’ın üzerinde ülkede 50’yi aşkın işletmeyle desteklenen, hem yüksek büyüme hem de stratejik pazarlarda önemli bir yeri olan 78 işletme deniz ve iç terminal terminaline sahip, devasa bir şirket. Şirket, 2005 yılında Dubai Liman İşletmesi ve 1999’da faaliyet göstermeye başlayan Dubai Ports International’le birleşti. 2006’da Birleşik Krallık’taki P & O Group’u dünyanın en büyük dördüncü büyük liman işletmecisi olan 3,9 milyar sterline (7 milyar dolar) satın aldı. Dubai Ports International’ın (DPI)] ilk projesi, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde Güney Konteyner Terminali’nin (ÖTV) yönetimi ve işletilmesi konusunda yerel bir ortakla işbirliği oldu. DPI daha sonra 2000’de Cibuti, 2002’de Vizag, Hindistan ve 2003’te Constanta (Köstence), Romanya limanlarında çalıştı. Ocak 2005’te DPI, CSX World Terminals’i (CSX WT) satın aldı. Daha sonra, Eylül 2005’te Uluslararası Dubai Limanları adını alarak Dubai Limanları Kurumu (DPA) ile birleşti. DP World, küresel ticaretin önde gelen bir tedarikçisi ve tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçasıdır. Deniz ve iç terminaller, denizcilik hizmetleri, lojistik ve yan hizmetlerden teknoloji odaklı ticaret çözümlerine kadar çok sayıda ilgili işletmeyi bünyesinde barındırıyor. Altı kıtada 40’ın üzerinde ülkede 50’yi aşkın işletmeyle desteklenen, hem yüksek büyüme hem de kâr marjı yüksek pazarlarda önemli bir yere sahip olan 78 işletme deniz ve iç terminal terminali mevcut. 103 ülkeden 36.000’in üzerinde çalışandan oluşan özel ekibi var. Hükümetler, nakliye hatları, ithalatçılar ve ihracatçılar, topluluklar ve küresel tedarik zincirinin diğer önemli unsurları ile uzun yıllara dayanan ilişkiler geliştiriyor. Konteynır elleçleme (Gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya Tamiri, havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması), şirketin ana işi ve gelirinin dörtte üçünden fazlasını oluşturuyor.(4)
Hüseyin Osman Hüseyin’in Somali Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Birim başkanlığına getirilmesinden sonra en başarılı hizmeti, başkent Mogadişu’daki Aden Adde Uluslararası Havalimanı’nda, Dubai’den geldiği kaydedilen 9 milyon dolar nakit taşıyan BAE’ye ait bir uçağın yakalanması ve paraya el konulması oldu. Paranın nereye ya da kime gönderilmek istenildiğine dair soruşturma başlatıldı. Somali hükümeti; Körfez ülkeleriyle yaşanan Katar krizinde tarafsız kalmayı tercih etti ve BAE arasındaki ikili ilişkiler düşük seviyede. Somali Federal Parlamentosunda, 12 Mart’taki oylamada, özerk Somaliland ve Etiyopya yetkilileriyle Berbera limanının işletilmesine ilişkin anlaşma yapan Dubai merkezli DP World şirketinin ülkedeki tüm çalışmalarının yasaklanması ve şirketin en kısa zamanda Somali’yi terk etmesi yönünde karar alınmıştı. Kararda, DP World şirketinin söz konusu 3 limanın işletmesiyle ilgili yaptığı anlaşmanın anayasaya aykırı olduğu, ülkenin birliği ve bağımsızlığına karşı tehdit teşkil ettiği, bu yüzden geçersiz sayıldığı duyurulmuştu.(5) Somali yetkililer konuyla ilgili konuşmaktan kaçınırken, Kenya’daki Somali etnik kökenlilerin temsilcisi ve The United Republican Party (URP) milletvekili Aden Duale, Abu Dabi yönetiminin Somali’de ticari şirketler aracılığıyla vekalet savaşı yürüttüğünü, Mogadişu yönetiminden, ülkenin istikrarını bozmak isteyenlere izin vermemesini ısrarla vurguluyor. Söz konusu paranın Somali hükümetini istikrarsızlaştırmak isteyen isyancı gruplara dağıtılmak üzere ülkeye sokulmak istendiği değerlendiriliyor. Somali ile Türkiye arasındaki olumlu ilişkilerin Birleşik Arap Emirlikleri’ni rahatsız ettiği biliniyor.(6)
9 Milyon dolar nakit yük taşıyan uçağın, Abu Dhabi merkezli Royal Flight’e ait ve Abu Dhabi’den havalandığı ortaya çıkmıştı. A6-DAS tescilli Boeing 737-700 tipi özel jetin Mogadişu’ya inmesinin nedeni kargosundaki paraların BAE tarafından eğitilen güvenlik güçlerine yapılacak ödeme için Puntland’a gönderilecek olması. Eğer MİT ve Somali Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Birimi’nin müşterek operasyonu olmasaydı, uçaktaki paralar Puntland’a giden yerel bir uçağa aktarılarak Somali’yi karıştırmak için eğitilen birliklere gönderilecekti. Puntland, Somali Demokratik Cumhuriyeti’ni oluşturan özerk bölgelerden biri.(7) JSC “Royal Flight havayolları” (Rusça: Авиакомпания« Роял Флайт) Abakan, Rusya merkezli, Moskova Vnukovo Havalimanı’na bağlı bir charter havayolu şirketi. Royal Flight (havayolu) Sri Lanka, Mısır, Tayland, Türkiye, Hindistan, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Makao, Tayvan, Maldivler ve Vietnam’a charter hizmetleri gerçekleştiriyor. Havayolu 1992 yılında Abakan-Avia olarak kuruldu. Temmuz 2014’te Rus tur operatörü Coral Travel tarafından satın alındı ve 11 Temmuz 2014’te Royal Flight Airlines adını aldı.(8) Sahadan gelen özel bir bilgi; Etiyopya ve BAE; Somali’de birlikte hareket ediyor. Güçlü bir Somali devletini ulusal çıkarları açısından bir tehdit olarak algılayan Etiyopya savaş uçakları 2007’de Mogadişu havalimanını vurmuştu. ABD güdümlü Afrika Birliği Güçleri-Afrika Birliği Somali Misyonu’nun (AMISOM)- Somali’de adeta işgal kuvvetleri gibi davranıyor. Geçmişte ‘İslami Mahkemeler’ bugün de Şebab Hareketi’ bahane edilerek Somali’nin bağımsızlığına adeta gölge düşüren eylemleri var. Ankara’nın Mogadişu Büyükelçisi Olgan Bekar, tecrübeli bir diplomat. 05/09/2011-01/09/2014’te Dışişleri Bakanlığı, Doğu Afrika Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunmuştu. 01/09/2014’ten günümüze Mogadişu’da görev yapıyor.(9) Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Fermacu ile Ankara arasında tüm diyalog kapılarını açık tutuyor. Birleşik Arap Emirliği; Fahrettin Paşa’ya hakaret etmenin bedelini ödedi sanıyorsa yanılıyor. Bu daha ne ki?
Bakınız:
1- https://tr.sputniknews.com/columnists/201708211029804180-golge-cia-turkiye-bae-cekisme/
2- http://kafkassam.com/somali-ornegi-afrika-boynuzuna-yerlesen-turk-ordusu-ve-mit-emperyalizmle-savasiyor.html
3- https://turkish.aawsat.com/2018/03/article55379325/es-sebab-somalide-stratejik-bir-kenti-ele-gecirdi
4- http://web.dpworld.com/about-dp-world/
5- http://www.hurriyet.com.tr/dunya/somalide-baeye-ait-ucaga-el-konuldu-40798724
6- http://www.trthaber.com/haber/dunya/somaliye-inen-bae-ucaginda-9-milyon-dolar-ele-gecirildi-359535.html
7- http://www.airturkhaber.com/haberler/bae-ucaginda-9-milyon-dolarlik-sir/
8- http://www.royalflight.ru/
9- http://mogadisu.be.mfa.gov.tr/Mission/Biography
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar