Papalık Masonluk savaşında İngiliz Masonlarının Vatikan karşıtlığı!

Moskova Belediyesi Milletler Evi’nde Türk Müziği Konseri düzenlendi

Rus senatörden Yunanistan tepkisi: Türkiye tatilini seviyoruz

Yayınımız ses getirdi ‘Akın İpek’e Londra’da ev hapsi’

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı(Kurum/Kuruluş) KKTC Adına NAVTEX İlan Etti

Gündem 22 Nisan 2017
499

Navtex konusunda bir bilgi kirliliğidir aldı başını gidiyor. Birincisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti Navtex ilan etmedi. İlan edilen Nevtex’i KKTC adına Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ilan etmiştir. TPAO’nun Doğu Akdeniz’de duyurduğu koordinatlar KKTC karasuları, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde(MEB) bulunan bölgelere aittir…
Navtex’i (Navigational Text) Devlet veya Hükümetler ilan etmiyor. Navtex denizlerde seyreden orta frekanstaki uluslararası gemilere, karşılaşacakları tehlikelerle güvenlik, hava raporu tahmini ve uyarılarında bulunan cihazdır. Otomatik olarak ve yazılı sistemle çalışmaktadır. Navtex denizcilerin güvenliği için uyulması gereken tavsiye nitelikli bir duyurudur. NAVTEX denizlerde seyir ve faaliyetlerde bulunacak olan kurum ve kuruluşlar tarafından yayınlanır.
2 Kasım 2011’de Lefkoşa’da, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı arasında “Petrol Sahası Hizmetleri ve Üretim Paylaşımı Sözleşmesi” imzalandı. Anlaşma, TPAO’ya kar payı esasına göre arama, kuyu açma ve işletme yetkisi veriyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı KKTC Adına bu anlaşmaya dayanarak navtex ilan etmiş/yenilemiştir bütün mesele budur.
Rumların tek yanlı petrol ve doğalgaz sondajına başlaması üzerine, Kıbrıs Türklerinin ortak sahibi oldukları Ada ve çevresindeki doğal kaynaklar üzerindeki eşit haklarını muhafaza etmek amacıyla KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan New York’ta, Akdeniz’de Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması imzaladı.
KKTC Bakanlar Kurulu da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) Ada’nın etrafındaki deniz alanlarında petrol-doğalgaz arama ruhsatları verdi.
TPAO, Piri Reis sismik araştırma gemisi ile KKTC adına “G bölgesi” olarak adlandırılan ruhsat sahasında jeofizik araştırma ve sismik veri toplama çalışmasına başladı. Çalışmalarını 2 Kasım’da tamamlayan Piri Reis, bu sürede 4 bin kilometre alanda veri topladı.
28 Aralık 2011’de, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas, Rum yönetimin tek yanlı “Münhasır Ekonomik Bölge” ilan ettiği bölge içinde yer alan ve “Afrodit” olarak adlandırılan 12. parselde, sondaj çalışması yapan Noble Energy şirketinin, doğalgaz bulduğunu açıkladı.
14 Şubat 2012’de, Kıbrıs Rum yönetimi 12. parsel dışında kalan diğer 12 parsel için doğalgaz ve petrol arama-işletme imtiyaz hakkı dağıtım ihalesini ilan etti.
Rum yönetimi, Doğu Akdeniz’de tek yanlı olarak “MEB” oluşturma ve bölgede bulunan ülkelerle bu yönde anlaşmalar imzalamaya 2003 yılında başlamıştı. Amaçları Rum egemenliğini karada, denizde ve havada tüm ada geneline yaymaktır! Halen de durum bundan ibarettir… Anastasiadis’in bu anlamda Londra’da deniz hukuku üzerine yüksek lisansı bulunduğunun da özellikle altını çizmek gerekiyor. Anastasiadis bu göreve gelişi güzel tesadüfî olarak getirilmemiştir. GKRY Kıbrıs Türkleri ile eşit siyasi ortaklığa dayalı bir federasyon kurma gibi bir niyeti yoktur! GKRY’nin 2003’den bu yana tek yanlı olarak hidrokarbon konusunda attığı adımlar, anlaşmalar, işbirlikleri kışkırtıcı sayılmıyor. KKTC kendi haklarına sahip çıkınca mı kışkırtıcı oluyor. Hadi sende Niko efendi…
Anastasiadis son dönemde ağzından çıkanı kulağı duymuyor galiba… “Azınlığın çoğunlukla eşitlenmesi talep edilemez. Kıbrıs Cumhuriyeti egemen bir devlettir. Egemen bir devlet olarak hakkımızı kullandığımız anlaşılsın diye dünyanın en önemli şirketlerine gaz arama ruhsat verdik” sözleri barışa yönelik sözler midir acaba?
Her devletin ilan ettiği kendi MEB vardır. Madem Anastasiadis 1963’de yasa dışı şekilde gasp ederek üniter şekle dönüştürdükleri yapının egemenliğini yayma ve Ada’ya ait tüm doğal zenginlikleri tek başına sahiplenme peşine düşmüştür. O zaman uzun süredir yürütülmekte olan müzakere süreci zarar gömesin diye sessiz kalan KKTC makamları da gerekeni yapacaktır. Bundan hiç kimsenin bir şüphesi olmasın…
Bu saatten sonra BM iyi niyet çerçevesinde devam etmekte olan müzakere süreci zarar görürse bunun müsebibi GKRY ve Anastasiadisin sürdürdüğü politikalardir.
KKTC kendi yasal münhasır ekonomik bölgesinde arama yapma yetkisini 2011 de TPAO ya vermisti. Durum bundan ibarettir.
Ayrıca önemli bir diğer konu ise Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Kıta sahanlığı (MEB) 1958 yılında ilan edildiğidir!!!
Gökhan Güler

Yorumlar