Ermenistan’ın kahraman katili ve hırsızı Manvel Grigoryan neden tutuklandı?

ОБРАЩЕНИЕ ДРУЗЕЙ К СВОИМ ОБЩЕСТВАМ

İngiltere’nin Gazprom kararının perde arkası!

Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

Türkiye Kendini Çukura İtmek İsteyenlere Fırsat Vermemeli!

Türkiye 23 Mart 2017
372

Şuanda Türkiye içeriden ve dısarıdan yapılan ötekileşme operasyonları ile tamamiyle modern dünyanın dışına itiliyor.Bu işin dış ayagında giderek Batı’da ağırlık kazanan tarihi sorunlu Türk algısı ve bunun 20. yüz yıl ilk çeyreğindeki Balkan, birinci dünya savaşı, Anadolu’nun isgali ve Sevr anlaşması gibi hususlar ve bunların yeni versiyonu var. Bu yeni versiyonu post modern Balkan trajedisi olarak karakterize edilebilecek Türkmen meselesinde, post modern Sevr olan Büyük Ortadogu Projesinde, 15 Temmuz Darbesinde, PKK ve PYD’ye yönelik tutumda görmek mümkündür. Hatta en son ABD ve İngiltete’nin THY’ye güvenlik gerekcesi ile uyguladıgı elekton cihaz yasağı bile Türkiye’nin nereye itildiğini birer yansımasıdır.

Ancak madalyonun öteki yüzü, yani Türkiye’de de durum pek içaçici degil ve adeta Batı’daki Türkiye’ni ötekileştirme sürecine gerekce ve bahane sunuyor, hatta bunu özellikle teşvik ediyor. Ülkede kurumsal kimlik üzerine oturan, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, liyakat ve akılcılık temelli devlet aygıtı ciddi aşınma içersindedir.Ortadoğu üzerinden sık-sık modifiye edilen ve dünyaya yayılan dini radikalizmin iki versiyonu İSİD ve FETÖ Türkiye’de iyice kendine yer edinmiştir maalesef. Ayrıca son güneydogu operasyonlari ile ciddi gerileme içinde de olsa başını PKK’nın çektigi etnik ayrilikcılik da yeterince güc ve dıs destek kazanmıs durumdadır.
Türkiye dıs politikasi özellikle Avrupa ve Ortadoğu bölgelerinde ciddi stratejik hatalar yaptı. Dıs politikanın Avrasya’da yaptıgı bir takım dogrular ise kısmen Azerbaycan istisna olmakla Türk Dünyası konusuna yeterince eğilmeme, Rusya ve Çin’in yükselişi, Avrupa ve Ortadoğu’daki stratejik çıkmazlar nedeniyle Türkiye aleyhinde bir sürece dogru evrilme tehlikesi içindedir. Bu sıkısma özellikle Suriye’de, somut olarak da PYD örneğinde ABD ve Rusya’nın uzlasmasında iyice kendini göstermektedir.Bunun bir sonraki olumsuz evrilme noktasi Güney Kafkasya, bir sonraki aşaması ise Orta Asya olabilir. Unutmayın, Batı ve Ortadogu’da sorun yasayan Türkiye’nin Rusya ve Çin nezdinde pazarlık şansı olmaz. Böyle bir Türkiye hem de Türk Dünyasında da etkin olmaz!!!

Birileri size modern dünyanın dısına itiyorsa, buna algıs tutmak, hatta bunu iç politikanın malzemesine dönüstürmek kısa vadede başari gibi gözükebilir, fakat uzun vadede fekaket getirir. Çunki sizi göndermek istedikleri yer veya dünya bataklıktır.Bu bataklıkta demokrasi, hukuk devleti, rifah ve özetle modern devlet yok.Bunun yerine kan, gözyaşi, etnik ve dini savaşlar var.Orda modern teknoliji (silah ve bilgisayar) esasen savaşın, terorün ve halka baskının aracıdır. Hele adam akıllı bir alternativ olusturmadan, “evet ben bu modern dünyadan gibiyorum, alın dünyanız sizin olsun” demek iyice büyük bir hatadır.
Hatta bu aralar pek populer olan 2. Abdulhamit bile bu kavgani sistem icinde kalarak ve dengeleri kullanarak vermisti!

Bunları yaptıktan sonra iyice “Türkiye öteki” algisini geri dönülmez bicimde karşı tarafa yerleştirirseniz, size karşı her şeyi hem de açıktan açıktan yaparlar ve bunu meşriyyet bulmakta hiç sıkıntı cekmezler. “Ben sadece Osmanlı torunuyam” diyen arkadaşlar, bir zahmet Osmanli devletin son 25 yılına baksınlar….

“Çözüm yolu ne ?” diye soranlara cevabı Atatürk vermiş.Önce Türk Milletiyle ile emperyal Batı’yı yenmiş, ardından Batı’dan akıl, teknoloji ve aydınlık getiren degerlerini modern devlet yapısını benimsemiş.

Unutmamak lazım modern dünya paradigmasında ve sisteminde kalarak Batı ile normal araclarla ve gayet meşru zeminde ve makul sert üslubda çıkarlarınızı savunabilirsiniz, ancak bunun dışına çıktıgınızda sizi afaroz ederler ve bu manada size karşı her türlü harekat meşru sayarlar ve en trajiki bunu da insanlık, demokrasi ve barıs adına yaparlar!!!!

Modern sistemle Çinin yapmak istemediği, Rusya’nın pazarlılka dahi olsa adapte olmaga calısdıgı ve İran’ın vazgeçmek üzere oldugu çok açık bir kavganı Türkiye’nin ve hem de icteki bu kosullarda tek başına yapmak istemesi büyük stratejik felaket olur..
Dünyanın AfroAvrasya’nın otoriter ve emperyal iddiali Rusyasi, teokratik ve totalitar sisteme sahip İran ve Suudi Arabistan’ı var zaten.Bu tarz yeni bir devleti, hem Bati, hem Rusya, hem İran, hem de Suudiler istemez. Bu cografyada hem musulman, hem demokrat, hem laik, hem NATO üyesi, hem de Avrasya ve Pasifik cizgisini koruyan Türkiye’ye ihtiyac var. Dr. Nazim Cafersoy

Yorumlar