Rus uçakları Suriye’de kimyasal saldırı provokasyonuna hazırlanan teröristleri imha etmiş

Rus ve Ukraynalı Papaz kavgasında Türkiye taraf mı?

Azərbaycan Sarkisyanın B planından lazımınca istifadə edə bilər

Uluslararası Kudüs Konferansı’nda neler yaşandı?

Türkiye İsrail ilişkilerini İran nasıl görüyor?

İran, Türkiye 11 Mayıs 2016
1.169

Türkiye İsrail ilişkilerini İran nasıl görüyor?
ömür
Öncelikle İran’dan Türkiye nasıl görünüyor? Sorusunu cevaplamak daha yerinde olur. Türkiye’nin siyasi ve ekonomik durumunu hiç şüphesiz komşu ülke İran yakından takip ediyor. Örneğin Tahran’da yayınlanan Ulusal İnanç Partisi üyesi Elias Hazrati’nin editörlüğünü yaptığı Etemad (İtimat) gazetesi; Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti genel başkanlığından istifasına ve AKP içinde ihtilafların giderek ayyuka çıkması ve Erdoğan karşısındaki muhalefetin artık AKP içine de uzamasına temasla tüm bunların Ankara’nın siyasi bir çıkmaza sürüklendiğini gösterdiğini yazdı. Gazete Erdoğan’ın Türkiye’de başkanlık sistemini hayata geçirmek için kendi muhaliflerini devre dışı bırakmaya çalıştığı gibi bu hedef uğrunda hatta kendi yakın dostları ve çalışma arkadaşlarını da sahneden silmekte olduğunu belirtti. İtimat gazetesi, Ahmet Davutoğlu’nun bu yolun ilk kurbanı olmadığını, ondan önce de Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarından Fethullah Gülen ve Abdullah Gül’ün saf dışı bırakıldıklarını ve Erdoğan tek kişilik bir yönetim yolunda adım attığına yer verdi.
İranlıların mercek altına aldıkları bir diğer konuda Türkiye’nin ekonomik aktivitesi. Fars Haber Ajansının, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre hazırladığı rapora göre; Türkiye’de yılın ilk üç aylık döneminde, bireylerin kredi kartı ve bireysel kredi borçları nedeniyle açılan dava sayısı, geçen yılın aynı dönemindeki 466 binden, yüzde 6.0 artışla 494 bine yükselmiş. Aynı dönemler itibarıyla son dönemde, bireysel kredi borçları nedeniyle açılan dava sayısı yüzde 18.3 artışla 175 binden, 207 bin kişiye ulaşırken, kredi kartı nedeniyle açılan dava sayısı yüzde 1.4 azalışla 291 binden 287 bine gerilemiş. TBB’nin verilerine göre; bir kişiye ait farklı zamanlarda yasal takibe düşen birden fazla kredi ve/veya kredi kartı borcu bulunabildiği için, aynı dönemde bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe giren kişi sayısı ise, yüzde 5 artarak 404 bin kişiye çıkmış bulunuyor.
İranlı uzmanlar bu ve benzeri verilerden yola çıkarak Türkiye’nin ekonomik durumunu, kriz olasılığını, ihtiyaçlarını tespit etmeye çalışıyorlar. İran-Türkiye ilişkilerinin siyasi seyri iki ülke arasındaki ticaret hacminde çok rahat görülebilir. İran-Türkiye ticaret hacmi 2012’de 21.89 milyar dolar iken bu rakam 2015’te 9.77 milyar dolara düşmüş. Şimdi her iki ülkede ilişkilerin restorasyonuna taraftar. Yaklaşık iki yılın ardından İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesi için Türkiye’ye gelen İran Cumhurbaşkanı; bölgedeki krizlerde yaklaşım farkı sebebiyle son yıllarda gerilen ilişkilerin düzeltilmesi ve ticari işbirliğinin geliştirilmesini hedeflediklerini ve Türkiye ile ‘temel prensiplerde fark olmadığını’ belirtmişti.
D-8 Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Seyyid Ali Muhammed Musevi, Türkiye ve İran arasındaki ekonomik ilişkilerin artmasının, siyasi sorunların azalmasını sağlayacağını söyleyenlerden. Bu çerçevede ABD-İran arasında nükleer anlaşmanın imzalanması ve ambargonun kalkmasından hemen sonra İran ve Türkiye gümrük idareleri başkanları, iki ülke arasında ticaretin kolaylaştırılması ve ikili ekonomik münasebetlerin güçlendirilmesi amacıyla işbirliği anlaşması imzaladı. İran Sanayi Bakanı Mohammad Reza Nematzadeh Türkiye’ye birlikte otomobil üretme teklifini, İstanbul Sanayi Odası’nın İran ziyaretinde yaptı.
Babek Zencani ve Rıza Sarraf bağlantısı, İran’ın Türkiye ile arasına mesafe koyduğu konulardan. İran Meclisi Yolsuzluk Araştırma Komisyonu üyesi Emir Abbas Sultani; New York’ta tutuklu bulunan Rıza, Sarraf’ın daha önceden hazırlanan bir plana göre, tutuklanacağını bile bile ABD’ye gittiğini, Türk hükümetinin Babek Zencani ve Rıza Sarraf’ı desteklediğini söyleyerek, “Türk mahkemesinin Sarraf’ı nasıl akladığını gördük” ifadesi, İran’ın bu meseledeki resmi görüşünü yansıtıyor. Zencani’nin Türkiye’deki birçok mal varlığının Sarraf’ın adına kayıtlı olduğunu savunan Sultani “Zencani ve Sarraf’ın İran Petrol Bakanlığı parasını çalmak dahil 30’dan fazla suçlamaları olduğunu” belirtiyor. Emir Abbas Sultani’nin “Peki Erdoğan neden Sarraf’a yardımcı olmuyor?” sorusuna da “Erdoğan’ın Sarraf’a yardımcı olmadığını nerden biliyorsunuz. Bunları kamuoyuna ilan etmezler” şeklinde karşılık vermesi oldukça önemli.
Eğer doğru ise Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin bağımsızlık ilanıyla ilgili İran ve Türkiye arasında Irak’ın toprak bütünlüğü konusunda anlaşma olduğu iddia ediliyor. Nitekim Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un, “Irak’ta bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasını engelleyebilecek bir güç var mı? Var, Türkiye ve İran” açıklamasına İran’dan destek gecikmedi, İran Dışişleri Bakanlığı, Irak’ın toprak bütünlüğünü desteklemeyeceklerini bildirdi. İran Dışişleri Sözcüsü Hüseyin Cabiri Ensari, Irak Kürdistan Bölgesi İstihbarat Şefi Mesrur Barzani’nin “bölgenin Irak’tan bağımsızlığı için Ankara ve Tahran’la danışmalarda bulunduğu yolundaki açıklamasına verdiği cevapta, “Irak’ın bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğü gerek o ülkenin vatandaşlarının, gerekse bütün bölge ve dünya ülkelerinin çıkarlarını garanti etmektedir” dedi.
Türkiye ile İran arasında bazı bölgesel konularda mutabakat zemini bulunmasına rağmen Suriye’de Baas Partisi ile Beşar Esad’ın iktidarda kalması ve Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri pürüz oluşturuyor. İran-Türkiye ilişkilerinde Suriye sorunu her iki ülkenin gardını almasına yol açtığından öncelikle bu sorunun çözümlenmesi çok önemli. İranlı liderler Baas rejiminin görevde kalması konusunda İran ve Rusya’nın kararlılığını vurgulayarak, bu konunun İran için ‘kırmızı çizgi’ olduğunu sıklıkla gündeme getiriyor. Türkiye ise Beşar Esadsız bir çözümden yana olduğundan iki ülke arasında mutabakat yok. Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Ali Rızayi, Suriye’ye gönderilen 25. Kerbela Tümenine bağlı askerlerin tamamen bölgeden ayrılarak ülkeye döndüğünü belirtti. Ancak İran ordusunun Suriye’de yaşadığı insan kaybından dolayı askerini çekmeye başlaması Türkiye açısından önemli bir gelişme. Bu karara neden olan kayıplarla ilgili açıklamada bulunan İran Devrim Muhafızları Komutanlığına bağlı Mazenderan Kerbela Kolordusu’nun Eski Komutan Vekili ve Danışmanı Tebrizi, İran’ın Suriye’de 2012’den bu yana yaklaşık bin 200 savaşçısının öldüğünü söylüyor.

İran; Türkiye-İsrail ilişkilerinin fabrika ayarlarına dönmesinden rahatsız olduğunu saklamıyor. Nitekim İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yüksek askeri danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi, Ankara’nın Arap ülkelerinde İsrail ile eş güdümlü bir politika izlediğini iddia ederek Türkiye’yle ilişkilerin gözden geçirilmesini istedi. Tahran’da düzenlenen Batı Asya’daki Jeopolitik Gelişmeler konulu toplantıda konuşan Ali Hamaney’in askeri danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi, Ankara’yla olan güvenlik, ekonomik ve politik ilişkilerin yeniden tanımlaması gerektiği görüşünde.
Türkiye Mavi Marmara sürecinde yaşanan skandaldan sonra İsrail ile ilişkilerini yavaşlatmıştı. İsrail’in Türkiye’nin tazminat talebini ve miktarını kabul etmesi, Gazze konusunda ileri sürdüğü şartlara sıcak bakması, yeni bir sürecin başladığını gösteriyor. Aslında bu süreç Edirne Sinagogu’nun restorasyon edilerek yeniden ibadete açılması ve Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği umre programı kapsamına Kudüs’ü dahil etmesiyle başlatılmıştı.
İsrail’in İstanbul Başkonsolosu olan Shai Cohen’in, ilişkiler düzeldiğinde iki ülkenin Suriye’de istihbarat ve operasyonel işbirliği yapabileceğini söylemesi, iki ülke arasında ilişkilerin yaşanacağı boyut hakkında fikir verebiliyor. Türkiye’nin, NATO’daki İsrail vetosunu kaldırması jestine İsrail’in nasıl karşılık verdiği veya verebileceği merak konusu. Türkiye’nin, NATO’daki İsrail vetosunu kaldırmasından sonra İsrailli delegeler, NATO’nun Brüksel’deki karargâhına akredite olabilecekler. Türkiye Vetosunun kaldırılmasıyla 28 ülkeden oluşan NATO’da üyeliği olmayan İsrail’e genel merkezde daimi bir ofis tahsis edildi. Bu bilgilerden sonra sormanın tam sırası; sizce Türkiye İsrail ilişkilerini, İran nasıl görüyor?
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar