Avrasya Kombat ciu-citsu federasyonun yeni başkanı Aqil Acalov seçildi

Yeni okumalar ışığında Ziya Gökalp

GAZETELERDE TULÛAT TİYATROSU: STAKANCI MURAT-SİBİRYALI FATİH VE SELEFİ FETVACIBAŞI STAR WARS NURETTİN

HOLLANDA’DA IRKÇILIĞIN TEHLİKE ÇANLARINA İŞARETTİR

Türk toplumu, hiperaktif çocuklar gibi…

Gündem 29 Nisan 2017
301

Darbe girişiminin siyasi ve toplumsal bir olay olmakla birlikte toplum üzerinde uzun süre silinemeyecek etkileri olacağı belirtildi. Psikofarmakoloji Derneği tarafından düzenlenen 9. Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi ve 5. Uluslararası Çocuk ve Ergen Psikofarmakolojisi Sempozyumu bir ilke imza attı.
PROF. DR. GÖKA’YA TERÖRÜ, FETÖ’YÜ SORDUK
15 Temmuz psikolojisi başlığı ile konferans veren Psikiyatrist Prof. Dr Erol Göka, Türk toplumunun terör saldırıları ile baş etme psikolojisi ve terör örgütü FETÖ üzerine sözcü.com.tr’nin sorularını yanıtladı. 15 Temmuz’un ardından binlerce ihraç yaşandığına ve bu kişiler ve çocuklarının yaşadığı ağır travmaların toplumsal etkileri olacağına dikkat çeken Göka, ‘Bir de yokluk yüzünden FETÖ’nün bağrına verdiğimiz çocukları eklersek sorunun boyutunu daha iyi anlarız” diye konuştu. Prof. Dr. Erol Göka, 15 Temmuz darbe girişiminin önceki darbelelerle kıyaslayarak benzerlik ve farklılıklarını ortaya koydu. Göka, ‘O gece darbecilerin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a Kenan Evrenimiz olur musunuz?’ diye sormalarının, darbecilerin kendilerini önceki darbecilerle bir görmelerinden kaynaklandığını söyledi.
“FETÖ EŞİTTİR SPİRÜTEL CİNNET DARBECİLERİ”
Önceki darbecileri devlet düşmanı demokrasi düşmanı sayılabileceğini söyleyen Göka, FETÖ’de bunlardan farklı olarak ise hainlik, sinsilik olduğunu ve darbe girişimi sırasındaysa belirgin şekilde şiddetin ortaya çıktığını söyledi. Göka, “15 Temmuz aslında iç savaş provakasyonu girişimiydi. Ordunun tamamının katılmayacağını, halkın tamamının sessiz kalmayacağını biliyorlardı. Amacın Suriye’deki gibi bir iç savaş çıkartmak olduğu beyan ortadaydı. Esas fikir ise Türkiye’yi kaosa sürüklemekti. FETÖ için hainlik şebekesi demek yanlış bir anlatım olmaz” diye konuştu. Göka ayrıca darbeler ülkesi Türkiye’de 15 Temmuz’la birlikte darbe döneminin tamamen kapandığını savundu.

GÖKA: FETULLAH GÜLEN MESİH, HAREKET MEHDİ
FETÖ mensuplarının Fethullah Gülen’i mesih, hareketi ise mehdi olarak değerlendirdiklerini belirten Göka, FETÖ’cülerin ortak davranış biçimleri olduğunu savunarak “12 Eylül nasıldı… Asker bu bir darbedir diyor halkı uyarıyordu. Yapanın ise ordu olduğunu söyleyerek sahip çıkıyordu. Bir ilan vardı. O gece ise sinsi, geride duran komutanlar vardı. Ne olduğunu söylemedikleri gibi, tatbikat diyorlardı. Ne olduğunu o gece komutanların yüzüne bakınca hemen anladım” diye konuştu.
“O GECE ÇOK İNSAN ÖLECEKTİ”
15 Temmuz’da diğer darbelerden bir farkının da şiddet olduğunu vurgulayan Göka, ‘Askerlere komutanları halkın üzerine ateş etmeleri emrini dahi verdi. Ancak çoğu asker emre itaat etmeyerek havaya ateş etti. O gece başaramayacaklarını anlamasalardı çok insan ölecekti. Yurtta Sulh Konseyi kimlerden oluşuyor şu anda bile bilmiyoruz” dedi.
“15 TEMMUZ PSİKOLOJİSİ DEMEK İYİ BİR ŞEY DEMEK”
Halkın direndiği şeyin ise kimin yaptığından çok darbenin kendisi olduğunu söyleyen Göka, “Menderes’in idamında ses çıkaramayan, 12 Eylül’de ses çıkaramayan toplum bir anda kendini sokakta buldu. 15 Temmuz psikolojisi demek iyi bir şey demek. İnsanların sokaklara dökülmesi halk açısından iyi, demokrasi açısından, cumhuriyete sahip çıkılması açısından iyi bir şey. Halkın tepkisi toplumsal tranvadan zafere giden bir yol çizdi” diye konuştu.

FETÖ NASIL BİTER?
‘FETÖ nasıl biter?’ sorusunu ‘FETÖ’nün etkisinin Fethullah Gülen ölse bile uzun yıllar süreceğini belirten Göka, “Sanılandan daha büyük bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Haşhaşi etkileri Hasan Sabbah’ın ölümünün ardından 100-110 yıl daha sürmüştür” dedi. Babası vatan haini ilan edimiş ağır travma yaşamış binlerce çocuk var. Onlar için yapılan bilimsel bir çalışma henüz yok” diyen Göka, 15 Temmuz’un ardından toplumun biraraya gelmeyi başardığını, siyaset ve toplum örgütlerinin de birbirlerini suçlamak yerine yanyana durması gerektiğini savundu.
BOMBALAR PATLIYOR, İNSANLAR ÖLÜYOR, ERTESİ GÜN İŞE GİDİYORUZ, BU NASIL OLUYOR?
IŞİD’in üstlendiği Reina ve Atatürk Havalimanı saldırısı, TAK’ın üstlendiği Beşiktaş saldırısı ve FETÖ’nün neden olduğu 15 Temmuz’un ardından Türk halkının nasıl hiçbir şey olmamış gibi davrandığı, işlerine gidip çocuklarını okula göndedikleri sorusuna Göka, ‘Türkiye’nin etnik ve spiritüel terör örgütleri var. Maalesef toplum onların saldırılarına maruz kalıyor. Bu ölümlü saldırıların çok daha hafifi Avrupa’da bir ülkede olsa toplum bu travmayı atlatamıyor. Türk toplumu ise dikkat bozukluğu yaşayan hiperaktif çocuklar gibi. İyi bir şey yapıyoruz aslında. Hiçbir şey olmamış gibi işlerimize gidiyoruz. Terör örgütlerinin kurmaya çalıştığı korku imparatorluğuna boyun eğmediğimizi gösteriyoruz” sözleri ile yanıtladı.

TERÖR ALIŞILABİLİR BİR ŞEY Mİ?
Göka diğer yandan Türkiye’nin açık çatışma yaşayan bölgeler dışında Suriye ve Irak’tan ardından en çok travma yaşayan ülkeler arasında geldiğini belirtti. Göka, “Bu travmalar sonrası toplumumuz yan yana durmayı başardı. Toplumumuzu alkışlıyorum. Linç toplumu olmadık. Çok dindar az dindara kötü davranmadı, Kürt Türk’e Türk Kürt’e saldırmadı. Türk halkı travma atlatmada çok başarılı” diye konuştu. Darbeler silsilesi yaşamış ve değişik terör örgütlerinin saldırılarna maruz kalmış bir ülke olduğumuza dikkat çeken Göka, “Doğal afetleri de bol bir ülkeyiz. En basit anlatımla selden depremlerden sonra ne yapıyorsak darbeler ve terör saldırılarından sonra aynısını yapıyoruz aslında” dedi.

15 TEMMUZ’UN GÖLGESİNDE REFERANDUM
‘Fetullahçı kesimin 16 Nisan referandumuna etkisi olmuş mudur?’ sorusu üzerine Göka, bu kesimin seçimler üzerinde sayıca ancak yüzde 1’lik bir etkisi olabileceğini, asıl sorunun yönetim katındaki etkileri nedeni ile yaşandığını belirtti. “Toplumun en güvendiği orduya milletini düşünmeyen askerler soktular, ÖSYM ve TÜBİTAK ve yargı kilit kurumlardan. Etkilerini İstanbul ve Ankara’da pek anlayamıyoruz. Ancak Anadolu halkı bu kesimi çok iyi tanıyor ve nefret ediyor. Çünkü yanlarındaki esnafın birden nasıl zengin olduğunu gözleriyle gördüler. Anadolu seçmeni üzerinde ancak böyle bir etkisi olabilir” diye konuştu.
Röportaj: Hatice ÖZEN

Yorumlar