Sadr Ailesi: İran ile ilişkileri ve Irak siyasetindeki yeri

Irak seçimlerinin ardından

Petrol Fiyatlarının Yükselmesi Üzerine

Rusya’nın Gerçekten Nükleer Füzesi var mı ?

Türk dostu Gambiya devlet başkanını CIA devirdi!

Gündem 20 Ocak 2017
1.773

Önce Gambiya’da neden Türk dostu devlet başkanı ve Türkiye hedef alındı? Onu açıklamak gerekiyor. Türkiye sınır ötesi etkisini Hint Okyanusa açılan Basra Körfezinde kilit jeopolitik konuma sahip Katar’da kurduğu askeri üsle perçinlediği gibi Somali’de kurduğu Mogadişu Limanı’nın işletmesini üstlenerek 132 yıl sonra yeniden Hint Okyanusa kıyılarına döndü. Somali’de sadece liman değil Mogadişu’nun en büyük hastanelerinden biri olan 200 yataklı Digfer Hastanesi de Türkiye inşa etti. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı akabinde Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanma süreçlerini aktif biçimde desteklemiş, Kıta genelinde 10’un üzerinde Büyükelçilik açmıştır. Birçok Afrika ülkesi, bağımsızlık mücadelesi, laik ve demokratik kurumların inşası gibi konularda ülkemizi örnek alıyor.. Mayıs 2009’da 7’si Sahraaltı Afrika’da olmak üzere Kıta’da toplam 12 Türk Büyükelçiliği bulunmaktayken günümüzde 39 Büyükelçilik, 4 Başkonsolosluk mevcuttur.
Türkiye; Afrika kıtasının, 21. yüzyılda, küresel sahnede ağırlığı giderek artan bir aktör olduğunun farkında. Afrika’nın, dünyanın en büyük ikinci kıtası olarak 30 milyon kilometrekarelik alanı, zengin doğal kaynakları ve insan kapasitesi ile 21. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası sistem içerisinde daha etkin rol oynaması ve uluslararası arenadaki gelişmeleri daha fazla etkilemesi söz konusu. Günümüzde 1 milyarı aşan nüfusu ile dünya nüfusunun %15’ine ev sahipliği yapan Afrika’nın, 2030’da 1,6 milyarlık nüfusa ulaşması ve dünya nüfusunun %19’unu oluşturması öngörülüyor. 2010 yılında toplam nüfusun %40’ını şehirlerde ikamet edenler oluştururken, bu oranın 2030’a kadar %50’ye ve 2060 yılına kadar da %65’e ulaşacağı kaydedilmekte.
Türkiye Afrika’da nüfuzunu, siyasi, kültürel, ekonomi ve sağlık sektöründeki yatırımların yanı sıra askeri yatırımlarla sürdürülebilir sürece dönüştürüyor. TC Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 1991-2014 döneminde Afrika ülkelerine, askeri eğitim ve kurslar hariç, toplam 4380 burs kontenjanı açılmış, Afrika ülkelerine tahsis edilen toplam burs sayısı 2015-2016 eğitim yılında ise 1239’a ulaşmıştır. Ülkemizde 6000 civarında Afrikalı öğrenci yükseköğrenim görüyor. Yatırımlar açısından bakıldığında, 2003 yılında oldukça düşük bir düzeyde olduğu tahmin edilen Türkiye’nin Afrika kıtasındaki doğrudan yatırımlarının günümüz verilerine göre 6,2 milyar dolara ulaştı. Ekim 2015’te Financial Times’te yayınlanan bir raporda Afrika’daki doğrudan yabancı yatırımlar arasında en fazla istihdam yaratanın Türk yatırımları olduğu bilgisine yer verilmişti. Düşünebiliyor musunuz? Türk şirketlerinin ve Türk devletinin yatırımları sayesinde Afrika genelinde 2014’te 16.593 kişilik istihdam imkânı yaratılmış.
Ayrıca THY Afrika’da 31 ülkede yaklaşık 50 noktaya seferler düzenliyor. 2015 yılı verilerine göre son 7 yılda Türkiye’ye gelen Afrikalı sayısının yaklaşık 4 kat arttığı gözleniyor. 2012 yılı Türkiye’nin gerçekleştirdiği resmi kalkınma yardımlarının 1/3’ini yani 772 milyon dolarını Afrika ülkelerine yapılan yardımlar oluşturduğu gibi 2012 yılında Türkiye’nin yurtdışı yardımlarının yüzde 31.37’si Afrika ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Türkiye’nin dış yardım programında Afrika Bölgesi, 2013’te gerçekleşen 783 milyon dolarlık yardım rakamıyla yerini korumuştur. 2012 ve 2013 yıllarında Türkiye’nin resmi kalkınma yardımlarından en çok yararlanan ilk 10 ülke arasında Somali ilk sıralarda yer almaktadır. Bu tesadüf değildir, Türkiye’nin realist jeopolitik stratejisiyle yakından ilgilidir. Türkiye 2014 sonu itibariyle, 22 Afrika ülkesinden toplam 2.202 askeri personele; TSK Eğitim ve Öğretim Kurumlarında eğitim verilmiştir. 2014 yılında eğitim verilen Afrikalı askeri personel sayısı 570’dir. Halen farklı ülkelerden 500 civarında Afrikalı askeri personelin eğitimi devam ediyor. Yanisi şu ki, Türkiye Afrika’da kendi ortamını hazırlıyor. Ancak bu emperyalist bir alan açmak değil tam tersi antiemperyalist eşitlikçi ortaklık hedefleyen işbirliğidir.
Gambiya neresi? Gambiya Cumhuriyeti, Afrika kıtasının batısında yer alan devlet. Ülke yüzölçümü açısından Afrika kıtasının en küçük ülkesi konumunda. Ülke Gambiya Nehri ‘nin her iki kıyısı boyunca kurulmuş olup, Atlas Okyanusu kıyısı hariç, tamamen Senegal ile çevrili bir konumdadır. Ülke genelinde 2013 tahmini nüfus sonuçlarına göre 1.740.860 kişi yaşıyor. Başkent, Atlantik Okyanusu kıyısında ada üzerine kurulu olan Banjul. Gambiya bağımsızlığını 1965’te İngiltere’den kazandığında, aynı yıl ülkemiz tarafından da tanınan bir ülke. İki ülke arasındaki ilişkiler, 1980’lerin sonunda, Gambiya’nın Bulgaristan’daki Türk toplumunun haklarına uluslararası platformlarda verdiği destek sonrasında yoğunluk kazanıyor. Gambiya yönetimi, ülkemiz açısından önemli uluslararası konularda Türkiye’yi destekleyen bir tutum sergilediği gibi, her türlü konuda uluslararası platformlarda da ülkemizin yanında yer alıyor. Gambiya tabiki tüm bunları Türkiye’nin karakaşına kara gözüne hasret olduğu için yapmıyor.
Gambiya’nın genel dış politik perspektifinden Türkiye’ye bakış açısı, siyasi destek sağlamak ve mali-ekonomik yardım almak temelli olduğu söylenebilir. Ancak Gambiya’nın Türkiye’ye yönelik bu bakış açısının, Batı ülkelerinden farklı olarak, Türkiye’yi Müslüman kardeş ve yol gösterici/lider olarak görmek arzusundan kaynaklandığı söylenebilir. Türkiye’de Gambiya yönetiminin bu beklentilerini karşılıksız bırakmamış, Gambiya’yı, Sahra’nın Güneyindeki Afrika’da askeri alanda en yoğun ilişkileri tesis ettiğimiz ülke konumuna yükseltmiştir. 1991- 2005 yılları arasında Türk Jandarma Eğitim Timi’nin Banjul’da görevlendirilmesi ve ardından Askeri Danışmanlık Mekanizması’nın kurulmasıyla kurulan özel nitelikli askeri ilişkiler, iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik bağlarını pekiştirmesini ve Gambiya makamlarının Türkiye2ye yönelik destekçi yaklaşımını sürdürmesini sağlamıştır. Türkiye’de Gambiya Silahlı Kuvvetleri (GAF)’ne bugüne kadar verilen ve 7500 askerin eğitildiği askeri eğitim ve lojistik yardım sayesinde, GAF, hem ülke içi asayişi sağlayabilmiş, hem de BM Barışı Koruma Operasyonlarına asker gönderebilmiştir. İşte ABD destekli Senegal ordusunun görevden uzaklaştırdığı Prof. Alhaji Dr. Yahya A.J.J. Jammeh (Yahya Jammeh), Türkiye ile Gambiya arasındaki askeri anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’de harp akademilerinde eğitim almıştı. Jammeh Aralık 2015’te yaptığı açıklamada ülkesinin bundan sonra İslam devleti olacağını ifade etmişti.
Türkiye Suriye ve Irak’ta Türkmenlere sahip çıkamadığı gibi, uluslararası platformlarda Türkiye’ye her türlü desteği sunan, Gambiya Cumhurbaşkanına sahip çıkamamıştır. Ancak bu sahip çıkamayışın BM nezdinde geçerli bir nedeni vardır ve seçimi kaybeden Yahya Jammeh’in başkanlık koltuğundan ayrılmamakta ısrarcı olmasının yasal bir geçerliliği bulunmasından kaynaklanmıştır. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığının bir açıklama yaparak, başkan seçilen Adama Barrow’ın görevine getirilmesi amacıyla Batı Afrika ülkelerinin başlattığı askeri müdahaleye “destek verdiklerini” söylemesi, Gambiya’daki Türk nüfuzunu silmeye yönelik olduğu iddialarını güçlendirmektedir. Türkiye’nin Hint Okyanusundan sonra Atlas Okyanusuna açılma projesi engellenmeye çalışılmıştır. Türkiye’yi bir kez daha siyaseten demokrasi ve insan hakları silahıyla bu kez Afrika’da Gambiya’da vurmuşlardır. Türk Dışişleri’nin bu gelişmenin önüne geçmek için nasıl bir çalışma yaptığı merak konusu olmaya devam edecek!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar