İtalya’da Masonlar Amerika’da Trump dertli!

POMPEO QAFQAZ DEYƏRKƏN AZƏRBAYCANI NƏZƏRDƏ TUTUB

İran-ABŞ qarşıdurması: Regionda daha bir Suriyanın yaranma ehtimalı var?

Thomas de Waal: Karabakh peace process needs shaking up – but not too much

Trump’ın saçları lüle lüle Obama sana güle güle!

Gündem 19 Ocak 2017
932

Trump ilginç birisi. New York’ta doğan Trump, Pensilvanya’da bulunan Wharton Institu’de İşletme bilimleri eğitimi aldı. Üniversite yıllarında babası Fred Trump’ın emlak ve inşaat firmasında çalıştı. Kariyeri sırasında oteller, kumarhaneler, golf sahaları ve daha birçok yapı inşa etti. 2000 ABD başkanlık seçimleri’nde Reform Partisi adayları arasında yer alan Trump, Forbes iş dergisi tarafından hazırlanan Dünyanın En Zengin 400 İnsanı listesinde yer aldı. Trump, 2015 yılının Haziran ayında 2016 ABD başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi Parti adayının belirleneceği parti içindeki yarışa katılacağını açıkladı. Seçim vaatleri hem ABD’de hem de dünyada büyük tartışmalara neden oldu. Seçim vaatlerinde göçmenler, Müslümanlar, güvenlik ve IŞİD ile mücadele konularındaki görüşleri ön plana çıkardı. Göçmenler için öne sürdüğü planlardan biri de ABD ile Meksika sınırına bir duvar örülmesidir. Donald Trump 3 evlilik yapmıştır bu evliliklerden 3 erkek 2 kız olmak üzere 5 çocuğu vardır. 1977 yılında atlet ve manken olan Ivana Zelníčková ile evlendi bu evlilikten Donald Trump Jr., Ivanka Trump ve Eric Trump olmak üzere 3 çocuğu oldu. 1991 yılında 16 yıllık eşinden ayrıldı. Boşandıktan 2 sene sonra televizyoncu Marla Maples ile evlendi aynı sene bu evlilikten Tiffany adında kızı doğdu. Çift 1996 yılında ayrılma kararı aldı. 2005 yılında tasarımcı ve model olan Melania Knauss ile evlendi. Bu evlilikten 2006 yılında Barron Trump adında bir oğlu doğdu. Donald Trump ilk eşinden doğan Donald Trump Jr., Eric Trump ve Ivanka Trump’ın iş dünyasında yer edinmesini istemiş, çocuklarının da bu işi öğrenmesi ve kendisinden sonra şirketi yönetebilmeleri için onları yanına almıştır. Firmasının resmi sitesinde bu üç çocuk The Next Generation olarak tanıtılmaktadır. (Bkz. http://www.rudaw.net/turkish/world/091120164 )

Renkli kişiliği ve ilginç çıkışlarıyla kendi ülkesinin ve dünya kamuoyunun dikkatlerini çekebiliyor. Türkiye’de kendi adını taşıyan bir iş merkezi var ve Türkiye ortağı Aydın Doğan Şirketler grubu. Merhum Ahmet Ertegün’ün yakın yakın arkadaşlarından. Trump tam bir popülist. ABD başkanlığını devralmaya hazırlanan Donald Trump, yemin töreninde ünlüleri değil halkı görmek istediğini söyledi. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201701191026835997-trump-medya-twitter/ ) İsrail’deki bazı hahamların ABD’nin yeni başkanı seçilen Donald Trump’ın 300 yıl önceki eski kehanetlere göre tekrar dünyaya geleceği ve Yahudilere politik önderlik edeceğine inanılan Mesih olduğuna inandıkları öne sürüldü. Rahip Tom Horn İsrail’deki pek çok hahamın Yahudi inancına göre tekrar dünyaya gelecek olan Mesih’in Donald Trump olduğuna inandığını dile getirdi. Horn, hahamların, 300 yıl önce Haham Horowitz’in Yahudi Takvimi’ne göre 5777 yılı, ancak Miladi Takvim’e çevrildiğinde 2016 ile 2017 yılları arasına tekabül edecek şekilde Mesih’in dünyaya geleceğine dair yaptığı kehanetine inandıklarını belirtti. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201612141026312280-israil-haham-trump-mesih/ ) Saç ve tüy rengi Obamaya fark atan Trump, bilim dünyasının da fenomenleri arasına girmeyi becerdi. ABD’de Kaliforniya Üniversitesi Entomoloji Müzesi’nde böcek koleksiyonlarını inceleyen bilim insanı Dr. Vazrick Nazari tarafından keşfedilen güve türüne, ABD’nin 45. Başkanı Donald Trump’ın adı verildi. Daha önce hiç görülmeyen bir tür olan güvenin sarı tüyleri nedeniyle Trump’ı çağrıştırdığı ve bu nedenle ‘Neopalpa donaldtrumpi’ adı verildiği ifade edildi. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201701191026834447-abd-donald-trump-guve/ ) Trump tam bir popülist. ABD başkanlığını devralmaya hazırlanan Donald Trump, yemin töreninde ünlüleri değil halkı görmek istediğini söyledi. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201701191026835997-trump-medya-twitter/ )

Donald Trump’ın Rus destekçileri Kasım ayında seçim zaferinin açıklanmasıyla Moskova’da büyük coşku yaşasa da Ruslar Washington ile Moskova arasındaki ilişkilerde çok fazla değişiklik beklemiyor. 20 Ocak Cuma günü yapılacak yemin töreninin ardından başkanlık görevini devralacak olan Donald Trump, Washington sokaklarında protesto edildi. McPherson Meydanı’ndan faşizm karşıtı sloganlar atarak yürüyen kalabalık daha sonra Amerikan Kongre Merkezi Capitol’ün önünde toplandı. Öte yandan New York Kongre Üyeleri Jerry Nadler ve Adriano Espaillat diğer 50 Demokrat meslektaşları gibi durumu protesto ederek Donald Trump’ın yemin törenine katılmayacaklarını açıkladı. (Bkz. http://tr.euronews.com/2017/01/19/washington-yemin-torenine-hazirlaniyor-trump-i-protestolar-suruyor ) Trump’a bunlar vız gelir tırıs gider. Trump’ın hikâyesi bu! Ve O yarın ABD başkanı!

Gelelim Obama’ya! Birkaç yıl önce (23 Haziran 2015) Anadolu Ajansı’nın abonelerine servis ettiği “Obama ırkçılık açıklamasında ‘zenci’ kelimesini kullandı” başlıklı haberi okuyunca gayri ihtiyari İbrahim Tatlıses’in yorumladığı “Vay vay vay tosuno /Yaylada yaylasın o “ türküsünün sözlerini mırıldandım. Haberde ABD Başkanı Obama’nın, ülkede ırkçılığın hala sorun olmaya devam ettiğini belirtilirken, mesajında siyahilere hakaret olarak görülen “zenci” kelimesini kullanmasının dikkat çektiği ifade ediliyordu. Ayrıca Obama’nın “zenci” kelimesini kullanmasına bazı kesimlerin tepki gösterirken, Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest’inin, Başkan Obama’nın mülakatında “zenci” kelimesini kullanmaktan pişmanlık duymadığını söylemesinin şaşkınlıkla karşılandığı belirtiliyor. Mülakatın medyada geniş yankı bulmasının ardından günlük basın brifinginde gazetecilerin bu konudaki ısrarlı sorularını yanıtlayan Earnest, Obama’nın mülakatta bu kelimeyi kullanacağına dair önceden herhangi bir karar bulunmadığını dile getirmiş.

Kendisi de bir siyahi melez olan Obama’nın diğer siyahilere Zenci nitelendirmesini kullanmasına ben hiç şaşırmadım. Çünkü yıllar öncesinden Obama’nın cemâziyelevvelini bildiğimden, “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu” dedim geçtim. Neden mi? Barack Hussein Obama hazretleri 6 Kasım 2012 tarihinde yapılan ABD başkanlık seçimlerinde Mitt Romney karşısında seçimi kazanıp ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığına ikinci kez seçildiğinde, üşenmeyip şimdi yayında olmayan Sadık Ceyhan gibi kıymetli kadim bir dostun editörü olduğu ahval.net isimli sitede; “Yeni Tom Amca Sam Amcanın Beyaz Sarayında! / Amerika’nın Barak Obama Ayarı:”nı ta o zamandan sizler için yazmıştım. “Sakla samanı gelir zamanı” hesabı, elimin altına çıkıp geliverdi, bende Kasım 2012 tarihini taşıyan gündeme ilişkin kıymeti harbiyesinden zerre miskal değer kaybetmeyen bu yazımı sizlerin istifadesine sunuyorum:

“Merhum Malcolm X yani Malik el Şahbaz’ın deyimiyle, siyahî değil zenci, beyaz ırkçıların-ku klax klan- esas adamı, yeni Tom Amca (kölelik döneminde beyaz sahibine kayıtsız şartsız itaat eden, onsuz yaşamayacağına inanan aptal zenci anlamında), başkanlık yemini etti, ilk konuşmasını yaptı ve kendi ülkesinin mağdur ettiği, yıkıp yakıp geçtiği mazlum ülke insanlarına pardon yanlışlık oldu, kaldığımız yerden devam edeceğiz, siz bizi izlemeye devam edin mesajı verdi. Anlaşılamaz bulduğum, Amerika’nın; Afganistan, Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki işgalci varlığını, sömürü mekanizmasını sürdürmek için bir kâğıt parçası olan doların alım gücünü yüksek tutmak vs vs nedenlerle yapmış olduğu bu yeni başkan yeni imaj operasyonunun, bazı saftirikler tarafından inandırıcı bulunması.

Ülkemizde Obama’nın başkan seçildiği gün kesilen, ona adanan kurbanlar haberi şahsen beni iliklerime kadar dondurdu. İki ihtimal vardı, ya bu haber asparagastı ya da iş güzar gazetecilerin dolduruşa getirdiği bazı aklıevvel yurttaşlarımızın medyatik olma uğruna yaptıkları bir işti. Her ne olursa olsun, bu ayar işinin tuttuğu, Amerika’nın yeni başkanla geri kalmış ülkelerde umut olmayı becerdiği ortadaydı. Belki İslam dünyasının kolektif bilinçaltında, Barak Obama’nın şahsında Amerika’nın zemzemle yıkanmış rafine süper güç işlemi görmesinin nedeni, biyolojik babasının Kenya kökenli olması ve biyolojik oğlu’nun ön adında Hüseyin isminin yer almasıdır. Belki de Hüseyin ön adı en çok Şiiler arasında prim yapmıştır. İran’la barış görüşmeleri yaparak sorunları çözeceğini açıklaması, yeni başkanın Şiiler arasında bulunmaz Hint kumaşı muamelesi görmesine sebep olmuştur. Hatta Türkiye’de bazı araştırmacılar Barak sözcüğünün Türkçe kökenli olduğunu, Barak Hüseyin Obama’nın dedesinin, Türk olduğunu bile yazdılar. Hızını alamayarak Barak’ın Burak olduğunu bile yazanlar çıktı. Haksızda sayılmazlardı. Türk Dil Kurumu’nun Anadolu’yu karış karış tarayarak, binlerce Türkçe sözcükten biraya getirdiği Derleme Sözlüğü’nde; Barak kelimesi; çok kıllı insan, iri köpek, çopur çiçek bozuğu, küçük çocuk, şaşkın, kır bekçisi, çorak, eğri, karışık anlamalarıyla yer almaktadır. Görüldüğü gibi dilimizde, Barak kelimesinin sadre şifa bir anlamı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Türk kökenli(!) olsa bile bize hayrının dokunmayacağı, Barak isminin anlamlarından ortaya çıkmıyor mu?

Barak belki Arapça Barek sözcüğünden galat olabilir mi? Barek; kutsanmış mübarek anlamlarına geliyor galiba. Arap Dünyasının Filistin’de yaşanılan Amerikan destekli kıyıma/kırıma sessiz kalma nedenleri bu mudur? Barek yani bereketli, kutsal kabul ettikleri Hem Barak (barek) hem de Hüseyin ismini taşıyan, sözde Afrika kökenli kırma yani melez yeni başkanın, kutsal mı olduğuna inanılıyor gerçekten? Böyle ise vay halimize vay hallerine!!! Fakat Arapça ile İbranicenin aynı kökten geldiği yani aynı dil ailesine Sami dil grubuna dâhil olduğu gözlerden kaçıyor galiba? Yani İbranice Barak (barek-barik) ne anlama geliyor? Hadi merakınızı gidereyim, selamlamak, selam çakma vb anlamları varmış. Bakalım Barak Obama, İslam dünyasına nasıl çakacak? Amerika’daki Yahudi lobisinin yeni başkana destek verdiği hatırlanırsa, İsrail’in belki FALAŞA muamelesi çekeceği bu kara oğlanın annesinin, semitik kökeni nedense gözlerden kaçırılıyor.

Amerikan derin devleti, dünya çapında bir toplum mühendisliği çalışması yaparak, tüm dünya genelinde yıpranan ABD’nin imajını düzeltmek, Amerika karşıtı muhalif çıkışları, kutuplaşmaları etkisizleştirmek, Amerika’nın menfaatlerini yeniden tartışmasız kılmak gibi bilinen ve bilinmeyen birçok faktöre yönelik olarak, Barak Hüseyin Obama’nın seçilmesini sağlamıştır. Yeni başkan ehlileştirilmiş bir Tom Amcadır. Sam Amcanın halefidir. Onun da eline Amerikan derin devletinin kozmik kasalarda saklanan kırmızı kitabı tutuşturulmuştur. Yapmaması gerekenler ve yapılmasına izin verebileceklerini belirttikleri öncelikler, danışmanları tarafından kendisine defalarca anlatılmıştır. Yeni başkana zaman tanımak, onun bir şeyler yapabileceğini, Amerika’nın yanlışlarını düzeltebileceğini sanmak gibi beklentiler, Amerika’nın emperyalist politikalarına yağ sürmektir. Afganistan ve Irak işgali sona erecek mi? Ortadoğu’da akan kan duracak mı? Kuzey Irakta Kürt yönetimi PKK terör örgütüne destek vermekten vaz geçecek mi? İşte bunlara bakarak bir şey söylemek mümkün yoksa bu çakma Barak; bize bakara (bakar olursa öküz-dana, bakara olursa dişi sığır yani inek) muamelesi yapar da, haberimiz olmaz.”

Nasıl ama? Söylediklerim doğru çıkmış değil mi? Takibe devam efendim.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar