Dünya Türklüğü İran’ı emperyalizme teslim etmeyecek çünkü İran Türklerindir!

Putin Trump görüşmesi hakkında

Irak büyük ve tehlikeli olaylara gebe mi

TRAMPLA PUTİNİN GÖRÜŞÜNDƏN HANSI NƏTİCƏ ÇIXDI?

“Tarihin büyük çinarı ve asla kapanmayacak bir devr”

Gündem 21 Mart 2018
115

Zaman geçer,yıllar eskilir, hatda bazı şeyler unutulur amma unutulmayan bir şey var biliyormusunuz ne?.Tarih.Evet tarih yaşadıklarımız,yaşanılanlar,hatda bazen sevnicimiz,kururumuz,başarı ve bir çok şey uzunca yıl geçmesine ragmen tarih oluyor hatırlanmak ve hatırlatmak için. İşte yıllar keçsede,hatda büyük bir asır deyişsede unutulmazlara tarih söylenilir. İşte unutulmazlar o tarihe farklılık katar büyütür ülkelere,insanlara dağıtır her sayfasındada bulunan aşırı tevazu ve aşırı kurur bide içten-içe hatda kendilerinden sonar bile insanlara örnek olacak şahsiyetler yetiştirmiş ve bunu devamda ediyor.Her zaman kururla isimleri anılan çok önemli iki şahsiyetden bahs edeceğim Emin bey Acalov ve İsrafil bey Acalov.

Borçalı Karapapak türkleri Karapapak terekemelerin 2000 yıllık ana yurdudur. Kahramanlık destanlarıyla, benzersiz destan yazmış insanlar yetiştirmiş. Kafkasların sert koşullarına dayanan Karapapaklar tarih sahnesine Asya-Hun devletinin dağılmasıyla başlar ana yurdlarıysa Gürcistana bağlı Borçalı bölgesi.

Borçalı Türkleri Gürcistan topraklarında yüzyıllardan beri varlıklarını sürdürmektedirler. Onların büyük bir kısmı Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethinden önce, bir kısmı ise, Selçuklular’ın Gürcistan’ı fethiyle birlikte bölgeye gelmişlerdir. Ayrıca Selçuklu akınlarıyla başa çıkamayan ve Selçuklu hakimiyetini kabul etmek istemeyen Gürcü krallarının bölgeye savaşçı ve akıncı olarak getirttikleri Kıpçaklar’ın, bölgenin Türkleşmesindeki ve Karapapaklar’ın oluşumundaki rolü büyüktür. Tarih boyunca bazı dönemlerde büyük devletlere bağlı olarak ve bazı zamanlarda da mustakil devletler halinde varlığını sürdüren Gürcistan’ın, 1801 yılında Rusya ile birleşmesi kararı alınmış ve bundan sonra Türkler için birçok problem meydana gelmiştir. Sazın sözün, aşıklık, ozanlık geleneğinin; Türklük şüuru ve sevgisinin güçlü olduğu yerde bilin ki Karapapaklar vardır.

1917 yılında Emin Ağa Acalov Borçalı Karapapak Türk Cumhuriyyetini kurdu ve Borçalı devletinin resmi ilanıysa 1918 yılının Nisan ayında gerçekleşdi.Devletin kurulmasının asıl amacı Karapapak türklerini saldırılardan korumakdı. O,zaman Karapapak Türk Cumhuriyyetine dost eliyse Karsdan geldi Borçalı Karapapak Türk Cumhuriyyeti 1919 yılında Kars İslam Cumhuriyyetiyle birleşdi.

Emin Ağa Acalaov

Emin Ağa Acalov: Emin ağa Borçalıda 1868 yılında Borçalının Kepenekçi köyünde doğulmuşdur. O,yıllarda Borçalı mahalı Rusya imperiyasına bağlıydı. Emin ağanın cocukluk yılları köylerinde keçmiş daha çocukken 4 yıl dini tahsil almış Kuran ve Arap hariflerini mükemmel öğrenmişdi . Genç yaşlarında lisede okumuş ve rus dilini öğrenmişdi babasını erken yaşlarında itiren Emin 17 yaşında babasından kalan çiftliği idare etmeye başlar. Emin ağa çok merd, namuslu ve daima hakk taraftarı olduğundan her kes onu çok sever ona çok sayqı duyardı. Emin Ağa Nevruz bayramı zamanı gençler arasında keçirilen at yarışında birinciliyi kazandığı için Zakafkaziya valisinin yanına getirirler. Vali Emin Ağanın aklına cesurluğuna hayran kalır ve onu Telavi kazasında özel işleri idare etmek için memur seçer ve o, 1 yıl çalışdıktan sonar kendi rızasıyla işden ayrılır.1905-1907-yılında Azərbaycanda olduğu gibi Borçalıda da ermənilerle-Azerbaycan türkleri arasında milli münakaşa baş kaldırır. Tiflisin Hallovar, Meydan mahallelerinde ve Şulaverde savaşlar daha gergin hal alır. İlk önce Emin ağa yaranan munakışayı sakinleşdirmek ister.Fakat ermənilərin git-gide azqınlaşdığını gören Emin ağa silaha sarılarak Borçalı kahramanları Abdallı kor İsmayıl, İsrafil ağa, Astan ağa, Darvazlı Mehralı , Cöyrə oğlu Qara ve başka kahramanlarıyla birlikte Tiflisde Yekatrinfildde çok sayda ermeni katl ederler. 1907 yılında ruslar Borçalıya ordu yürüdüp burada olayları daha gergin hale getirirler ve bu rejim 1912 senesine kadar devam eder. 1916-1917 yılları arasında Emin ağanın Yekaterinfilddə (şimdiki Bolnisi) meskunlaşmış almanlarla üç defa savaşarak onları mağlup edip geri çekilirler.
1917 yılının sonları 1918 yılının önlerinde bir çok halklar Rus İmperiyası esaretinden canını kurtarmak ve kendi özgürlüklerine kavuşmak isterlerdi. İlk olarak 1917 yılında kendi özgürlüyünü Krım tatarları duyurur ardıncaysa Ahıska türkleri kendi muhtariyetlerini kurduklarını ilan ederler. Azerbaycan,Gürcistan kendi milli özgürlüklerine hazırlandıkları bir zamanda Borçalılarda kendi özgürlüklerini kazanmak istiyordular. 1918-yılı ekim ayının 7-də Borçalıda və Ahılkelek-Ahıska da ermeni-gürcü birleşmeleri azqınlaşaraq türklere (azerbaycanlılarla ve ahıskalılara) hücum ederler. Kanlı savaşların güclendiği bir zamanda Emin ağa Şövket Ağa ve İzzet Ağa Borçalıya dönerler. Emin ağa, Borçalı sakinleri hemde Rus asgerleri Borçalıda yaşayan almanlarla ermeni gürcü birleşmeleriyle kızgın münakaşa yürütdüğünü görür çabuk vakte kadar Borçalı gençleriyle büyük bir ordu kurar ve düşmanlarla ölüm kalım savaşı verirler. Savaş sırasında Borçalının tüm bilinen cesur gençlereri savaşda şehid olurlar. Bu savaşlar zamanı 50 şehid verilmesine ragmen Emin ağa döyüşlerde büyük kahramanlık sergiler. Bu savaşların birinde Emin ağanın yakın arkadaşı Astan ağa kahramanca şehid olur, diğer bir arkadaşıysa Abdallı kör İsmayıl ağır yaralanır. Bundan büyük kazablanan Emin ağa gece 40 cesur döyüşçüsüğle ermenilerin meskunlaşdığı düşergeye girer ve 200 döyüşcünü öldürür. Emin Ağa meslekdaşları Cahangiroğlu İbrahim Bey ve Sami Beyle beraber yaratdıkları devleti güclendirmek ve genişletmek için halkla ermeni ve gürcü tehlikeleri karşısında birlik ve beraberliye çağırır ve bu maksadla Nahcivana doğru ireliler yol boyu devletin kabul etdiyi kararları okurlar. Devletin güclenmesi İngilisleri çok tedirgin eder.Onlar bölgede güçlü bir Türk devletinin yaranmasını istemiyordular.Böylece 1919 yılında 13 nisan İngilis qoşunları Karsı işqal ederek “ Cenub-Qerbi Kafqaz Türk Cumhuriyyet ” nın varlığına son koydular.Devlet başçıları haps olundu Maltaya sürgün edildiler. Dönemin Azerbaycan Halq Cumhuriyyətinin Başkanı olan Feteli Han Hoyski Emin ağanın ona zamanında etdiyi iylikleri unutmayarak müttefikleri olduğu İngilislerden onu sürgünden kurtararak, cezasını vatanı Borçalıya yakın Tiflis hapishanesinde çekmesini sağlar. Böylelikle, Borçalı Paris konfransından sonra Azerbaycanla Gürcistan arasında anlaşılmayan toprağa çevrilsede 1920 yılında Stalinin etkisiyle Gürcistana verilir. Bir dönem Metex qalasında ceza çeken Emin ağa oradan kaçarak gece hapishane müdürünün evine gelerek ona söyler:
“Görüyorsunki azadlıkdayım, ben asanlıkla can veren değilim.İstərsen beni tekrar haps edin, istersiniz izin verin.” Emin ağanın bu cesur davranışını görün gören hapishane müdürü ona – “seni bir şartla bırakırım ki, Tiflisden çık” – söyler. Bundan sonra Emin ağa Kazağa gelir ve ömrünün sonuna kadar burada yaşar. O, 1937 yılında vefat eder mezarıysa Kazağın Karapapak köyündedir .

İsrafil bəy Acalov

Borçalının tarih sahnesindeki yeri ve rolü adeta onun türksoylu karapapaq erkeklerinin cesurluğuyla seçilir ve daha çok akıllarda kalmışdır. Osmanlı-Türkiye tarihinin 1000 yıl öncesine, Osmanlı sultanı Baybars hakkında da onun Karapa¬paq Borçalı türkü olduğu barede bazı belgeler tarihden günümüze kadar gelmekdedir. Böyle seçilenlerden birininde Bolus-Kepenekçi bölgesine bağlı Ağalıq köyünden olan İsrafil bey Musa ağa oğlu Acalovdur.
1857 yıl doğumlu İsrafil beyi babası küçük yaşlarında dini tahsil almak için okudur, sonraysa ana okulu rus dilinde okumuş ve Tiflisde çocuklara rus dilini öyretmişdir. Bununla yetinmeyen İsrafil bey devrinin en bilgili insanlarıyla uzlaşması için tahsilini dahada artırmak niyetiyle Sankt-Petersburqa gitmiş ve burada çok bilindik Darfüluna universitesinin hukuk fakultesinde okumaya başlamışdır. Hukuk tahsili alan ve saygısıyla seçilen İsrafil bey Acalov Tiflis şehrinde mahkemde çalışmak için atanır. Bir dönem avukat çalışan İsrafil bey, Tiflis mahkemesinin müdürü tayin edilir.
Torunu İsrafil ağa söylüyorki; 1918-yılında ermenilerin silahlanaraq azqınlaşması, türk köylerinde katliamlar yaratması ninem Qızxanımın aklında kalmışdı 105 yıl yaşayan Qızxanım nine Andronikin ordusunun Ağbaba taraflarında nasıl kanlar akıttığının canlı şahidi olmuşdu. O, olayın Kepenekçi köyünde yaşanmasına sebebse İrafil bey olmuşdu ve o, bu yolda canından keçmişdi. Kepenekçi ahıllarının çoğu bu hadiseni tam tesuratıyla hatırlıyor. Şöyle ki, komşu Xaçın köyü sırf ermeni köyünde olduğundan Andronikin ordusunun da esası Lök dairesinden geçerek bura toplaşmış ve olayın gergin boyut almasına sebeb olmuşlar. Lakin İsrafil ağanın sayesinde Kepenekçi gençleri əldə silah destek olmak için seferber olmuşdular. Bu silahlanma işinde Türk ordusunun paşası İsrafilin arkadaşı Enver ve Nuru paşa kardeşlerinin emeyi az olmamışdır. İsrafil bey komşu ermeni köyünde olan Haçın ermenilerinin sözü keçen erkeklerini evine davet ederek, onlardan rica etmişdir ki, kaç yıllık dostluğumuza darbe vuracak ermeni silahlı birleşmelerinin kansız hiç bir sorunsuz çıkıb gitmelerine yardımçı olsunlar. Bu dediklerimi yapmazlarsa onlara gidib söyleyinki çok kanlar akıdılacak. İsrafil beyin söylediklerini yapmasını bilen ermeniler kurnazca hiğle yaparak Tiflise keçib gitmeleri için yol istemişler.Hadise yerinde olan ermeni generali Andronikle bilikde onun sağ eli hesab edilen general Nazarbekov da burada Xaçında olmuş Kepenekçilerin soykrımına hazırlık yapmışlardı. Önceden İsrafil beyle anlaşmak için görüşmeler etmiş kepenekçi terror destesi sonradan bu ahtlarından vaz geçmiş ve aniden Kepenekçiye hücum etmek için Bolnisi yakınlğında şimdiki (Maşavera )çayının yanından geçen demiryolu köprüsünün altından geri dönmüş İsrafil beyinse ihtiyat tedbirinden ve onları izlemesinden habersiz halde ermenilerle kanlı savaşlara başlamışdır.Bu savaşda İsrafil bey general Nazarbekovun başını kendi kılıcıyla kesmiş ve 800 silahlı terrorçünü katl edildiyini gören Andronik elbise değişerek zorla kaçıb canını kurtarmışdı. İsrafil beyin önlem alma çabasıyla asırların ve Xaçın köyünün terksilah edilmesine başlanmışdı ve Ağalığın silah deposu ağzına kadar ermenilerden alınan silahlarla doldurulduğu diller ezberi olmuşdu.Diğer tarafdan Andronikin (Dereleyez,Ağ-baba,Nahcıvan,Bakü,Göyçay ve Şamahkı) yönünüde onbinlerce azeri tükrünün kanını akıtdıklarına ragmen tek mağlub edemiyecekleri Borçalı Karapapaq türklerine mağlub olmalarıyla ilgili bir çok bilgiler vardır.Nuru ve Mürsel paşa geri dönerek İsrafil beye kahramanlığı sayesinde ada layık olduğunu söylemiş ve onunla Türkiyeye giderse bu ada layık görüleceğini söyleselerde İsrafil bey gitmemiş ve ermenilerden korkduğunu söyleyeceklerinden ihtiyat ederek kendi yurdunu bırakmamışdır. Fakat ermeniler kendi mağlubiyetsizliklerinin kısasını almak için her türlü planlar kurmuşdur. Tiflisde kendi hukuk işini icra eden İsrafil beye 1919 yılının sonlarında ermeniler tuzak hazırlamış ve bunun baş tutma sebebini onun evine baskın ederek öldürülmesini istemişlerdi. Tifliste evine baskında ağır yaralanan İrafil beyi hastahaneye yatırmışlar amma ermenilerin tuzaklarından tedirgin olan İrsafil beyin arkadaşları onun hastahaneden çıkarak gizlince başka yere sevg edilmesini istemişler. Amma İsrafil beyse her zamanki dik duruşuyla hastahaneden gitmiyeceğini söylemiş ve hiçbir zaman ermenilerden kaçmadığını bildirmişdir. Bu kururundan dönmeyen İsrafil beye ikinci sui-kastı hastahanede yapmış ve onu öldürmüşlerdi.

Demin söylediğim gibi tarihe düşen hiç kimse, hiç bir olay silinmiyor asırlar geçse bile o daima hatırlanıyor. Hemde bu tarihin hatırlanmısı için toplum,insanlar,kültür önemli ne varsa her şey taşkil ederek zirveye taşır.Kimisi insanlar taşır,kimisi toplum, kimiside kendi soyundan kendi adının devamını büyük bir başarı ve yine büyük bir mütevazılıkla taşır tabii en büyüyü tarih. İşte bu gün bu soyadında devamı geliyor ve bir yazardan duymuşdum “Tarihe insanlar düştüğü zaman hem kendine hemde kedninden sonar topluma fayda vererek en büyük önemi toplum, için taşıyorlar”. Her devir kendisi için büyükdür ve o devrin insanıysa daima başarı kazanan ben hep bunu böyle algılar böyü düşünürüm.Ha birde asr,deyişe bilir,insanlar deyişe bilir amma devir deyişmez kalıyor işte Acalov isminin devrinide bug gün layıkınca devam eden gençler var. İşte o gençlerden biride Aqil Acalov o, bu gün Azerbaycanda çok tanınan bir isim yaptıklarıyla Azerbaycanlılığı dünyaya duyuran büyük bir Acalov neslinin devamçılarından. Biraz once söylediyim gibi tarih hemde büyük bir devirdi ve asla kapanmayan devir qururla iftiharla hatırlanan devir.

Arzu Bayramova

Yorumlar