Rus basının “Akkuyu casusu” iddiası: Akkuyu projesinde tuhaf şeyler de oluyordu

LAVROV BMT-NİN 4 QƏTNAMƏSİNİ ƏSAS SAYMIR

Fransız-Alman Ortaklığı Derinleşiyor

Trump-Putin Temmuz ayı görüşmesinde Afganistan’a ortak müdahalemi görüşülecek

Sinanın mirat-ı hakikatinden: ABDÜLHAMİD ve İTTİHAD-TERAKKİ’NİN MEDRESELERE BAKIŞI

Gündem 9 Mart 2017
575

Sultan İkinci Abdülhamid’in medreselere hiç yüz vermediğini bilenler bilir. Bunun sebeplerinden biri, dedesi Mahmud zamanından beri ülkenin zaten modern mekteplere yönelmesi, medreseyi yüzüstü bırakmasıdır. Bu bir devlet politikasıydı. Diğer sebep ve esas etkili olansa Sultan Aziz’e yapılan darbe öncesi medreselilerin ayaklanıp yürüyüşe geçmeleridir. Ayrıca fetvanın gücünü derinden hissetmiş, bir kâğıt parçasının üç ayda üç padişahın kaderini nasıl etkilediğini görmüştü. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra kendine de bir darbe yapılacağı endişesiyle yaşadığından bu hususu hiç unutmadı. Hocaların gücünden çok rahatsız oldu. Meşihati hafiyelerle doldurdu. 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi’nde Balkan ve Kafkas göçmenlerinin başta İstanbul olmak üzere Anadolu’ya yığılması eline bir fırsat verdi. Medreselileri geçici süreliğine memleketlerine gönderip bazı medreseleri göçmenlerin ikametine tahsis etti. Bundan sonra da hiç ilgilenmedi. Devrinde kaç tane medrese açıldığını tespit etmek lazım ama ben derinlemesine incelemeden sadece iki tane açıldığını gördüm. Bunlar da eski medreselerin yerine açılmıştı. Modern okullara ağırlık verdi, açtığı okullar mahalle mektebi değil, rüştiye ve idadi denilen modern okullardı. Böylelikle medreseler 1914’te seferberlik ilanına kadar çok ihmal edildi. Günümüzde her yere imam-hatip açılmasının tam zıddı bir politikayı bilhassa Abdülhamid’in yürütmesi ilginçtir. Bunun aksine dinsiz! İttihad ve Terakki yönetimi 1914’ten itibaren medreseleri ıslah etme uğruna projeler geliştirdi. Ayrıntılarına girmeden Uşak medresesinin 1915’ten kalma bazı fotoğraflarını sunacağım. Medresenin kapısındaki bayrak, yer sofrasından masaya geçiş, sarıklı cübbeli beden eğitimi güzel ayrıntılar içeriyor. Sinan Çuluk

Yorumlar