İngiltere’nin Gazprom kararının perde arkası!

Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

İsrail-İran kəşfiyyat müharibəsinin yeni cəbhəsi-Afrika…

Olası ABD – İran çatışmasında Türkiye’nin izleyeceği strateji ne olur?

Şii koalisyon dağıldı Mukteda es-Sadr Suudi Arabistan’da! Irak’ta neler oluyor?

Gündem 31 Temmuz 2017
368

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin referandum kararıyla ortalık allak bullak. Bir tarafta Sykes-Picot’un bekçiliğine soyunan İran diğer tarafta bu bekçiliği üstlenmeyeceğini bir önceki başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ağzından deklare eden ama Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu her fırsatta açıklayan buna rağmen Barzani’nin Türkiye temasları sırasında havaalanında Barzani’nin başkanı olduğu bölgesel Kürt yönetiminin flamasını dalgalandıran Türkiye var. Kuzey Irak’ta Türk şirketlerinin varlığından rahatsız olan bazı siyasi parti örgütlerinin Türkiye’yi provoke etmeye yönelik eylemleri dikkat çekiyor. Örneğin Türkiye’nin bölgede iş yapan önemli inşaat firmalarından Ekinciler İnşaat Genel Müdürü Cuma Ekinci’nin fidye için, Süleymaniye’de, KYB politbüro üyesi Ata Serawi tarafından silah zoruyla alıkonulması gibi. Allahtan Türkiye’nin Erbil Başkonsolosluğunun haberi oluyor da Ekinci kurtarılıyor.

Bağdat merkezli bazı siyasi gelişmeler ve temaslar iyi yorumlanmalı. Bunlardan birincisi Iraklı Şii lider Mukteda el Sadr’ın, Suudi Arabistan’ı ziyareti ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la Cidde’de görüşmesi. Bu görüşme neden önemli? Çünkü İran ile Suudi Arabistan Katar krizinde yeniden karşı karşıya gelmişti. Görünürde İran eksenli Şii bir liderin Cidde’yi ziyaret etmesi olağanüstü bir sürece ve aktörlere işaret ediyor olabilir. Bu ziyaretin merkezi Irak hükümetin bilgisi dahilinde ve İran onaylı olup olmadığı önümüzdeki günlerde ortaya çıkar. Mukteda el Sadr’ın Hac içinde gitmiş olabileceği göz önünde bulundurulmalı. Toplantı devam ederken Mekke yakınlarındaki Taif kentinde bulunan Kral Fahd Askeri Hava Üssünü hedef alan füzenin, Yemen’de Husiler tarafından atılmasını nasıl yorumlamalı? Suudi Arabistan Ordusu, Yemen’den Mekke’ye fırlatılan balistik füzenin havada imha edildiğini duyurdu. (1) Ancak bu füze saldırısının görüşmeye gölge düşürmediği ve her iki tarafından görüşmeden memnun ayrıldığı Sadr’ın açıklamasına yansıdı. Sadr Suudi Arabistan ile Irak arasındaki ilişkilerde yeni bir dönüm noktasına gelindiğini ve bundan her iki tarafın da memnuniyet duyduğunun altını çizdi. “Bunun Müslüman Arap bölgesindeki mezhep çatışması için sonun başlangıcı olmasını umduğunu” kaydetti. Sadr’ın aslında Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile görüşmesinin planlandığı ancak Kral Selman bin Abdulaziz’in yaz tatili için 25 Temmuz’da Fas’ın Tanca kentine gitmesiyle bu görüşmeye, Suudi Arabistan Kraliyet Divanı kararnamelerine göre, kralın yokluğunda ülkeyi Veliaht Prens Selman yönetmesinden dolayı Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın katıldığı belirtiliyor.(2)

Irak’taki gelişmelerle ilgili olabilecek bir diğer parametre de önemli siyasi ve dini aktörlerden Bağdat’ta Şii Ulusal Koalisyonu lideri Ammar el-Hekim’in Yüksek İslami Konsey partisinin genel başkanlığından istifa ederek Ulusal Hikmet Akımı’nı kurduğunu ilan etmesiydi. El Hekim’in istifasıyla birlikte Yüksek İslami Konsey Partisi’nden 24 milletvekili Hekim’in yeni partisine katıldı. Irak Meclisinde toplam 328 milletvekili bulunuyor. Bunlardan 29’u Yüksek İslami Konsey Partisi’ndendi. Bu istifalarla birlikte adı geçen partinin milletvekili sayısı 5’e düştü. Yüksek İslami Konsey partisinin başına Meclis Başkanı Yardımcısı Humam Hammudi getirildi. Parti içi yeni görev dağılımına göre; Türkmen Milletvekili Şeyh Muhammed Taki Mevla’nın parti Genel Sekreterliğini yürütecek. Eski İçişleri ve Ulaştırma Bakanı Bakır Cebir Zubeydi Düzenleme Dairesi ve Celaleddin Sağir’ de yürütmeden sorumlu.(3) Ammar El hekim; Türkiye karşıtı Iraklı politikacı profilinden uzak söylemleri nedeniyle Ankara’nın sıcak baktığı bir isim. 18 Kasım 2009 Çarşamba günü temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye Irak Yüksek İslam Konseyi Başkanı Seyyid Ammar El Hekim, beraberindeki heyetle birlikte resmi ziyaret kapsamında Türkiye’ye geldiğinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmelerde bulunmuştu. Bu görüşmelerde sarf ettiği “Türkiye’ye bölgedeki stratejik ortak olarak bakıyoruz. Ortak tarih, geçmiş ve büyük çıkarlar iki ülke arasında dengeli ilişkiler kurmak için kullanılmalıdır. Karşılıklı yüksek düzeyli çıkarlar korunmalı ve bütün bölgede istikrarı sağlamak için katkıda bulunulmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin tecrübelerinde Irak’a örnek oluşturabilecek birçok şey bulabiliyoruz” sözleri Türkiye’ye bakış açısını gösteriyordu.(4)

Ammar El Hekim’e, Irak Türkmen Cephesi gibi Kuzey Irak Bölgesel Kürt yönetimi de sempatiyle yaklaşıyor. Irak’ta Şii Ulusal Koalisyonu lideri Ammar el-Hekim, başında olduğu Yüksek İslami Konseyi’ni (parti) bırakıp, Ulusal Hikmet Akımı’nı kurma nedenlerini şöyle açıklıyor; “Irak, yeni bir siyasi akımın doğmasını bekliyor ve çetrefilli sorunları çözen, olumsuzlukları gideren ve geleceğe bakabilen, dinamik, yeni siyasi akıma ihtiyaç duyuyor. Irak ve halkı adına Ulusal Hikmet Akımı’nı ilan ediyoruz. Şerefli ve hür Iraklılarla birlikte olacak ve Irak’ı korumaya çalışacağız. Yeni parti itidal ve ekonomik kalkınmayı benimseyecek. Gerçek vatandaşlığa inanç olunca çözülmeyen sorun kalmaz. Ulusal Hikmet Akımı seçimlere katılacak ve tüm renkleri içine alacak. Mezhepçilikten uzak yeni Irak için birlikte olacağız.” Ammar el-Hekim, yeni partisinin Irak’ın kalkınması için serbest piyasa ekonomisi ve ülke servetinin eşit dağılımına önem vereceğini kaydederek, dış yatırım politikası da benimseyeceklerini.” söylüyor. (5)

Hekim’in İran’a yakınlığıyla bilinen eski partisini bırakıp, yeni partiyle hâlihazırda Irak’taki en önemli Şiî dini lider olup Necef kentindeki Havza’nın da kurucusu Ayetullah uzma Hacı Seyit Ali Hüseyni Sistanî’ye yakınlaşmak istediği ifade ediliyor. Bu yakınlaşmanın hiç şüphesiz gerçek nedeni, Iraklı Şiilerin dini lideri Sistani’nin, tek bir sözüyle ülkedeki dengeleri değiştirecek güçte olmasıdır. Siyasete girmese de ülke politikalarının şekillenmesinde büyük rolü yadsınmayan Sistani sadece Irak ve ya İran’ın değil Suriye, Pakistan, Hindistan, Lübnan ve Afganistan’da yaşayan milyonlarca Şii’nin “Taklid-i Mercii”. Ayetullah uzma Hacı Seyit Ali Hüseyni Sistanî Necef kentindeki dünyadaki en önemli Şii merkezlerinden havzanın lideri olması nedeniyle İran Şiiliğinin merkezi Kum’a karşı rakip görülür. Bu rekabetin Ammar el-Hekim’in Irak’ta yeni denge merkezi arayışına ilham olduğu veya El Hekim’in Sistani ile istişare ederek böyle bir işe kalkışmış olabileceği düşünülebilir.

Bu açıdan bakıldığında Sistani’yle irtibatlı Ammar el-Hekim’in kurduğu yeni siyasi partinin Irak devletini ve Şiiliğini, İran baskısından uzaklaştırmak gibi bir misyon edindiği anlaşılıyor. El Hekim; şimdiki hükümetten farklı olarak bölge ülkelerine uzlaşı ve politika değişikliği mesajı vermek istiyor. Ammar El Hekim’in bu girişimlerinden en çok rahatsız olan tabiki İran. Ulusal Hikmet Akımı; Salahaddin, El Anbar ve diğer illerdeki farklı toplumsal grupların üyelik taleplerine açık. Hikmet Akımı’nın 21 kişiden oluşan siyasi bürosu Yüksek İslami Meclisi’nin öne çıkan isimlerini içine alıyor. Bunlardan bazıları Muhsin El-Hekim (Ammar El-Hekim’in kardeşi), Şeyh Hamid Maalle, Rıza Cevad Taki ve Gençlik Bakanı Abdulhüseyn Abtan. Üyeler arasında ise Muhammed el-Lekkaş ve Aziz Kazım Alvan bulunuyor. Ammar El Hekim’in bu son adımıyla “İran atmosferinden ve mutlak Velayet-i Fakih’ten uzaklaştı ve bütün iyi yönleriyle Irak yerel atmosferine yaklaştığı, bir dini merciin soyundan geliyormuş vb. gibi davranmadığı tam tersine, çağdaş bir Iraklı genç gibi davrandığı yorumları da yapılıyor. Bu yorumlara göre İran-Irak arasında yaşanan bütün uyumsuzluklara ve Yüksek Konsey içinde yaşanan anlaşmazlıkların detaylarına dahil olan ve muhalefet zamanında İran-Irak düğümünü yaşayan ve bu sebeple bugün Iraklı bir akılla düşünen El Hekim portresi çiziliyor. El Hekim’in geçmişte hem Mısır’ı hem de Ürdün Krallığını ziyaret etmesini göz önünde bulunduran İranlıların, özellikle onun Arap dünyasına yöneldiğini, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle sağlam ilişkiler kurduğunu bildikleri için, düşmana dönüştürülmesini de istemedikleri söylenebilir. (6) Son söz; Irak’ta kartlar yeniden karılıyor. Şii Ulusal Koalisyonu lideri Ammar el-Hekim’in Yüksek İslami Konsey partisinin genel başkanlığından istifa ederek Ulusal Hikmet Akımı’nı kurması ile Iraklı Şii lider Mukteda el Sadr’ın, Suudi Arabistan’ı ziyareti kesinlikle birbirinden bağımsız ve irtibatsız değil!




Bakınız:
1- http://www.rudaw.net/turkish/middleeast/280720171
2- https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201707311029492367-sadr-irak-suudi-arabistan/
3- http://www.dunyabulteni.net/ortadogu/404790/irak-yik-parti-lideri-degisti
4- “http://www.orsam.org.tr/files/OA/12/1ammar.pdf /Ortadoğu Analiz /Aralık’09 /Cilt 1 – Sayı 12
5- https://www.haberler.com/sii-ulusal-koalisyonu-lideri-hekim-yeni-parti-9866824-haberi/
6- http://turkish.aawsat.com/2017/07/article55353353/el-hekim-arap-dunyasina-yoneliyor-iran-ise-endiseli

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar