Hazar’ın Sultanı Mihriban Paşa!

“Muharrem”-“Recep” qovğası – Türk seçicisi iki seçim arasında

Civil service system in Azerbaijan

Հեղափոխություններից հետո կալանավորումներից հնարավոր չէ խուսափել

ŞİA’nın ve Vehhabiliğin kalesini Sekülerizm yıkacak!

Gündem, İran 22 Ağustos 2017
387

Ne Şii İran’ı Vehhabi Suudi Arabistan ne de Vehhabi Suudi Arabistan’ı Şii İran yıkacak? Sekülerizm yıkacak! Sekülerizm; toplumda ahiretten ve diğer dinî, ruhanî meselelerden ziyade dünya hayatına odaklanılması yönündeki hareket. Ancak bu sekülerleşmenin yönetim anlayışından daha ziyade bireysel ve toplumsal hedonist odaklı olduğu ülkeler İran ve Suudi Arabistan. İslam’a göre İnsanı özgürleştiren Allah dışında hiçbir varlığın otoritesini tanımamaktır. Oysa en katı dini kuralların uygulandığı İsrail, Vatikan, İran, Suudi Arabistan gibi teokratik rejimlerde, birey özgürlüğünden insan haklarından dem vurulamaz. İslam’ın devlet yönetim anlayışı Şia yorumuna göre İran’da, Sünni yorumuna göre Suudi Arabistan’da yürürlükte. Anayasasını mezhep esası üzerine kuran İran devriminden hemen sonra İran yeniden yazılan ve düzenlenen anayasanın 12. Maddesine göre İran’ın resmi dinini İslam dini ve Caferi Şii olarak belirlendikten sonra bunun sonsuza kadar değişemeyeceğinin altı çizilmiştir.(1) Suudi Arabistan’ın resmi mezhebi de çöl bedevilerinin dünyasına hitap eden Vahhabiliktir. Hilafeti temsil eden Osmanlı İmparatorluğuna dini gerekçelerle isyan eden Arabistan bedevilerinin, katı bir din yorumu olan Vahhabilik dışında seçeneklerinin olduğu söylenemez. Zaten Arapların aynı Sami ırktan geldikleri Yahudiler nasıl dinlerini kendi kavimlerine özgün yorumladılarsa ve ulusal bir tanrı anlayışı inşa ettilerse, son yüzyılda kuzenleri Araplar da aynı yoldan yürüdüler.

1. Dünya Savaşında İngilizlerin kışkırtmasıyla Osmanlıya isyan eden Mekke Şerifi Hüseyin isyana davet ettiği Arap kabile reislerine yazdığı mektupta kendisini tanıtırken peygamberin torunu olduğunu vurguluyor ve ‘Dedem Muhammed’ ifadesini kullanıyordu. Şerif Hüseyin’in İngiliz marifetiyle Ürdün tahtına oturtulan oğlu Kral Abdullah, hatıralarını topladığı “Biz Osmanlı’ya Neden İsyan Ettik?” kitabında, İslam’ın Araplara indiğini, Türklerin kim olduğunu falan yazar. Savaş bittiğinde askerlerine yaptığı konuşma, Arapların hangi saiklerle ümmetçilikten milliyetçiliğe geçtiklerini göstermesi açısından ilginçtir. Der ki Kral Abdullah; “Yaşasın Arap ordusu! Yaşasın muzaffer çöl kuvvetleri! Allah’ın inayeti, Resulünün (s.a.v) yardımları ve dostumuz Büyük Britanya’nın güzel desteğiyle Arap dünyası milli hedeflerine ulaşsın! Dostumuz Britanya’nın bize verdiği sözleri tuttuğu gibi, biz de ona verdiğimiz sözleri tutalım ve dünya çapındaki zor görevinde ona yardım yolunda her türlü gayret ve özeni gösterelim.” Kral Abdullah’ın hatıratında yer alan halen bu “Büyük Britanya’nın desteğini Allah’ın inayeti, Resulünün yardımına eşitleyen” bakış açısı halen Arap Dünyasında baskındır. Demem o ki Arapların Türk düşmanlığı Yahudilerin Türk düşmanlığına rahmet okutur.(2)

İslam dünyasının iki farklı modeli İran ve Suudi rejimlerini bekleyen seküler tehlikeden söz edilmeli. Bu iki rejim en kuvvetli düşmanlarını kendi elleriyle besleyip büyütüyor. İnsan tabiatına yönelik müdahaleleri kendi sonlarını hazırlıyor. Ali Şeriati; insanı insanlığından çıkaran üç şey vardır der: Zor, zer, tezvir. Açıklaması da şöyledir; zer, iktisadi gücü temsil eder ve bunu Karun kavramıyla açıklar. Zor, zorba iktidar ve baskıyı ifade eder ve bunu Firavun örneği ile sembolize eder. Tezvir ise halkı uyutmayı, din ya da bilim, uygarlık ya da teknoloji adına, ya da başka adlarla insanı aldatmayı temsil eden bu uygulamanın uç örneği Belam’dır. İran’da ‘ahlak polisi’nin rejimin kıyafet yasalarına uygun giyinmediği gerekçesiyle çok sayıda kadını gözaltına almasına devrimin başından sıkça rastlanıyor. İran’da sansür ve erişim özgürlüğü tartışmaları hep gündemde. İnternet erişimi zaman zaman İran İletişim ve İnternet Teknolojileri Bakanlığınca “açık internet suçu teşvik ediyor, ayrılık yaratıyor, sağlıksız ahlaki içerik ve ateizm sunuyor” gibi gerekçelerle yasaklanabiliyor. İranlı kullanıcılar da proxy ayarlarını değiştirerek Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlara erişimin çözümünü bulabiliyor.

İran’da uyuşturucu tüketimi yasak, uyuşturucu ticaretinin cezası ise idam. Ancak uzmanlar, ağır cezalara rağmen İran’ın dünyada uyuşturucu kullanımının en yoğun olduğu ülkeler arasında yer aldığını tahmin ediyor. İran uyuşturucu bağımlılığında Pakistan’ın da önünde dünya sıralamasında birinci sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme çok yavaş, üretim düşük, gençler arasında işsizlik çok yüksek, sosyal alanda gerilim ve kısıtlamalar artıyor. İran’daki sosyal sorunlar, yüksek uyuşturucu tüketiminin arkasındaki etkenlerden sadece biri. Pakistan ve Afganistan gibi uyuşturucu üretiminde öne çıkan ülkeler ile sınırının olması, İran’daki uyuşturucu sorununu ağırlaştırıyor. Beş ila on milyon uyuşturucu bağımlısının olduğu tahmin edilen İran pazarına sürekli ucuz uyuşturucu sürülüyor.(3) 1979 Devrimi’nden sonra alkoün yasaklandığı ülkede içki tüketimine yalnızca dini azınlıklar arasında (hristiyan, yahudi, zerdüşt) izin veriliyor. Bu topluluklar da alkol alışverişini yalnızca Müslüman olmayanlar arasında yapabiliyor. Ancak alkolizmde gelinen nokta, Müslümanlar arasında da içki tüketimi ve bağımlılığının, devletin acil ve kapsamlı müdahalesini gerektirecek şekilde büyüdüğünü ortaya koyuyor. İran Sosyal Çalışmalar Enstitüsü Yöneticisi Mostafa Eghlima’ya göre alkol İranlılar için “kamusal ve toplumsal baskıdan kaçış için sahte bir seçenek” olarak görülüyor ve giderek yayılıyor. 2013’te Milli Polis Şefi İsmail Ahmedi-Mukaddem tarafından ülkede 200 bin alkol bağımlısı olduğu açıklanmıştı. Ancak bu rakam üzerinde tam bir mutabakat bulunmuyor ve gerçek sayının bundan çok daha yüksek olduğu iddia ediliyor. Haziran 2016’da Sağlık Bakanlığı yetkilisi Abbasali Nasihi ülkedeki 2 milyon madde bağımlısının önemli bir bölümünün de aynı zamanda alkol bağımlısı olduğunu ve en azından bu kişilerin de hesaba katılması gerektiğini ifade etmişti. (4)

Bir diğer sorunda fuhuş sektörünün mevcudiyeti. 26 Haziran 2009’da İran’da yaklaşık 15 gün süren olayları yerinde görmek için bu ülkeye giden Rus gazeteci, İran’ın öteki yüzündeki fuhuş evlerini görüntülemiş, gündüzleri reform için sokaklara dökülen kızlı erkekli İranlı gençlerin, akşamları gizli yerlerde parti verip çılgınca eğlendiklerini, bu eğlence evlerinde içki su gibi akarken seksi İranlı kızlar ve erkeklerin batılı gençler gibi birlikte olduklarını yazmıştı. İran polisinden ve milislerinden gizli, perdeleri sıkı sıkıya kapalı evlerde verilen partilerde sarhoş olan kızlarla erkeklerin birlikte olduğunu belirten Rus gazeteci, “Bu evlerdeki durum İran’dan çok batılı bir ülkeye benziyor. İranlı gençler verdikleri partilerde yabancı müzik dinleyip kendinden geçiyor. Bu evlerde alkol ve seks serbest” demişti. (5) Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt’e ise çok yüksek fiyatlardan küçük yaştaki kadınlar satılırken İran’da ise genç kadınlar 5 dolar gibi fiyatlardan satılıyor. 300 bini aşkın kadının sömürüldüğü dev bir fuhuş sektörüne sahip olan İran’da çok sayıda Iraklı kadın insan kaçakçılarının elinde bulunuyor.(6)

Suudi Arabistan’ı bu sorunlarda İran’dan farklı sanmayın. Al birini vur öbürüne. Şeriat Suudi hanedanına göre farklı uygulanabiliyor. İslam’ın “Vahhabi” yorumuna dayanan anlayışı benimseyen Suudi Arabistan’da “uyuşturucu ile mücadele”de ilginç veriler ortaya çıkıyor. Arab News’ın haberine göre, Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı son dört ayda 30 milyon uyuşturucu hap ile 13 ton haşhaş ele geçirdiklerini açıkladı. Narkotik Kontrolü Genel Müdürlüğü’nden Abdullah el-Şerif, yasaklı ilaçlara karşı mücadeleyi artırdıklarını söyledi. 2015’te Suudiler toplamda 66 milyon kaptagon, 59 ton haşhaş ve 79 kg eroin ele geçirmişti.(7) Hatta Suud ailesinin bazı fertleri uyuşturucu kaçakçılığı yapabiliyor. Nitekim 03 Kasım 2015’te Lübnan yargısı Suudi Prens Abdulmuhsin bin Velid bin Abdulaziz El Suud’u uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklamıştı. Beyrut Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’nda 26 Ekim’de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a hareket etmesi planlanan jette 40 bavula gizlenen 2 ton sentetik uyuşturucu hap (Captagon amfetamin) düzenlenen operasyonla ele geçirilmiş ve olayla ilgili aralarında Suudi Prens Abdulmuhsin bin Velid bin Abdulaziz Al Suud’un da olduğu 5 Suudi Arabistanlı gözaltına alınmıştı.(8) Çok değil birkaç gün önce Suudi Arabistan’ın Duba Limanı’nda, 383 bin 775 adet uyuşturucu Captagon ve Tramadol hapı ele geçirdi. Duba Limanı Gümrük Müdürü Ali el-Atvi, gümrük işlemleri yapıldığı sırada kamyonun içinde bulunan 4 adet soğan çuvalına ve kamyon şoförünün koltuğunun altına gizlenen 376 bin 515 adet uyuşturucu Captagon ve 7 bin 260 adet Tramadol hapı ele geçirildiğini bildirdi. Geçtiğimiz günlerde Duba Limanı Gümrüğü’nde fırınların içine gizlenmiş yaklaşık 220 bin adet uyuşturucu Captagon hapı yakalandığı bilgisi verildi.(9)

Arap âleminin en muhafazakâr ülkesi konumundaki Suudi Arabistan’dan özellikle hafta sonları felekten gün çalmak için komşu Bahreyn’e akın yaşanıyor. Ancak Suudiler Bahreyn’de özgürlüklerin tadını çıkartırken kantarın topuzunu kaçırınca, ev sahibi ‘ahlak elden gidiyor’ der hale geldi. Suudi Arabistan’da olmayan gece kulüpleri, sinema ve konser salonlarını dolduran, otel odalarında fahişelerle sabahlayan Suudiler, alkolü su gibi tüketip caddelerde otomobil yarışlarına tutuşunca, Alışveriş merkezlerinin otoparkları Suudi plakalı araçlardan geçilmiyor. Sinema gişelerinde Suudi çocuklar Hanna Montana ve çizgi filmler, yetişkinler ‘Hızlı ve Öfkeli’ gibi filmler için kuyrukta. Ülkelerinde sürücü koltuğuna oturamayan kadınlar burada direksiyon başına geçiyor. Harem-selamlık uygulamalardan bunalanları Manama caddelerinde el ele tutuşup dolaşırken görmek mümkün. Gençler Virgin mağazasında IronMaiden, Megadeath ve System of a Down gibi heavy metal ve rock gruplarının tişörtlerine saldırıyor.(10)

Bunlar neyse de Cidde ve Riyad’da içki yasak fakat kaçakçılık çok fazla, zengin Arapların ev ortamlarında kaçak içki bulmanın mümkün olduğu söyleniyor. Suudi Arabistan yönetimi zengin ve seçkin zümrenin gayri İslami yaşantılarını gözlerden uzak tutmak amacıyla Kızıldeniz’deki 50 adayı lüks tatil beldelerine dönüştürmek için kapsamlı bir turizm geliştirme projesi başlattı. Turist bölgelerinde yabancılarla ilgili vize kısıtlamaları hafifletilecek. Bununla birlikte, şeriat hükümlerinin sürdüğü krallıkta, kıyafet ve diğer kısıtlamaların rahatlayıp rahatlamayacağı açık değil. Suudi Arabistan’da alkol, sinema ve tiyatrolar yasaklı. Kadınlar, kamusal alanda “abayalar” olarak bilinen gevşek, bileğe kadar uzun olan elbiseler giymeli ve Müslüman iseler başörtüsü takmak zorunda. Yine kadınların araba kullanmasına izin verilmiyor, yurtdışında eğitim almak veya seyahat etmek için bir erkek “veli”nin izin vermesi gerekiyor.(11)

Suudi Arabistan kadınlarına ilk kez 2015 seçiminde oy kullanma hakkı verildi. Erkeklerinin ‘izni’ olmadan seyahat edemeyen ve otomobil kullanmaları yasak olan Suudi kadınları ülke dışına seyahatlerinde devlet tarafından elektronik takip ile izleniyor. Suudi Arabistan’dan çıkan her kadının bu durumu, eşleri olan Suudi erkeklerinin cep telefonlarına devlet tarafından SMS olarak gönderiliyor. Dahası, Suudi erkekleri karıları ile beraber yurtdışına çıkıyorsa bile telefonlarına eşlerinin yurtdışına çıktığı mesajı geliyor. Suudi Arabistan yasalarına göre kadınlar yanlarında bir erkek ya da erkeğin ‘yasal izni’ olmadan ülkeden çıkış yapamıyor. Erkeklerin izin verdiği formun rengi nedeniyle Suudi Arabistan’da bu izin belgesi ‘Sarı Kağıt’ olarak anılıyor. Suudi Arabistan dünyada kadınların araba süremediği tek ülke. Ölen Kral Abdullah, ülke tarihinde ilk kez 2015 yerel seçimlerinde kadınların da oy kullanabileceğini açıklayarak tarihi bir adım atmıştı.(12)

Suudi Arabistan’ın Sodom ve Gomore’den ne farkı var Allah bilir? Yıkım nasıl gelir nasıl olur tahmin etmek zor olamasa gerek. Yemen’de devam eden iç savaşta geçen yıl çocuk ölümlerinin yüzde 51’inden Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin sorumlu. Suud hanedanlığı, petrol fiyatlarının düşmesinin ekonomik sonuçlarından, İran ile bölgesel çekişmeleri nedeniyle dış politikada yaptığı hatalara kadar bir dizi faktör nedeniyle tarihinin en kritik sürecini yaşıyor. Bu sürecin, başarılı yönetilememesi halinde, krallığı içeriden büyük bir karışıklığa ve çöküşe kolayca sürükleyebilme potansiyeli var. Petrol havzalarının %90’nı barındıran Doğu Arabistan Suudi yönetiminden koparılabilir. Arabistan Vahhabi, ılımlı Sünni, Şii, Zaydi ve daha nice mezhepler arasında bölünebilir. Mekke ve Medine’nin yer aldığı Hicaz bölgesi bu bölge üzerinde tarihi hak iddia eden Haşimilerin temsilcisi olduğunu iddia eden İngilizlerin piyonu Ürdün Kralına verilebilir.(13)
Bakınız:
1- http://tebaren.org/?p=356
2- http://www.haber-sanliurfa.com/yazarlar/omur-celikdonmez/avrupa-fanatizmi-yahudi-ve-muslumanlari-birlestiriyor/28240/
3- http://www.dw.com/tr/iran%C4%B1n-uyu%C5%9Fturucu-sorunu/a-15672904
4- http://tr.euronews.com/2015/06/17/alcohol-treatment-centers-in-iran
5- https://www.haber3.com/foto-galeri/haber/irandaki-gizli-fuhus-evleri-galeri-4539532?page=7
6- http://www.on5yirmi5.com/haber/dunya/olaylar/67744/fuhus-ucgeninde-dort-bin-kadin-kayip.html
7- 09 Mart 2016 Çarşamba/ http://haber.sol.org.tr/dunya/son-4-ayda-suudi-arabistanda-30-milyon-uyusturucu-hap-ele-gecirildi-148557
8- http://haber.sol.org.tr/dunya/uyusturucu-kacakciligindan-gozaltina-alinan-suudi-prens-tutuklandi-134833
9- http://turkish.aawsat.com/2017/08/article55355568/suudi-arabistan-duba-limaninda-380-binden-fazla-captagon-tramadol-kacakciligi-onlendi
10- 22/07/2009/ http://www.radikal.com.tr/yorum/suudilerin-icki-yaris-seks-ve-seytan-ayetleri-tatili-946125/
11- http://haber.sol.org.tr/dunya/suudi-arabistan-kizildenizde-tatil-beldeleri-insa-edecek-204850
12- 23 Kasım 2012/ http://amerikabulteni.com/2012/11/23/suudi-arabistanda-yurtdisina-cikan-kadinlara-elektronik-takip-uygulanmaya-baslandi/
13- https://www.aydinlik.com.tr/kose-yazilari/mehmet-yuva/2017-haziran/suudi-hanedanliginin-sonunu-goren-kizilprens

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar