Dünya Türklüğü İran’ı emperyalizme teslim etmeyecek çünkü İran Türklerindir!

Putin Trump görüşmesi hakkında

Irak büyük ve tehlikeli olaylara gebe mi

TRAMPLA PUTİNİN GÖRÜŞÜNDƏN HANSI NƏTİCƏ ÇIXDI?

ŞEYH EFENDİ’NİN RÜYASINDAKİ TÜRKİYE

Gündem 21 Mayıs 2018
58

Daha önceleri yazdığı bir kitapta dönemin bir milli mücadele düşmanını İslami hareketin öncüsü diye bu topluma yutturmaya çalışan Hayrettin Karaman, şimdi de gazete köşesinde ona yer vermiş. Türklükten ve onun mütemmim cüz’ü olan Maturidilikten istifa ettiğini söyleyen Mustafa Sabri, cebriyeciliği ve tefvizi savunmuş, bilhassa bu konuda Maturidileri kaza ve kaderi inkâr etmekle suçlamış, Kur’an’ın tercümesinin neredeyse imkânsız olduğunu vehmetmiş, her türlü akılcılığa ve yeniliğe düşman olmuş selefi kılıklı bir vatan hainidir. İslam düşünce geleneğinin en önemli kavramlarından birisi olan vahdet-i vücud anlayışını sapıklık olarak gören bu kişinin güya demokrasi anlayışını kaleme alan Karaman, siyaset felsefesinden ve siyasi yönetim tarzlarından habersiz olduğu anlaşılan ifadeleriyle, Mustafa Sabri’nin “İslam demokrasisi” anlayışı ifadesine yer veriyor ve sanki masonluk, bir siyasi sistemmiş gibi masonluktan bahsetmesini gündeme getiriyor. Güya İslam demokrasisi başka ulusların aleyhine kendi ulusu için çalışmazmış“mış”. Siyasal gerçeklikten tamamen uzak, tam bir sosyalist ümmetçiliği savunan Mustafa Sabri ve onun savunucuları hayali bir İslam kardeşliği için mücadele ediyorlar. Sayın Karaman, Mustafa Sabri’nin kitabından keşke şu nakli de verseydi: Mustafa Sabri, meşhur Arap şairi Ahmet Şevki’nin önceleri Cumhuriyet ve Atatürk aleyhine kasideler yazmasına rağmen sonradan bu söylediklerinden pişman olduğunu terennüm eden meşhur kasidesine ateş püskürüyor. Bakın Ahmet Şevki, ne söylüyor:
“Ahlâkı inkar etmekten istiğfar ederim,/ (önceden) Müdafaasında bulunduğum (kişinin) karşısında değilim.
Niçin ötedenberi övgülerimin konusu olanı,/ Yergime uğratayım?
O (Atatürk), bir memleketin esas (kurucusu), devletin temel duvarıdır/Muzaffer ordular başbuğu, önüne geçilemez bir muhacim.
Bir milleti ihya edene, mülhid mi diyeyim?/Hakkı yerine getireni (gözeteni), ibâhî (her şeyi helal gören kişi diye) mi isimlendireyim?”. (Mevkifü’l-Akl, c. 1, s. 464-466)
Yine sayın Karaman’dan nakilde bulunduğu Mustafa Sabri’nin kitabından, bilhassa hamiş kısımlarından, Mustafa Kemal ve Türkiye Cumhuriyeti hakkındaki hakaret içerikli ifadelerini de nakletmesini bekliyoruz. Sanki ciddi görüşleri olan bir adammış gibi zikrettiği bu kişinin ruh halini millet de görsün.
Her zaman söylüyoruz; Türkiye’deki İslamcı cenahın önemli bir çoğunluğu için Türkiye Cumhuriyeti kafir bir rejimdir ve hepsi her an uyanıkken de uykudayken de bu rejimi nasıl yıkacağının rüyasını görmektedirler. Bunlar, Cumhuriyet’in aleyhine çalışan herkesi kutsallaştırırlar. Bu yönleriyle de sosyalistlere benzerler.
Cumhuriyetin başlarında yaşanan, İsmail Kara’nın kitabında anlattığı, olayda olduğu gibi, bunların illaki, rüyalarında Peygamberimizi görüp kenara çekilip susmaları mı gerekiyor. Nasıl o zamanki şeyhler Atatürk’e ve Cumhuriyet’e kahriyye okumak için sabah namazında buluşuyorlarsa bugün de Fetöcüler ve onlar gibi olanlar darbe yapanlar için tesbih namazı kılıyorlardı. Allah, bu zihniyetten Türk ve İslam dünyasını korusun.
İbrahim Maraş

Yorumlar