Rus basının “Akkuyu casusu” iddiası: Akkuyu projesinde tuhaf şeyler de oluyordu

LAVROV BMT-NİN 4 QƏTNAMƏSİNİ ƏSAS SAYMIR

Fransız-Alman Ortaklığı Derinleşiyor

Trump-Putin Temmuz ayı görüşmesinde Afganistan’a ortak müdahalemi görüşülecek

Rusların endişesi referandum sonrası Türkiye karışır mı?

Gündem, Rusya, Türkiye 11 Nisan 2017
883

15 Temmuz sonrası darbe alarmı vermek oldukça popüler. Ancak yanlış alarm vermenin şöyle bir dezavantajı var. Hikâyeyi bilirsiniz; “-küçük şirin bir köyde bir çoban yaşarmış. Çoban koyun sürüsünü otlatırken canı sıkılmış. Ve köylülere bir oyun yapsam diye düşünmüş, başlamış bağırmaya: – İmdat! Kurtlar geldi, yardım edin! Köylüler hep bir elden hızla ellerine geçirdikleri tırmık-sopa ne varsa koşup gelmişler. Meğer kurt murt yokmuş. Köylüler bu duruma şaşırmış ve kızmışlar pek tabii ki. Hatta aynısını ikinci kez yaşamış ve inanamayıp güvenlerini yitirmişler. Üçüncü kez çoban yalvar yakar bağırmış, hiç kimseler yardıma koşmamışlar. Kurtlar yalancı çobanın bütün koyunlarını parçalamış. Çoban köylülerin güvenini kaybettiğinden kimse ona inanmamış.” İşte yerli yersiz darbe söylentilerinin böyle bir olumsuz etkisinden söz etmek mümkün. Lakin benim bildiğim özellikle bazı oluşum, şahıs ve toplulukların, sıklıkla darbe imasında bulunarak, olur olmadık zamanlarda “-darbe olacak aman dikkatli olalım” çıkışları, biraz sosyal psişik bir darbe sendromunu tetiklemeye yönelik. Amaçları korku imparatorluğu kurmak ve Sayın Cumhurbaşkanını bu asılsız korkularla istedikleri istikamete yönlendirebilmek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinde bu tür anomali etkisi oluşturulmak istenildiği ortada. Bu işin kaynağı tabiki Amerika. Darbe girişimini önceden kaleme alan ABD’li neo-con yazar Michael Rubin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan paylaşımlarda bulunuyor. Eski Pentagon yetkilisi Rubin, resmi sosyal medya hesabından servis ettiği Türkçe mesajlarla Erdoğan’ı tehdit ediyor. Rubin, ayrıca Erdoğan’a yönelik “Erdoğan sürekli Nazi Almanyasından söz ediyor. Reichstag fire denen parlamento binasının yanmasını bile taklit etti. Para olduğu zaman kalabalıklar büyük. Para bittiğinde, İmralı’da hücreye mi?” mesajlarını paylaşmıştı. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201704101028008235-rubin-erdogan-idam-tehdit/ ) Michael Rubin’in sözünü ettiği Reichstag Yangını, Alman parlamentosunun toplandığı Reichstag binasında (Reichstagsgebäude) 27 Şubat 1933 akşamı çıkmış olan yangındır. Hitler’in Führer olmasını sağlamıştı. Hitler bu yangını bahane ederek, 24 Mart 1933’te Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’un imzasıyla kontrol edilemeyen siyasi bir güce kavuşmuştu. 1933 yılının Ocak ayında, komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir “devrimci durum” yaratacakları ya da ülkede iç savaş çıkacağı konusundaki endişeler o derece derinleşmişti ki, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Hitler’i, Katolik Merkez Partisi’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla şansölye olarak atamıştı. Reichstag yangını, Hitler’in şansölye (başbakan) atanmasından sonraki ilk politik manevralarından biri olan genel seçim kararından sonra, tüm partilerin seçim çalışmalarını sürdürmekte olduğu bir dönemde gerçekleşmişti. Yangının ertesi günü Hitler, Hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalattı. Sonrasında Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi ve Alman Ulusal Halk Partisi dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durdurulduğu gibi Almanya Komünist Partisi’nin parlamentodaki 181 milletvekili ve parti ileri gelenleri tutuklandı. (Bkz. http://www.eyewitnesstohistory.com/reichstagfire.htm )

Michael Rubin’in kim olduğunu, kime çalıştığını, Türkiye’ye yönelik iddia ve öngörülerini daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım. (Bkz. 13 Ekim 2016 / http://www.kafkassam.com/mit-uyumasin-abd-erdogana-suikast-planliyor.html – 26 Ekim 2016 / http://www.kafkassam.com/cia-ucuncu-dalga-darbe-hazirliginda.html ) Michael Rubin ve ekibinin ısrarla Türkiye’de yeni bir darbe olacağını vurgulaması gerçekten dikkat çekici. Bunlar ne yapmak istiyor? Amaçları bu işe niyetli grupları deşifre etmek, yönetimin tedbir almasını sağlamak mı yoksa eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek mi? Michael Rubin’in paylaşımları bize deli saçması gelebilir. Ancak Rusların da benzer uyarıları mevcut. Birkaç gün önce Rusya Havacılık Kurumu’nun (Rosaviatsiya) havayolu şirketlerine Türkiye’ye charter seferlerin durdurulabileceğini ilişkin mektup gönderdi. Rus haber ajansı Ria Novosti, sektördeki kaynağına dayanarak yaptığı haberde bu önlemin sebebinin “Türkiye’deki zor siyasi durum” olduğu belirtildi. Aynı zamanda, Rosturizm Devlet Turizm Projesi ve Güvenlik Yönetimi Başkanı Svetlana Sergeeva, Rosturizm’in konuyla ilgili bilgisi olmadığını belirtti. Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkanı Maya Lomidze, henüz Türkiye’ye charter seferlerinin yasaklanmadığını belirterek, “Önde gelen tur operatörleri basın araçlarının resmi olarak hiçbir yerde yayınlanmayan ve eyleme geçilmesi için talimat niteliği taşımayan çalışma belgesini yayınladıklarını söylüyorlar. Uzmanlar bunun yasak olmadığını sadece önlem olduğunu ifade ediyorlar. Rosaviatsiya Türkiye’deki iç siyasi istikrarsızlık nedeniyle önlem almak istiyor. 16 Nisan’da Türkiye’de oy kullanılacak. Geçen seneki darbe girişimi dikkate alınınca oylamanın sonucundan memnun olmayan kişilerin veya Erdoğan’ı destekleyenlerin olay çıkarabilecekleri dikkate alınıyor” dedi. (Bkz. http://www.cnnturk.com/dunya/son-dakika-rus-basinindan-carpici-turkiye-iddiasi )

Lütfen dikkatli okuyun. Şeytan ayrıntıda gizli. Rusya Havacılık Kurumu; Rus vatandaşlarının can güvenliğini düşünerek, Türkiye’deki iç siyasi istikrarsızlık nedeniyle önlem almak istiyor. Türkçesi; Ruslar yeni darbe kalkışması bekliyor ve referandum sonrası yeni kalkışmanın tarihini veriyorlar. Rosaviatsiya’ın; “geçen seneki darbe girişimi dikkate alınınca oylamanın sonucundan memnun olmayan kişilerin veya Erdoğan’ı destekleyenlerin olay çıkarabilecekleri dikkate alınıyor” iddialarını Türkiye’ye charter seferlerin durdurulabilecek kadar öne çektiği görülüyor. Ancak bu karara konu olan söylentinin istihbarat paylaşımına dayanıp dayanmadığı net değil! Türkiye’ye charter uçuşlarının durdurulabileceği yönündeki haberler hakkında açıklamada bulunan Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Frants Klintseviç’ın, “Görüşüme göre, bu bilgi yanlış alarmdan çok bir uyarıya benziyor” sözleri bu uyarı veya söylentiyi ortada bırakıyor. Frants Klintseviç’ın “Türkiye yönetiminin Suriye konusunda sergilediği belirsiz duruş, uluslararası teröre karşı mücadeleye yardımcı olmuyor, bu da Türkiye’nin içindeki zaten karmaşık olan siyasi durumu daha da zorlaştırıyor” ifadeleri, belki de bu yeni darbe kalkışmasının Atlantikçi kadrolarla değil de Avrasyacı kadrolarla gerçekleştirileceğine işaret ediyor olabilir. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201704101028016981-klintsevic-turkiye-charter-ucuslari-durdurulmasi-haberi-sadece-bir-uyari/ http://turkrus.com/369368-rusya-charter-ucuslarini-durdurursa-milyonlarca-rus-tatil-yapamaz-uyarisi-xh.aspx )

Ruslar Türkiye’de darbe düzenleyebilecek güce sahipler mi sanmıyorum? Ancak neden böyle bir darbe istediklerini tahmin edebiliyorum? Rusya’ya yönelik terör tehditlerinin Türkiye’den destek bulduğunu düşünüyor olabilirler. Ruslara göre; İslamcı köktendinciliğin gelişmesine, onu Rusya’yı içten zayıflatarak ve toprak bütünlüğünü ortadan kaldırarak bölgedeki çıkarlarını ilerletmenin bir aracı olarak gören Batı’daki başlıca güçlerin, özellikle de ABD’nin politikalarıyla da yardım edildi. Rusya, son bir buçuk yıldır, Beşar Esad’ın hükümetinin yanında Suriye iç savaşına girmiş durumda ve ABD, Avrupa devletleri, Türkiye ve Basra Körfezi monarşileri tarafından desteklenen bir dizi silahlı İslamcı gruba karşı askeri operasyon yürütüyor. (Bkz. Vladimir Volkov / 5 Nisan 2017/ http://www.wsws.org/tr/articles/2017/04/05/russ-a05.html ) Benden buraya kadar, gerisini tahmin etmek sizin işiniz!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar