Tiflis’te Türk ve Azerbaycan diasporasından sözde “Ermeni soykırımına” karşı protesto gösterisi

İran’dan Türkiye’ye Sorun İhracı: Afgan Göçmenler

FARKLI SİYASAL YAPILARA SAHİP DEVLETLERİN DIŞ POLİTİKA YAPIM SÜRECİNDE SİYASAL YAPILARININ ETKİSİ BASKINDIR

Dünyada nümunəvi bir Azərbaycan-Gürcüstan -Ermənistan üçlük dövləti yarada bilərik

Rus Patriği Kirill Müslüman mı?

Rusya 18 Ocak 2016
1.308

Rus Patriği Kirill Müslüman mı?

Türkiye sınırları dışında Ortodoks bir din adamıyla ilk kez geçtiğimiz yaz karşılaştım. Temmuz 2015’te uğradığımız Batı Trakya’da Gümülcine ile Karaağaç arasındaki Porto Lagos’ta bulunan iki kilisenin önemini rehberimiz; Tuçe Kazaz’ın Yunanlı oyuncu Yorgo Seitaridis’le evlendiği ve Ortodoks dini nikâhının kıyıldığı dini mekân ifadeleriyle özetlemişti. Ama benim için önemi mühendislik ve mimarlık eğitimi almış münzevi papazının bizlerle yaptığı Türkçe sohbet oldu. Arapça biliyordu ve İslam teolojisi literatürüne hâkim olduğunu hissettiriyordu. Papazın ilgilendiği Agios Nikolaos (Aziz Nikola) Kilisesi, Aynoroz Kutsal Vatopedi Manastırı’nın bir kolu ve bugüne kadar faaliyet göstermiş. Manastırın ilginç serüveni var.

1877’de Rusların Vatopedi Manastırı yönetiminde etkili olmaları, bu manastırı bir rahipten satın almalarıyla başlıyor. Satın alındığı dönemde Vatopedi Manastırı’nda yalnızca yirmi beş otuz civarında Rus rahip iskân edebiliyorken, manastırın alımından sonra buradaki Rus rahip nüfusu birden artmış. Manastırın buradaki Rus nüfusunun arttırılmaması şartı ile satılması artışı engelleyememiş. Bu şarta riayet etmeyen Ruslar manastırdaki rahip nüfusunu hızlı bir şekilde arttırmışlar. Günümüzde ise “Sosyete Manastırı” olarak da anılan bu Vatopedi Manastırı ve başında bulunan “Başkeşiş Efrem”, uzun bir zamandır Yunanistan’da manşetlerde yer alıyor. Tuçe Kazaz’ın nikâhının kıyıldığı Agios Nikolaos Kilisesinin Vatopedi Manastırı ile tarihi ve dini bağları mevcut ve merasime Türk ve Yunan sosyetesinden birçok isim katılmıştı.

Rus Ortodoks Patriği Kirill ile tanışmadım ama demeçleri hep dikkatimi çekti. Rus Patriği Kirill Müslüman mı? Tabi ki değil! O bir Ortodoks inançlı. Bazı konuşmaları Rus yönetimden daha bağımsız bir din anlayışında olduğunu gösteriyor. Bizdeki Diyanet modeline bakılarak Bizanten din anlayışının daha popüler olduğu söylenebilir. Malûmunuz Bizantinizm; Din ve devlet ilişkilerinde ortaya çıkan ikinci temel tip, siyasal otoritenin dinî otoritenin önüne geçmesi ve onu himayesine almasıdır. Bu tip örgütlenmede din adamları devlet otoritesine bağlanmışlardır ve hükümdar tarafından denetlenmektedirler. Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, bu açıdan bakıldığında dini politikanın değil politikayı dinin söylemlerine göre yorumlayan bir sosyal konumda.

28.01.2009’da Rusya Ortodoks Kilisesi; Metropolit Kirill’i 2008 Aralık ayında kalp rahatsızlığı nedeni ile hayatını kaybeden 2. Aleksi’nin yerine yeni patrik olarak seçti. ‘Kurtarıcı İsa’ kilisesinde gerçekleşen seçimlerde din adamları ve sivillerden oluşan 700 kişiden 508’inin oyunu alan Kirill, 16. Moskova ve tüm Rusya Patriği ilan edildi. 1946 Leningrad (St. Petersburg doğumlu) doğumlu ve gerçek adı Vladimir Mihayloviç Gundyayev olan Rusya Ortodosk Kilisesi Patriği Kirill, Katolik kilisesi ve diğer dini liderlerle yaptığı görüşmelerle tanınıyor. Kirill’in ailesi de dini bir yapıya sahip. Abisi, Nikolay Gundyaev başpapazdı. Büyükbabası, Rev. Vasily S. Gundyaev Bolşevik karşıtı söylemleri nedeniyle uzun yıllar Solovki esir kampında tutuklu kalmış. Rus Ortodosk Kilisesi inanç ve değerlerini aşağılayan ve Bolşevik rejim tarafından desteklenen Renovationism (yenilenme) akımına karşı mücadele etmiş birisi.

Papaz olmadan önce haritacılıkla uğraşan Kirill, birçok Rus entelektüel tarafından seviliyor. Ancak Kirill’in devlet işlerinde dinin daha etkin olması yönündeki talepleri laik çevre tarafından eleştiriliyor. Farklı dillerde yayımlanmış kitapları var. ‘Formation and Development of Church Hierarchy and the Teaching of the Orthodox Church on Its Grace-giving Nature’ (Leningrad 1971), The Orthodox Church’s Response’ (Moscow 2002), History of Salvation’ (Moscow 2004), ‘L’Evangile et la liberte Les valeurs de la Tradition dans la societe laique’ (Paris, 2006), ‘Freedom and Responsibility: In Search of Harmony’ (Moscow 2008) bunlardan bir kaçı. Moskova ve Tüm Rusya Patriği Kirill’in Türkçe’de yayımlanmış “Özgürlük ve Sorumluluk: Uyum Arayışları, İnsan Hakları ve İnsan Haysiyeti” kitabı bulunuyor.

28.01.2009’da Rus Kommersant gazetesi, Rusya Ortodoks Kilisesi’nin yeni Patriği Kirill’in daha önce yaptığı konuşmalarından ilginç bir derleme yaptığında İslam Dünyası Kirill’in Müslümanlara yönelik fikirlerinden haberdar oldu. Patrik seçilmeden önce 15 Ağustos 2007’de Rus haber ajansı Ria Novosti’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Kirill, İslam dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesinden yana olduğunu belirtmiş, “Biz Müslüman kardeşlerimizin sesini duymak zorundayız. Aksi durumda çağdaş İslam’ı anlayamayız. Diğer inançlarla tanışmamız bizim kendi görüşümüzün değişeceği anlamına gelmemeli.” demiş. Bununla da yetinmeyerek İslam dünyası ile ilişkilerin geliştirilmesini isteyen Kirill, Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in de çok inançlı bir insan olduğunu dile getirmiş.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yakınlığı ile bilinen Patrik Kirill, Rusya’nın toplumsal değerlerinin savunucusu olarak öne çıkıyor. Konuşmaları hikmet dolu. Rusya Ortodoks Patriği Kirill, feminizmin özgürlük kisvesinde çok tehlikeli bir olgu olduğunu, kadınların görevinin aile ve çocukları ile ilgilenmek olduğunu söylüyor. 07.06.2010’da ülkede fazla içki içilmesini sert eleştirerek, “Bizim tek ulusal belamız, çok alkol içmemizdir.” dediği biliniyor. Zaman zaman İslam literatüründen ödünç alınan kavramları kullanmaktan çekinmiyor. Mesela Kirill, ekonomik krizle ilgili yaptığı bir değerlendirmede, “Hayatımızdaki her kriz ilahi bir adalettir. İlahi adalet doğrularla yalanları birbirinden ayırıyor.

Şu an karşılaştığımız ekonomik kriz küresel yapılan hataların sonucu. Bu Rusya’dan kaynaklanmadı, ancak onun soğuk nefesini hissediyoruz.” açıklamasında bulunmuştu. Halka ülke genelinde temizlik yapılması çağrısında bulunduğu bir konuşmasında “Ülkemizi temizlersek, belki kendi içimizde temizlenir.” dedi. İnsanların, Allah’ın emirlerini inkâr ederek dünyayı yok ettiğini söylüyor ve “Mutlak doğru, Allah’ın kanunlarıdır.” diyor. Kirill’e göre, Allah, insan vicdanına özgürlük ve ahlak hislerini doğuştan bağışlamıştır. “Şunu anlamak lazım, Allah olmadan bütün gerçekleri kavramak imkânsızdır. Adalet için de aynı şey geçerli. Günümüzde bu kelimeyi çok sık ve düşünmeden telaffuz ediyorlar.”

Benim dikkatimi çeken bir başka konu ise Rus Ortodoks Patriği Kirill’in İslamiyet ve Türkler hakkında olumsuz bir görüş açıklamaması. Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin en zor süreçten geçtiği bir dönemde yaptığı açıklamalar tarafımca Türk-Rus ilişkilerinin düzelme trendine girdiği şeklinde yorumlanmıştı çünkü Türkiye’ye zeytin dalı uzatan sıradan bir isim değildi. Rusya Ortodoks Kilisesi’ne bağlı 60’dan fazla ülkede 30 bin kilise ve 800 manastır bulunan Rusya’nın en kudretli din adamı Rus Ortodoks Kilisesi’nin önderi Patrik Kirill’di, bunları söyleyen. Rusya’da halkın dörtte üçü kendini Ortodoks Hristiyan olarak tanımlıyor Rus Ortodoks Kilisesi’nin önderi Patrik Kirill, zengin Avrupa’nın Hristiyanların baskı gördüğü bir yer haline geldiğini, Rusya’da dindarlık oranının arttığını vurguladı.

Türkiye’nin düşürdüğü Rus savaş uçağı nedeniyle ikili ilişkilerde gergin günler yaşanırken, Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, Türkiye’nin Hristiyan azınlıklara yönelik politikasını övdü, Türkiye’de Hristiyanlara karşı sert uygulamaların olmadığına işaret etti. Patrik Kirill, “Bugün yaşananların hiç biri daha önceden İslam dünyasında yaşanmadı. İşte Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu örneği. Evet Osmanlı’da Hristiyan azınlıklar vardı. Ama kimse onları katletmedi” diyerek Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara yönelik politikalarını övdü. Bu demektir ki Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler düzelmek üzere. Bkz Ömür Çelikdönmez/13 Ocak 2016/kafkassam.com/ Putin kendine geldi-Abhazlar çıldırmış olmalı!

Rus Ortodoks Kilisesi Patriki Kirill ilginç bir kişilik. Son olarak Suriye’yi kana bulayan cihatçıların IŞİD’e dini duygularla ve halifelik için katıldıklarını, IŞİD’e katılanların çoğunu “dürüst insanlar” olduklarını söyleyen patrik, bu insanların örgüte tamamen dini duygularla katıldıklarını savundu. Militanların halifelik uğruna savaşmak için IŞİD’e katıldıklarını söyleyen patrik, halifeliği “Allah etrafında toplanmış ve dini kuralları takip eden inançlı insanlar topluluğu” olarak tarif etti. Patrik bunun, “Tanrısız, seküler medeniyete alternatif bir medeniyet” olduğunu sözlerine ekledi. Şimdi bu sözleri Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanı söylese ne kadar mobilize sosyal medya teröristi varsa harekete geçer, başkanı Filistin askısına asarlardı. Allahtan patrik Kirill Türkiye’de yaşamıyor!

Ömür Çelikdönmez

Twitter:@oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar