PAŞİNYANIN BİZƏ QARŞI ARTAN TƏXRİBATLARINA NƏ ZAMAN CAVAB VERİLƏCƏK?

İran’la İsrail mi Anlaştı ?

“Macedonia: what happened, what’s happening, what might happen”

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Rus savaş uçağının “pilotu” oldu

Referandum öncesi CHP lideri Kılıçdaroğlu Başkomutan mı oldu!

Gündem 14 Nisan 2017
643

“Başkent insanları, bütün bu kültüre yönelik eleştirilerden rencide olmaz. Örneğin seçim öncesi meydanlarda başkent hakkında kötü konuşulmasından hiçbir başkent insanı alınmaz. Bunun politikanın bir gereği olduğunu bilirler. Başkent, sorunların çözüldüğü yer değil, kendi başına büyük ve dinamik bir ekonomik sektör artık. Kendi kendine işleyen ve bütün enerjisini de yine kendi içine dönük harcayan bir yapı. Washington Post’tan Henry Allen, ‘başkent içindeki herkesin parçası olduğu dev bir komplo aslında’ diyor ve ekliyor: ‘Başkent dışındakiler asla bu komployu anlamıyorlar. Üstelik komplonun bütün masrafı da onların cebinden çıkıyor.’ (Bkz. Cemal Tunçdemir/http://amerikabulteni.com/2016/04/26/ulkedeki-en-buyuk-komplo-baskent/ ) Yazıda anlatılan başkent tabiki Ankara değil, ABD başkenti Washington. Lakin Bir Ankara klasiğini çağrıştırabiliyor. 15 yıldır Ankara’da yaşayan birisiyim ve bana anlatılanlar hiçte yabancı gelmedi. Ankara’da siyaset sektöründe rol üstlenen deyim yerindeyse ‘Yurttaş-temsilcinin yerini almış profesyoneller’den oluşuyor. Bu sektörde her türlü ‘milli manevi değerin’ borsası vardır ve işleme tabi tutulur. ‘Osmanlıda oyun çok’ deyimini, ‘Ankara’da oyun çok’a uyarlayabilirsiniz.

Siyasetin kitabını yazmış, felsefesini yapmış eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel’in “24 saat siyasette çok uzun bir süredir” sözü, referandum öncesi yaşanan gelişmelere ışıt tutuyor. Düne damgasını vuran iki önemli haber, referandum sonucu etkileyebilecek gelişmelerin fitilini ateşlemiş olabilir mi? Birincisi referandum kampanyasında “Bu ülke için bir yeminimiz var, vazgeçilemez” sloganını kullanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin, Cumhurbaşkanı danışmanlarının eyalet sistemi tartışmalarına gösterdiği tepki. Bahçeli’nin açıklamalarına Avrupa basını geniş yer ayırdığına göre bu çıkışın politik bir hasadı olabileceğini tahmin ettiklerini gösteriyor. Almanya’nın Bonn ve Berlin kentlerinden yurtdışına 30 farklı dilde yayın yapan Deutsche Welle (DW), MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, başdanışmanlarının eyalet sistemi çağrışımı yapan ifadelerine karşı sessiz kalmakla eleştirdiğini manşetine taşıyor. Haberde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin başkanlık sistemiyle birlikte büyük kentlerin yeniden yapılanacağını belirterek, eyalet sistemiyle yönetilen Çin Halk Cumhuriyeti’ni örnek gösterdiğini, Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlarından Mehmet Uçum’un da “Halk gümbür gümbür devrim yapıyor. Halk kendi devletini kurmak için adım atıyor” şeklindeki sözlerinin tartışma yarattığından söz ediliyor. Ayrıca Bahçeli, NTV’deki açıklamalarında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında İstanbul ve Ankara’da ‘Kürdistan’ bayrağının göndere çekilmesi konusunda da “Türkiye’de Kuzey Irak bayrağı dalgalandırması hata” olduğunu belirtiyor. (bkz. http://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-erdo%C4%9Fana-eyalet-ele%C5%9Ftirisi/a-38423440)

Aynı haber, Britanya Yayın Kuruluşu ya da BBC (British Broadcasting Corporation), BBC Dünya Servisi’nin 32 farklı dil servisi arasında yer alan Türkçe yayınında, “MHP lideri Devlet Bahçeli katıldığı bir televizyon programında, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Şükrü Karatepe’nin yazdığı bir yazıda, yeni anayasanın kabul edilmesi halinde eyalet sistemine geçileceğini söylediği iddiaları üzerine konuştu.” kalıbında yorumsuz veriliyor. Ancak -Bahçeli’nin ‘eyalet sistemi’ çıkışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise katıldığı başka bir programda yanıt verdi- haberiyle Bahçeli’nin çıkışını etkisizleştirmeye çalıştığı söylenebilir. Aynı haberde TGRT Haber, Beyaz TV ve TV Net ortak canlı yayınına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, eyalet sistemi iddialarına ilişkin, “Böyle bir şey yok, benden duydunuz mu? Yok. 1923’te rejim meselesi bu ülkenin bitmiştir. Değişiklik yapılan konu, yeni yönetim sisteminin gelmesidir” dediği belirtiliyor. (Bkz. http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-39596825 )

Düne damgasını vuran ikinci habere konu olan gelişme, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Balıkesir’e referandum çalışmaları kapsamında gittiğinde, Kılıçdaroğlu’nu taşıyan özel uçak sivil uçuşlar için de kullanılan Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığı pistine inmişti. 6. Ana Jet Üssünde ana muhalefet lideri üste tören mangasıyla karşılanmıştı. Törenle ilgili fotoğraflar, Bandırma Belediye Başkanı CHP’li Dursun Mirza’nın Facebook sayfasında paylaşıldı. Fotoğraflarda, Kılıçdaroğlu’nu hava üssünde, Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Ahmet Biçer, CHP Milletvekilleri Namık Havutça, Mehmet Tüm ve Ahmet Akın ile Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza karşılaması, Kılıçdaroğlu’nun tören kıtasını selamlaması ve komutanla görüşmesi de yer alıyordu. Kılıçdaroğlu’nun askerle pozları, tepkiye neden oldu. Askerin Kılıçdaroğlu’na selam durması, gazeteci Cem Küçük’ün tepkisine neden oldu. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Küçük, olayı darbeye hazırlık olarak yorumladı: “Cuntalar resmen 16 Nisan öncesi mesaj veriyor. Bu akşam gerekirse bu millet meydanlara yine iner. Teyakkuz zamanı. Birileri ihtilal çarkını döndürmeye başladı. Bu millet meydanlara iner ve sizin çarkınızı çökertir” dedi. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201704131028060267-asker-selamladi-cem-kucuk-darbe/ )

Özellikle iktidara yakın çevrelerde büyük tepki verilen askeri törenle ilgili TSK açıklama yaptı. TSK basın açıklamasında, “Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13 Nisan 2017 tarihinde 6’ncı Ana Jet Üs Komutanlığını ziyareti ile ilgili konu incelenmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.” denilmekle yetinildi. (Bkz. http://www.tsk.tr/BasinFaaliyetleri/BA_17) İktidar yanlısı basın ve parti tabanı bu incelemeyi soruşturma olarak anlamayı, algılamayı tercih etti. Fakat bu askeri karşılama töreni sıradan bir olay değil. Çünkü Cumhurbaşkanını Erdoğan, mevcut Anayasanın 117’nci gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı. Erdoğan, 28 Mart 2016’da Maslak’ta bulunan Harp Akademileri Komutanlığını ziyaretinde subaylara yaptığı konuşmada “Anayasamızın 117’nci maddesi, ‘Başkomutanlık TBMM’nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur’ diyor. Yine aynı maddenin devamında da, ‘Genelkurmay Başkanı, silahlı kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı namına yerine getirir’ ifadesi yer alıyor. Buna göre, burada bulunan tüm subaylarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensupları, Başkomutan sıfatıyla benim yakın mesai arkadaşlarımdır.” demişti. (Bkz. http://www.gercekgundem.com/siyaset/199113/erdogandan-subaylara-baskomutan-benim )

Geçtiğimiz hafta 10 Nisan 2017’de Çorum’da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirerek, “Ey Kılıçdaroğlu darbe gecesi niye bırakıp kaçtın” ithamlarının üzerinden birkaç gün geçmeden, Bandırma 6. Ana Jet Üs Komutanlığında askeri törenle karşılanması, dikkat çekmenin ötesinde yoruma muhtaç bir konu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu askeri törenle karşılanmasının medyaya bomba gibi düşmesiyle birlikte, Bandırma 6. Anajet üssü komutanı Tuğgeneral Ahmet Biçer’in 15 Temmuz sonrası FETÖ’den gözaltına alındığı ardından ise serbest bırakıldığı haberleri havada uçuştu. Hatta emekliliğinin yaklaştığı, İlhan Cihaner ve Dursun Çiçek gibi CHP’den aday olmak için Kılıçdaroğlu’na şirin görünmek istediği de söylendi. Ben ne mi diyorum? Olay basit değil, olay basit değil, olay basit değil, olay basit değil!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar