Հայաստանի տնտեսական ակտիվության ցուցանիշը հունվար-մայիսին աճել է 8.6 տոկոսով

İsrail-İran kəşfiyyat müharibəsinin yeni cəbhəsi-Afrika…

Olası ABD – İran çatışmasında Türkiye’nin izleyeceği strateji ne olur?

Türkiyə ordusu Menbicdə

PYD ikiye bölündü Ruscu kanat ile Amerikancı kanat çatışıyor!

Gündem 20 Haziran 2017
940

Bir zamanlar El Kaide için kimin El Kaidesi sorusu çok popülerdi. Çünkü Rusya’dan tutun da ABD ve Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülke istihbaratının adı geçen örgüt içerisinde yapılanması mevcuttu. El Kaide’nin eylem hedeflerine bakıldığında hangi ülkenin gizli servisinden talimat aldığı anlaşılabiliyordu. Şimdilerde El Kaide’ye rahmet okutan IŞİD için aynı şeyler söyleniyor. PKK ve Suriye uzantısı PYD, bu tür ithamlardan uzak değil! Bölgesel aktörlerin yanı sıra küresel güç odaklarının PKK ve PYD yapılanmasına nüfuz edebildikleri konuyla ilgilenenlerin malûmu. Bu açıdan bakıldığında tek tek Avrupa Birliği ülkelerinin PKK ve PYD bağlantıları olduğu gibi, Amerika, Rusya ve Çin’in de ciddi bağlantıları mevcut. İz sürmek isteyenler; PYD’nin büro açtığı ülkelere bir baksın! PYD Moskova’da daimi temsilcilik açtı. Geçen yıl ilk temsilciliklerini Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Kuzey Irak’ta açan PYD, Washington, Paris, Berlin ve Arap ülkelerinde de temsilcilikler açmayı planlamıştı. Bu çerçevede büyükelçilik işlevi görmesi hedeflenen benzer büroların Washington, Berlin ve Paris’te de açılması öngörülmüştü.(1) Sonraki süreçte Türkiye’ye ’terör yasasını değiştirin ’baskısı yapan Almanya, PYD’ye Berlin’de temsilcilik açtırdı. Moskova, Stockholm ve Prag’dan sonra Almanya’daki ofisin açılışına Alman parlamenterler de katılmıştı.(2) PKK’nın Suriye’deki kolu PYD yurtdışındaki temsilciliklerine bir yenisini daha ekledi. PYD, Rusya, İsviçre, Çek Cumhuriyeti, Danimarka ve Almanya’nın ardından Fransa’nın başkenti Paris’te de bir ofis açtı.(3) Bu tabloya bakıldığında PYD bünyesinde yuvalanan şer odaklarının kimler olduğu ve ne yapmak istedikleri anlaşılabilir.

PYD içinde şer odaklarının güç mücadelesi yaptıkları uzun zamandır konuşuluyordu. PYD ikiye hatta üçe ve dahi dörde beşe bölünmüş durumda. Bölünmüş unsurlar arasında kanlı çatışmaların yaşandığı bilgileri geliyor. Ön plana çıkan Amerika ile Rusya’nın Suriyeli yerel Kürt örgütü kendi çıkarları için lejyoner gibi kullanmak istedikleriydi. İran, Irak, Suriye ve hatta Türkiye’nin de adı geçen örgüte yönelik nüfuz edebilme çabaları olmadı değil. Hatta PYD lideri Salih Müslüm Türkiye’ye zeytin dalı uzatan açıklamalar yapmış,”Biz, hiçbir zaman Suriye’de Türkiye karşıtı olmadık. Böyle bir tutum içine girmedik” demişti. Suriye’deki Kürt meselesinin, sadece Türkiye’deki çözüm sürecini değil, bütün Ortadoğu’daki Kürt meselesini etkileyeceğini söyleyen Müslim, “Umarım sadece Kürtler için değil, bütün Ortadoğu halkları için barış ve demokrasi gelir. Biz, hiçbir zaman Suriye’de Türkiye karşıtı olmadık. Böyle bir tutum içine girmedik. Türkiye-Suriye sınırına baksınlar, en güvenli bölgeler, bizim denetimimizde olan yerlerdir. Türkiye bir zarar görmemiştir” değerlendirmesinde bulunmuştu.(4) Türkiye’nin PYD içinde hatırı sayılır sayıda vatandaşı bulunuyor ve bunlar yasadışı yollardan örgüte katıldı. Halen bu süreç devam ediyor. ‘Kürdistan projesi’ ve Suriye’deki Kürt oluşumuna destek için Türk vatandaşlarının buralarda Kürtler lehine savaştığı ve bu durumun Türkiye’yi tedirgin ettiği biliniyor. Türk vatandaşı Kürtlerin Suriye’deki rejim karşıtı Kürt siyasi örgütlerine katılmasının en önemli nedeni Irak Kürtlerine kıyasla Suriye Kürtleriyle olan etnik ve kültürel yakınlıkları. Çünkü Irak Kürtleri Sorani ve Gorani kökenli olmasına rağmen Suriye’dekiler Kırmanci ve Türkiye Kürtlerine daha yakınlar. Akrabalık bağları çok daha güçlü. Bu nedenle PYD saflarında çarpışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürt gençlerinin sayısal fazlalığı daha net. İşte o sebeple PYD içinde Türkiyeli kanadın bir güç odağı olarak tarih sahnesine çıkması ve PYD içindeki diğer yerli olmayan yabancı unsurları tasfiye etmesi mümkün. Ancak bu konuda özellikle Amerikancı ve Rusyacı kanatların birbirlerine yönelik tasfiye çabaları şimdilik Türkiye’den PYD’ye katılanları böylesi bir oluşumdan ve eylemlilikten uzak tutuyor olmalı.

Suriye’deki iç savaştan sonra Kürtlerin Suriye’nin kuzeyindeki varlıklarının da politik bir kimliğe bürünmesi ve PKK’ya bağlı bir hareketin burada güçlenmesinin Türkiye’yi rahatsız ettiği bir sır değil. Ancak gerek Çözüm Süreci gerekse de bölgesel dinamikler, Türkiye’nin PYD’yi daha fazla görmezden gelmesini engelledi. PYD Lideri Salih Müslüm Türkiye’ye davet edildi. Ancak Irak Kürdistan bölgesinden Akdeniz’e uzanabilecek birleşik bir Kürt siyasal varlığı ihtimalini Türkiye’nin kabus senaryosu olarak gördüğü de açık. Türkiye – PYD – IŞİD üçgenindeki ilişki, işte bu nedenle, oldukça ‘murky (bulanık)’. PYD, Türkiye’nin IŞİD ile savaşmaktaki isteksizliğine dikkat çekerken, Türkiye PYD’nin Esat rejimi ile savaşma isteksizliğine dikkat çekiyor. Türkiye ile PYD arasında bir güven veya sempatiden söz etmek oldukça zor. Irak Kürdistan Demokrat Partisi ile PKK arasında Suriye Kürtleri üzerinde hakim olma savaşı da bir sır değil. PKK’nın bölgedeki hareketi olan Demokratik Birlik Hareketi (PYD) ve onun askeri gücü olan YPG ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin destek verdiği Kürdistan Ulusal Konseyi adlı çatı örgütü arasındaki gerilimde, son iki yılda sık sık silahlar çekildi, suikastlar ve kaçırma eylemleri yaşandı. Bugünlerde IŞİD tehdidi karşısında oluşan zorunlu ittifaka rağmen, sosyal medyadaki atışmalar ve politik sözcülerin imalı açıklamaları, gerilimin sona ermediğinin göstergesi. Bu nedenle mevcut tabloda, Esat sonrası, bölgede bir Kürt iç savaşı çıkma olasılığını yüksek gören az değil.(5)

PKK’nın en güçlü rakibi KDP, özellikle Suriye Kürtleri Ulusal Konseyi (ENKS) yapılanması üzerinden Suriye Kürtlerine baskı ve etkide bulunuyor. Ancak çokta başarılı oldukları söylenemez. Çünkü PYD’nin 22 gün alıkoyduktan serbest bıraktığı Suriye Kürtleri Ulusal Konseyi (ENKS) Başkan Yardımcısı Fesla Yûsif, tutukluyken PYD’nin kendisinden artık ENKS ofisini açmaması yönünde söz vermesini istediğini belirtmişti. Hatta zaman PYD medyasında Barzani ve Talabani’yi hedef alan yayınlarda yapılıyor. PYD’nin resmi yayın organı AN HA’da yayınlanan bir haberde Mesut Barzani ve KDP’ye karşı akıl almaz iddialarda bulunuldu. KDP’nin Rojava Kürtleri’ne karşı kimyasal silah kullandığını, Barzani’nin emriyle KDP’nin koordinatlarını tespit ederek ısı güdümlü füze ile Faysal Ebu Leyla’yı öldürdüğünü yazdı. PYD’nin Apocu olmayan Kürt liderleri öldürmeye başlaması, ağır işkenceler yapması, 20 civarında sivil siyaset yapan KDP’liyi öldürmesi üzerine Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi yaptırım olarak sadece sınır ticaretini sonlandırmakla yetindi. Sınırdan yüksek vergi alan PYD’nin Barzani taraftarı Kürtlere karşı yaptığı katliamları durduracağı düşünülmüştü. Saldırılar durmayınca, yaptırım etkisi olmadığı düşünülerek tekrar ticarete de açıldı. Halbuki baştan bugüne dek Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve Uluslararası Kurumlar Batı Kürdistan’a (Rojava) bedava ilaç, gıda, giyim, enerji ihtiyacı gönderiyor.(6)

PYD içindeki bölünmenin açığa çıktığı Rusya ve Amerika arasındaki rekabetten anlaşılıyor. Rekabet adı geçen ülkelerin askeri üslerinin konuşlandığı Kürtlerin denetimindeki bölgelere de yansıyor. Suriye’nin PYD kontrolündeki kuzey bölgelerinde yedi askeri üs kuran ABD doğalgaz ve petrol nakil hattı için oluşturmak istediği enerji koridorunun jandarmalığını Kürtlere yaptırmak istiyor. ABD’nin Birinci askeri üssü: Irak ile sınırı bulunan Kamışlı şehrinin doğusundaki Ramilan Havaalanında bulunmaktadır. Amerikalılar bu üssü 2015 yılı Ekim ayında kurmuşlardır ve bu üs onların Suriye’deki ilk askeri üssü sayılmaktadır. Amerikalılar bu üsten savaş uçaklarının inişi ve askerleri için yararlanmaktadır. İkinci askeri üs: Bu üs Kamışlı şehrinin batısında El-Mebruke köyünde bulunmaktadır ve yerel kaynakların ifadesine göre bu bölgede en az 45 Amerikan özel kuvveti mevcut. Üçüncü askeri üs: Bu üs, Siman Lafaric fabrikası yakınlarında ve Ayn Asi şehrinin batısında bulunan Harab Aşk köyü yakınlarında bulunmaktadır. Yerel kaynaklar son günlerde birçok Amerikan askerinin bu bölgeye konuşlandığını ve bu üsteki askeri varlığını arttırdığını ifade etmektedir. Başka kaynaklar ise helikopterlerin inişi için başka bölgelerin düşünüldüğünü ve bu üssün silahlı kişilere eğitim vermek için hazırlandığını belirtmektedir. Dördüncü üs: Ayn Asi şehrindedir. Bu üs alan olarak Amerika’nın Suriye’nin kuzeyindeki en büyük üssü sayılıyor ve 100’den fazla Amerikan askeri konuşlanmış durumda. Beşinci üs: Bu üs Halep’in kuzeyindeki Ayn El-Arap şehri etrafındaki Ruyariyar Havaalanında yer alıyor. Bu üste, Amerika ve müttefiklerinin koalisyonunun operasyonlarını kontrol etmek üzere 300’den fazla Amerikan askeri bulunuyor ve bu üs 35 hektar bir alanı kapsıyor.

Altıncı üs: Haseke ve Kamışlı eyaletinin kuzeyinde Tel Bider bölgesinde. Bu bölgede Amerika askeri helikopterlerinin inişi için bir bant hazırlanmıştır. Amerikalılar bu alanda destekledikleri silahlı kişilere eğitim verirken Amerika helikopterleri için başka bir bölge hazırlanmıştır. Yedinci üs: Bu üs Suriye ve Türkiye sınırında Tel Ebyez şehrinde bulunmaktadır ve yaklaşık 200 Amerikan askeri bölgede konuşlanmıştır. Amerikalılar Suriye’nin bu şehrindeki devlet binalarına kendi bayrağını asmıştır. Washington’un Suriye’de askeri operasyonda bulunduğunu iddia ettiği Amerika’nın bu üsleri Amerika ve batı askerleri için lojistik, destek ve çeşitli hizmetlerde yararlandığı bir konudur ve zamanla bu bölgelerde eğitim uzmanları ve danışmanlar boy göstermektedir. Amerika’nın bu üsleri hakkında, bu üslerin Washington’un Suriye’yi bölme gibi hedefleri doğrultusunda daimî bir merkeze dönüşeceğine dair endişeler bulunmakta ve Türkiye’ye Amerika’nın Türkiye’deki İncirlik üssüne alternatif olarak bir üssü bulunduğuna yönelik bir mesaj taşıdığı ifade edilmektedir. İngiltere’nin askeri üssü: Bu üs Suriye çölünde yer almaktadır ve İngilizler bu askeri üssü Irak ve Ürdün sınırındaki temas noktalarına kurmuştur. Bu üste İngiltere’ye bağlı kuvvetler silahlandırılmakta ve bu kuvvetlere eğitim verilmektedir. İngilizler Suriye’nin güneydoğusunda IŞİD ile mücadele ettiklerini iddia etmektedir. İngiltere’nin askeri üssü Palmira şehrine 240 kilometre uzaklıktaki Humus eyaletinin güneydoğusundaki El-Hamd çölünde bulunan El-Tenef Ürdün ve Irak sınır kapısı çevresinde yer almaktadır. Mevcut bilgilere göre; Almanya’nın da Suriye’nin kuzeyinde Ayn’ul Arap şehri yakınlarında bir üssü bulunmaktadır.(7) Son gelen haberlere bakılırsa Afrin’deki YPG unsurları özellikle ABD destekli SDG unsurlarını bölgelerine sokmuyor. Ruslar Ermenistan’daki Kürtler üzerinde PYD ve PKK içinde hayli güce ulaştı. Ermenistan Kürtleri PKK ve PYD’de oldukça etkin.

1- Bkz. http://www.dw.com/tr/pyd-moskovada-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7ilik-a%C3%A7t%C4%B1/a-19038656
2- Bkz. http://www.otukenhaber.com.tr/pyd-berlin-de-de-temsilcilik-acilisi-yapti/45/
3- Bkz. http://www.cnnturk.com/dunya/pyd-parise-temsilcilik-acti
4- Bkz. 2.07.2013/ http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/suriye-kurtlerine-turkiye-nin-hediyesidir.html
5- Bkz. 25 Eylül 2014/ http://amerikabulteni.com/2014/09/25/suriyede-kim-kiminle-savasiyor/
6- Bkz. 7Ağustos 2016/ http://www.zernews.com/2016/08/pyd-abu-leyla-barzani.html
7- Bkz. https://www.tasnimnews.com/tr/news/2016/11/28/1252796/amerika-n%C4%B1n-suriye-deki-7-li-askeri-%C3%BCsleri-ve-bu-%C3%BCslerin-perde-arkas%C4%B1-foto
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar