Vizyon

İran’ın 17/25 Aralık’ı Mı Geliyor?

İbni-Xəldun: Ərəblər nədən vəhşidir?

Şirvanın və Azərbaycanın xilaskarı Osman Paşa

Türkiyəli politoloq: “NATO Türkiyənin müstəqil iradəsini qəbul edə bilmir”

Omid Shokri Kalehsar: Trump yönetiminde ABD Avrupa’nın doğalgaz tedarikçisi olabilir

Gündem 3 Mart 2017
356

Enerji Uzmanı Omid Shokri Kalehsar Trend Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, yeni ABD yönetimin enerji ve petrol politikaların değerlendirdi.

Enerji güvenliğinin, George W.Bush döneminden beri Amerika dış politikasında önemli bir rol üstlenmekte olduğunu kaydeden Kalehsar: “Bush döneminde enerji güvenliği de milli güvenlik gibi algılanmaya başlamıştır. Bush’un bazı danışmanları doğrudan petrol ve doğal gaz endüstrisi ile ilgiliydiler. Başkan Yardımcısı Dick Cheny, Haliberton firmasının CEO’suydu. Enerji güvenliği temel alınarak bazı bölgelerde, özellikle Körfez ve Hazar Havzası’nda, Amerika güçlü bir dış politika yürütmek istemiştir. Bu dönemde Amerikan firmaları, bu bölgelerin enerji projelerinde rol almışlardı. Bu firmaları da bu bölgelerde yatırım yapmaları, doğrudan Beyaz Saray tarafından desteklenmiştir.” dedi.

Yeni Başkan Trump’ın seçtiği Enerji ve Dışişleri Bakanlarının yeni yönetimin enerjiye ne kadar önem verdiğini gösterdiğini ifade eden uzaman, “Trump, geçen haftalarda Keystone XL Boru Hattı projesinin inşasına yönelik kararnameleri imzaladı. Keystone XL boru hattı ile ABD’nin Meksika Körfezi’ndeki petrol tesislerine Kanada’dan petrol taşıması hedefleniyor. Trump, başkanlık kampanyası süresince Keystone XL Boru Hattı ve Kömür Endüstrisi başta olmak üzere, fosil yakıt kullanımını destekleyeceği sözü vermişti. Enerji alanında, başkanlığın ilk aylarında iki önemli enerji projesine imza atmak Trump’ın enerji konusuna ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Bu projelere, çevreciler tepki verdiği halde Trump bu projeleri sonuna kadar götürmeye kararlı olduğunu göstermektedir.” şeklinde konuştu.

Özellikle LNG sahasında Amerika’nın innovasyon ve üstün teknolojiye sahip olmasınun ülkenin kısa vadede hem doğal gaz ve hem de petrol ihracatcısı olmasını sağlayacağını bildiren Kalehsar konuşmasını şöyle devam ettirdi: “Amerika daha fazla doğal gaz üretmekle ve onu LNG olarak Avrupa piyasasına satmakla, Avrupa Birliği’nin enerji güvenlği konusunda önemli rol oynama potansiyeline sahiptir. Hem AB’ın enerji güvenliğini sağlar hem de Rusya’nın, AB enerji güvenliği üzerindeki kritik rolünü azaltabilir. Asıl sorun AB bir sıra ülkelerin altyapı olmaması ve LNG fiyattır. Trump, Amerika’nın enerjiye olan bağımlığını azaltmak ve yok etmenin peşinde olacaktır. Bazın çevre sorunları ve iklim değişimi göz ardı edilerek, enerji projelerinin hızlanacağını ya da yeni projelerin başlanmasına müsaade edeceğini düşünüyorum. Trump, Bush’a yakın veya ondan daha fazla enerji güvenliğini, Amerikan dış politikasına endekslerse, Amerika’nın Hazar Bölgesi ve Ortadoğu gibi bölgelerde daha aktifleşmesi ve daha etkin bir enerji diplomasisi yürütmesini gözlemleyebiliriz.” dedi.

Petrol fiyatlarının düşüşünün asıl nedeninin araz-talep arasındaki dengesizlik olduğu kaydeden Uzman, “Bazı OPEC üyelerinin daha fazla petrol üretmesi, Rusya gibi OPEC üyesi olmayan ülkelerin daha fazla petrol üretimi, İran’ın ambargolardan sonra üretim kapasitesinin artması ve yeniden petrol piyasasına dönmesi, ambargolardan önceki payını uluslararası enerji piyasasına arz etmek istemesi, petrol alıcı ülkelerin de ekonomik kriz içinde olması ve büyümelerinin yavaşlaması da petrol fiyatlarının düşüş nedenlerindendir.” diye bildirdi.

Kalehsar, bunun dışında geçen Kasım ayında da Kazakistan’ın Kashagan petrol havzasının tekrar üretime başlaması, orta vadede petrol fiyatlarının düşmesine neden olabileceğini açıkladı.

Ayrıca uzman, petrol piyasalarında arz-talep dengelenirse 2017 yılı sonuna kadar petrol fiyatlarının 60-70 dolar arasında sabitlenebileneceğini ifade etti.

Yorumlar