Rusya: ABD, Türkiye ile askeri teknik işbirliğimizden vazgeçtirtmeye çalışıyor

Afganistan Türklüğü ve Türk Dünyasının Büyük İmtihanı

Rusya’nın anadil dersleri politikası faciası

ABD heyeti, Ankara’da İran yaptırımlarını görüştü

NİYET

Gündem 25 Ekim 2016
689

Herhangi bir konuda tavır, tutum ve davranış ortaya koyabilme iradesine niyet denir. Bir işe kalkışılacağında önemli olan iyi niyetin bulunup bulunmadığıdır.

Rum tarafının Kıbrıs konusunun çözülmesi için acaba ’’niyeti’’ var mıdır? Yok mudur? Esas meselenin özü budur. 1968 Yılından buyana Kıbrıs konusunun çözülebilmesi için sayısız görüşme ve müzakereler yapılmıştır. 48 Sene içinde artık konuşulup tartışılmayan bir şey kalmamıştır.

Kıbrıs Türk tarafı, uğramış olduğu her türlü haksızlığa karşın, bugüne kadar yapılan tüm müzakerelerde Birleşmiş Milletler’in ortaya koyduğu çözüm önerilerine olumlu ve pozitif şekilde yaklaşarak ‘’evet’’ diyen taraf olmayı tercih etmiştir.

Kıbrıs Rum kesimi ise bilindik uzlaşmaz tavırları ile bugüne kadar bir anlaşmaya yanaşmayarak, Kıbrıslı Türklerle ortak bir geleceği paylaşmayı ‘’reddeden taraf’’ olmayı seçmiştir.

New York Zirvesinin ardından liderler arasında sürdürülen yoğunlaştırılmış müzakere süreci devam etmektedir. Acaba Rum halkı olası bir çözüme hazırlanmakta mıdır? GKRY Başkanları, Rum Ulusal Konseyi ve Kilise bugüne kadar acaba bu yönde ne gibi somut adımlar atmışlardır?
Anastasiadis’in müzakere heyetini yakından inceleyecek olursak, Yunan milliyetçiliğine sıkı sıkıya bağlı, adanın Yunanistan’a bağlanmasını isteyen, kendilerinin veya ailelerinin bir şekilde EOKA ile bağı bulunanlardan oluştuğu görülecektir.

Nikos Anastasiadis yaptığı bir açıklamada güvenlikle ilgili Türk tarafının beklentilerini “asılsız kaygılar” olarak nitelendirmişti. Aradan çok zaman geçmeden yeni bir açıklamada bulunan Anastasiadis bu kez de “Türklerin bize şüpheyle bakmaları için haklı nedenleri var” demiştir. Anastasiadis’in bu çelişkili açıklamaları karşısında nasıl düşünmeliyiz?

Üç hafta kadar önce Yeni Düzen Gazetesi’nden Sevgül Uludağ’a konuşan Kıbrıs Rum eğitim sistemi tarihini inceleyen Dr.Hristina Valanidu özetle diyor ki; ’’Kıbrıs Rum eğitim sisteminin özü 1812’den bu yana değişmemiştir. Eğitimde gizli bir gündem vardır ve bu öğretmenlerin anlatımlarına dayalıdır. Barış için uğraş verilmiyor aksine gizli müfredat içerisinde Kıbrıs’ın bir Yunan Adası olduğu, sadece Yunan kökenlilerin bu Ada’da haklarının olduğu öğrencilere okullarda öğretilmektedir.’’

Türk tarafında ise yıllar içerisinde okullarımızda okutulan ders kitapları (sanki de düşmanlık içeren unsurlar içeriyormuş gibi) yeniden düzenlenmişti!

Geçtiğimiz hafta önce Kıbrıs Gazetesi’nden Akay Cemal ve ardından Star Kıbrıs Gazetesi’nden Erkan Eğmez’in gündeme taşıdığı bir konuyu dikkatlerinize getirmek istiyorum. DİSİ Genel Başkanı Averof Neofidos 11 Ekim 2016 Salı akşamı PIK 1 Ana Haber’de ’’Bizler müzakere masasında federal bir çözüm bulunması için durmuyoruz, esas olarak Türklerin anlaşma istemediğini ispat için duruyoruz.” demiştir. DİSİ bilindiği üzere Anastasiadis’in partisidir ve güneyde hükümettedir.

Ne dersiniz, sizce Rum tarafının Kıbrıs konusunu çözmeye niyeti var mı?

Kaynak : Milliyet Gazetesi’nde 25 Ekim 2016 Salı günü yayınlanmıştır

Etiketler:
Yorumlar