20 Yanvar’ olaylarından bugüne Azerbaycan’ın egemenlik mücadelesi

Bakü hala konuşuyor

Çin ve ABD istihbarat savaşları ve Türkiye!

Rus askeri uzman: Suriyeli Kürtlere ciddi destek vermememiz lazım, çünkü onlar ABD ile işbirliği tercih etti

Nazim Cafersoy’dan Azerbaycan Türkiye değerlendirmesi

Azerbaycan, Gündem 2 Ağustos 2016
481

Neden Türkiye Konusunda Yazıyorum?
(Yenilendi, okuyanlar tekrar okusun bence)

Genellikle Türkiye konusunda yazıp çizerken karşılaştığım esas reaksiyonlar şöyledir:

1.Özetle “Sana ne, git Azerbaycan’la uğaş” diyorlar.

Öncelikle, bu yaklaşımı ifade edenlerin kendilerini genelde Türkçü ve Müsülman değerlerle tanımladıklarını biliyorum.Bu çerçevede bu reaksiyonu manidar buluyorum. Özetle, bu yaklaşımı sığ bulduğumu belirtiyorum.

İkincisi, daha önce de buna itiraz mahiyyetinde stratejik (Türkiye’nin güclü olmasi Azerbaycan için stratejik destek, demokrasisinin durumu ise bizim ve diğer Türk cumhuriyyetleri için hayati nitelikte çıpa ve ilham kaynağı.Türk Milleti için “gaz ver” olayı ile başkasına nisbet yapmak ile ne kadar onemlidir bilirsiniz:), milli (Türk dünyasının ve Türk Milletini göreceli olarak en gelşmiş örgütlenmiş modeli olmasi, ilgimizin Türk Milleti olma duygusunun göstergesi olması) ve şahsi ( bugün bütün bu konularda bir şeyler söyleyebiliyorumsa bunu Türkiye’nin bana sagladığı egitime borcluyum, bu da bana gerçek bir Türk aydını gibi bu ülke konusunda tavır takınma sorumlululuğu yüklüyor) bağlamda bazı cevapları verdigim için artık fazla ciddiye almıyorum.

Üçüncüsü, maden illah da bir cevap verecekseniz, siz de Azerbaycan iç ve dış politikası ile bizim Türkiye ile ilgilendiğimiz kadar derinden ilgilenin ve yapıcı analizler yapın diyorum:))

2.Türkiye’yi Azerbaycanla mükayise ediyorlar ve haklı olarak Türkiye’de durumun iyi olduğunu belirtiyorlar. Değerli arkadaşlar meseleye yüzeysel bakarsanız haklı gözükürsünüz, oysa saglıklı bir değerlendirme yapmak isterseniz bu mükayise yanlışdır, çünki bu ülkelerin birikimi ve iddiaları farklıdır. Doğru bir değerlendirme yapmak gerekirse her iki ülkeyi bu brikim, iddia ve yaptıkları ile değerlendirmek gerekir.
Türkiye hiç bir zaman bagımsızlığını kayb etmemiş, özgün ve merkezi devlet geleneğini koruyarak halefine aktarmış, 600 senelik cihan imparatorluğu kurmuş, en az 150 senelik özgün modernleşme süreci yaşamış, yaklaşık 100 senelik modern devlet (ulus devlet/cumhuriyet) gelenegine sahip, en az 70 senelik seçimli demokrasi mirasınln üzerine oturan bir devletdir. Türkiye’yi yönetenler ülkeye en az bölgesel güc, son dönemlerde ise artık küresel güc misyonu biçiyorlar.
Spor deyimiyle desek Türkiye eski olimpiyat ve dünya şampiyonudur ve mövcud şartlarda bile bölgesel şampiyanaların da doğal final oynama adayıdır. Hatta son 15 senede dünya şampiyonasında yarım final oynamağa iddiasındadır.

Azerbaycan ise en son merkezi devleti 1747 den sona ermiş ve bu deneyimini bile İran rejimine kaptırmış, sonra 70-80 sene feodal derebeylik dönemi yaşamış, iki yüz yıl Rus müstemlekesi olmuş, modern ve milli devlet geleneği son 100 senede toplasan 27 sene (2+25) olan, tarihi bölünmüşlük (Güney Azerbayan ve Karabağ baglamında) sorununu giderememiş, doğru dürüst seçim yapamayan, küresel iddiası olmayan bölgesel bazda ise kendi bagımsızlık ve toprak bütünlüğünü sağlamağa çalışan (bu süreçte yöneticilerin ne yaptıkları ise ciddi bir sorğulanmağa değer, ama o ayrı bir tartışma) yeni bir devletdir.
Spor değimi ile Azerbaycan dünya minderine yeni çıkan, tur geçince bunu büyük başarı sayan bir pehlevandır. ( Esasında gerçek güleşçilerimize haksızlık etmek istemem, son 25 yılda minderlerde, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonlukları
ve önemli takım başarıları var:)

Bu manada eski olimpiyat ve dünya şampiyonunun bölge şampiyonasının yarımfinalında olması başarı sayılamaz, ama mindere yeni çıkan pehlevanın tur geçmesi başarı sayılır. Özetle Türkiye’yi iç ve dış politika baglamında küresel güc ve başarı değerlendirmesinde normelde Fransa, İngiltere, Almaniya ile mukayese etmek ve hedefleri o baglamda belirlemek ve tahlil etmek gerekmektedir. Türkiye’ye yakışanı ce doğru olanı budur. Azerbaycan müadili ise en kötü Gürcistan, normeli Baltik ülkeleridir. Çok kendine özgün örnek olduğu icin İsrail’i şimdilik belirtmedim, ama 25 sene sonra onu da degerlendirmeye dahil edecem.

Dr.Nazim Cafersoy

P.S. Bu mukayiseden kimse Azerbaycan’daki mövcud durumu meşru gösterdigim sonucunu çıkarmasın..

Yorumlar