Dünya Türklüğü İran’ı emperyalizme teslim etmeyecek çünkü İran Türklerindir!

Putin Trump görüşmesi hakkında

Irak büyük ve tehlikeli olaylara gebe mi

TRAMPLA PUTİNİN GÖRÜŞÜNDƏN HANSI NƏTİCƏ ÇIXDI?

MİT uyumasın ABD Erdoğan’a suikast planlıyor!

Türkiye 13 Ekim 2016
2.295

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast haberleri yeni değil. 17-25 Aralık sonrası FETÖcülere yönelik operasyonlar başlatıldığında dönemin başbakanı Erdoğan’a bizzat yakın koruma polislerince suikast düzenlenebileceğini tarihi örneklerden yola çıkararak tek tek anlatmıştım. (Bkz. http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/indira-gandhi-yi-yakin-korumasi-oldurdu.html? –Ayrıca bkz. http://www.kafkassam.com/selvinin-amerikayi-kesfi-ya-da-cumhurbaskanina-suikast-olabilir-mi.html ) 15 Temmuz darbe girişimi esnasında ve sonrasında suikast timlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eylemler gerçekleştirebileceği gündeme gelmişti. Konuya el atanlardan Abdülkadir Selvi’de “1- FETÖ’nün Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik fedai eylemi ya da Mısır’da Enver Sedat, Hindistan’da İndira Gandi türü suikast girişimi. 2- 15 Temmuz TSK’da emir-komuta zincirine karşı FETÖ cuntasının bir darbe girişimiydi. Darbe gecesi Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları derdest edildi. Bu darbeye iştirak ettiği gerekçesiyle TSK’daki generallerin yüzde 44’ü tasfiye edildi. FETÖ’cüler tasfiye edildikten sonra bu kez NATO’cu generallerin oluşturduğu darbe tehdidi üzerinde duruluyor. 3- TSK’da deşifre olmayan FETÖ’cülerin başlatacağı yeni bir kalkışma sonucunda Türkiye’nin iç kargaşaya sürüklenerek dış güçlerin müdahalesinin sağlanması”nın hedeflendiğini gündem taşımıştı. (Bkz. http://www.kafkassam.com/selvinin-amerikayi-kesfi-ya-da-cumhurbaskanina-suikast-olabilir-mi.html )

Suikast iddiaları şimdi yeniden serviste. Kaynak ABD. Amaç Ortadoğu’da yaptığı hamlelerle ABD’nin façasını bozan karizmasını çizen Erdoğan’ı devre dışı bırakmak, bölgedeki diğer ABD karşıtı liderlere gözdağı vermek. Suikast planının akıl hocası da Amerikalı Neo-con yazar Michael Rubin. Amerikan Enterprise Institute (Amerikan Girişimcilik Enstitüsü)’nün web sayfası – AEI.org köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Michael Rubin; Erdoğan’ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulunuyor. Rubin, geçmişte Türkiye hakkında kaleme aldığı analiz yorumlarıyla dikkat çekmiş bir isim. Michael Rubin, Erdoğan’ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasını paylaşıyor. (Bkz. http://odatv.com/yeni-darbe-geliyor-erdogan-hayatiyla-odeyecek-1210161200.html )

Rubin’in Türkiye dostu mu düşmanı mı olduğuna karar veremedim. Çünkü 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Mart 2016’da “Türkiye’deki durumun acınacak olduğunu, işlerin giderek daha kötüye gittiğini, Türkiye’de askeri darbe olasılığının yüksek olduğunu, Türkiye’nin NATO üyeliğinin olası askeri darbe için engel olmayacağını”
belirtmişti. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/abd/201603251021758582-turk-erdogan-/ ) Nostradamus’la akrabalığı var mı bilemiyorum ama tahminlerinin istihbarat raporlarına dayandığı kesin. Şimdi yeniden eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürme derdinde. Suikast eylemlerine zemin hazırlamaya çalışıyor. Michael Rubin, son yazısında darbe girişimini “tek bir olay” olarak görmenin yanlış olacağını söyledi. Türkiye’nin aslında “2 darbe” yaşadığını söyleyen Rubin, yaşanacak üçüncü bir darbenin “en tehlikelisi” ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canına mal olabileceğini” öne sürdü. Rubin, ilk darbenin 15 Temmuz’daki “acemice ve beceriksiz darbe girişimi” olduğunu, bu girişimin Erdoğan’a “gerçek ve hayali düşmanlarını temizleme olanağı” verdiğini, darbe girişimine Fethullah Gülen’in takipçilerinin yanı sıra, “Kemalist subayların bir kısmının” da katıldığını, istihbarat ve hatta AKP içinden de bu girişime katılmış olanlar olabileceğini, ilkinin ardından yaşanan ikinci darbeninse, “Erdoğan’ın sivil darbesi” olduğunu, bu darbenin “Türkiye’nin yapısı ve demokrasisi için 15 Temmuz olaylarından daha yıkıcı” olduğunu, ancak çok az kişinin açıktan konuşmasına rağmen, “üçüncü darbe” iddialarının fısıldanmaya başladığını belirtiyor.
Olası bir üçüncü darbenin ufukta olabileceğini bildiren eski ABD yetkilisi, Erdoğan’ın Gülen ile uzun süreli ittifakını sona erdirmesine karşın, başka müttefikleri de olduğunu, Erdoğan’ın kutuplaşmış Türkiye’yi “düdüklü tencereye koyduğunu” söylüyor. Rubin, bu durumda normal siyasi rekabetin basıncı azaltamadığını, bunun da ölümcül siyasi şiddeti daha olası kıldığını, Derin devletin doğasının Susurluk skandalında görüldüğü gibi siyasi ve etnik gruplara ulaşmak olduğunu, “Erdoğan’ın suikaste uğraması” durumunda geriye kalan derin devletin açılan boşluğu doldurabileceğini, Sedat Peker’in kendisi devletin başına resmen geçmek istemese bile, “deneyimli Türk siyasetçilerle bağlantıları olduğunu” ve kendi kontrolündeki birisini başa geçirebileceği gibi deli saçmalarını da kaydeden Rubin yazısını “Erdoğan kendisinin sultan olduğunu sanabilir ancak gerçekte çoktan yürüyen bir ölü olabilir” diyerek sonlandırıyor.(Bkz. http://haber.sol.org.tr/toplum/15-temmuz-darbesini-tahmin-eden-rubinden-yeni-yazi-ucuncu-bir-darbe-olabilir-172167 )
Michael Rubin kim? 1971 Philadelphia doğumlu. Amerikan Girişim Enstitüsü (“American Enterprise Institute”) adlı kuruluşta çalışıyor. Ayrıca Amerikan Donanması Askeri Akademisinde (Naval Postgraduate School) öğretmenlik ve Amerika’da yayınlanan Middle East Quarterly (Ortadoğu bülteni) dergisinin editörlüğünü yapmakta. Rubin, lisans çalışmalarını biyoloji dalında yapmasına rağmen, 1999’da tarih dalında Yale Üniversitesinden ‘Modern İran’ın İnşaası 1858-1909: Haberleşme, Telgraf ve Toplum’ adlı doktora tezi çalışması ile Yale Üniversitesinden ödül aldı. 1999-2000 arası sivil düşünce kuruluşu “Washington Institute for Near East Policy”de çalıştı. Yale Üniversitesinde, İsrail’de Kudüs İbrani Üniversitesi’nde ders verdikten sonra, 2000 ve 2001 yıllarında Çekiç Güç uygulaması sırasında Irak Kürdistan Özerk bölgesinde Süleymaniye, Selahaddin ve Dohuk Üniversitelerinde hocalık yaptı. 2002 ile 2004 yılları arasında Amerikan Savunma Bakanlığında İran ve Irak konusunda danışmanlık yaptı. Bağdat’ın düşmesinden sonra, 2003 ve 2004 yıllarında Irak’taki Koalisyon İşgal Yönetiminde görev aldı. Rubin’in, Washington Post, The New York Times, The Wall Street Journal, The New Republic, National Review, ve The Weekly Standard adlı gazete ve dergilerde Türkiye, Irak, İran’la ilgili makalelleri yayınlanıyor.

Michael Rubin’in sözünü ettiği suikastı kim yapar ya da hangi taşeron örgüt üstlenir? FETÖcüler şimdiden böylesi hain bir ihanetin potansiyel taliplisi görülebilir. Örgütlenme modellerinin, TSK, Emniyet, MİT, Yargı ve diğer kurumlarındaki mevcut yapılarının tamamen çözüldüğü söylenemez. Yüzlerce uyuyan hücrelerden söz ediliyor. 15 Temmuz gecesi işlenen cinayetler, öldürmeye odaklandıklarını gösteriyor. Suikast timlerinin varlığı biliniyor. Dolayısıyla böylesi alçak bir teşebbüs gündeme geldiğinde ilk akla gelen grup onlar olacaktır. Ancak ben bu konuda daha farklı düşünüyorum ve Türkiye düşmanı küresel şer güçlerin kendi istihbarat birimlerince gerçekleştirilmesi muhtemel bu tür eylemi adı geçen gruba veya PKK ya da DAİŞ (IŞİD) gibi diğer terör örgütlerinin de üstüne yıkabileceklerini öngörüyorum, neden mi?

ABD bu alanda sabıkalı ve yaptıkları yapacaklarının teminatı olan uluslararası emperyalist bir güç. Geçtiğimiz yıl ABD’nin Ortadoğu ülkelerinde bir dizi suikastlar düzenleyecek planlamalar yaptığı medyada yer almıştı. Haberlere göre ABD Başkanı Barack Obama’nın talimatıyla CIA içinde özel bir ekip oluşturuldu. Suikast konusunda uzman olan ekibin DAEŞ ve PKK liderleri ile Suriye rejimi yetkililerine yönelik suikastlar yapacağı ileri sürüldü. The Washington Post’ta yer alan habere göre, doğrudan ABD Başkanı Barack Obama tarafından yetkilendirilmiş olan ekibin görevi ve kapsamı sınırlı olacaktı. Obama’nın da onayladığı ileri sürülen plana göre, CIA’ye bağlı özel yetkilerle donatılmış gizli bir ekip, tehlikeli militanlara dönük yok etme operasyonları düzenleyeceği kaydedildi.

Özel yetkili suikast ekibinin öncelikle Suriye ve Irak’ta DAEŞ liderlerine dönük operasyonlar yapacağı kaydedildi. DAEŞ’a yönelik sonuç alıcı operasyonlar planlayan Amerikan yönetimi, CIA Terörle Mücadele Merkezi (CTC) ve Özel Operasyonlar Komutanlığı (JSOC)’ına plan yapması konusunda talimat verdi. Hazırlanan plan Obama’nın onayına sunuldu. Obama ise plan ve bu kapsamdaki yetkileri onayladı. CIA’in Özel Operasyonlar Komutanlığı (JSOC), hedefini çoğunlukla insansız uçakla izleyip, en uygun zamanda etkili operasyonlar yapmakla tanınıyor. CIA’in Terörle Mücadele Merkezi (CTC) ise tanımlama ve yerinde nokta atışı operasyonlar yapmaktan sorunlu. Her ki birimde El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in öldürülmesi ve Abdullah Öcalan’ın yakalanmasındaki rolleriyle de tanınıyorlar. (bkz. http://www.aksam.com.tr/guncel/pkk-daes-ve-suriye-liderlerine-suikast-icin-ciae-bagli-ozel-tim-kuruldu/haber-441663 ) Bana kalırsa CIA’nın suikast timinin sözde terör örgütlerinin liderlerine yönelik eylem yapacaklarının kamuoyuna sızdırılması, asıl amacın perdelenmesinden ve hedef saptırmak başka bir şey değil! Şimdi bu suikast timleri iş başında, Amerika Erdoğan’a suikast peşinde!

Ömür Çelikdönmez
Twitter: @oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar