ŞEYH EFENDİ’NİN RÜYASINDAKİ TÜRKİYE

Rus televizyonuna konuşan ABD’li akademisyen: Arap ülkeleri İsrail ile tartışmak istemez

Akıllara Zarar bir Coğrafya ve Türklerin Bağımsızlık Mücadelesi

Makedonya’ya İngiliz çengeli!

Milli Gücün İnşası

Gündem 15 Mart 2018
87


Bir ülkenin uluslar arası sistem içerisinde etkin bir aktör olması ve geleceğini güven altına alması için güçlü bir ülke olması gerekmektedir. Bir ülkenin gücü; siyasi, askerî, ekonomik, coğrafî, sosyo-kültürel ve bilimsel-teknolojik güçlerinin toplamından ibarettir. Milli gücü oluşturan bu bileşenler “milli güç unsurları” olarak tanımlanır. Siyasi, askerî ve ekonomik güç ülkenin milli gücünü oluşturan temel güç unsurlarıdır. Diğer milli güç unsurları ise bu temel güç unsurlarının inşasında yardımcı rol oynar. Dönem dönem ya da ülkeden ülkeye bu milli güç unsurlarının milli güce katkı oranları değişebilir. Bu açıklamamızı formülleştirsek;

Milli Güç = ax + by + cz + dt + ev + fq

Değişkenler​​​​Parametreler
x = siyasi güç​​​a = siyasi gücün milli güce katkısı
y = askerî güç​​​b = askerî gücün milli güce katkısı
z = ekonomik güç​​​c = ekonomik gücün milli güce katkısı
t = coğrafî güç​​​d = coğrafî gücün milli güce katkısı
v = sosyo-kültürel güç​​e = sosyo-kültürel gücün milli güce katkısı
q = bilimsel-teknolojik güç ​f = bilimsel-teknolojik gücün milli güce katkısı

Bir ülkenin milli gücü hesaplanırken tek tek milli güç unsurları ile bu milli güç unsurlarının o ülke ya da dönem için ağırlığı (parametresi) çarpılır. Çıkan sonuç milli gücü verir. Milli gücün hesaplanması hem bu gücün inşası hem de gücün kullanılması açısından büyük önem taşır. Gücün inşası ve kullanılması ise strateji ilminin tam da kendisidir. Kısacası strateji hedefe giden yoldur. Hedefleri elde etmek için gücün inşası ve bu gücün kullanılmasından ibarettir. Strateji ilmi tarihsel süreç içerisinde savaşla ilintilendirilmiş olsa da aslında yönetim biliminin her sahasına yansıyan bir özelliğe sahiptir. Rasyonel ve bilimsel bir yönetimin sağlanabilmesi için strateji ilmi kaçınılmazdır. Siyasetçilerin, bürokratların ve askerlerin strateji ilmine onun tarihsel süreç içerisindeki inkişafını da bilecek şekilde hakim olmaları elzem bir konudur. Hedefsiz, plansız, programsız, kendi mevcut gücünü kavrayamadan ve bunu nasıl geliştirebileceğini bilmeden başarılı bir yönetimin olması mümkün değildir. Hem iç hem de dış politikanın inşasında strateji ilminin önemi ve gerekliliği ortadadır.
Dış politikanın inşasında hem kendi gücümüzün hem de ilişkide bulunduğumuz ülkelerin gücünün bilimsel ve objektif değerlendirilebilmesi için milli güç analizinin ve hesaplamasının doğru yapılması büyük önem taşımaktadır. Milli güç analizine dayanmayan dış politika stratejilerinin başarısız olması kaçınılmazdır. Kısacası rasyonellikten uzak ve bilimsel temele dayanmayan dış politika stratejileri ülkeleri felakete sürükler. Bu konu literatürde hedef-güç uyuşmazlığı olarak da tanımlanmaktadır. Örneğin bir ülke dış politika stratejisi inşa ederken sahip olduğu güç ile orantılı olmayan hedefler belirlerse bu hedefleri elde edemez. Kısacası stratejisi iflas etmiş olur. Öncelikle ülkenin milli güç analizinin doğru olarak yapılması ve müteakiben karşımızdaki ülkelerin tek tek milli güç analizlerinin yapılması gerekmektedir. Ülkenin hedefleri ortaya konduktan sonra elde mevcut güç ile bu hedefin elde edilip edilmeyeceği saptanır. Bu saptama da ayrı bir analiz konusudur. Eğer elde mevcut güç ile ülkenin hedefleri elde edilemiyorsa ya hedefler yeniden belirlenir ya da milli gücün geliştirilmesi için tedbirler alınır. Hem ülkenin hem de ilişkide bulunulan ülkelerin milli güç analizleri sürekli yapılan bir faaliyettir ve bu analizin her zaman güncel bulundurulması gerekmektedir. Kısacası milli güç analizi sürekli bir faaliyettir ve bürokrasinin bir işidir. İlişkide bulunulan ülkelerin milli güç analizi yapılırken bu ülkelerin zayıf ve kuvvetli taraflarının tespit edilmesi ve yine bu ülkelerin tek tek dış politika stratejilerinin analiz edilmesi de gerekmektedir. Bu çalışma ise jeopolitik durum değerlendirmesidir. Jeopolitik durum değerlendirmesi yapmak ve bunun karar verici olan siyasetçiye sunmak bürokrasinin görevidir. Kısacası bürokrasi karar verici olan siyaset mekanizması için gerekli bilgiyi zamanında ve doğru olarak hazır etmekten, alternatif stratejiler üretmek ve teklif etmekten sorumludur. Bütün bu süreç bütün kurumların ve bakanlıkları koordineli ve uyumlu çalışmasını gerektirmektedir. Bu sürecin orkestrasyonunu ise siyasetçi sağlamalıdır. Bu noktada kurumsal ve yapısal reformların yapılması ise kaçınılmazdır. Rasyonel ve bilimsel işlemeyen ve kurumsallaşmayan bir devlet mekanizmasının beka sorunu ile karşılaşması kaçınılmazdır.
Milli güç analizi, milli hedeflerin belirlenmesi, milli gücün geliştirilmesi, stratejilerin ve politikaların inşasının yanında bir ülkeyi güçlü kılan bir faktör daha vardır. Bu faktör; ülkede demokrasinin ve hukuk devletinin varlığıdır. Demokrasi ve hukuk devleti üzerine oturan bir ülkede güvenlik sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır. Demokrasi ve hukuk devleti birey güvenliğini, kamu güvenliğini ve ülke güvenliğini de beraberinde getirecektir. Demokrasi, hukuk devleti ve güvenliğin temin edildiği bir ülkede ekonominin gelişmesi ise beklenen bir sonuçtur. Ekonomik güç sağladığı imkânlarla diğer milli güç unsurlarının geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Ekonomik güç; bilimsel-teknolojik gücün gelişmesine katkı sağlarken, bilimsel-teknolojik güç; askerî gücün geliştirilmesi noktasında önemli bir yere sahip olacaktır. Ekonomik güç aynı zamanda askerî gücün inşasına doğrudan ve en önemli katkıyı sunmaktadır. Bütün bu süreçlerin sağlıklı, rasyonel ve bilimsel olarak işlemesi ise ülkede istikrarlı bir siyasi iktidarı gerektirmektedir. Kısacası milli bir gücün inşası için en başta gelen ihtiyaç istikrarlı ve güçlü bir siyasi iktidardır.
Dr Ufuk Cerrah kafkassam

Yorumlar