Güc mərkəzlərinin arasında qalan Azərbaycan: Bakının seçimi necə olacaq?

Petersbug Ekonomi Forumu

Teşkilatı Mahsusa’nın kurduğu Gürcistan Cumhuriyeti 100 yaşında!

ABD Savunma Bütçesi Pentagon-Beyaz saray mücadelesi

Kürt militanlarla İran arasındaki çatışmada suikastlar hız kazanıyor

Gündem, İran 16 Mart 2018
75


Irak Kürdistanı’ndaki yetkililer bölgelerinde üslenen İranlı Kürt militanların gerilim yaratmasını engelleyeceklerine dair İran’a güvence vermişti. Ancak Tahran yönetimi bu silahlı muhalifleri susturmakta hâlâ zorlanıyor.

Erbil’in hemen dışındaki Binaslava kasabasında yaşayan İran Kürdistan Demokratik Partisi (KDPİ) kıdemli Peşmerge komutanı Salah Rahmani, 1 Mart’ta, saat 16.00 sularında 32 yaşındaki oğlu Sabah’la birlikte evinin önünde duran arabasına bindi. Motoru çalıştırmasından kısa süre sonra araca yapıştırılmış olan bombanın sesi pek çok İranlı Kürt sürgünün yaşadığı kasabanın dört bir yanında yankılandı. Rahmani ufak yaralarla kurtulurken bir fırında çalışan ve üç yaşında bir kız babası olan oğlu ağır yaralandı ve ertesi sabah hayatını kaybetti. 1980’den beri Peşmerge olan Rahmani, yıllarca Devrim Muhafızları’na karşı mücadele etmiş, tecrübeli bir savaşçı olarak biliniyor.

İran saldırıyı üstlenmiş değil ancak geçmişte de hedef alınan Kürt muhalif gruplar, saldırının İranlı ajanlar veya bunların tuttuğu suikastçılar tarafından düzenlendiği kanaatine vardı. Bombanın asıl hedefi olduğu düşünülen Rahmani, 2 Mart’ta ana KDPİ üssünün bulunduğu Koya kasabasında oğlunu toprağa verirken NRT kanalına “Bu onların ilk suikastı değil, sonuncusu da olmayacak.” dedi.

KDPİ Genel Sekreteri Mustafa Hicri de yine cenazede NRT’ye yaptığı açıklamada şöyle dedi: “KDPİ olarak bizim İslam Cumhuriyeti dışında herhangi bir düşmanımız yok. Dolayısıyla partimize yönelik bu tip saldırılar ancak İslam Cumhuriyeti’nden gelir.”

Erbil’in dibinde kıdemli bir KDPİ komutanının hedef alınması militanlarla Tahran arasında süregelen düşmanlıkta tehlikeli bir tırmanışa işaret ediyor. KDPİ gibi silahlı Kürt gruplarını varoluşsal tehdit olarak gören İran, bu örgütleri susturmak için yıllardır suikastlar ve sınır ötesi operasyonlardan tutuklamalar ve idamlara kadar her yönteme başvuruyor.

KDPİ ve başka bazı muhalif gruplar 1980’lerde İran güvenlik güçlerine karşı kanlı bir mücadele yürüttüler. Çatışmalarda her iki taraftan binlerce kişi öldü. 1990’ların başında Irak’taki Kürtler özerklik kazandığında KDPİ ve diğer bazı gruplar kuzey Irak’ta üsler kurdu. İran’ın Süleymaniye ve Erbil’de bu gruplara karşı suikast kampanyası başlattığı söyleniyor. KDPİ medya bürosundan Fuad Haki Beygi’nin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre 153’ü KDPİ’den olmak üzere çeşitli muhalif gruplardan 289 kişi o yıllarda suikastlara kurban gitti.

1990’ların ortalarından başlayarak üç yıl öncesine kadar İranlı Kürt gruplar, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) menfaatlerini ve otoritesini gözeterek nadir bazı olaylar hariç İran güvenlik güçlerine karşı eylemden uzak durdular. Ancak İslam Devleti ile mücadelede önemli rol oynayan ve bundan özgüven kazanan Iraklı Kürtlerin 2015’in başından itibaren KDPİ’ye bağlı yüzlerce Peşmerge’nin sınır bölgesine konuşlanmasına izin verdiği görülüyor. KDPİ Peşmergeleri buralarda hem İran sınır birlikleriyle hem de Devrim Muhafızları’yla çatışmalara girdi.

Bu arada KDPİ İslam Cumhuriyeti’ne karşı yeni bir mücadele stratejisi de açıkladı. Bu mücadele, Şehir Peşmergesi diye adlandırılan ve esasen İran içinde uyuyan hücrelerden oluşan bir grup tarafından yürütülüyor. İran’ın Kürt bölgelerinde son yıllarda yaşanan çatışmaların ve Devrim Muhafızı ajanı olduğu iddia edilen kişilere yönelik onlarca suikast girişiminin arkasında bu uyuyan hücrelerin olduğu anlaşılıyor.

Kürt bölgelerinde çatışmaların artması üzerine Devrim Muhafızları komutanlarından Tuğgeneral Hüseyin Selami 2016 yılında sınır ötesi operasyon tehdidinde bulundu. Komutan, İran topraklarına yönelik saldırılar KBY tarafından engellenmezse İranlı Kürt gruplara karşı Irak Kürdistanı’nda harekete geçeceklerini söylüyordu. Iraklı Kürtlerin 2017’deki bağımsızlık referandumuna kadar durum böyle devam etti. İran ve Türkiye dâhil uluslararası toplumdan gelen güçlü itirazlara rağmen referandumda ısrar edildi.

Referandumun kendi Kürtlerini de etkilemesinden korkan İran vakit kaybetmeden harekete geçti ve Iraklı güçlere ihtilaflı bölgeleri geri almaları için destek sağladı. Petrol gelirlerinin yarısını kaybeden Kürtler mali çöküşün eşiğine geldi.

KBY Başbakanı Neçirvan Barzani 21 Ocak’ta Tahran’a gittiğinde muhatapları ona net bir mesaj verdi: İran’ın Bağdat’ta KBY lehine girişimde bulunabilmesi için KBY’nin İranlı Kürt militanların sınır ötesi saldırılarını engellemesi gerekiyordu. KBY bu talebe boyun eğerken KDPİ yetkilileri mücadelenin İran içindeki hücrelerle devam edeceğini söylediler.

KDPİ 3 Ocak’ta Şehir Peşmergesi’ne bağlı bir birimin İran’ın Piranşehir kenti yakınlarında yaşanan çatışmalarda altı Devrim Muhafızını öldürdüğünü duyurdu. 27 Şubat’ta ise KDPİ bağlantılı Kurdpa Ajansı İran’ın Kürdistan vilayetinde Kürt kökenli bir Devrim Muhafızının suikasta uğradığını bildirdi. Olayı KDPİ ile bağlantılı olduğu söylenen yasa dışı Zagros Kartalları isimli bir grup üstlendi. Bundan iki gün sonra da Rahmani’nin oğlunun öldüğü bombalı saldırı yaşandı.

İran’ı suçlayan tek grup KDPİ değil. Ocak ayında bir başka Kürt muhalif grubu da İranlıları üslerine bomba koymakla suçladı. 7 Mart’ta ise KDPİ’nin bir kolu, üst düzey komutanlarından Kadir Kadiri’nin Süleymaniye’nin Ranya kasabası yakınlarında ölü bulunduğunu, vücudunda 20 mermi olduğunu duyurdu. Kadiri 35 yıldan fazla Peşmerge tecrübesine sahip, kıdemli bir komutandı.

Bundan iki sene önce ise KDPİ’nin Koya’daki ana merkezi çifte bombalı saldırının hedefi olmuştu. Saldırıda beşi Peşmerge savaşçısı olmak üzere altı kişi hayatını kaybetti, 10’ndan fazla kişi yaralandı.

Son saldırı dalgası, İranlı ajanların veya onların hesabına çalışanların Kürdistan Bölgesi’nin herhangi bir yerinde KDPİ ile diğer muhalif grupları vurabileceği uyarısı gibi görünüyor. Bu arada İran’daki Şehir Peşmergesi de 2 Mart’ta İslam Cumhuriyeti’ne karşı mücadelede kararlı olduğunu ve Rahmani’nin oğlunun “öcünü alacağını” söyledi.

KDPİ ile Devrim Muhafızları’nın son gelişmelere nasıl tepki vereceğini kestirmek zor ama iki taraf da şiddeti tırmandırmaya karar verirse bölgede süren çok sayıda çatışmaya bir yenisi daha eklenmiş olur. Haki Beygi’ye göre “Kürdistan Bölgesi’nin güvenliği de muhalif grup mensuplarının can güvenliği de tehdit altında. Kürdistan hükümeti bu tip eylemelere müsamaha göstermeyeceğini net bir şekilde ortaya koymalı.”

Fazel Hawramy

Read more: http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2018/03/iran-kdpi-kurdish-opposition-iraq-assassinations-rahmani.html#ixzz59w0vtgoP

Yorumlar