Hazar’ın Sultanı Mihriban Paşa!

“Muharrem”-“Recep” qovğası – Türk seçicisi iki seçim arasında

Civil service system in Azerbaijan

Հեղափոխություններից հետո կալանավորումներից հնարավոր չէ խուսափել

İsrail’i yakanlar Adana’yı yaktılar Erdoğan’ı da kaçıracaklar!

Gündem 30 Kasım 2016
1.437

Dünkü yazımda İsrail’i kim yaktı sorusuna cevap aramış; “Şahsi kanaatim, İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini düzeltmesinden rahatsız olan güç odağının, bu yangınlara start vermiş olduğudur. İsrail’in siyasi desteği Türkiye’nin bölge politikalarında aktif rol üstlenmesini sağlıyor. İsrail; Türkiye’ye verdiği destek ile İran’ın bölgedeki yayılmasının önünü kesmeyi planlıyor. Türkiye’ de Irak ve Suriye’de önünü kesen İran’la sorun yaşıyor. Amerika’da Türkiye’nin Irak ve Suriye politikalarından rahatsız. ‘Düşmanımın düşmanı benim dostumdur’ sözü İsrail Türkiye ilişkilerini tanımlayabilir. Ancak İsrail’in Obama yönetimi ile arası limoni. İran/ABD yakınlaşması, İsrail’i rahatsız ediyor. ABD gizli servislerinin İsrail’in bu hoşnutsuzluğunu belli etmesinden memnunluk duymadığı kesin. ABD Türkiye ile yakınlaşan İsrail’e cezayı kesmiş. Roma’yı Neron yakmıştı İsrail’i de giderayak Obama yönetimi yakıyor!” demiştim. (Bkz. http://www.kafkassam.com/israili-kim-yakiyor.html )
Yakarak mesaj verme veya kulak çekme sırası tekrar Türkiye’ye gelmiş olmalı ki Adana’nın Aladağ ilçesinde özel kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 11 öğrenci ile 1 eğitmen yaşamını yitirdi. Öğrenci yurdunda meydana gelen yangında, kaçmak isteyen öğrencilerin yangın merdivenini açamadığını anlaşıldı. Yetkililer yangının trafodaki elektrik kontağından çıkmış olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Çaya çorbaya limon gibi her olayda yabancı parmağı aramak, komplocuların işi. Bazende komplo iddiaları yönetimlerin sorumsuzluğunu perdeler ve bu yönetimlerin işine gelebilir. Ancak ihmal ve kaza ihtimallerine rağmen, ben bu olayın sabotaj olduğunu düşünüyorum ve diyorum ki; İsrail’de ormanları yakanlar dün gece Türkiye’yi can evinden vurdular, çocuklarımızı diri diri yaktılar. Tarikat yurdu olması, ihmaller elbette sorgulanmalı, üstü örtülmemeli.

Adana’da birkaç gün önce meydana gelen patlamalardan hemen sonra, bu yangın faciasının yaşanması, dikkat çekici. Adana’da hangi ülkelerin konsoloslukları var? Konsolosluk görevlileri kimlerle, hangi terör örgütleri ile irtibatlı? Bu konsolosluğunun görev bölgesinin Adana, Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İçel, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Osmaniye, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van illerini kapsaması ne anlama geliyor? Türkiye’nin Suriye operasyonlarının izlenmesi, önlenmesi ve başarısızlığa uğratılması, bu diplomatik misyon görünümlü casus yuvasının görevleri arasında mıdır? AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın Suriye’de peş peşe yaşanan kayıpların ve ÖSO ilerlemesinin durmasının ardından “Fırat Kalkanı Harekatı’nın hükümet tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerekir, TSK içinde hala ihanet içerisinde olanlar var” sözlerinin hedefi kim ya da hangi kurum?
Suriye ordusu, El Bab’a 3 kilometre yaklaşırken geçen hafta hava saldırısı sonucu 3 Türk askerinin hayatını kaybettiği köyü de ele geçirdi. DEAŞ (IŞİD)’in Suriye’nin El Bab kentinin batısındaki Ed Dana köyü yakınlarında Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında bulunan iki Türk askerini kaçırması da ne oluyor? Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) “İki silah arkadaşımızla irtibat kesildi” açıklamasıyla olayı doğruladı. TSK, bölgede arama çalışmasını sürdüğünü belirtti. IŞİD yayın organı Al Amaq’da verilen bilgilere göre kaçırdıkları Türk askerlerinin sağ oldukları kaydedildi. Ayrıca kaçırılan Türk Askerleri IŞİD tarafından kötü muamele gördüğü iddia ediliyor. IŞİD, düzenledi. El Bab kentinin batısında yer alan Ed Dana köyü yakınlarında Türk askerlerinin olduğu alana ağır silahlarla saldıran IŞİD, 2 Türk askerini silahlarıyla birlikte sağ ele geçirdi ve onları alıp hâkimiyeti altındaki El Bab kentine götürdü. Askerler daha sonra El Bab kentinden Rakka’ya doğru götürülürken, Türk askeri bölgede alarma geçti. (Bkz. http://www.zernews.com/2016/11/isid-2-turk-askeri-kacirildi.html )
Suriye’de TSK’nın mevzi kaybetmesinin sorumluları kimler? İran kaynakları, El Bab kuşatması sırasında askerlerin bombalanmasının ve esir düşmesinin bir tertip olduğunu, Türkiye yönetiminin Suriye topraklarını işgal etmesinin ve Suriye ile savaşmasının ilk aşaması olduğunu iddia ediyor. (Bkz. http://www.islamaktuel.com/iki-turk-askerinin-kacirilmasinda-buyuk-suphe-turkiye-savas-bahanesi-mi-uretiyor.html#ixzz4RTY6uJcC ) Aslında bu iddianın arkasında ABD istihbaratı mevcut. Neden mi? Çünkü buna benzer bir iddia da Jordan Shilton tarafından gündeme getirildi. Adı geçen şahıs, ABD’nin en çok istihbarat toplayan teşkilatı -Americké National Security Agency- NSA’nın raportörlerinden. Yazıları Türkiye’de Sosyalist bloklarda tercüme ediliyor ve yayımlanıyor. Yani anlayacağınız Amerikan gizli servisleri Türkiye kamuoyunu etkilemek için sol gösterip sağ vuruyor. Fırat Kalkanı operasyonunda Suriye uçaklarınca bombalanan Türk Askerleri için yaptığı analizde; “Suriye savaş uçağının saldırıyı gerçekleştirmiş olması bütünüyle mümkün olmakla birlikte, Türkiye’nin, sürmekte olan istilasını meşrulaştırmak için suçu Şam’a yıkmaya çalıştığını varsaymak için de güçlü kanıtlar söz konusu. Hiçbir şekilde Esad yönetimini desteklemekle suçlanamayacak, muhalefet ile aynı çizgide bir örgüt olan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türk kayıplarına, gerçekte, Çarşamba günkü bir IŞİD intihar bombasının yol açtığını bildirdi. Türk hükümeti, saldırıyla ilgili olarak medyaya yayın yasağı koydu. Suriye hükümeti olay ile ilgili herhangi bir yorumda bulunmazken, Ankara’nın iddialarını doğrulayan herhangi bir bağımsız kaynak söz konusu değil.” bilgilerini paylaşmıştı. (Bkz. Jordan Shilton/ http://www.wsws.org/tr/2016/nov2016/syri-n29.shtml )
Türkiye üzerine bu denli komplo teorilerinin havada uçuştuğu görülmemişti. Tüm olayları Cumhurbaşkanı Erdoğan’la irtibatlandırmak mümkün. Kendisine yönelik suikast ve darbe girişimlerinden kurtulan Erdoğan için tehlike geçmiş sayılmaz. Eski RP milletvekili Şevki Yılmaz’ın, ‘Lahey’de Cumhurbaşkanımızı yargılamak için oyun kuruluyor. Pilotlara dikkat etmeleri lazım. Uçakla kaçırabilirler.’ iddiası, gündemde kalmak veya boşboğazlık değilse önemli bir uyarı. Ancak kıyıda köşedeki bir ismin bu bilgiye nasıl ulaştığı ayrı bir konu. (Bkz. http://www.internethaber.com/sevki-yilmazdan-canli-yayinda-sok-erdogan-iddiasi-video-galerisi-1735075.htm ) Önceki yaşanılanlara bakılacak olursa ancak yabana atılacak bir iddia değil.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimiyle ilgili iddianameye göre Erdoğan’ı kaçırma ve suikast planı, darbeden bir hafta önce, 8 Temmuz’da, Ankara’daki bir villada yapıldı. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201611301026063933-erdogan-suikast-plan/ ) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele yapılan saldırıyı koordine ettiği ileri sürülen Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in darbe girişiminden 2 ay önce ABD’yi ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201608171024423803-erdogan-suikast-tim-darbe/ ) Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast için Marmaris’e giden askerler arasında bulunan Astsubay Üstçavuş Ekrem Benli, Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’in kendilerine ‘terör örgütü liderlerinin üst düzey yöneticisine operasyon yapılacağını, bunun da özel kuvvetlerce gerçekleştirileceğini’ söylediğini anlatmıştı. (Bkz. https://tr.sputniknews.com/turkiye/201607261024103095-tuggeneral-erdogan-teror/ )

İngiltere gazetesi Guardian’da yer alan, “Tasfiyeler devam ederse, Avrupa artık sadece ellerini ovuşturarak bekleyemez” başlığını taşıyan başyazı, Türkiye’ye ye müdahaleyi gündeme getirdi. İngiliz Guardian gazetesi, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası uygulanan OHAL ve sıkı politikaya karşı, Türkiye’ye müdahale edilmesi imasında bulundu. (Bkz. http://www.zernews.com/2016/11/the-guardian-avrupa-turkiye-mudahele-OHAL.html ) Guardian’da yer alan bu başyazı, “Türkiye’ye karşı dışarıdan müdahale çağrısı mı” sorularını beraberinde getirdi. Erdoğan’ın yönetimden uzaklaştırılması için gerekli alt yapı sözde insan hakları ve demokrasi ihlalleri üzerinden yapılıyor. Hatta suikast haberleri gündemde tutularak, deyim yerindeyse eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürüyorlar. Suikasta eğilimli terör gruplarını hazırlıyorlar. Michael Rubin’in, AEI.org adlı sitedeki köşesinde yayınlanan 12 Ekim 2016 tarihli yazısında Erdoğan’ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette üçüncü bir darbenin yaklaşmakta olduğu iddiasında bulunması da aynı amaca yönelikti.

Kimilerine göre Erdoğan’ın güvenliğini Rusya kimilerine göre NATO sağlıyor. Hatta bazılarına göre Dünyanın en iyi korunan liderleri arasında gösteriliyor. Durum böyleyken Erdoğan’ı nasıl kaçıracaklar doğrusu merak ediyorum.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar