Türkiyə bu seçkilərə hazırlaşa bilmədi”

Эксперты прогнозируют победу Эрдогана на президентских выборах в Турции

Beşinci Nesil Uçaklara üzerine : F 35 – Su 57 (Birinci Bölüm)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon’un Rusya Ziyareti

İsrail İran anlaştı Kudüs davası Türkiye’ye kaldı İran Golan’ı sattı!

Gündem, İran 28 Mayıs 2018
161

Biraz geriye gidelim. 2 Mayıs 2018’de “Kod adı Amad İran ve İsrail istihbaratı JCPOA’ı nasıl paslaştı?” konusunun perde arkasını sizlerle paylaşmıştım. Kod Adı Amad’ olan proje İranlılar için Nükleer programa ilişkin belgelerin saklanmasını, İsrail için de İranlıların sakladıkları bu belgelerin TEL Aviv’e taşınmasını içeriyordu. Deyim yerindeyse armut piş ağzıma düş pozisyonu. İran’ın çok gizli bir yerde sakladığı orjinal 100 bin nükleer belgenin kopyaları ve 183 CD şimdi Netanyahu’nun kendi başbakanlık kütüphanesindeki raflarda çoktan yerini almıştı. Hikâyeye göre, 2016’da İran Nükleer Arşivi’ne erişen MOSSAD bu bilgileri Ocak 2018’de İsrail’e taşımış. İsrail kaynaklarına göre, MOSSAD İran Nükleer Arşivi’ne Şubat 2016’da erişti, belgelerin tutulduğu yer, MOSSAD tarafından tespit edildikten sonra izlendi. 2018 ocak ayında da ajanlar binaya girerek belgeleri bir gece ele geçirdi ve aynı gece içinde İran’dan İsrail’e kaçırıldı. Ne derece doğru olduğunu bilmemekle birlikte Netanyahu’nun servis ettiği belgelerin İran gizli servisi Vezaret-i Ettela’at Ve Amniyet-i Kisvar-VEVAK (İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı) tarafından İsrail istihbarat örgütü Mossad’a verilmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşündüğümü belirtmiştim. İsrail bu operasyonda bir taşla kaç kuş vurdu dersiniz? Birincisi kendi kamuoyunu büyük operasyon yalanıyla avuttu. İkincisi ABD’yi tarihi geçmiş belgelerle yanılttı. Üçüncüsü İran yönetimini akladı.(1) Ne kadar haklı olduğum, İsrail ve İranlı yetkililerin Ürdün’de buluşması ve anlaşmasıyla ortaya çıktı.

İran’ın Amman Büyükelçisi Mucteba Firdevsi Bur’un da aralarında yer aldığı İran gizli servisi Vezaret-i Ettela’at Ve Amniyet-i Kisvar-VEVAK (İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı) yetkilileri ile Mossad başkan yardımcısının da aralarında bulunduğu İsrailli yetkililer, Amman’daki bir otelin farklı odalarında konakladı. Taraflar arasındaki müzakere, mesajları taşıyan Ürdünlü bir ara bulucu tarafından yürütüldü. Dolaylı müzakerenin konusu Suriye’nin güneybatısında, özellikle de Dera ve el-Kuneytara kentlerinde çıkması beklenen çatışmalardı. Görüşme sonucu İran’ın yanı sıra Lübnan Hizbullahı ve diğer Şii grupların, söz konusu bölgede Esad güçleri ile muhalifler arasında meydana gelmesi beklenen çatışmalara katılmama ve Ürdün’ün de sınırlarını geçişlere karşı koruması yönünde anlaşmaya varıldı. İsrailli yetkililerin, işgal altındaki Golan Tepeleri ve İsrail-Ürdün sınırına yakın bölgede çıkması beklenen çatışmalara İran ve Hizbullahın katılmaması durumunda kendilerinin de müdahale etmeyeceğini sözünü verdikleri belirtiliyor.

İsrail tarafı Amman’daki anlaşmanın hızlı sağlanmasından dolayı oldukça şaşkın. İsrail’in Suriye’ye yönelik son saldırılarında kayıpları olan Tahran yönetiminin, Suriye’de daha fazla kayıp vermeme ve baskılara maruz kalmamak için güneybatıda rejim ile muhalifler arasında yakın zamanda çıkması beklenen çatışmalara katılmamayı kabul ettiği sanılıyor. Bu görüşmenin, Rusya’nın bilgisi dâhilinde gerçekleşmesi de söz konusu. Dera ve Kuneytara’da çıkacak çatışmalara İran ve Hizbullah’ın katılmayacağına dair Rusya’nın garanti verdiği öne sürülüyor.(2) İran’dan bu işin garantisi alındıktan hemen sonra İsrail İstihbarat ve Ulaştırma Bakanı Yisrail Katz, Golan Tepelerinde İsrail’in egemenliğini tanımaları için büyük bir çaba gösterip ABD Başkanı Donald Trump’a dostane bir şekilde baskı yaptıklarını açıkladı.(3)

İsrail’in İran’a Suriye’nin Golan tepeleri karşılığında sunduğu anlaşma şartlarına göre; ABD’nin İran’a yönelik olası askeri hareketinin durdurulması garantisi de var. Bununla ilgili gelişme çoktan haber ajanslarına düştü bile. ABD Kongresi’nin iki kanadından biri olan Temsilciler Meclisi, 2019 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’na eklediği bir değişiklikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre’nin izni olmadan İran’a askeri müdahalede bulunmasının önüne geçmiş oldu. Temsilciler Meclisi’nin Demokrat Parti üyesi Keith Maurice Ellison’un önerdiği ve Demokratların yanı sıra Cumhuriyetçiler tarafından da desteklenen değişiklik oy birliğiyle kabul edildi. ABD Başkanı Trump, İran’la BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler ve Almanya arasında Temmuz 2015’te imzalanan anlaşmadan ülkesini 8 Mayıs’ta çekerek, Tahran’a ağır yaptırımlar getireceğini duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da pazartesi günü, ABD’nin İran’dan taleplerini içeren 12 maddelik bir liste açıklamış, İran’a karşı ‘eşi benzeri görülmemiş finansal baskı’ ve ‘tarihteki en güçlü yaptırımların’ uygulanacağını belirtmişti. Washington’dan gelen açıklamalara İran’ın tepkisi iki ülke arasında çatışma endişelerine neden olmuştu. (4)

İsrail yönetimi bu anlaşma hamlesiyle İran’ı Ortadoğu halklarının koruyuculuğu rolünden devre dışı bırakmış oldu. Bunun Türkçesi şu; Kudüs davası İran’ın gündeminde çıkmıştır, Kudüs Gönüllüleri ordusunun hedefi de İsrail ve Kudüs değildir. Kudüs davası Türkiye’ye bırakılmıştır! Kudüs’te nöbet tutan son Osmanlı askeri efsanesinden çokça etkilenen halkımız sevinebilir. Çünkü Dışişleri Bakanının açıkladığına göre Kudüs’e gidecek uluslararası güçte Türk askeri de yer alacak. 14 Mayıs 1948’de kurulan ve 70. kuruluş yıldönümünü kutlayan İsrail Kudüs’le Türkiye’nin ilgilenmesini tercih ediyor. İsrail’in Türkiye için başka katkıları da var. Ankara’nın Moskova’dan almayı planladığı S 400 hava savunma sistemi için Türkiye’nin elini güçlendiriyor ama tersinden yöntemle. Nasıl mı?

İsrail’in F-35’lere sahip tek Ortadoğu ülkesi olmayı hedeflediğini ve bu nedenle Türkiye’ye gönderilecek F-35’ler konusunda ABD ile yakın temas halinde olduğunu bildirildi. İsrail; F-35’e ilişkin detayların diğer ülkelere sızmasından ve İsrail ordusunun bölgesel rekabetleri nedeniyle F-35’lerin kapasitesinin yükseltilmesi konusunun Türkiye ile paylaşılmasının önüne geçmek istiyor. ABD ve İsrail arasında söz konusu görüşmelerin merkezinde F-35’lerin kapasitesinin yükseltilmesine ilişkin teknoloji transferi bulunuyor. İsrail, ABD ile görüşmeleri resmi olarak reddetse de Türkiye’ye gönderilecek F-35’lerin teslimatı konusunu yakından takip ettiği biliniyor. İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yetkililer, Türkiye’nin F-35’lerin üretimine yatırım yapan az sayıda ülkeden biri olmasına nedeniyle Türkiye’ye 100 F-35’in teslimatının önüne geçmenin oldukça güç olduğunu söylüyor. ABD ve Türkiye arasında hâlihazırda F-35’lerin teslimatı konusunda pürüzler bulunuyor.(5)

İsrail ABD’ye baskı yaparak Türkiye’nin Rusya’dan gerekli hava savunma sistemini almasını sağlayacak ortamı oluşturuyor. İran şimdilik kendi derdinde. Kudüs’ü falan düşünecek hali yok!

Bakınız:
1- http://kafkassam.com/kod-adi-amad-iran-ve-israil-istihbarati-jcpoai-nasil-paslasti.html
2- -http://www.basnews.com/index.php/tr/news/middle-east/440337
3- https://turkish.aawsat.com/2018/05/article55401878/golan-tepeleri-icin-israilden-abdye-baski
4- https://tr.sputniknews.com/abd/201805251033593981-abd-temsilciler-meclisi-iran-askeri-mudahale-kapatti/
5- http://www.internethaber.com/israil-basinindan-gundemi-sarsacak-bomba-turkiye-iddiasi-1875136h.htm

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar