Rusya Savunma Bakanlğı basın danışmanı, Bakan Şoygu’nun Akar, Fidan ile görüşmelerin fotoğraflarını yayınladı

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan Akar ve Fidan ziyareti açıklaması: Görüşmeler yapıcı şekilde gerçekleştirildi

Balkan barışını dinamitleyen Sırp politikacı suikastı

ARADA KALAN TÜRKİYE: AFRİN-RUSYA/ MENBİÇ-ABD

IŞİD’in bomba malzemeleri Türk Şirketlerinden mi?

Türkiye 26 Mayıs 2016
1.635

IŞİD’in bomba malzemeleri Türk Şirketlerinden mi?
ömür
European Youth Parliament kısaca EYP; Avrupa Gençlik Parlamentosu anlamında. Fakat benim kastettiğim EYP bu değil! Benim sözünü ettiğim EYP’nin açılımı El Yapımı Patlayıcı demek. Lakin Ortadoğu’daki etkileri açısından her iki EYP’nin de aynı yıkıcı ve yok edici tesirinden söz edilebilir. El Yapımı Patlayıcı düzenekleri basit ve hammaddesi bulunabilir olduğundan son dönemlerde terör örgütleri tarafından sıkça tercih edildiği görülüyor. EYP için gerekli olan malzemeler suni gübre, fitil ve hava almayacak bir kaptan oluşabilir. Tahrip gücünü arttırmak için düzenek içine çeşitli materyallerde eklenebilir.
EYP yani el yapımı patlayıcılar sanayi çıkışlı olmadığı için kontrolü ve izinin sürülmesi mümkün olmayan silah türleri arasında. Ayrıca EYPler mayın detektörleri ile bulunması çok zor bir patlayıcı madde türü. Elde edilmesi, depolanması, sevkiyatı ve harekete geçirilmesi kolay olduğu için, terör örgütü PKK’nın EYPleri kullanmasındaki neden daha iyi anlaşılabilir. IŞİD’in de Felluce ve Rakka’da şehir savaşlarına hazırlanırken bu tür patlayıcı maddeleri temin ettiği gündemde. EYP önlemi çok zor bir saldırı çeşidi olduğu için özellikle karayollarına ve mahalle aralarındaki sokaklara düzeneklerinin kurulduğunda etkisinin nasıl olabileceği Türkiye’nin son terör operasyonlarında verdiği kayıplardan anlamak mümkün.
IŞİD’in silah ve mühimmat sıkıntısı çekmediği hemen her ülkenin ürettiği silah ve mühimmata kolaylıkla ulaşabildiği ortada. Her türlü silahı kullanabiliyor. Tankları, topları ve hatta uçakları var. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Suriye’de Palmira yakınlarındaki T4 Üssü’ne konuşlandırılan Rus Mi-24 saldırı helikopterleri, IŞİD güçlerinin Palmira ve Humus arasındaki yolun kontrolünü ele geçirdikten sonra T4 Üssü’ne top atışlarıyla saldırı düzenlenmesinden sonra imha edildi. Saldırı sonrası çıkan yangında T4 hava üssünde bulunan 4 Rus helikopteri ve 20 kamyon imha edildi ve Suriye’ye ait MiG-25 savaş uçağı da zarar görmüştü. Bu imha saldırısının büyük oranda EYP ile gerçekleştirildiği anlaşılıyor.
Türkiye’nin IŞİD’e sınır geçişlerinde kolaylık sağladığı, IŞİD petrollerini satın aldığı zaman zaman batı basını tarafından iddia edilir. Hatta Rus uçağının düşürülmesinin ardından bazı Rus yetkililerde Türkiye’nin IŞİDle petrol ticaretine dair sözde bazı belgeler yayınlamıştı. MİT Tırları davasında da durdurulan araçların IŞİD’e silah ve mühimmat taşıdığı gündeme getirilmişti. Şimdi de Suriye’deki hava üslerinin imha edilmesinden sonra kuyruk acısıyla Ruslar, yeni bir iddiayı dillerine doladı. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin’in oldukça çirkin iddiasına göre IŞİD’e patlayıcı üretiminde kullanılan maddeler bazı Türk şirketlerin temin ve sevk ediliyormuş. İnsanın “-yok artık daha neler yuh” diyesi geliyor.
Sputnik News’in haberine göre; Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin, IŞİD’e patlayıcı üretiminde kullanılan maddeler sevk eden Türk şirketlerinin adlarını açıklamış. BM Genel Sekreterliği’ne bir mektup gönderen Çurkin, Gültaş Kimya, Marikem Kimyevi ve Endüstriyel Ürünler, Metkim, Ekim Gübre ve Diversey Kimya şirketlerinin IŞİD’e kimyasal içerikler gönderdiğini belirtmiş. Rus diplomat mektubunda, “Irak’ın Tikrit ve Suriye’nin Kobani bölgelerinde IŞİD militanları tarafından kullanılan patlayıcı karışımlardaki temel kimyasal maddeler üzerinde, üretici firmaların tespit edilmesi ve bu maddelerin diğer ülkelere satış koşullarının öğrenilmesi için yapılan analiz, söz konusu maddelerin ya Türkiye’de üretildiğini ya da üçüncü ülkeler üzerinden yeniden ihraç hakkı bulunmaksızın Türkiye’ye gönderildiğini gösteriyor” ifadelerini kullanmış.
Adı geçen şirketlerin IŞİD’e gönderdikleri kimyasal maddelerin türlerine de mektubunda yer veren Çurkin, Türk şirketleri tarafından IŞİD’e sevk edilen kimyasal maddeler arasında alüminyum tozu, amonyum nitrat, granül karbamit ve hidrojen peroksit bulunduğuna yer vermiş. Çurkin, Türkiye’den Suriye’ye yapılan amonyum nitrat sevkiyatının 7 kat arttığına da dikkat çektiği gibi IŞİD’in Ortadoğu’daki uzmanları tarafından üretilen el yapımı patlayıcıların (EYP) ayırt edici özelliğinden söz eden Rus diplomat, bu patlayıcıları diğerlerin ayıran özelliğin, ABD’li Microchip Technology firmasına ait ‘mikrokontrolör’, İsviçreli ST Microelectronics şirketi tarafından üretilen ‘transistör’ ve Nokia 105 RM-908 tipi cep telefonlarının kullanılması” olduğunu gündemde taşımış. Bkz. (Sputnik News)-http://turkrus.com/221598-rusya-liste-acikladi-bu-turk-sirketleri-iside-kimyasal-madde-sevk-ediyor-xh.aspx#sthash.3I7hdtfp.dpuf
Bu Çirkin pardon Çurkin Efendiye; Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğu için sıradan bir çiftçinin bu tür kimyasal malzemelere rahatlıkla ulaşabileceği, alıp satabileceği söylenmeli. Piyasadan temin edilen gübre malzemelerinin patlayıcı maddeye dönüştürülmesi Türkiye’nin de en büyük sorunu. Yüzlerce vatandaşımız ve güvenlik güçleri bu gübre malzemelerinin patlayıcı maddeye dönüştürülmesinden dolayı yaşamını kaybetti. Hem kendisi de mektubunun sonunda “ABD’li Microchip Technology firmasına ait ‘mikrokontrolör’, İsviçreli ST Microelectronics şirketi tarafından üretilen ‘transistör’ ve Nokia 105 RM-908 tipi cep telefonlarının” patlayıcı maddelerin düzeneğinde kullanıldığını iddia etmiyor mu? Demek ki neymiş bu kimyasal maddeler ABDli şirketlerin kontrolünde temin ediliyormuş!
Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
omurcelikdonmez@hotmail.com

Yorumlar